Azınlık hakları
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/693 E. 2012/1521 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
azınlık hakları↗ makul süre↗ kayyım atanması↗ tebliğ tarihi↗ delil tespiti↗ kayyım↗ vekalet ücreti takdiri↗ ihtiyati tedbir↗ anonim şirket↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ ihtarname↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 367. maddesi uyarınca şirket azınlığının genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırma hususunda yetki talebinde bulunabilmesi için öncelikle ve sırasıyla yönetim kuruluna ve denetçilere başvuruda bulunmasının gerektiği, pay sahiplerinin TTK'nun 366 ncı maddesinde yazılı istemleri, yönetim kurulu ve aynı yasanın 355. maddesi uyarınca denetçiler tarafından makul sürede nazara alınmadığı takdirde, azınlık hakları sahibi veya sahiplerinin, mahkemeden genel kurulun toplantıya davetini veya istedikleri hususun gündeme konulması için kendilerinin yetkili kılınmasını isteyebilecekleri, davacıların işbu davayı 12.08.2009 tarihinde açtıkları, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasına
ilişkin yönetim kuruluna hitaben düzenlenen ihtarnamenin ise 06.08.2009 tarihinde tebliğ edildiği, 13.08.2009 tarihinde de aynı istemi içerir ihtarnamenin denetim kuruluna tebliğ olunduğu, bu durumda davalı şirket yönetim kurulunun ihtarname tebliği ile dava tarihi arasındaki çok kısa süre aralığında kendisinden istenilen işlemleri gerçekleştirme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, davalı anonim şirket genel kurulunun olağanüstü toplanmasına yetki verilmesi, şirkete kayyım atanması ve tedbir istemlerine ilişkin olup, bu istemleri içeren bir dilekçenin Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 7. maddesi uyarınca esas defterine kaydedilmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu husus gözden kaçırılarak dilekçenin değişik iş defterine kaydedilmesi doğru görülmemiş ise de bu usul eksikliği temyiz konusu yapılmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak, istemin dava niteliğinde bulunduğu dikkate alınarak vekille temsil edilen davalı yararına buna göre vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin ihtiyati tedbir ve delil tespiti olarak nitelendirilmesi ve vekalet ücretinin de bu nitelendirme esas tutularak takdir edilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13450 E. 2011/6198 K.
Ortak:azınlık hakları · makul süre · kayyım atanması · kayyım · ihtiyati tedbir · anonim şirket · yetki · ihtarname
İncelediğiniz kararda… ddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 367. maddesi uyarınca şirket azınlığının genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırma hususunda «yetki» talebinde bulunabilmesi için öncelikle ve sırasıyla yönetim kuruluna ve denetçilere başvuruda bulunmasının gerektiği, pay sahiplerinin TTK'nun 366 ncı maddesinde yazılı istemleri, «yönetim kurulu» ve aynı yasanın 355. maddesi uyarınca denetçiler tarafından «makul sürede» nazara alınmadığı takdirde, «azınlık hakları» sahibi veya sahiplerinin, mahkemeden genel kurulun toplantıya davetini veya istedikleri hususun gündeme konulması için kendilerinin yetkili kılınmasını isteyebilecekleri, davacıların işbu davayı 12.08.2009 tarihinde açtıkları, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasına ilişkin yönetim kuruluna hitaben düzenlenen «ihtarnamenin» ise 06.08.2009 tarihinde tebliğ edildiği, 13.08.2009 tarihinde de aynı istemi içerir ihtarnamenin denetim kuruluna tebliğ olunduğu, bu durumda davalı şirket yöneti …
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, davalı «anonim şirket» genel kurulunun olağanüstü toplanmasına «yetki» verilmesi, şirkete «kayyım atanması» ve tedbir istemlerine ilişkin olup, bu istemleri içeren bir dilekçenin Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 7. maddesi uyarınca esas «defterine» kaydedilmesi gerekmektedir.
Ancak, istemin dava niteliğinde bulunduğu dikkate alınarak vekille «temsil» edilen davalı yararına buna göre «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin «ihtiyati tedbir» ve «delil tespiti» olarak nitelendirilmesi ve vekalet ücretinin de bu nitelendirme esas tutularak takdir edilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş …
Benzer bu karardaMahkemece duruşma açılarak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yönetim kurulunca yapılan işlemlerin anasözleşme ve «iyiniyet kurallarına» uygun olduğu, «ihtiyati tedbir» ve «kayyım atanmasını» gerektirir yeterli sebep bulunmadığı, TTK'nun 367. maddesi gereğince en az % 10 hisseye sahip ortakların şirketi «olağanüstü genel kurula» çağırabilecekleri gerekçesiyle tespit ve tedbir isteyenlere şirketi olağanüstü genel kurula çağırma yetkisi verilmesine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı «anonim şirket» genel kurulunun olağanüstü toplanmasına «yetki» verilmesi istemine ilişkin olup, TTK'nun 367 nci maddesine göre şirket azınlığının genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırma hususunda yetki talebinde bulunabilmesi için öncelikle ve sırasıyla yönetim kuruluna ve denetçilere başvuruda bulunması gerekmektedir.
Buna göre, pay sahiplerinin TTK'nun 366 ncı maddesinde yazılı istemleri, yönetim kurulunu ve aynı yasanın 355 nci maddesi uyarınca denetçiler tarafından «makul süre» de nazara alınmadığı takdirde, «azınlık hakları» sahibi veya sahipleri, mahkemeden genel kurulun toplantıya davetini veya istedikleri hususun gündeme konulması için kendilerinin yetkili kılınmasını isteyebilirler.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · olağanüstü genel kurul · iyiniyet
Benzer bu karardaMahkemece duruşma açılarak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yönetim kurulunca yapılan işlemlerin anasözleşme ve «iyiniyet kurallarına» uygun olduğu, «ihtiyati tedbir» ve «kayyım atanmasını» gerektirir yeterli sebep bulunmadığı, TTK'nun 367. maddesi gereğince en az % 10 hisseye sahip ortakların şirketi «olağanüstü genel kurula» çağırabilecekleri gerekçesiyle tespit ve tedbir isteyenlere şirketi olağanüstü genel kurula çağırma yetkisi verilmesine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12826 E. 2017/204 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/123 E. 2012/4522 K.
Ortak:yetki · ihtarname · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… ddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 367. maddesi uyarınca şirket azınlığının genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırma hususunda «yetki» talebinde bulunabilmesi için öncelikle ve sırasıyla yönetim kuruluna ve denetçilere başvuruda bulunmasının gerektiği, pay sahiplerinin TTK'nun 366 ncı maddesinde yazılı istemleri, «yönetim kurulu» ve aynı yasanın 355. maddesi uyarınca denetçiler tarafından «makul sürede» nazara alınmadığı takdirde, «azınlık hakları» sahibi veya sahiplerinin, mahkemeden genel kurulun toplantıya davetini veya istedikleri hususun gündeme konulması için kendilerinin yetkili kılınmasını isteyebilecekleri, davacıların işbu davayı 12.08.2009 tarihinde açtıkları, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasına ilişkin yönetim kuruluna hitaben düzenlenen «ihtarnamenin» ise 06.08.2009 tarihinde tebliğ edildiği, 13.08.2009 tarihinde de aynı istemi içerir ihtarnamenin denetim kuruluna tebliğ olunduğu, bu durumda davalı şirket yöneti …
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, davalı «anonim şirket» genel kurulunun olağanüstü toplanmasına «yetki» verilmesi, şirkete «kayyım atanması» ve tedbir istemlerine ilişkin olup, bu istemleri içeren bir dilekçenin Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 7. maddesi uyarınca esas «defterine» kaydedilmesi gerekmektedir.
Ancak, istemin dava niteliğinde bulunduğu dikkate alınarak vekille «temsil» edilen davalı yararına buna göre «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin «ihtiyati tedbir» ve «delil tespiti» olarak nitelendirilmesi ve vekalet ücretinin de bu nitelendirme esas tutularak takdir edilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça şirket yönetim kuruluna ve 07.03.2011 tarihli «ihtarname» ile denetçiye 12.03.2011 tarihinde «olağanüstü genel kurul» toplantısı yapılması için talepte bulunulmuş ise de denetçiye yapılan ihtarnamenin tarihi ile olağanüstü toplantı tarihi arasında ortaklara çağrı için yeterli yasal süre bulunmadığı gibi şirket denetçisinin çağrısı ile dava tarihinden sonra 26.07.2011 tarihinde olağanüstü toplantının yapıldığı dolayısıyla işbu davanın konusunun kalmadığı, dava konusuz kalmış ise de davanın açıldığı tarih itibariyle yasal süre koşulunun mevcut olmaması nedeniyle haksız olduğundan davalı yararına «vekalet ücretine» karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davadan sonra 26.07.2011 tarihinde davalı şirketin denetçinin çağrısıyla «olağanüstü genel kurul» toplantısının yapıldığı anlaşılmış ise de sözkonusu toplantıda davacıların işbu davaya konu ettikleri hususlar gündem maddesi olarak ele alınarak görüşülmemiş, esasen «toplantı tutanağının» 2. maddesinde davacılar vekilinin bu davadaki hak ve taleplerini saklı tuttuğunu da açıkça belirtmiş olması karşısında yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının davacıların bu dava ile elde etmek istedikleri hukuki sonucu karşıladığını kabule olanak bulunmadığından mahkemece yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı içeriği incelenmeden salt toplantının yapılmış olmasına dayanılarak eldeki davanın konusuz kaldığına hükmedilmesi yerinde olmadığı gibi kabul şekline göre de hükmün dayandırıldığı genel kurul toplantısının dava tarihinden sonra karar alınarak yapılmış olması karşısında dava tarihi itibariyle davacıların dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu gibi mahkemece denetçiye gönderilen «ihtarnamenin» tarihi olan 07.03.2011 tarihi ile davacıların olağanüstü genel kurul toplantısının yapılmasını istedikleri tarih olan 12.03.2011 tarihi arasında ortaklara çağrı için yeterli yasal süre bulunmadığı gerekçesine dayalı olarak açılan davanın haksız olduğu sonucuna varılarak davalı yararına «vekalet ücretine» ve «yargılama giderlerinin» davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ise de davacılar tarafından denetçiye şirketi toplantıya çağırması için gönderilen ihtarnamenin 25.02.2011 tarihli …
Dava, davalı şirket genel kurulunun davacıların istedikleri gündemle olağanüstü Toplantıya çağrılması için davacı ortaklara «yetki» verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı · olağanüstü genel kurul · hukuki yarar · yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaDavadan sonra 26.07.2011 tarihinde davalı şirketin denetçinin çağrısıyla «olağanüstü genel kurul» toplantısının yapıldığı anlaşılmış ise de sözkonusu toplantıda davacıların işbu davaya konu ettikleri hususlar gündem maddesi olarak ele alınarak görüşülmemiş, esasen «toplantı tutanağının» 2. maddesinde davacılar vekilinin bu davadaki hak ve taleplerini saklı tuttuğunu da açıkça belirtmiş olması karşısında yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının davacıların bu dava ile elde etmek istedikleri hukuki sonucu karşıladığını kabule olanak bulunmadığından mahkemece yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı içeriği incelenmeden salt toplantının yapılmış olmasına dayanılarak eldeki davanın konusuz kaldığına hükmedilmesi yerinde olmadığı gibi kabul şekline göre de hükmün dayandırıldığı genel kurul toplantısının dava tarihinden sonra karar alınarak yapılmış olması karşısında dava tarihi itibariyle davacıların dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu gibi mahkemece denetçiye gönderilen «ihtarnamenin» tarihi olan 07.03.2011 tarihi ile davacıların olağanüstü genel kurul toplantısının yapılmasını istedikleri tarih olan 12.03.2011 tarihi arasında ortaklara çağrı için yeterli yasal süre bulunmadığı gerekçesine dayalı olarak açılan davanın haksız olduğu sonucuna varılarak davalı yararına «vekalet ücretine» ve «yargılama giderlerinin» davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ise de davacılar tarafından denetçiye şirketi toplantıya çağırması için gönderilen ihtarnamenin 25.02.2011 tarihli …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça şirket yönetim kuruluna ve 07.03.2011 tarihli «ihtarname» ile denetçiye 12.03.2011 tarihinde «olağanüstü genel kurul» toplantısı yapılması için talepte bulunulmuş ise de denetçiye yapılan ihtarnamenin tarihi ile olağanüstü toplantı tarihi arasında ortaklara çağrı için yeterli yasal süre bulunmadığı gibi şirket denetçisinin çağrısı ile dava tarihinden sonra 26.07.2011 tarihinde olağanüstü toplantının yapıldığı dolayısıyla işbu davanın konusunun kalmadığı, dava konusuz kalmış ise de davanın açıldığı tarih itibariyle yasal süre koşulunun mevcut olmaması nedeniyle haksız olduğundan davalı yararına «vekalet ücretine» karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, açılan davada davacıların «hukuki yararının» bulunduğu, davadan sonra yapılan genel kurul toplantısı ile davacıların işbu dava ile elde etmek istedikleri sonucun karşılanmamış olduğunun anlaşılmasına göre mahkemece davacıların isteminin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/693 E. , 2012/1521 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Tarsus 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.10.2011 tarih ve 2011/63 - 2011/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar, kendilerinin Tarsus Umut Tıp Sağlık Hizmetleri Tic. Ve San. A.Ş.'nin ortakları olduklarını, 30.07.2009 tarihinden itibaren toplam ortaklık paylarının tüm hisselerin yarısını aştığını, yasa hükümleri gereğince yönetim kurulu tarafından olağanüstü genel kurulun toplantıya çağrılması gerektiğini, ancak ihtarlara rağmen kendilerine olumlu cevap verilmediğini, azınlığa düşen yönetim kurulunun şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, olağanüstü genel kurula kadar şirketin banka hesaplarına tedbir konulmasını, şirketi borçlandırıcı işlem yapılmasının önlenmesini, şirket harcamalarının usule uygun olup olmadığı ile şirketin aktif ve pasiflerinin belirlenmesi konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, şirkete kayyım atanmasını talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davanın eda davası şeklinde açılabileceğini, tespit davasıyla talepte bulunulamayacağını, şirketin organsız kalmadığını kayyım atanmasının talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 367. maddesi uyarınca şirket azınlığının genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırma hususunda yetki talebinde bulunabilmesi için öncelikle ve sırasıyla yönetim kuruluna ve denetçilere başvuruda bulunmasının gerektiği, pay sahiplerinin TTK'nun 366 ncı maddesinde yazılı istemleri, yönetim kurulu ve aynı yasanın 355. maddesi uyarınca denetçiler tarafından makul sürede nazara alınmadığı takdirde, azınlık hakları sahibi veya sahiplerinin, mahkemeden genel kurulun toplantıya davetini veya istedikleri hususun gündeme konulması için kendilerinin yetkili kılınmasını isteyebilecekleri, davacıların işbu davayı 12.08.2009 tarihinde açtıkları, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasına
ilişkin yönetim kuruluna hitaben düzenlenen ihtarnamenin ise 06.08.2009 tarihinde tebliğ edildiği, 13.08.2009 tarihinde de aynı istemi içerir ihtarnamenin denetim kuruluna tebliğ olunduğu, bu durumda davalı şirket yönetim kurulunun ihtarname tebliği ile dava tarihi arasındaki çok kısa süre aralığında kendisinden istenilen işlemleri gerçekleştirme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, davalı anonim şirket genel kurulunun olağanüstü toplanmasına yetki verilmesi, şirkete kayyım atanması ve tedbir istemlerine ilişkin olup, bu istemleri içeren bir dilekçenin Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 7. maddesi uyarınca esas defterine kaydedilmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu husus gözden kaçırılarak dilekçenin değişik iş defterine kaydedilmesi doğru görülmemiş ise de bu usul eksikliği temyiz konusu yapılmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak, istemin dava niteliğinde bulunduğu dikkate alınarak vekille temsil edilen davalı yararına buna göre vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin ihtiyati tedbir ve delil tespiti olarak nitelendirilmesi ve vekalet ücretinin de bu nitelendirme esas tutularak takdir edilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “275 TL” ibaresinin kaldırılarak, yerine “1.100 TL” ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 07.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018897300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz