6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Azınlık hakları

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13450 E. 2011/6198 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
azınlık hakları makul süre kayyım atanması iyiniyet kuralı kayyım olağanüstü genel kurul iyiniyet ihtiyati tedbir anonim şirket yetki ihtarname

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 366TTK 367

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece duruşma açılarak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yönetim kurulunca yapılan işlemlerin anasözleşme ve iyiniyet kurallarına uygun olduğu, ihtiyati tedbir ve kayyım atanmasını gerektirir yeterli sebep bulunmadığı, TTK'nun 367. maddesi gereğince en az % 10 hisseye sahip ortakların şirketi olağanüstü genel kurula çağırabilecekleri gerekçesiyle tespit ve tedbir isteyenlere şirketi olağanüstü genel kurula çağırma yetkisi verilmesine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, davalı anonim şirket genel kurulunun olağanüstü toplanmasına yetki verilmesi istemine ilişkin olup, TTK'nun 367 nci maddesine göre şirket azınlığının genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırma hususunda yetki talebinde bulunabilmesi için öncelikle ve sırasıyla yönetim kuruluna ve denetçilere başvuruda bulunması gerekmektedir. Buna göre, pay sahiplerinin TTK'nun 366 ncı maddesinde yazılı istemleri, yönetim kurulunu ve aynı yasanın 355 nci maddesi uyarınca denetçiler tarafından makul süre de nazara alınmadığı takdirde, azınlık hakları sahibi veya sahipleri, mahkemeden genel kurulun toplantıya davetini veya istedikleri hususun gündeme konulması için kendilerinin yetkili kılınmasını isteyebilirler.

Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelince; davacılar işbu davayı 12.08.2009 tarihinde açmış olup, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasına ilişkin yönetim kuruluna hitaben düzenlenen ihtarname 06.08.2009 tarihinde tebliğ edilmiş ve bu talebe ilişkin olarak makul süre beklenmeden, davanın açıldığı tarihten bir gün sonra 13.08.2009 tarihinde aynı istemi içerir ihtarname denetim kuruluna tebliğ edilmiştir.

Bu itibarla, davacıların taleplerinin anılan kanun maddelerine uygun olup olmadığı değerlendirilmeden, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Azınlık hakları

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/693 E. 2012/1521 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Toplantı tutanağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/123 E. 2012/4522 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/13450 E.  ,  2011/6198 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Tarsus 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.08.2009 tarih ve 2009/103 - 2009/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Tespit ve tedbir isteyenler vekili, müvekkillerinin 30.07.2009 tarihinden itibaren % 58,4 hisse çoğunluğuna ulaştığını, yasa hükümleri gereğince yönetim kurulu tarafından olağanüstü genel kurulun toplantıya çağrılması gerektiğini, ancak ihtarlara rağmen kendilerine olumlu cevap verilmediğini, azınlığa düşen yönetim kurulunun şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, olağanüstü genel kurula kadar şirketin banka hesaplarına tedbir konulmasını, şirketi borçlandırıcı işlem yapılmasının önlenmesini, şirket harcamalarının usule uygun olup olmadığı, şirketin aktif ve pasiflerinin belirlenmesi konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, şirkete kayyım atanmasını, talep ve dava etmişlerdir.

Aleyhine tespit ve tedbir istenen vekili, davanın eda davası şeklinde açılabileceğini, tespit davasıyla talepte bulunulamayacağını, şirketin organsız kalmadığını kayyım atanmasının talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece duruşma açılarak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yönetim kurulunca yapılan işlemlerin anasözleşme ve iyiniyet kurallarına uygun olduğu, ihtiyati tedbir ve kayyım atanmasını gerektirir yeterli sebep bulunmadığı, TTK'nun 367. maddesi gereğince en az % 10 hisseye sahip ortakların şirketi olağanüstü genel kurula çağırabilecekleri gerekçesiyle tespit ve tedbir isteyenlere şirketi olağanüstü genel kurula çağırma yetkisi verilmesine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, davalı anonim şirket genel kurulunun olağanüstü toplanmasına yetki verilmesi istemine ilişkin olup, TTK'nun 367 nci maddesine göre şirket azınlığının genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırma hususunda yetki talebinde bulunabilmesi için öncelikle ve sırasıyla yönetim kuruluna ve denetçilere başvuruda bulunması gerekmektedir. Buna göre, pay sahiplerinin TTK'nun 366 ncı maddesinde yazılı istemleri, yönetim kurulunu ve aynı yasanın 355 nci maddesi uyarınca denetçiler tarafından makul süre de nazara alınmadığı takdirde, azınlık hakları sahibi veya sahipleri, mahkemeden genel kurulun toplantıya davetini veya istedikleri hususun gündeme konulması için kendilerinin yetkili kılınmasını isteyebilirler.

Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelince; davacılar işbu davayı 12.08.2009 tarihinde açmış olup, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasına ilişkin yönetim kuruluna hitaben düzenlenen ihtarname 06.08.2009 tarihinde tebliğ edilmiş ve bu talebe ilişkin olarak makul süre beklenmeden, davanın açıldığı tarihten bir gün sonra 13.08.2009 tarihinde aynı istemi içerir ihtarname denetim kuruluna tebliğ edilmiştir.

Bu itibarla, davacıların taleplerinin anılan kanun maddelerine uygun olup olmadığı değerlendirilmeden, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 23.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027490400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.