Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12172 E. 2012/17196 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç değer↗ rayiç bedel↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından bilgisayar programının lisanssız olarak kullanılması, program sahipleri veya halefleri açısından mali hak ihlalini oluşturduğu, programların 2003 versiyonunun kullanıma konu edildiğini ve bilgisayarlara yüklendiğini ve halen piyasada aynı ürünün mevcut olmadığını, eski versiyon olan tecavüze konu programın bilirkişilerin yaptıkları araştırmalara göre 5.000 USD olduğunun tesbit edildiği, eski ve satılmayan bir ürün olması ile teknik destek alınamaması nedeni ile %30 tenzilatın yapılması gerektiği, dava tarihi itibariyle Merkez Bankası döviz kurları üzerinden 3.500 USD’nin karşılığının 4.314,10 TL olup, FSEK 68. maddeye göre hesaplanan üç katının 12.942,30 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.942,30 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyen ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacının lisans sahibi olduğu yazılımın davalı tarafından izinsiz kullanılması nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak mahkemece alınan bilirkişi raporuna taraflar ciddi itirazlarda bulunmuş olup, mahkemece anılan itirazları karşılayacak ek rapor yada yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmadan karar verilmiştir. Zira, eser üzerindeki mali haklara tecavüzün ref'i talebiyle açılan davada 5846 sayılı FSEK'nun 68/1. fıkrası uyarınca, eser üzerindeki hak sahibi" sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” Oysa, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davaya konu yazılımın dava tarihindeki değeri esas alınarak tazminat hesaplanmıştır. Bu itibarla, mahkemece davacı davasını FSEK'nun 68. maddesine dayalı olarak açmış olduğundan, anılan hüküm uyarınca ihlal tarihinde sözleşme yapılsaydı ne kadar bedelle yapılacağı dikkate alınarak ve davalının bilirkişi raporuna yaptığı ciddi itirazlar değerlendirilerek davacının alacağı tazminatın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihi itibariyle yazılımın rayiç değerinin esas alınarak tesbit edilip karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1014 E. 2016/2555 K.
Ortak:rayiç bedel
İncelediğiniz karardaZira, eser üzerindeki mali haklara tecavüzün ref'i talebiyle açılan davada 5846 sayılı FSEK'nun 68/1. fıkrası uyarınca, eser üzerindeki hak sahibi" sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” Oysa, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davaya konu yazılımın dava tarihindeki değeri esas alınarak tazminat hesaplanmıştır.
Benzer bu karardaAncak, davacının hak sahibi olduğu yazılımın, 2003,2006 ve 2007 yılı versiyonlarının davalıya ait bilgisayarlarda izinsiz olarak kurulduğu tespit edilmiş olmasına rağmen tazminata esas «rayiç bedel» belirlenirken bilirkişi tarafından dava konusu yazılımın 2008 yılı versiyonunun fiyatı esas alınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 27.11.2012 günlü ilamıyla izinsiz kullanımın «gerçekleşmesinin zararın» varlığı için yeterli olup bu durumda, mahkemece, davacının talep edebileceği ücretin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, zararının ispatlanamadığ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/796 E. 2015/4754 K.
Ortak:rayiç değer · rayiç bedel
İncelediğiniz karardaZira, eser üzerindeki mali haklara tecavüzün ref'i talebiyle açılan davada 5846 sayılı FSEK'nun 68/1. fıkrası uyarınca, eser üzerindeki hak sahibi" sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” Oysa, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davaya konu yazılımın dava tarihindeki değeri esas alınarak tazminat hesaplanmıştır.
… ın bilirkişi raporuna yaptığı ciddi itirazlar değerlendirilerek davacının alacağı tazminatın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihi itibariyle yazılımın «rayiç değerinin» esas alınarak tesbit edilip karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda99" isimli lisanssız yazılımların tespit edildiği, belirtilen programların FSEK 2/1 maddesi kapsamında eser niteliğinde olduğu, önceki kararda yazılımın «rayiç bedelinin» 8.000,00 TL olduğu, FSEK 68. maddesi uyarınca üç katı tazminatın 24.000,00 TL olarak belirlendiği, aynı yasanın 22. maddesi gereğince her bilgisayarda tespit edile …
Bu durumda, kurulan önceki hüküm, davacı yanca temyiz edilmemekle bu husus kesinleşmiş olup, daha önce hükmedilen tutarın, davalının çoklu kullanımı nedeniyle söz konusu yazılımın «rayiç değerini» içerdiği kabul edilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda2- Mahkemece, dava konusu yazılımın üç ayrı bilgisayarda yüklü olduğu değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, söz konusu çoklu kullanım, işbu hükme esas alınan kısmi davanın açıldığı tarihte de mevcut olup, o davada yaptırılan «bilirkişi incelemesinde» değerlendirildiğinin kabulü zorunludur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8118 E. 2014/18225 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüleme · yargılama giderleri · yargılama gideri · maddi tazminat · yasal faiz · haksız rekabet · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda2/1 kapsamında eser niteliğinde bulunduğu, davalı şirketin müşterilerine ait özel bilgileri daha önce izinle kullandığı ...-CLİENT programını kullanmaya «son» verip SMS Makinesi programına transfer etmesi halinin davacı programının kullanılması değil müşterilere ait özel veri tabanının yeni programa aktarılması şeklinde olduğundan FSEK kapsamında herhangi bir hukuka aykırılık telif hakkına tecavüz fiillerini oluşturmadığı, davacının programının "veri transferi" başlığı altında yer alan programlardan birinin adını belirtmek üzere program içerisinde kullanıldığı tespit edildiğinden bu hususun markasal kullanım oluşturmayacağı, ancak davacının SMS-CLİENT programı son versiyon iken davalı tarafın bunu eski versiyon olarak nitelemesinin gereksiz yere davacı şirketin bilgisayar programını «kötülemek» sureti ile «haksız rekabet» olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile yazılımın "eski versiyon" olduğu şeklinde kuruluma yazılması nedeni ile bu fiilin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu şekilde ifadenin yazılımdan kaldırılmış olması nedeni ile bu aşamada yazılımdan kaldırılması yönünde bir karar «verilmesine yer olmadığına», bu fiile ilişkin olarak 5.000 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafın diğer tüm istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıktaki dava konusu talepler yönünden objektif dava birleşmesi söz konusu olup, mahkemece, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» birleşen davalar dikkate alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücreti ve «yargılama giderlerine» hükmolunması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… ı, müvekkili adına tescilli markanın izinsiz kullanıldığından bahisle markanın hakkına tecavüzün tespiti ile önlenmesini, 556 sayılı KHK'nın 66/2-b maddesi uyarınca «maddi tazminatın» tahsilini, müvekkiline ait yazılımın "eski versiyon" olarak nitelendirilmesi nedeniyle oluşan «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesini, haksız rekabetten kaynaklanan maddi tazminatın tahsilini, dava konusu yazılımın davalılarca izinsiz kullanımı nedeniyle FSEK uyarınca teli …
Mahkemece, «haksız rekabetin» varlığı tespit edilerek men'ine karar verilmiş, haksız rekabet nedeniyle talep edilen «maddi tazminat» da kısmen kabul edilerek sair istemler reddedilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4290 E. 2012/10811 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu kararda… zılımın birden fazla bilgisayarda kullanımının serbest olup olmadığının incelenmesi gerektiğini bildirdiği, davacının da bu incelemenin yapılması için yazılım CD’si «ibraz» ettiği, mahkemece bu CD üzerinde inceleme yapılmak üzere bilirkişi heyetinden ek rapor alınması, davalı kullanımında olduğu anlaşılan bir adet yazılımın birden faz …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12172 E. , 2012/17196 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/11/2009 tarih ve 2008/70-2009/122 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulun davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, CAT/CAM/CAE yazılımının, Türkiye’deki yetkilisi, tek satıcısı ve dağıtıcısı, sundukları protokol ve yetki belgesi çerçevesinde, fikri ve sınaî haklarının korunması bakımından yetkilisi olduğunu, davalıya ait işyerinde yapılan tesbitte müvekkilinin lisans sahibi olduğu yazılımın izinsiz kullanıldığının tesbit edildiğini, ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, yazılımın emsal satış bedelinin üç katına kadar tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile kısmi olarak 1.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
24. 03.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 82.536 TL’nin, ticari reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava ve ıslah isteminin reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından bilgisayar programının lisanssız olarak kullanılması, program sahipleri veya halefleri açısından mali hak ihlalini oluşturduğu, programların 2003 versiyonunun kullanıma konu edildiğini ve bilgisayarlara yüklendiğini ve halen piyasada aynı ürünün mevcut olmadığını, eski versiyon olan tecavüze konu programın bilirkişilerin yaptıkları araştırmalara göre 5.000 USD olduğunun tesbit edildiği, eski ve satılmayan bir ürün olması ile teknik destek alınamaması nedeni ile %30 tenzilatın yapılması gerektiği, dava tarihi itibariyle Merkez Bankası döviz kurları üzerinden 3.500 USD’nin karşılığının 4.314,10 TL olup, FSEK 68.
maddeye göre hesaplanan üç katının 12.942,30 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.942,30 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyen ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacının lisans sahibi olduğu yazılımın davalı tarafından izinsiz kullanılması nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak mahkemece alınan bilirkişi raporuna taraflar ciddi itirazlarda bulunmuş olup, mahkemece anılan itirazları karşılayacak ek rapor yada yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmadan karar verilmiştir. Zira, eser üzerindeki mali haklara tecavüzün ref'i talebiyle açılan davada 5846 sayılı FSEK'nun 68/1. fıkrası uyarınca, eser üzerindeki hak sahibi" sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” Oysa, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davaya konu yazılımın dava tarihindeki değeri esas alınarak tazminat hesaplanmıştır.
Bu itibarla, mahkemece davacı davasını FSEK'nun 68. maddesine dayalı olarak açmış olduğundan, anılan hüküm uyarınca ihlal tarihinde sözleşme yapılsaydı ne kadar bedelle yapılacağı dikkate alınarak ve davalının bilirkişi raporuna yaptığı ciddi itirazlar değerlendirilerek davacının alacağı tazminatın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihi itibariyle yazılımın rayiç değerinin esas alınarak tesbit edilip karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 01/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(M) (M)
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, FSEK'nun 68'nci maddesine dayalı olarak açılan tazminat davası olup mahkemece, eser sahibinin izni olmadan dava konusu bilgisayar programının davalı tarafından bilgisayarlarına yüklenmiş olması nedeniyle belirlenen bedelin üç katına hükmedilmiştir.
FSEK'nun tecavüzün ref'i davalarında genel hüküm olarak öngördüğü 66 ncı maddenin son fıkrasında açıkça mahkemenin eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şumulunu, kusurun olup olmadığını varsa ağırlığını taktir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikine karar vereceği belirtilmiştir. FSEK'da düzenlenen ref davası, sadece tecavüzün giderilmesini değil, aynı zamanda mali ve manevi hakları da kapsar. Bu nedenle de Yasa'nın 66 ve 68 nci maddelerine göre tecavüze uğrayan, emsal veya rayiç bedelin “en çok üç kat” fazlasını isteyebilirse de ödenecek bedel bu sınır içinde mahkemece tecavüzün şumulu ve kusurun derecesi gözetilerek tesbit olunur (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2012 Basım, sh.
311-319).
Kaldı ki davanın tazminat davası olduğu gözetildiğinde özel Yasa'sında hüküm olmaması halinde dahi BK'nun 42-43'ncü maddeleri gereğince hakim tazminat miktarını belirleyeceğinden ortak kusur dikkate alınabilir.
Mahkemece, somut olayın özellikleri, programın 2003 yılı versiyonunun kullanımına konu edildiği, versiyon yenilemesi nedeniyle bu modelin halen piyasada satışının olmadığı da gözönüne alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken hiçbir değerlendirme yapılmamış olması nedeniyle kararın bu yönden de bozulması gerektiği görüşündeyiz.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027464500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz