Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6630 E. 2010/8403 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişiliğin ihyası↗ ihya davası↗ dava dilekçesinin tebliği↗ ödeme emri↗ ticaret sicilinden terkin↗ şirketin ihyası↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ anonim şirket↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ terkin↗ dahili dava↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davacının başlattığı icra takibi nedeniyle ödeme emrinin terkin nedeniyle tebliğ edilememesi sonrasında ihya davası açıldığı, anılan şirketin ihyası gerektiği sonucuna varılarak davanın kabulü ile Giysan A.Ş.'nin ihyasına, Ankara Ticaret Sicil Memurluğu' na bilgi verilmesine karar verilmiş, dahili davalılar vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 01.02.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacı bankaya borcu olduğu iddia edilen Tasfiye Halinde Giysan Giyim San.A.Ş.’nin ihyası istemine ilişkindir.
Ticaret Sicil Memurluğundan gönderilen Tasfiye Halinde Giysan Giyim San.A.Ş.’ne ait sicil dosyasından, 16.06.1997 tarihli genel kurulda adı geçen şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak da ...’nun tayin edilmesine, 21.09.1998 tarihli genel kurulda tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicilden terkinine karar verildiği, 21.09.1998 tarihinde de ticaret sicilinden terkin edildiği, mahkemece 10.05.2007 tarihli oturumda tasfiye memuru olarak davaya dahil edilmesi için davacı tarafa süre verilmesi üzerine davacı vekilince dava dilekçesinin tebliğ edildiği ... ve ...’nın şirketin tasfiye memuru olmayıp, tasfiye halindeki şirketin yönetim kurulu üyeleri olduğu anlaşılmaktadır.
Tüzel kişiliğin ihyası için, tasfiye kurulu ile ticaret siciline husumet yöneltilerek dava açılması gerekir. Dava konusu olayda da, anonim şirketin yeniden ihyası davası, davalı şirketin tasfiye memuruna ve ticaret siciline karşı açılmıştır.
Mahkemece ... ve ...’nın ihyası istenilen Tasfiye Halinde Giysan Giyim San.A.Ş.’nin tasfiye memuru olmadığı halde, davaya dahil ettirilip karar başlığında dahili davalı olarak gösterilerek, aleyhinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Husumet, temyiz incelemesi dahil yargılamanın tüm aşamaların re’sen nazara alınacak olması nedeniyle Dairemiz’in 01.02.2010 tarih ve 2009/15105 E, 2010/1026 K sayılı bozma kararının kaldırılarak, mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10546 E. 2014/1224 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, markaların benzer olduğu, seri marka izlenimi bulunduğu, «iltibas» tehlikesi içerdiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... ... kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2009/31563 kod numaralı "..." ibareli markanın tescilli olduğu 25. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8206 E. 2015/9281 K.
Ortak:ticaret sicili · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTüzel kişiliğin «ihyası» için, «tasfiye» kurulu ile «ticaret siciline» «husumet» yöneltilerek dava açılması gerekir.
Dava konusu olayda da, «anonim şirketin» yeniden «ihyası davası», davalı şirketin «tasfiye» memuruna ve «ticaret siciline» karşı açılmıştır.
Ticaret Sicil Memurluğundan gönderilen Tasfiye Halinde Giysan Giyim San.A.Ş.’ne ait sicil dosyasından, 16.06.1997 tarihli genel kurulda adı geçen şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak da ...’nun tayin edilmesine, 21.09.1998 tarihli genel kurulda tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicilden terkinine karar verildiği, 21.09.1998 tarihinde de «ticaret sicilinden terkin» edildiği, mahkemece 10.05.2007 tarihli oturumda tasfiye memuru olarak davaya «dahil» edilmesi için davacı tarafa süre verilmesi üzerine davacı vekilince dava «dilekçesinin tebliğ» edildiği ... ve ...’nın şirketin tasfiye memuru olmayıp, tasfiye halindeki şirketin «yönetim kurulu» üyeleri olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davacı ve davalı «tasfiye» memurunun temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memurunun sorumluluğu · yasal hasım · yargılama gideri
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9824 E. 2012/12941 K.
Ortak:ödeme emri
İncelediğiniz karardaMahkemece davacının başlattığı icra takibi nedeniyle «ödeme emrinin» «terkin» nedeniyle tebliğ edilememesi sonrasında «ihya davası» açıldığı, anılan «şirketin ihyası» gerektiği sonucuna varılarak davanın kabulü ile Giysan A.Ş.'nin ihyasına, Ankara Ticaret Sicil Memurluğu' na bilgi verilmesine karar verilmiş, «dahili» davalılar vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 01.02.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Benzer bu karardaŞti. vekili, «ihtiyati haciz» kararının «ödeme emrinin tebliğ» edildiği 31.01.2011 tarihinde öğrenildiğini, çeklerin «keşide yeri» olan Sinop ya da müvekkilinin ikametgahının bağlı olduğu Şişli mahkemelerinin yetkili olduğunu savunarak, «ihtiyati hacze itiraz» etmiştir.
Şti hakkındaki «ihtiyati haciz» kararının 18.01.2011 ve 26.01.2011 tarihinde uygulandığı, icra dosyasında da «ödeme emrinin» 27.01.2011 tarihinde tebliğ edildiği, 7 günlük yasal süre geçtikten sonra 04.02.2011 tarihinde itiraz edildiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Şti. vekili itirazında «ihtiyati haciz» kararını icra takibinde «ödeme emrinin tebliğ» edilmesi ile öğrendiklerini beyan etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşide yeri · ödeme emri tebliği · tebliğ tarihi · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · tebligat · haciz
Benzer bu karardaŞti. vekili, «ihtiyati haciz» kararının «ödeme emrinin tebliğ» edildiği 31.01.2011 tarihinde öğrenildiğini, çeklerin «keşide yeri» olan Sinop ya da müvekkilinin ikametgahının bağlı olduğu Şişli mahkemelerinin yetkili olduğunu savunarak, «ihtiyati hacze itiraz» etmiştir.
Şti. vekili itirazında «ihtiyati haciz» kararını icra takibinde «ödeme emrinin tebliğ» edilmesi ile öğrendiklerini beyan etmiştir.
İcra dosyasında «ödeme emrinin» mümeyyiz itiraz edene 27/01/2011 tarihinde tebliğ edildiğine ilişkin «tebligat» bulunsa da, tebligatın incelenmesinde ekinde «ihtiyati haciz» kararının olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, 17/01/2011 tarihli karar ile iddia ve dosyadaki belgelere göre, «ihtiyati haciz» isteminin kabulüne, borca yetecek miktar için ihtiyati haciz karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6630 E. , 2010/8403 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.11.2007 gün ve 2007/151-2007/489 sayılı kararı bozan Daire’nin 01.02.2010 gün ve 2009/15105-2010/1026 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankaya borçlu olan Giysan A.Ş.'ne gönderilen ödeme emrinin tebliğ edilemediğini, şirketin tebligata elverişli adresinin tespiti için İcra Müdürlüğünce yazılan yazıya davalı ... Sicil Memurluğunca verilen cevapta, diğer davalının tasfiye memuru olduğu, anılan şirketin tasfiye sonunda sicil kaydının silindiğinin bildirildiğini, şirketin borcu pasife kaydetmeden ve borcu ödenmeden tasfiyenin bitirildiğini, icra dosyasındaki işlemlerin devamı için şirketin ihyası gerektiğini ileri sürerek, terkin işleminin iptali ile şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sicil Memurluğu ve diğer davalı tasfiye memuru davaya yanıt vermemiştir.
Dahili davalılar ... ve ... vekili, müvekkillerinin tasfiye kurulu üyelerinden biri olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının başlattığı icra takibi nedeniyle ödeme emrinin terkin nedeniyle tebliğ edilememesi sonrasında ihya davası açıldığı, anılan şirketin ihyası gerektiği sonucuna varılarak davanın kabulü ile Giysan A.Ş.'nin ihyasına, Ankara Ticaret Sicil Memurluğu' na bilgi verilmesine karar verilmiş, dahili davalılar vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 01.02.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacı bankaya borcu olduğu iddia edilen Tasfiye Halinde Giysan Giyim San.A.Ş.’nin ihyası istemine ilişkindir.
Ticaret Sicil Memurluğundan gönderilen Tasfiye Halinde Giysan Giyim San.A.Ş.’ne ait sicil dosyasından, 16.06.1997 tarihli genel kurulda adı geçen şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak da ...’nun tayin edilmesine, 21.09.1998 tarihli genel kurulda tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicilden terkinine karar verildiği, 21.09.1998 tarihinde de ticaret sicilinden terkin edildiği, mahkemece 10.05.2007 tarihli oturumda tasfiye memuru olarak davaya dahil edilmesi için davacı tarafa süre verilmesi üzerine davacı vekilince dava dilekçesinin tebliğ edildiği ... ve ...’nın şirketin tasfiye memuru olmayıp, tasfiye halindeki şirketin yönetim kurulu üyeleri olduğu anlaşılmaktadır.
Tüzel kişiliğin ihyası için, tasfiye kurulu ile ticaret siciline husumet yöneltilerek dava açılması gerekir. Dava konusu olayda da, anonim şirketin yeniden ihyası davası, davalı şirketin tasfiye memuruna ve ticaret siciline karşı açılmıştır.
Mahkemece ... ve ...’nın ihyası istenilen Tasfiye Halinde Giysan Giyim San.A.Ş.’nin tasfiye memuru olmadığı halde, davaya dahil ettirilip karar başlığında dahili davalı olarak gösterilerek, aleyhinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Husumet, temyiz incelemesi dahil yargılamanın tüm aşamaların re’sen nazara alınacak olması nedeniyle Dairemiz’in 01.02.2010 tarih ve 2009/15105 E, 2010/1026 K sayılı bozma kararının kaldırılarak, mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz’in 01.02.2010 tarih ve 2009/15105 E, 2010/1026 K sayılı bozma kararının kaldırılarak mahkeme kararının değişik gerekçeyle BOZULMASINA, 15.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026455100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz