6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhraç kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14648 E. 2011/3989 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkarma geçersizlik yönetim kurulu kararı

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının geriye dönük olarak aidatları faizsiz olarak ödemek istemesinin eşitlik kuralıyla bağdaşmayacağı, dava süresince aidatların kooperatif tarafından kabul edilmediği iddiasını ileri süren davacının tevdi mahali tayini suretiyle aidatları ödemesinin mümkün olduğu halde bu yasal imkanı da kullanmadığı, bu nedenle faizli tutar üzerinden davacı ortağın akçalı yükümlülüklerini yerine getirmesi için çıkartılan ihtarların ve ihracına ilişkin kararın usule uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, ortaklıktan ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.Davaya konu ihraç kararı davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından alınmıştır.

Davalı kooperatife ait anasözleşmenin 14 ncü maddesinde ortaklıktan çıkarmanın yönetim kurulu kararı ile alınabileceği düzenlenmiştir.Anasözleşmenin 45 nci maddesinde yönetim kurulu toplantısının en az yarıdan fazla üyenin katılmasıyla yapılacağı ve kararların toplantıda bulunanların çoğunluğu ile verileceği belirtilmiştir.

Davalı kooperatif yönetim kurulu 3 üyeden oluşmaktadır.Bu durumda anasözleşme hükmüne göre yönetim kurulu toplantısının 3 üyenin de katılımıyla yapılması, kararların ise toplantıda bulunanların çoğunluğuyla verilmesi gerekmektedir.Somut olayda ise ihraç kararının alındığı 24.10.2007 günlü yönetim kurulu toplantısının 2 üyenin katılımıyla yapıldığı, kararın da bu şekilde alındığı anlaşılmıştır.Buna göre, yönetim kurulunun anasözleşmenin öngördüğü toplantı yeter sayısıyla toplanmadığı anlaşıldığından alınan karar geçerli bulunmamaktadır.Davacı hakkındaki ihraç kararının geçerli bir şekilde alınmadığı anlaşıldığından ihraç kararının yerinde olup olmadığı hususu incelenmeden ihraç kararının bu nedenle geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu husus gözönüne alınmaksızın ihraç işleminin esasına girilerek yapılan yargılama sonunda verilen ihraç kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre de davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhraç kararının iptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16504 E. 2011/3990 K.

    Ortak: · İhraç kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İhraç kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2946 E. 2011/6271 K.

    Ortak: · İhraç kararının iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/14648 E.  ,  2011/3989 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.06.2009 tarih ve 2008/50 - 2009/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 14.200 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ........ tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife ait hisseyi devir yoluyla almış olmasına rağmen ortaklık kaydının yapılmaması nedeniyle açtığı dava sonucu ortak olduğunun tespitine karar verildiğini, ortaklığın tespitine yönelik davanın devamı süresince akçeli yükümlülüklerini yerine getirmesi engellenmiş olan müvekkilinin bu tespit kararı kesinleştikten sonra geçmişe dönük olarak aidatlardan gecikme faiziyle birlikte sorumlu tutulmasının yasal olmadığını ileri sürerek, 24.10.2007 tarihli ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının borçlarını ödemesi için çıkartılan ihtarlara riayet etmediğini, ihraç kararının yasal olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının geriye dönük olarak aidatları faizsiz olarak ödemek istemesinin eşitlik kuralıyla bağdaşmayacağı, dava süresince aidatların kooperatif tarafından kabul edilmediği iddiasını ileri süren davacının tevdi mahali tayini suretiyle aidatları ödemesinin mümkün olduğu halde bu yasal imkanı da kullanmadığı, bu nedenle faizli tutar üzerinden davacı ortağın akçalı yükümlülüklerini yerine getirmesi için çıkartılan ihtarların ve ihracına ilişkin kararın usule uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, ortaklıktan ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.Davaya konu ihraç kararı davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından alınmıştır.

Davalı kooperatife ait anasözleşmenin 14 ncü maddesinde ortaklıktan çıkarmanın yönetim kurulu kararı ile alınabileceği düzenlenmiştir.Anasözleşmenin 45 nci maddesinde yönetim kurulu toplantısının en az yarıdan fazla üyenin katılmasıyla yapılacağı ve kararların toplantıda bulunanların çoğunluğu ile verileceği belirtilmiştir.

Davalı kooperatif yönetim kurulu 3 üyeden oluşmaktadır.Bu durumda anasözleşme hükmüne göre yönetim kurulu toplantısının 3 üyenin de katılımıyla yapılması, kararların ise toplantıda bulunanların çoğunluğuyla verilmesi gerekmektedir.Somut olayda ise ihraç kararının alındığı 24.10.2007 günlü yönetim kurulu toplantısının 2 üyenin katılımıyla yapıldığı, kararın da bu şekilde alındığı anlaşılmıştır.Buna göre, yönetim kurulunun anasözleşmenin öngördüğü toplantı yeter sayısıyla toplanmadığı anlaşıldığından alınan karar geçerli bulunmamaktadır.Davacı hakkındaki ihraç kararının geçerli bir şekilde alınmadığı anlaşıldığından ihraç kararının yerinde olup olmadığı hususu incelenmeden ihraç kararının bu nedenle geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu husus gözönüne alınmaksızın ihraç işleminin esasına girilerek yapılan yargılama sonunda verilen ihraç kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre de davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019150200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.