Sigorta halefiyeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/12848 E. 2010/7989 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta halefiyeti↗ kredi sigortası↗ rücuen tazmin↗ halefiyet↗ rücu hakkı↗ sigorta ettiren↗ gerçek zarar↗ sorumluluk sigortası↗ kusur oranı↗ muafiyet↗ 3095 sayılı kanun↗ bedelsizlik↗ şirket zararı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ rücu↗ sebepsiz zenginleşme↗ temerrüt faizi↗ haksız fiil↗ fatura↗ tacir↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalılarca gerçekleştirilen klima kaynak çalışması sırasında yangın çıktığı, bu konuda davalı kaynak işçisi ... hakkında açılan ceza davası sonucunda ...’ün kusursuz olduğuna ve beraatine karar verildiği, yangın olayında gerekli önlemleri almayan ve denetim yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı şirket ve davacıların sigorta ettireni dava dışı ... A.Ş.’nin %50'şer oranda kusurlu bulundukları, davalı gerçek kişilere kusur izafe edilemeyeceği, talep edilebilecek toplam zarar tutarının (154.510.259.646) TL.olduğu ve davalıların kusur oranına göre zararın (77.255.129.823.-) TL’ndan sorumlu bulunduğu, davacıların da bu meblağın %50 müşterek sigorta hükümlerine göre (38.627,57) TL’nı talep edebilecekleri gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda ayrı ayrı (38.627,57) TL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline,davalılar Osman ve ... hakkındaki davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekili ile davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece karar başlığında Yapı Kredi Sigorta AŞ.’nin asıl davada davacı olmadığı halde ....’nin yanında ikinci davacı olarak belirtilmesinin mahallinde düzeltilmesinin her zaman mümkün bulunmasına, yine mahkemece dava dışı sigorta ettiren ... AŞ.’nin uğradığı gerçek zararın belirlenmesinde ve bu hususta bilirkişi raporlarında yapılan hesap hatalarının giderilmesinde bir usulsüzlüğün bulunmamasına ve davacı ... şirketlerince düzenlenen müşterek sigorta poliçesinde %2 muafiyet oranının sadece deprem ve yanardağ püskürmesi rizikoları için öngörülmüş olup, yangın rizikosu için herhangi bir muafiyet oranının kararlaştırılmamış bulunmasına, ayrıca TTK'nun 3. ve 4489 sayılı Kanun ile değişik 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca tacir olan davalı aleyhine avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekili ile davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak asıl ve birleşen davalar haksız fiilden kaynaklanan zararın zarar sorumlusu bulunan davalılardan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece tarafların zarardan sorumlu olup olmadıklarının ve kusur oranlarının tespiti için görüşüne başvurulan bilirkişi raporlarında, iş hukukunun ilkelerinden hareketle davalı gerçek kişilerin zarardan sorumlu bulunmadıkları sonucuna varılmıştır. Oysa somut olaydaki uyuşmazlık, işçi ile işvereni arasındaki ilişkiden kaynaklanmadığından, davanın iş hukukunun değil borçlar hukukunun ilkelerine göre çözümlenmesi gereklidir. Buna göre davalı gerçek kişiler BK’nun 41. maddesi uyarınca haksız fiilin faili, davalı şirket ise BK’nun 100. maddesi uyarınca istihdam eden sıfatıyla zarardan sorumludur. BK’nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakiminin, kusurun olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa dair hükümleriyle bağlı olmaması nedeniyle davalı ...’ün olayda kusurunun bulunmadığına dair Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesi kararının da mahkemeyi bağlamayacağı tabiidir. Dolayısıyla mahkemece davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın iş hukukunun ilkelerine göre reddedilmesi doğru değildir.
Yine mahkemece tarafların kusur oranının da iş hukukunun ilkelerine göre belirlenmesi doğru olmamıştır. Zira somut olayda zarara sebebiyet veren yangın, davalı şirketçe dava dışı sigorta ettiren ... A.Ş.’ne satılan klima ayaklarının sabitlenmesi için yapılan kaynak çalışması sırasında oluşan kıvılcımların, depolanan iplikleri tutuşturması sonucunda meydana gelmiştir. Bu türden bir işte gerekli güvenlik tedbirlerini alıp uyarılarda bulunması, işin asıl uzmanı olan davalı taraftan beklenmelidir. Dava dışı sigorta ettiren ... A.Ş.’nin de olayda müterafik kusurunun bulunduğu açıksa da zararın asıl sorumlusu davalı taraftır. Bu durum karşısında mahkemece tarafların %50’şer oranda kusurlu bulunduğunun kabul edilmesi de doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; TTK’nun 1301/2. maddesi uyarınca sigorta ettiren kimse, 1. fıkra gereğince sigortacıya intikal eden haklarını ihlal edecek bir hal ve harekette bulunursa sigortacıya karşı mesul olur. Bu hüküm ile sigorta ettirene sigortacının halefiyete konu haklarını ihlalden kaçınma yükümlülüğü getirilmiştir.
Sigorta ettiren, sigorta sözleşmesinin kurulduğu andan itibaren gerek rizikonun gerçekleşmesinden önce, gerekse sonra zarar sorumlusu ile yaptığı anlaşma ile sigortacının halefiyet haklarını ihlal ettiği takdirde, sigortacısına karşı sorumlu ve sigortacının yaptığı ödemeyi iade ile yükümlü olur. Sigortacı da rücu hakkını engelleyen sigortalısına rücu hakkını engellediği oran ve miktar bakımından müracaat edebilme olanağına sahiptir. Dairemizce sigorta ettirenin, sigorta bedelini sigortacıdan tahsil ettikten sonra zarar sorumlusuna aynı hasar için dava açmış olması hali dahi, TTK’nun 1301/2. maddesine göre bir ihlal sayılmaktadır (Işıl Ulaş, Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara 2010, s:215).
Somut uyuşmazlıkta da davacı ... şirketlerince dava dışı sigorta ettiren ... A.Ş.’ne zarar gören klima bedelinin ödendiği konusunda taraflar arasında bir çekişme yoktur. Aynı zamanda anılan klimanın satıcısı olan davalı şirketçe, kendi elemanlarının kusuru sonucu hasara uğrayan klimanın yenisinin, hiçbir ücret alınmadan değiştirildiği savunulmuş, bu konuda satım ve servis hizmetine dair faturalar sunulmuştur. Mahkemece anılan fatura tarihlerinin dava konusu sigorta bedelinin ödendiği tarihten sonraya isabet ettiği, kaldı ki ... A.Ş. anılan klimanın yenisini davalılardan almış olsa bile davalı şirketin klima bedelini sebepsiz zenginleşen ... A.Ş.’nden talep etmesi gerektiği kabul edilmiştir. Oysa yukarıda da açıklandığı gibi dava dışı sigorta ettiren ... AŞ.’nin anılan klimayı bedelsiz olarak zarar sorumlusu bulunan davalı şirketten alması halinde, davacı ... şirketlerinin zarar sorumlusuna rücu hakkını engellemiş olacağından, sigortacılardan aldığı ödemeyi iade etmesi, davacı sigortacıların da ödedikleri klima bedelini ... AŞ.’nden rücuen talep etmesi gerekir. Dolayısıyla anılan hususlar işbu davada davalı tarafça savunma olarak da ileri sürülebilir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava dışı ... AŞ.’nin gerçekten de klimanın yenisini davalı şirketten bedelsiz olarak alıp almadığı araştırılarak, bu savunmanın doğru olduğunun anlaşılması halinde ödenen klima bedeli yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerektirmiştir.
4-Yukarıda açıklanan bozma neden ve sekline göre davalılar vekilinin mahkemece hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14912 E. 2011/7794 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaDairemizce «sigorta ettirenin», sigorta bedelini sigortacıdan tahsil ettikten sonra zarar sorumlusuna aynı «hasar» için dava açmış olması hali dahi, TTK’nun 1301/2. maddesine göre bir ihlal sayılmaktadır (Işıl Ulaş, Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara 2010, s:215).
Aynı zamanda anılan klimanın satıcısı olan davalı şirketçe, kendi elemanlarının «kusuru» sonucu «hasara» uğrayan klimanın yenisinin, hiçbir ücret alınmadan değiştirildiği savunulmuş, bu konuda satım ve servis hizmetine dair faturalar sunulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından sigortalanan eczanenin sağ bölümünün en çok «hasara» uğrayan yer olduğu, bu yerde klimanın bulunduğu, klimanın üst bölümünün tamamen yandığı ve iç aksamlarının bir kısmının kullanılamaz hale geldiği, kablolarında yanma ve kavrulma şeklinde hasarların oluştuğu, savunulduğu gibi klimanın üst tarafında televizyon bulunmadığı, bu durumda yangının klima cihazında meydana gelen elektrik kontağından çıktığı kanaatinin oluştuğu, meydana gelen toplam zararın 64.538 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 64.538 TL'nin 20.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazminat · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından sigortalanan eczanenin sağ bölümünün en çok «hasara» uğrayan yer olduğu, bu yerde klimanın bulunduğu, klimanın üst bölümünün tamamen yandığı ve iç aksamlarının bir kısmının kullanılamaz hale geldiği, kablolarında yanma ve kavrulma şeklinde hasarların oluştuğu, savunulduğu gibi klimanın üst tarafında televizyon bulunmadığı, bu durumda yangının klima cihazında meydana gelen elektrik kontağından çıktığı kanaatinin oluştuğu, meydana gelen toplam zararın 64.538 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 64.538 TL'nin 20.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, TTK'nun 1301. maddesine dayalı olarak açılan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16477 E. 2014/18157 K.
Ortak:sigorta ettiren · sorumluluk sigortası · muafiyet · sigorta sözleşmesi · rücu · sigorta poliçesi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaAŞ.’nin uğradığı «gerçek zararın» belirlenmesinde ve bu hususta bilirkişi raporlarında yapılan hesap hatalarının giderilmesinde bir usulsüzlüğün bulunmamasına ve davacı ... şirketlerince düzenlenen müşterek «sigorta poliçesinde» %2 «muafiyet» oranının sadece deprem ve yanardağ püskürmesi «rizikoları» için öngörülmüş olup, yangın rizikosu için herhangi bir muafiyet oranının kararlaştırılmamış bulunmasına, ayrıca TTK'nun 3. ve 4489 sayılı Kanun ile değişik 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca «tacir» olan davalı aleyhine «avans faizi» oranında «temerrüt faizine» hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekili ile davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerin …
Dairemizce «sigorta ettirenin», sigorta bedelini sigortacıdan tahsil ettikten sonra zarar sorumlusuna aynı «hasar» için dava açmış olması hali dahi, TTK’nun 1301/2. maddesine göre bir ihlal sayılmaktadır (Işıl Ulaş, Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara 2010, s:215).
Aynı zamanda anılan klimanın satıcısı olan davalı şirketçe, kendi elemanlarının «kusuru» sonucu «hasara» uğrayan klimanın yenisinin, hiçbir ücret alınmadan değiştirildiği savunulmuş, bu konuda satım ve servis hizmetine dair faturalar sunulmuştur.
Benzer bu karardaAŞ tarafından mahkeme kararı gereğince icra dosyasına ödeme yapıldığı, yaptığı ödemeyi sigortacısı olan davacıya «rücu» ederek poliçedeki «muafiyet» bedeli düştükten sonra kalan miktarı davacıdan tahsil ettiği, davacının da poliçe gereğince ödediği bedelin davalıdan tahsili için icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile takibin durduğu ancak «kusuru» ile yangına neden olan davalının kusuru oranında zarardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın 28.842,4 …
1- Dava, endüstriyel ürün «sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı olarak ödenen bedelin «rücuen tahsili» için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, dava dışı şirketin işyerinde, klima montajı yapan davalı yetkili servis elemanının kusurlu davranışı nedeni ile yangın çıktığı, yangından kaynaklanan zararı ödeyen imalatçı şirketin ödediği bedeli sigorta poliçesi kapsamında davacıdan tahsil ettiği, poliçe kapsamında ödenen bedelden «kusuru» oranında davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, Ürün Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 1. maddesinde "Bu «sigorta sözleşmesi» ile sigortacı, sigortalıya karşı sözleşmede tanımlanan ürünlerin kusurundan kaynaklanan tazminat talepleri ve isteme ilişkin makul giderler için sözleşme ile kararlaştırılan şartlar ve limitler dahilinde «teminat» sağlar." düzenlemesine yer verilmiş olup Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın 3/A-8-b maddesi uyarınca da sigortalı hesabına hareket edenlerin imal ve «teslim» ettikleri cihazlarda, teslimatın kusurlu olması nedeniyle meydana gelen «hasarlar» teminat dışı tutulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · eksik inceleme · teminat · teslim
Benzer bu karardaOysa, Ürün Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 1. maddesinde "Bu «sigorta sözleşmesi» ile sigortacı, sigortalıya karşı sözleşmede tanımlanan ürünlerin kusurundan kaynaklanan tazminat talepleri ve isteme ilişkin makul giderler için sözleşme ile kararlaştırılan şartlar ve limitler dahilinde «teminat» sağlar." düzenlemesine yer verilmiş olup Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın 3/A-8-b maddesi uyarınca da sigortalı hesabına hareket edenlerin imal ve «teslim» ettikleri cihazlarda, teslimatın kusurlu olması nedeniyle meydana gelen «hasarlar» teminat dışı tutulmuştur.
