Sigorta muafiyeti bedeli tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2350 E. 2010/7866 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet↗ muafiyet↗ kusur↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çatmaya ilişkin olarak kesinleşen dava dosyasında alınan bilirkişi raporu gözönüne alındığında davalıya ait geminin bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya ait geminin davacıya ait tahlisiye botuna çarpmasından kaynaklanan ve sigorta muafiyet kapsamında kalan hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, işbu dosyada kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmamış, mahkemece davacının tekne sigortacısı olan o davadaki davacının halefiyet hükümlerine dayalı olarak işbu davadaki davalının da aralarında bulunduğu zarar sorumlularına karşı açmış olduğu o davada alınan bilirkişi raporundaki tespit ve görüşten yola çıkılarak dava konusu olayda davalıya ait geminin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, Dairemiz denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılan o davada mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda davalıya ait geminin % 10 kusurlu olduğunun belirlenmiş olması karşısında mahkemece yanılgılı değerlendirme ile o davada davalıya ait geminin kusursuz olduğunun belirlendiğinden söz edilerek dosya kapsamına uygun düşmeyen bu gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2732 E. 2015/7936 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın şirket ortağına açıldığı, sadece şirkete yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, davada şirket ortaklarına «husumet» düşmeyeceği gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK'nın 114, 115. maddeleri gereğince davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11497 E. 2010/13039 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · yönetim kurulu kararı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin ortağı olduğu, TTK.'nun 405/2 nci maddesi uyarınca şirkete vermiş olduğu sermayeyi isteyemeyeceği, «yönetim kurulu» üyesi olan diğer davalının «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı, ortaklığın kurulmasında bir etkisinin olmadığı, «husumet» düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Sigorta muafiyeti bedeli tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15200 E. 2011/4087 K.
Ortak:kusur · Sigorta muafiyeti bedeli tahsili
İncelediğiniz karardaDava, davalıya ait geminin davacıya ait tahlisiye botuna çarpmasından kaynaklanan ve sigorta «muafiyet» kapsamında kalan «hasar» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, işbu dosyada «kusura» ilişkin bilirkişi raporu alınmamış, mahkemece davacının tekne sigortacısı olan o davadaki davacının «halefiyet» hükümlerine dayalı olarak işbu davadaki davalının da aralarında bulunduğu zarar sorumlularına karşı açmış olduğu o davada alınan bilirkişi raporundaki tespit ve gö …
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacının taraf olarak yer almadığı ilk davada alınan bilirkişi raporundaki «kusura» ilişkin bilirkişi raporundaki belirlemenin davacıyı bağlayıp bağlamayacağının mahkemece bozmaya uyulduğunda değerlendirilecek olmasına göre, taraf vekillerinin HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2350 E. , 2010/7866 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 21.10.2008 tarih ve 2007/201-2008/323 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait yolcu gemisinin müvekkiline ait tahlisiye botuna denizcilik kurallarına aykırı seyri sonucu çarpmak suretiyle hasara uğrattığını, onarım giderlerinin 22.335 USD, olmasına rağmen tekne makine sigorta muafiyetinin 7.500 olduğunu ileri sürerek, şimdilik sigorta muafiyetine ilişkin bedelin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çatmaya ilişkin olarak kesinleşen dava dosyasında alınan bilirkişi raporu gözönüne alındığında davalıya ait geminin bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya ait geminin davacıya ait tahlisiye botuna çarpmasından kaynaklanan ve sigorta muafiyet kapsamında kalan hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, işbu dosyada kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmamış, mahkemece davacının tekne sigortacısı olan o davadaki davacının halefiyet hükümlerine dayalı olarak işbu davadaki davalının da aralarında bulunduğu zarar sorumlularına karşı açmış olduğu o davada alınan bilirkişi raporundaki tespit ve görüşten yola çıkılarak dava konusu olayda davalıya ait geminin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, Dairemiz denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılan o davada mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda davalıya ait geminin % 10 kusurlu olduğunun belirlenmiş olması karşısında mahkemece yanılgılı değerlendirme ile o davada davalıya ait geminin kusursuz olduğunun belirlendiğinden söz edilerek dosya kapsamına uygun düşmeyen bu gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026324800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz