6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Azınlık hakları

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/693 E. 2012/1521 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
azınlık hakları makul süre kayyım atanması tebliğ tarihi delil tespiti kayyım vekalet ücreti takdiri ihtiyati tedbir anonim şirket yetki yönetim kurulu kararı ihtarname vekalet ücreti temsil e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 366TTK 367

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 367. maddesi uyarınca şirket azınlığının genel kurulu olağanüstü  toplantıya çağırma hususunda yetki talebinde bulunabilmesi için öncelikle ve sırasıyla yönetim kuruluna  ve denetçilere başvuruda bulunmasının gerektiği, pay sahiplerinin TTK'nun 366 ncı maddesinde yazılı istemleri, yönetim kurulu  ve aynı yasanın 355. maddesi uyarınca denetçiler tarafından makul sürede nazara alınmadığı takdirde, azınlık hakları sahibi veya sahiplerinin, mahkemeden genel kurulun toplantıya davetini veya istedikleri hususun gündeme konulması için kendilerinin yetkili kılınmasını isteyebilecekleri, davacıların işbu davayı 12.08.2009 tarihinde açtıkları, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasına

ilişkin  yönetim kuruluna hitaben düzenlenen ihtarnamenin ise 06.08.2009 tarihinde tebliğ edildiği, 13.08.2009 tarihinde de aynı istemi içerir ihtarnamenin  denetim kuruluna tebliğ olunduğu, bu durumda davalı şirket yönetim kurulunun ihtarname tebliği ile dava tarihi arasındaki çok kısa süre aralığında kendisinden istenilen işlemleri gerçekleştirme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ... vekili ile davalı şirket vekili  temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, davalı anonim şirket genel kurulunun olağanüstü toplanmasına yetki verilmesi, şirkete kayyım atanması ve tedbir istemlerine ilişkin olup, bu istemleri içeren bir dilekçenin Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 7. maddesi uyarınca esas defterine kaydedilmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu husus gözden kaçırılarak dilekçenin değişik iş defterine kaydedilmesi doğru görülmemiş ise de bu usul eksikliği temyiz konusu yapılmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak, istemin dava niteliğinde bulunduğu dikkate alınarak vekille temsil edilen davalı yararına buna göre vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin ihtiyati tedbir ve delil tespiti olarak nitelendirilmesi ve vekalet ücretinin de bu nitelendirme esas tutularak takdir edilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Azınlık hakları

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13450 E. 2011/6198 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12826 E. 2017/204 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Toplantı tutanağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/123 E. 2012/4522 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/693 E.  ,  2012/1521 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Tarsus 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.10.2011 tarih ve 2011/63 - 2011/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar, kendilerinin Tarsus Umut Tıp Sağlık Hizmetleri Tic. Ve San. A.Ş.'nin ortakları olduklarını, 30.07.2009 tarihinden itibaren toplam ortaklık paylarının tüm hisselerin yarısını aştığını, yasa hükümleri gereğince yönetim kurulu tarafından olağanüstü genel kurulun toplantıya çağrılması gerektiğini, ancak ihtarlara rağmen kendilerine olumlu cevap verilmediğini, azınlığa düşen yönetim kurulunun şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, olağanüstü genel kurula kadar şirketin banka hesaplarına tedbir konulmasını, şirketi borçlandırıcı işlem yapılmasının önlenmesini, şirket harcamalarının usule uygun olup olmadığı ile şirketin aktif ve pasiflerinin belirlenmesi  konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, şirkete kayyım atanmasını  talep ve dava etmişlerdir.

Davalı vekili, davanın eda davası şeklinde açılabileceğini, tespit davasıyla talepte bulunulamayacağını, şirketin organsız kalmadığını kayyım atanmasının talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 367. maddesi uyarınca şirket azınlığının genel kurulu olağanüstü  toplantıya çağırma hususunda yetki talebinde bulunabilmesi için öncelikle ve sırasıyla yönetim kuruluna  ve denetçilere başvuruda bulunmasının gerektiği, pay sahiplerinin TTK'nun 366 ncı maddesinde yazılı istemleri, yönetim kurulu  ve aynı yasanın 355. maddesi uyarınca denetçiler tarafından makul sürede nazara alınmadığı takdirde, azınlık hakları sahibi veya sahiplerinin, mahkemeden genel kurulun toplantıya davetini veya istedikleri hususun gündeme konulması için kendilerinin yetkili kılınmasını isteyebilecekleri, davacıların işbu davayı 12.08.2009 tarihinde açtıkları, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasına

ilişkin  yönetim kuruluna hitaben düzenlenen ihtarnamenin ise 06.08.2009 tarihinde tebliğ edildiği, 13.08.2009 tarihinde de aynı istemi içerir ihtarnamenin  denetim kuruluna tebliğ olunduğu, bu durumda davalı şirket yönetim kurulunun ihtarname tebliği ile dava tarihi arasındaki çok kısa süre aralığında kendisinden istenilen işlemleri gerçekleştirme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ... vekili ile davalı şirket vekili  temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, davalı anonim şirket genel kurulunun olağanüstü toplanmasına yetki verilmesi, şirkete kayyım atanması ve tedbir istemlerine ilişkin olup, bu istemleri içeren bir dilekçenin Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 7. maddesi uyarınca esas defterine kaydedilmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu husus gözden kaçırılarak dilekçenin değişik iş defterine kaydedilmesi doğru görülmemiş ise de bu usul eksikliği temyiz konusu yapılmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak, istemin dava niteliğinde bulunduğu dikkate alınarak vekille temsil edilen davalı yararına buna göre vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin ihtiyati tedbir ve delil tespiti olarak nitelendirilmesi ve vekalet ücretinin de bu nitelendirme esas tutularak takdir edilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “275 TL” ibaresinin kaldırılarak, yerine “1.100 TL” ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 07.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018897300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.