1- Dava, endüstriyel ürün «sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı olarak ödenen bedelin «rücuen tahsili» için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, dava dışı şirketin işyerinde, klima montajı yapan davalı yetkili servis elemanının kusurlu davranışı nedeni ile yangın çıktığı, yangından kaynaklanan zararı ödeyen imalatçı şirketin ödediği bedeli sigorta poliçesi kapsamında davacıdan tahsil ettiği, poliçe kapsamında ödenen bedelden «kusuru» oranında davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından «sigorta ettirenine» yapılan ödemenin «sigorta poliçesi» kapsamında kalmadığı yönündeki davalı savunmasının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle boaulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6050 E. 2016/2376 K.
Ortak:muafiyet · rücu · kusur
İncelediğiniz karardaA.Ş.’nin %50'şer oranda kusurlu bulundukları, davalı gerçek kişilere «kusur» izafe edilemeyeceği, talep edilebilecek toplam zarar tutarının (154.510.259.646) TL.olduğu ve davalıların «kusur oranına» göre zararın (77.255.129.823.-) TL’ndan sorumlu bulunduğu, davacıların da bu meblağın %50 müşterek sigorta hükümlerine göre (38.627,57) TL’nı talep edebilecekleri gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda ayrı ayrı (38.627,57) TL’nın «temerrüt» faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline,davalılar Osman ve ... hakkındaki davaların reddine karar verilmiştir.
AŞ.’nin uğradığı «gerçek zararın» belirlenmesinde ve bu hususta bilirkişi raporlarında yapılan hesap hatalarının giderilmesinde bir usulsüzlüğün bulunmamasına ve davacı ... şirketlerince düzenlenen müşterek «sigorta poliçesinde» %2 «muafiyet» oranının sadece deprem ve yanardağ püskürmesi «rizikoları» için öngörülmüş olup, yangın rizikosu için herhangi bir muafiyet oranının kararlaştırılmamış bulunmasına, ayrıca TTK'nun 3. ve 4489 sayılı Kanun ile değişik 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca «tacir» olan davalı aleyhine «avans faizi» oranında «temerrüt faizine» hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekili ile davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerin …
Mahkemece tarafların zarardan sorumlu olup olmadıklarının ve «kusur oranlarının» tespiti için görüşüne başvurulan bilirkişi raporlarında, iş hukukunun ilkelerinden hareketle davalı gerçek kişilerin zarardan sorumlu bulunmadıkları sonucuna varılmıştır.
Benzer bu karardaA.Ş. tarafından mahkeme kararı gereğince icra dosyasına ödeme yapıldığı, yaptığı ödemeyi sigortacısı olan davacıya «rücu» ederek poliçedeki «muafiyet» bedeli düştükten sonra kalan miktarı davacıdan tahsil ettiği, davacının da poliçe gereğince ödediği bedelin davalıdan tahsili için icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile takibin durduğu ancak «kusuru» ile yangına neden olan davalının kusuru oranında zarardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın 28.842,4 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/12848 E. , 2010/7989 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.03.2008 tarih ve 2003/518 - 2008/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekili ve davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.07.2010 gününde davalılar avukatı ... gelip, davacılar avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekilleri, asıl ve birleşen davalarda, müvekkilleri şirketlerce %50’şer oranda müşterek sigorta sözleşmeleri gereği sigortalanan dava dışı ... A.Ş’ne ait fabrikada, davalılarca gerçekleştirilen klima tesisatının dış ünitelerinin kaynak çalışma sırasında çıkan yangın sonucu oluşan bina, demirbaş ve emtia hasarının sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, asıl davada davacı ...Ş.tarafından şimdilik (86.250.000.000.-)TL’nın 31.12.2002 ödeme tarihinden itibaren, birleşen davada davacı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. tarafından (30.000.000.000.-) TL’nın 13.01.2003, (56.000.000.000.-) TL’nın 06.02.2003 ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin olayda kusurlarının bulunmadığını, hasar ve faiz talebinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalılarca gerçekleştirilen klima kaynak çalışması sırasında yangın çıktığı, bu konuda davalı kaynak işçisi ... hakkında açılan ceza davası sonucunda ...’ün kusursuz olduğuna ve beraatine karar verildiği, yangın olayında gerekli önlemleri almayan ve denetim yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı şirket ve davacıların sigorta ettireni dava dışı ... A.Ş.’nin %50'şer oranda kusurlu bulundukları, davalı gerçek kişilere kusur izafe edilemeyeceği, talep edilebilecek toplam zarar tutarının (154.510.259.646) TL.olduğu ve davalıların kusur oranına göre zararın (77.255.129.823.-) TL’ndan sorumlu bulunduğu, davacıların da bu meblağın %50 müşterek sigorta hükümlerine göre (38.627,57) TL’nı talep edebilecekleri gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda ayrı ayrı (38.627,57) TL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline,davalılar Osman ve ...
hakkındaki davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekili ile davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece karar başlığında Yapı Kredi Sigorta AŞ.’nin asıl davada davacı olmadığı halde ....’nin yanında ikinci davacı olarak belirtilmesinin mahallinde düzeltilmesinin her zaman mümkün bulunmasına, yine mahkemece dava dışı sigorta ettiren ... AŞ.’nin uğradığı gerçek zararın belirlenmesinde ve bu hususta bilirkişi raporlarında yapılan hesap hatalarının giderilmesinde bir usulsüzlüğün bulunmamasına ve davacı ... şirketlerince düzenlenen müşterek sigorta poliçesinde %2 muafiyet oranının sadece deprem ve yanardağ püskürmesi rizikoları için öngörülmüş olup, yangın rizikosu için herhangi bir muafiyet oranının kararlaştırılmamış bulunmasına, ayrıca TTK'nun 3.
ve 4489 sayılı Kanun ile değişik 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca tacir olan davalı aleyhine avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekili ile davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak asıl ve birleşen davalar haksız fiilden kaynaklanan zararın zarar sorumlusu bulunan davalılardan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece tarafların zarardan sorumlu olup olmadıklarının ve kusur oranlarının tespiti için görüşüne başvurulan bilirkişi raporlarında, iş hukukunun ilkelerinden hareketle davalı gerçek kişilerin zarardan sorumlu bulunmadıkları sonucuna varılmıştır. Oysa somut olaydaki uyuşmazlık, işçi ile işvereni arasındaki ilişkiden kaynaklanmadığından, davanın iş hukukunun değil borçlar hukukunun ilkelerine göre çözümlenmesi gereklidir. Buna göre davalı gerçek kişiler BK’nun 41. maddesi uyarınca haksız fiilin faili, davalı şirket ise BK’nun 100. maddesi uyarınca istihdam eden sıfatıyla zarardan sorumludur. BK’nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakiminin, kusurun olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa dair hükümleriyle bağlı olmaması nedeniyle davalı ...’ün olayda kusurunun bulunmadığına dair Bursa 9.
Asliye Ceza Mahkemesi kararının da mahkemeyi bağlamayacağı tabiidir. Dolayısıyla mahkemece davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın iş hukukunun ilkelerine göre reddedilmesi doğru değildir.
Yine mahkemece tarafların kusur oranının da iş hukukunun ilkelerine göre belirlenmesi doğru olmamıştır. Zira somut olayda zarara sebebiyet veren yangın, davalı şirketçe dava dışı sigorta ettiren ... A.Ş.’ne satılan klima ayaklarının sabitlenmesi için yapılan kaynak çalışması sırasında oluşan kıvılcımların, depolanan iplikleri tutuşturması sonucunda meydana gelmiştir. Bu türden bir işte gerekli güvenlik tedbirlerini alıp uyarılarda bulunması, işin asıl uzmanı olan davalı taraftan beklenmelidir. Dava dışı sigorta ettiren ... A.Ş.’nin de olayda müterafik kusurunun bulunduğu açıksa da zararın asıl sorumlusu davalı taraftır. Bu durum karşısında mahkemece tarafların %50’şer oranda kusurlu bulunduğunun kabul edilmesi de doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; TTK’nun 1301/2. maddesi uyarınca sigorta ettiren kimse, 1. fıkra gereğince sigortacıya intikal eden haklarını ihlal edecek bir hal ve harekette bulunursa sigortacıya karşı mesul olur. Bu hüküm ile sigorta ettirene sigortacının halefiyete konu haklarını ihlalden kaçınma yükümlülüğü getirilmiştir.
Sigorta ettiren, sigorta sözleşmesinin kurulduğu andan itibaren gerek rizikonun gerçekleşmesinden önce, gerekse sonra zarar sorumlusu ile yaptığı anlaşma ile sigortacının halefiyet haklarını ihlal ettiği takdirde, sigortacısına karşı sorumlu ve sigortacının yaptığı ödemeyi iade ile yükümlü olur. Sigortacı da rücu hakkını engelleyen sigortalısına rücu hakkını engellediği oran ve miktar bakımından müracaat edebilme olanağına sahiptir. Dairemizce sigorta ettirenin, sigorta bedelini sigortacıdan tahsil ettikten sonra zarar sorumlusuna aynı hasar için dava açmış olması hali dahi, TTK’nun 1301/2. maddesine göre bir ihlal sayılmaktadır (Işıl Ulaş, Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara 2010, s:215).
Somut uyuşmazlıkta da davacı ... şirketlerince dava dışı sigorta ettiren ... A.Ş.’ne zarar gören klima bedelinin ödendiği konusunda taraflar arasında bir çekişme yoktur. Aynı zamanda anılan klimanın satıcısı olan davalı şirketçe, kendi elemanlarının kusuru sonucu hasara uğrayan klimanın yenisinin, hiçbir ücret alınmadan değiştirildiği savunulmuş, bu konuda satım ve servis hizmetine dair faturalar sunulmuştur. Mahkemece anılan fatura tarihlerinin dava konusu sigorta bedelinin ödendiği tarihten sonraya isabet ettiği, kaldı ki ... A.Ş. anılan klimanın yenisini davalılardan almış olsa bile davalı şirketin klima bedelini sebepsiz zenginleşen ... A.Ş.’nden talep etmesi gerektiği kabul edilmiştir. Oysa yukarıda da açıklandığı gibi dava dışı sigorta ettiren ...
AŞ.’nin anılan klimayı bedelsiz olarak zarar sorumlusu bulunan davalı şirketten alması halinde, davacı ... şirketlerinin zarar sorumlusuna rücu hakkını engellemiş olacağından, sigortacılardan aldığı ödemeyi iade etmesi, davacı sigortacıların da ödedikleri klima bedelini ... AŞ.’nden rücuen talep etmesi gerekir. Dolayısıyla anılan hususlar işbu davada davalı tarafça savunma olarak da ileri sürülebilir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava dışı ... AŞ.’nin gerçekten de klimanın yenisini davalı şirketten bedelsiz olarak alıp almadığı araştırılarak, bu savunmanın doğru olduğunun anlaşılması halinde ödenen klima bedeli yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerektirmiştir.
4-Yukarıda açıklanan bozma neden ve sekline göre davalılar vekilinin mahkemece hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekili ile davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz taraflar yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin mahkemece hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026469000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz