Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13156 E. 2010/8303 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kollektif şirket↗ yemin deliline dayanma↗ yemin teklifi↗ keşif↗ yemin delili↗ muvazaa↗ yemin↗ iş bölümü↗ olumsuz oy↗ bono↗ ıslah↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna ve 17.01.2000 tarihli sözleşmeye göre, sözleşmede belirtilen 22 kalem makine ve teçhizatın taraflara ait olduğu, bunların bedelinin 319.710 YTL olduğu, 5 kalem teçhizatın yerinde bulunmadığı, davacıların bedelini istedikleri aracın satışını ... ve ...’un yapması nedeniyle hesaplamaya dahil edilmediği, davacıların %60 hissesine isabet eden makine bedelini, kira bedelini, tahsil edilen senet bedelini talepte hakkı bulunduğu gerekçesiyle, ıslah edilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, dava dışı kollektif şirketin ortaklarından olan tarafların, dava dışı iki ortağa hisselerinin devrine ve şirket mal varlığının (44 adet makine ve teçhizatların) yarısının (22 adedinin) hisseleri devreden taraflara bırakılmasına ve bu kısmın (22 adedinin) taraflar arasında (davacılara %30’ar, davalıya %40 olarak) paylaşımına yönelik sözleşmeye dayalı olarak; makine ve teçhizatın değerinin ve bunların kira bedelinin, ayrıca sözleşmede geçen bononun tahsili neticesinde sözleşme uyarınca kararlaştırılan kısmın ve sözleşmede geçen araçların satış bedelinden davacılara düşen bölümün tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı yan, dava konusu makine ve teçhizatların davacılardan ...’in davalıya verdiği vekaletnameye dayalı olarak dava dışı ... Ofset Ltd.Şti.’ne satıldığını, bu nedenle bunların bedelinin ve kira bedelinin istenemeyeceğini savunmuş ve bilirkişi raporuna bu yönde itiraz etmiş, ek raporda bu satışın muvazaalı olduğu sonucuna varılmış, ek rapora tekrar davalı yanca itiraz edilmiş, varılan bu sonucun doğru olmadığı savunulmuş, davacılar vekili de, 27.12.2007 tarihli dilekçede, vekaletnamede satış yetkisi bulunmadığını, kaldı ki satış bedelinin de davacılara ödenmediğini ileri sürmüş ise de, mahkemece savunmanın ve iddianın bu yönleri ve ek rapor değerlendirilip tartışılmamış, ek rapora itiraz üzerinde durulmamış, asıl raporun gerekçede özetinin yapılması ile yetinilmiş olup, hükmün makine ve teçhizatların değerinin ve kira bedelinin tahsili kalemleri yönünden eksik incelemeye dayalı olması nedeniyle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Bu iki işlem yönünden kabule göre ise, makine ve teçhizatların değeri ile kira bedeli konusunda bu makine ve teçhizatların yaşını, modelini, menşeini, yıpranma durumunu, bilen ilgili sektörden uzman bir bilirkişinin de bilirkişi kuruluna dahil edilmesi gerekirken, avukat ve mali müşavir bilirkişilerin oluşturduğu bilirkişi kurulunun değer ve kira bedeline ilişkin görüşünün hükme dayanak yapılması doğru olmadığı gibi, kira bedelinin davalının ve eşinin ortağı olduğu ... Ofset Ltd.Şti.’nde yapılan keşif ile varlığı saptanan 37 parça makine ve teçhizatın kira bedeli mi, yoksa davacılara sözleşmenin 2 nci maddesinde %30’ar olarak isabet eden makine ve teçhizatın kira bedeli mi olduğunu açıklamayan rapora itibar edilmesi de eksik incelemeye dayalıdır. Öte yandan, 22 parça makine ve teçhizatın toplam %60’ının davacılara, %40’ının davalıya ait olduğu sözleşmenin 2 nci maddesinde kararlaştırıldığı ve davacılar talebi de makine ve teçhizatın bedeli ve kira bedeli istemleri bakımından bu şekilde oluşturulduğu halde, davalının da ortağı olduğu işyerinde varlığı saptanan 37 parça makine ve teçhizatın değerinin %60’ının hüküm altına alınması da keza yine kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.
3- Tahsil edilen bono bedelinin %60’ının davacılara ödenmediği iddiasına karşılık davalı vekili, davacılara ödeme yapıldığını savunmuş ise de, bu savunmasını kanıtlayamamıştır. Davalı yan, yanıtta “tüm yasal delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan davalıya, davacılara yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp, gerektiğinde davacılara yemin eda ettirilmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Araçların satış bedelini davacıların hak etmediği sonucuna varıldığına göre, bu istek kaleminin reddi gerekirken, diğer 3 kalem için yapılan ıslah isteminin kabulü suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle, anılan bu istek kalemi hakkında hüküm fıkrasında olumlu ya da olumsuz bir karar tesis edilmemesi de doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3410 E. 2022/8744 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz kararda… n bedelinin 319.710 YTL olduğu, 5 kalem teçhizatın yerinde bulunmadığı, davacıların bedelini istedikleri aracın satışını ... ve ...’un yapması nedeniyle hesaplamaya «dahil» edilmediği, davacıların %60 hissesine isabet eden makine bedelini, kira bedelini, tahsil edilen senet bedelini talepte hakkı bulunduğu gerekçesiyle, «ıslah» edilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
4- Araçların satış bedelini davacıların hak etmediği sonucuna varıldığına göre, bu istek kaleminin reddi gerekirken, diğer 3 kalem için yapılan «ıslah» isteminin kabulü suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle, anılan bu istek kalemi hakkında hüküm fıkrasında olumlu ya da «olumsuz» bir karar tesis edilmemesi de doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… ucu bilirkişi raporları ile belirlenen Ertur şirketine ödenen 35.000.-TL, inşaat kalemleri için harcanan 22.000.-TL ve teçhizat bedeli olan 83.000.-TL'nin davalının «kusuru» oranında (%60) davalıdan talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ile «ıslah» edilen kısımda dikkate alınarak, Ertur şirketine devir bedeli olarak yapılan ödemeye ilişkin talep yönünden 21.000,00.-TL'nin 20.000.-TL'sinin dava tarihi olan 13/05/2005 tarihinden, 1.000.-TL'sinin ıslah tarihi olan 28/10/2008 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tüm taleplerin reddine, inşaat kalemlerine yapılan «masraf» ile ilgili talep yönünden 13.200,00 TL'nin dava tarihi olan 13/05/2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmes …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · ticari faiz · mahsup · dosya masrafı · kusur
Benzer bu kararda… ucu bilirkişi raporları ile belirlenen Ertur şirketine ödenen 35.000.-TL, inşaat kalemleri için harcanan 22.000.-TL ve teçhizat bedeli olan 83.000.-TL'nin davalının «kusuru» oranında (%60) davalıdan talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ile «ıslah» edilen kısımda dikkate alınarak, Ertur şirketine devir bedeli olarak yapılan ödemeye ilişkin talep yönünden 21.000,00.-TL'nin 20.000.-TL'sinin dava tarihi olan 13/05/2005 tarihinden, 1.000.-TL'sinin ıslah tarihi olan 28/10/2008 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tüm taleplerin reddine, inşaat kalemlerine yapılan «masraf» ile ilgili talep yönünden 13.200,00 TL'nin dava tarihi olan 13/05/2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmes …
… mizin 07.01.2020 tarihli bozma ilamı ile 30.000,00 TL davacı tarafından Ertur şirketine devir bedeli olarak yapılan ödeme ve 40.000,00 TL inşaat kalemlerine yapılan «masraflar» yönünden davalının temyiz itirazlarının reddedilmesiyle davacı taraf lehine bu miktarlar yönünden usuli «müktesep hak» doğmuş olup, mahkemece bozma ilamına uyularak verilen kararda bu kalemler yönünden de «kusur» indirimi yapılması usuli müktesep hakkın ihlaline sebep olacağından hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, makine ve teçhizat bedelinden «kusur» indirimi yapıldığı gibi davacı elinde kaldığı anlaşılan teçhizatın 2. el piyasa değerinin de «mahsup» edilmiş olmasına ve davacının bu kalemdeki talebinin 11.000,00 TL olmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6466 E. 2014/12372 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız kullanım bedeli · teslim tutanağı · maddi hata · protokol · yasal faiz · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada, davalının ödemeleri aksatması nedeniyle taraflar arasındaki «protokol» gereği davalının fabrika üzerinde haksız kullanımının başladığı, fabrikayı boşaltması ve kendisine protokol eki tutanakla «teslim» edilen makine ve teçhizatı bankaya teslim yükümlülüğün doğduğu, davaya konu fabrika binası ve 22/10/2012 tarihli «teslim tutanağından» belirtilen makina ve teçhizat dava tarihinden sonra teslim edildiğinden bunlar yönünden davanın konusunun kalmadığı, eksik teslim edilen makine ve teçhizatın davacıya teslimi gerektiği, birleşen davalar yönünden ise, hesaplanan «haksız kullanım bedellerinin» davalıdan tahsili gerektiği, belirlenen haksız kullanım bedellerinin tahakkuk dönemi sonu itibarıyla «yasal faiz» yürütülebileceği gerekçesiyle, asıl davada, teslim edilen fabrika, makine ve teçhizat yönünden konusu kalmayan davanın esasına dair karar «verilmesine yer olmadığına», eksik teslim edildiği anlaşılan makine ve teçhizatın davacıya teslimine, birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece, davacının talep ettiği faiz oranlarını geçmemek koşuluyla «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve karar başlığında birleşen davaların esas numaralarının hatalı yazılmasının «maddi hataya» müstenit olup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5219 E. 2010/11397 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cebri icra · temel ilişki · ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… lar kapsamında kalan marka ve patent hakları olduğu, Markalar Kanunu 19. maddesinde "marka sahibi, devir kısmı devir, birleşme, miras yolu ile intikal veya markanın «cebri icra» yoluyla satılması nedeniyle değişmişse, değişiklik sicile kaydedilir ve gazetede yayınlanır” hükmüne yer verildiği, bu haklara ilişkin devir ve devredilen hakların bedelinin ödenmemesi iddiasının bu konuda «ihtisas» mahkemesi olarak görev yapan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle taraflar arasındaki «temel ilişkinin» marka devrine ilişkin sözleşmeden kaynaklandığı, bu nedenle mahkemenin «görevli» olmayıp Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğuna, dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderil …
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile devrine karar verilen hakların fikri ve sınai haklar kapsamında kalan marka ve patent hakları olduğu, «temel ilişkinin» marka devrine ilişkin sözleşmeden kaynaklandığı gerekçesiyle Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş ise de taraflar arasındaki uyuşmazlık fikri ve sınai haklara ilişkin bulunmayıp sözleşmenin ek 8. maddesinde sayılan makine ve teçhizatın devir bedelinin kararlaştırılan şartlarda ödenmemesinden kaynaklandığının anlaşılmasına göre Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin «görev alanına» giren bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu durumda davaya konu uyuşmazlığın ticaret mahkemesinin görevinde olması nedeniyle yargılamaya devam olunması gerekirken yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | Tescil terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9695 E. 2012/4751 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iflas idaresi · vekalet ücreti takdiri · hukuki yarar · kâr payı · yetki · iflas · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaİflas İdaresi vekili olarak gözüken Av. ... (...)'nun «iflas idaresi» vekili olmadığı, İzmir İflas Müdürlüğü'nün 30.03.2009 tarihli «yetki» belgesine istinaden iflas idaresi «temsilcisi» olarak yargılamaya katıldığı anlaşılmakla, vekil sıfatı bulunmadığından, iflas idaresinin kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bahisle lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düz …
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı «iflas idaresi» «temsilcisinin» tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sermaye «payı» artırım alacağına ilişkin talebinin yerinde olmadığı, birleşen dava dosyası yönünden davacının dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle asıl dava bakımından davanın kısmen kabulüne, birleşen dava dosyası bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı İflas İdaresi «temsilcisi» temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13156 E. , 2010/8303 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Asliye 14.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 14.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.03.2008 tarih ve 2006/293-2008/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.07.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının davacıların oğlu olup, tarafların ve dava dışı ... ve ... ’ün ortağı olduğu dava dışı ... Kolektif Şirketi’nde bulunan hisselerinin 17.01.2000 tarihli sözleşme ile ... ve ...’e devredildiğini, şirket malvarlığının taksim edilip tarafların sulh olduklarını, sözleşme ekinde sayılan 22 kalem makinenin taraflara ait olduğunun kararlaştırılmasına rağmen, davalının 01.03.2000 tarihinden beri kendi işyerinde kullandığını, bu 22 makinenin %60’ının davacılara, %20’sinin davalıya ait olduğunu, davacılara düşen bölümün değerinin tahminen 80.000 YTL olduğunu, sözleşmenin 8 nci maddesinde yer alan kıstaslara göre 5 yıllık kira bedelinin tahmini olarak 54.000 DM ve tahmini 45.137 YTL olduğunu, davacı ...’in lehdarı olduğu 24.000 DM’ bedelli bononun borçlusu ...
’ten icra aracılığı ile tahsil edilen parayı davalının avukattan teslim almasına rağmen %60’ını davacılara ödemediğini, bunun TL karşılığının 12.300 YTL yaptığını, aracın satış bedeli olan 26.500 DM’nın tamamını davalının aldığını ve davacılara düşen 13.260 YTL’nın ödenmediğini, ihtarname ile davalıdan toplam 250.697 YTL talep edildiğini ileri sürerek şimdilik 20.000 YTL alacağın, ıslah ile 197.276,00 YTL daha alacağın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 2 nci maddesi uyarınca makinelerin tüm hissedarlar arasında paylaşıldığını ve hissedarlarca teslim alındığını, davacılardan ...’in lehdarı olduğu senet bedelinin davacılara ödediğini, aracı, malikleri olan ... ve ...’in sattığını, araçtan kendisine düşen hissenin dahi ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna ve 17.01.2000 tarihli sözleşmeye göre, sözleşmede belirtilen 22 kalem makine ve teçhizatın taraflara ait olduğu, bunların bedelinin 319.710 YTL olduğu, 5 kalem teçhizatın yerinde bulunmadığı, davacıların bedelini istedikleri aracın satışını ... ve ...’un yapması nedeniyle hesaplamaya dahil edilmediği, davacıların %60 hissesine isabet eden makine bedelini, kira bedelini, tahsil edilen senet bedelini talepte hakkı bulunduğu gerekçesiyle, ıslah edilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, dava dışı kollektif şirketin ortaklarından olan tarafların, dava dışı iki ortağa hisselerinin devrine ve şirket mal varlığının (44 adet makine ve teçhizatların) yarısının (22 adedinin) hisseleri devreden taraflara bırakılmasına ve bu kısmın (22 adedinin) taraflar arasında (davacılara %30’ar, davalıya %40 olarak) paylaşımına yönelik sözleşmeye dayalı olarak; makine ve teçhizatın değerinin ve bunların kira bedelinin, ayrıca sözleşmede geçen bononun tahsili neticesinde sözleşme uyarınca kararlaştırılan kısmın ve sözleşmede geçen araçların satış bedelinden davacılara düşen bölümün tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı yan, dava konusu makine ve teçhizatların davacılardan ...’in davalıya verdiği vekaletnameye dayalı olarak dava dışı ... Ofset Ltd.Şti.’ne satıldığını, bu nedenle bunların bedelinin ve kira bedelinin istenemeyeceğini savunmuş ve bilirkişi raporuna bu yönde itiraz etmiş, ek raporda bu satışın muvazaalı olduğu sonucuna varılmış, ek rapora tekrar davalı yanca itiraz edilmiş, varılan bu sonucun doğru olmadığı savunulmuş, davacılar vekili de, 27.12.2007 tarihli dilekçede, vekaletnamede satış yetkisi bulunmadığını, kaldı ki satış bedelinin de davacılara ödenmediğini ileri sürmüş ise de, mahkemece savunmanın ve iddianın bu yönleri ve ek rapor değerlendirilip tartışılmamış, ek rapora itiraz üzerinde durulmamış, asıl raporun gerekçede özetinin yapılması ile yetinilmiş olup, hükmün makine ve teçhizatların değerinin ve kira bedelinin tahsili kalemleri yönünden eksik incelemeye dayalı olması nedeniyle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Bu iki işlem yönünden kabule göre ise, makine ve teçhizatların değeri ile kira bedeli konusunda bu makine ve teçhizatların yaşını, modelini, menşeini, yıpranma durumunu, bilen ilgili sektörden uzman bir bilirkişinin de bilirkişi kuruluna dahil edilmesi gerekirken, avukat ve mali müşavir bilirkişilerin oluşturduğu bilirkişi kurulunun değer ve kira bedeline ilişkin görüşünün hükme dayanak yapılması doğru olmadığı gibi, kira bedelinin davalının ve eşinin ortağı olduğu ... Ofset Ltd.Şti.’nde yapılan keşif ile varlığı saptanan 37 parça makine ve teçhizatın kira bedeli mi, yoksa davacılara sözleşmenin 2 nci maddesinde %30’ar olarak isabet eden makine ve teçhizatın kira bedeli mi olduğunu açıklamayan rapora itibar edilmesi de eksik incelemeye dayalıdır.
Öte yandan, 22 parça makine ve teçhizatın toplam %60’ının davacılara, %40’ının davalıya ait olduğu sözleşmenin 2 nci maddesinde kararlaştırıldığı ve davacılar talebi de makine ve teçhizatın bedeli ve kira bedeli istemleri bakımından bu şekilde oluşturulduğu halde, davalının da ortağı olduğu işyerinde varlığı saptanan 37 parça makine ve teçhizatın değerinin %60’ının hüküm altına alınması da keza yine kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.
3- Tahsil edilen bono bedelinin %60’ının davacılara ödenmediği iddiasına karşılık davalı vekili, davacılara ödeme yapıldığını savunmuş ise de, bu savunmasını kanıtlayamamıştır. Davalı yan, yanıtta “tüm yasal delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan davalıya, davacılara yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp, gerektiğinde davacılara yemin eda ettirilmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Araçların satış bedelini davacıların hak etmediği sonucuna varıldığına göre, bu istek kaleminin reddi gerekirken, diğer 3 kalem için yapılan ıslah isteminin kabulü suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle, anılan bu istek kalemi hakkında hüküm fıkrasında olumlu ya da olumsuz bir karar tesis edilmemesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026306300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz