Ticaret unvanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2361 E. 2010/8213 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ taşıyan↗ zamanaşımı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 17.09.1996 tarihinde kurulduğu, davalı firmanın ise 29.05.1997 tarihinde kurulduğu, davacı firmanın vermiş olduğu hizmetlerin müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması, malların bir araya getirilmesi hizmetleri olduğu, davalı firmanın da aynı alanda iştigal ettiği, davacının “Esmed” ibaresini davalının markasının tescilinden önce, markanın fonksiyonlarını yerine getirecek şekilde kullandığını ispata yarar bir delil ibraz edemediği, dolayısı ile marka tescil belgesinin hükümsüzlüğünü talep edemeyeceği, davalı firmanın Esmed ticaret unvanını 1997 yılından beri kullandığı ve dosyada mevcut aynı sektöre ait Türkiye Tıp Kataloğunun 2000 yılındaki sayısında her iki firmanın isminin de aynı rehberde çıkmasına karşın bir itirazının olmadığı ve ticaret sicilinden ticaret unvanının silinmesi talebinin zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacının daha önceye dayalı ticaret unvanı tescilinden doğan üstün hakkı bulunsa da tarafların uzun yıllardan beri aynı konuda faaliyet göstermesi ve sağlık kuruluşlarına tıbbi ve kimyasal madde pazarlanması işiyle iştigal etmeleri karşısında davalının ticaret unvanın tescilinden 10 yıl sonra “ES-MED” ibaresinin silinmesi isteminin MK’nun 2.maddesine aykırı bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı tarafça, davalı adına tescilli marka tescil belgelerinin hükümsüzlüğüne de karar verilmesi talep edilmiştir. Davacı vekili müvekkili şirketin 17.01.1995 tarihinde ESMED ibaresini taşıyan ticaret unvanının sicile tescil edildiğini, davalı şirketin ise 29.05.1997 tarihinde kurulduğunu ve dava konusu marka tescillerinin 2003 ve 2005 yıllarında gerçekleştirildiğini, müvekkilinin önceye dayalı hakkı olduğunu ileri sürerek, 556 sayılı KHK’nin 8/5.maddesine dayanmıştır. Mahkemece, bu kapsamda değerlendirme yapılıp gerektiğinde ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi raporu alınarak davacının bu yöndeki talep ve ciddi itirazlarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken “davacının ESMED ibaresini markanın fonksiyonlarını yerine getirecek şekilde kullandığını ispata yarar delil ibraz edemediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2682 E. 2021/2306 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart
Benzer bu kararda… göre, davanın kısmen kabulü ile, 5.500,00 TL tazminatın 15/07/1997 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000 USD «cezai şartın» faiziyle davalı ...'den tahsiline, sair hususlarda daha önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararın davalı .. …
-
Ortaklar Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14645 E. 2017/528 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kabulü ile 08.05.2000 tarihli «ortaklar kurulu kararının iptaline», birleşen davada ise tasfiyeye ilişkin usulüne uygun olarak alınan 13.06.1997 tarihli kararın tescili isteminin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle, Ticaret Sicil Müdürlüğünün red işleminin iptaline dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10096 E. 2011/10912 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devrinin tescili · pay defterine tescil · limited şirket pay devri · pay devri · satış sözleşmesi · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · muvafakat
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının 24.01.1997 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile noterde 24 hissesini davalılara devrettiği, devir işlemine diğer ortakların «muvafakat» ettikleri, davalıların «pay devrinin tescil» ve «ilanı» için yükümlülüklerini yerine getirmeyi «taahhüt» ettikleri, noterlikçe pay devrine ilişkin düzenlenen «satış sözleşmesi» sırasında bütün ortakların bulunduğu gerekçesiyle, pay devrinin kanuna ve usule uygun olarak yapıldığının tespitine, devrin şirket «pay defterine tescili» ile ticaret sicilince «masrafı» davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ilanına karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketteki pay devrinin tescil» ve «ilanına» ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Patent tecavüzü - Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10308 E. 2018/5514 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece, TR 1997/01266 sayılı patent yönünden «menfi tespit» talebinin reddine ve davacının ürünlerinin davalıların diğer patentlerine tecavüz oluşturmadığının tespitine dair verilen karar, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2361 E. , 2010/8213 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.10.2008 tarih ve 2007/463-2008/491 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 17.01.1995 tarihinde kurulduğunu ve sağlık kuruluşlarına tıbbi ve kimyasal madde pazarladığını, müvekkili firmanın kurulduğu günden beri “Esmed” hizmet markası ile Türkiye genelinde tanınan bir şirket olduğunu, faaliyet konusu hizmetlerin 556 sayılı KHK'nin 24. maddesi ve uluslararası Nice Anlaşması hükümlerine göre yayınlanan Bik/TPE 2002/3 nolu marka tescil başvurularına ait mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğin 35. sınıfın 8. nci grubuna dahil hizmetler olduğunu, ESMED markası üzerindeki öncelik hakkının müvekkilinde olduğunu, ancak davalının ES-MED+şekil ibareli markayı 2003/11785 ve 2005/14010 numaralar ile adına tescil ettirdiğini, 556 sayılı KHK’nın 8/III ve 42/f maddeleri uyarınca davalı markasının terkininin istenebileceğini, müvekkili şirketin 1995 yılında, davalı firmanın ise 13.06.1997 tarihinde kurulduğunu, TTK’nun 47/2, 52,54,57/5.
maddeleri uyarınca davalının ticaret unvanında yer alan ESMED ibaresinin müvekkili ticaret unvanı ile iltibas yarattığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2003/11785 nolu ve 2005/14010 nolu şekil+ESMED ibareli markaların 35/8. sınıf yönünden hükümsüzlüğünü, davalının ticaret unvanındaki “ES-MED” ibaresinin silinmesine ve ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili firmanın tescilden yaklaşık 6-7 yıl önce Esmed ibaresini kullanmaya başladığını, 2003 yılında ilk marka tescil belgesini aldığını, her iki firmanın da sektörde 10 yıldan fazla süredir faaliyet gösterdiğini, davalının bu güne kadar ses çıkartmadığını, davacının aradan çok uzun zaman geçtikten sonra bu davayı açmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, talebin MK'nun 2. maddesine göre zamanaşımına uğradığını, 2005 yılında müvekkilinin markasından haber olduğunu ancak sessiz kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 17.09.1996 tarihinde kurulduğu, davalı firmanın ise 29.05.1997 tarihinde kurulduğu, davacı firmanın vermiş olduğu hizmetlerin müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması, malların bir araya getirilmesi hizmetleri olduğu, davalı firmanın da aynı alanda iştigal ettiği, davacının “Esmed” ibaresini davalının markasının tescilinden önce, markanın fonksiyonlarını yerine getirecek şekilde kullandığını ispata yarar bir delil ibraz edemediği, dolayısı ile marka tescil belgesinin hükümsüzlüğünü talep edemeyeceği, davalı firmanın Esmed ticaret unvanını 1997 yılından beri kullandığı ve dosyada mevcut aynı sektöre ait Türkiye Tıp Kataloğunun 2000 yılındaki sayısında her iki firmanın isminin de aynı rehberde çıkmasına karşın bir itirazının olmadığı ve ticaret sicilinden ticaret unvanının silinmesi talebinin zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacının daha önceye dayalı ticaret unvanı tescilinden doğan üstün hakkı bulunsa da tarafların uzun yıllardan beri aynı konuda faaliyet göstermesi ve sağlık kuruluşlarına tıbbi ve kimyasal madde pazarlanması işiyle iştigal etmeleri karşısında davalının ticaret unvanın tescilinden 10 yıl sonra “ES-MED” ibaresinin silinmesi isteminin MK’nun 2.maddesine aykırı bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı tarafça, davalı adına tescilli marka tescil belgelerinin hükümsüzlüğüne de karar verilmesi talep edilmiştir. Davacı vekili müvekkili şirketin 17.01.1995 tarihinde ESMED ibaresini taşıyan ticaret unvanının sicile tescil edildiğini, davalı şirketin ise 29.05.1997 tarihinde kurulduğunu ve dava konusu marka tescillerinin 2003 ve 2005 yıllarında gerçekleştirildiğini, müvekkilinin önceye dayalı hakkı olduğunu ileri sürerek, 556 sayılı KHK’nin 8/5.maddesine dayanmıştır. Mahkemece, bu kapsamda değerlendirme yapılıp gerektiğinde ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi raporu alınarak davacının bu yöndeki talep ve ciddi itirazlarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken “davacının ESMED ibaresini markanın fonksiyonlarını yerine getirecek şekilde kullandığını ispata yarar delil ibraz edemediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026244400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz