Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2325 E. 2010/8286 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aranacak borç↗ özel yetki↗ yetki sözleşmesi↗ yerleşim yeri↗ lehdar↗ kıymetli evrak↗ yetki itirazı↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ yetki↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece,iddia,savunma ve dosya kapsamına göre, kambiyo senetlerinden doğan alacakların aranacak borçlar olması sebebiyle BK 73/1 maddesinin uygulanamayacağı,dava dilekçesinde davalının yerleşim yerinin Konya olduğu,her ne kadar bonoda ihtilaf halinde Kırıkkale Mahkemelerinin yetkisi kabul edilmiş ise de bu özel yetkinin dava dışı senet keşidecisi ile davalı senet lehdarı arasında kararlaştırıldığı gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, dosyanın istek halinde yetkili Konya Nöbetçi Asliye (Ticaret) Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı,davacı vekili temyiz etmiştir.
Bono borçlusu ve alacaklısının aralarında senetle ilgili olarak ihtilaf çıktığı takdirde,bu ihtilafı çözümlemesi için başvuracakları mahkemeyi önceden tayin etmeleri ve bunu senette göstermeleri mümkündür. Bonoya dercedilen yetki sözleşmesi,bu bonoya ciroyla alan hamilleri de bağlar. Ancak, hamiller, bonoya yazmak suretiyle bu yetkiyi kabul etmeyebilirler (Bkz.Prof.Dr.Fırat Öztan,Kıymetli Evrak Hukuku,2. Bası,sayfa 1001).
Somut olayda, mahkemece kabul edildiği üzere bonoya Kırıkkale Mahkemelerinin yetkili olduğu hususu dercedilmiştir.Bonoda Kırıkkale Mahkemelerinin yetkisi düzenlendiğine göre, bu kayıt davacı hamil yönünden de geçerli olduğundan mahkemece yetki itirazının reddine karar vermek gerekirken,yazılı gerekçelerle yetki itirazının kabulüne karar verilmesi doğru olmamış,bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9319 E. 2011/2344 K.
Ortak:yetki sözleşmesi · yetki itirazı · hamil · bono · yetki · yetki/yetkisizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda, mahkemece kabul edildiği üzere «bonoya» Kırıkkale Mahkemelerinin yetkili olduğu hususu dercedilmiştir.Bonoda Kırıkkale Mahkemelerinin yetkisi düzenlendiğine göre, bu kayıt davacı «hamil» yönünden de geçerli olduğundan mahkemece «yetki itirazının» reddine karar vermek gerekirken,yazılı gerekçelerle yetki itirazının kabulüne karar verilmesi doğru olmamış,bozmayı gerektirmiştir.
Bonoya dercedilen «yetki sözleşmesi»,bu «bonoya» ciroyla alan hamilleri de bağlar.
Mahkemece,iddia,savunma ve dosya kapsamına göre, kambiyo senetlerinden doğan alacakların «aranacak borçlar» olması sebebiyle BK 73/1 maddesinin uygulanamayacağı,dava dilekçesinde davalının «yerleşim yerinin» Konya olduğu,her ne kadar «bonoda» ihtilaf halinde Kırıkkale Mahkemelerinin yetkisi kabul edilmiş ise de bu «özel yetkinin» dava dışı senet «keşidecisi» ile davalı senet «lehdarı» arasında kararlaştırıldığı gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, dosyanın istek halinde yetkili Konya Nöbetçi Asliye (Ticaret) Mahkemesine gönderi …
Benzer bu karardaBonoya dercedilen «yetki sözleşmesi», bu «bonoya» ciroyla alan hamilleride bağlar.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava dilekçesinde davalının adresinin Zeytinburnu olarak belirtildiği, mahkemenin «yetkisinin» bulunmadığı gerekçesiyle «yetki itirazının» kabulüne, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Ancak, «hamiller», «bonoya» yazmak suretiyle bu yetkiyi kabul etmeyebilirler. (Bkz.Prof.Dr.Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava dilekçesinde davalının adresinin Zeytinburnu olarak belirtildiği, mahkemenin «yetkisinin» bulunmadığı gerekçesiyle «yetki itirazının» kabulüne, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18302 E. 2013/1824 K.
Ortak:hamil · bono · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaSomut olayda, mahkemece kabul edildiği üzere «bonoya» Kırıkkale Mahkemelerinin yetkili olduğu hususu dercedilmiştir.Bonoda Kırıkkale Mahkemelerinin yetkisi düzenlendiğine göre, bu kayıt davacı «hamil» yönünden de geçerli olduğundan mahkemece «yetki itirazının» reddine karar vermek gerekirken,yazılı gerekçelerle yetki itirazının kabulüne karar verilmesi doğru olmamış,bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece,iddia,savunma ve dosya kapsamına göre, kambiyo senetlerinden doğan alacakların «aranacak borçlar» olması sebebiyle BK 73/1 maddesinin uygulanamayacağı,dava dilekçesinde davalının «yerleşim yerinin» Konya olduğu,her ne kadar «bonoda» ihtilaf halinde Kırıkkale Mahkemelerinin yetkisi kabul edilmiş ise de bu «özel yetkinin» dava dışı senet «keşidecisi» ile davalı senet «lehdarı» arasında kararlaştırıldığı gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, dosyanın istek halinde yetkili Konya Nöbetçi Asliye (Ticaret) Mahkemesine gönderi …
Bonoya dercedilen «yetki sözleşmesi»,bu «bonoya» ciroyla alan hamilleri de bağlar.
Benzer bu karardaMahkemeleri'nin yetkili olduğunun dercedildiği, bonodaki «yetki kaydının» «hamil» yönünden de geçerli olduğu gerekçesiyle, davanın «yetkisizlik» nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın ...
Mahkemeleri'nin yetkili olduğunun dercedilmesi nedeniyle ve bu «yetki kaydının» «hamil» yönünden de bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmiş ise de istek netice itibariyle «çekişmesiz yargı işi» olmakla HMK'nın 384. maddesi uyarınca bu tür davaların talepte bulunan kişinin oturduğu yer mahkemesinde de görülebileceğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, «bonoya» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki kaydı · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · hasımsız dava · kambiyo senedi · zayi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaİstem, «kambiyo senedinin» «zayi nedeniyle iptali» istemine ilişkin olup, dava «hasımsız» olarak görülmektedir.
Mahkemeleri'nin yetkili olduğunun dercedilmesi nedeniyle ve bu «yetki kaydının» «hamil» yönünden de bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmiş ise de istek netice itibariyle «çekişmesiz yargı işi» olmakla HMK'nın 384. maddesi uyarınca bu tür davaların talepte bulunan kişinin oturduğu yer mahkemesinde de görülebileceğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemeleri'nin yetkili olduğunun dercedildiği, bonodaki «yetki kaydının» «hamil» yönünden de geçerli olduğu gerekçesiyle, davanın «yetkisizlik» nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13221 E. 2012/4222 K.
Ortak:hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaMahkemece,iddia,savunma ve dosya kapsamına göre, kambiyo senetlerinden doğan alacakların «aranacak borçlar» olması sebebiyle BK 73/1 maddesinin uygulanamayacağı,dava dilekçesinde davalının «yerleşim yerinin» Konya olduğu,her ne kadar «bonoda» ihtilaf halinde Kırıkkale Mahkemelerinin yetkisi kabul edilmiş ise de bu «özel yetkinin» dava dışı senet «keşidecisi» ile davalı senet «lehdarı» arasında kararlaştırıldığı gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, dosyanın istek halinde yetkili Konya Nöbetçi Asliye (Ticaret) Mahkemesine gönderi …
Ancak, «hamiller», «bonoya» yazmak suretiyle bu yetkiyi kabul etmeyebilirler (Bkz.Prof.Dr.Fırat Öztan,Kıymetli Evrak Hukuku,2.
Somut olayda, mahkemece kabul edildiği üzere «bonoya» Kırıkkale Mahkemelerinin yetkili olduğu hususu dercedilmiştir.Bonoda Kırıkkale Mahkemelerinin yetkisi düzenlendiğine göre, bu kayıt davacı «hamil» yönünden de geçerli olduğundan mahkemece «yetki itirazının» reddine karar vermek gerekirken,yazılı gerekçelerle yetki itirazının kabulüne karar verilmesi doğru olmamış,bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava, «keşideci» tarafından «mükerrer» olarak ödenen «çek» bedelinin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Davacı tarafından keşide edilen «çek» hakkında davalının «zayi nedeniyle çek iptali davası» açtığı, bu davada verilen iptal kararı üzerine çek bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, bu ödemeden sonra iptale konu «çek hamilinin» de davacıdan ödeme talebinde bulunduğu ve davacının bu kişiye de ödeme yaptığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
İyiniyetle ödeme yapmış olan borçlu artık senedi «ibraz» eden «hamile» ödeme yapmak mecburiyetinde değildir. (Prof.Dr.Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku 2.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödemeden men kararı · zayi nedeniyle çek iptali · çek hamili · çek iptali davası · çek iptali · mükerrerlik · iyiniyet · ticari faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sorumluluğunun söz konusu çeki çaldırmakla başladığı, her ne kadar «çek iptali» için mahkemeye müracaat edilmiş ve «ödemeden men» kararı alınmış ise de, bunun muhatap bankaya bildirilmediği, davalının çeki ciroyla aldığı kişi dışında bir kişi tarafından çekin bankaya «ibraz» edildiğini öğrendiğinde bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunması gerekirken bunu da yapmadığı, bu durumda çeki çaldıran davalının çek bedelinin «mükerrer» ödenmesinden dolayı sorumlu bulunduğu, davalının sorumluluğunun tahsil ettiği çek bedeli ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.500 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı tarafından keşide edilen «çek» hakkında davalının «zayi nedeniyle çek iptali davası» açtığı, bu davada verilen iptal kararı üzerine çek bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, bu ödemeden sonra iptale konu «çek hamilinin» de davacıdan ödeme talebinde bulunduğu ve davacının bu kişiye de ödeme yaptığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bası s.274 vd.) Somut olayda, davacı da «iyiniyetli» olarak «çek iptali» davasının davacısı olan davalıya ödeme yapmış olduğundan yapılan bu ödemede yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi artık davacının hakkında icra takibi başlatan iptal edilmiş senedin «hamiline» ödeme yapmak zorunluluğu da bulunmamaktadır.
Dava, «keşideci» tarafından «mükerrer» olarak ödenen «çek» bedelinin «istirdadı» istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15365 E. 2012/5746 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi · hukuki yarar · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, çekin «zamanaşımına» uğradığı ve iptalinin talep edilmesinde davacının «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, işin mahiyeti icabı bir senedin iptaline karar verebilmek için, senedi «zayi» eden şahsın, yani iptal talebinde bulunan davacının, senette mündemiç hakkının ortadan kalkmamış olması gerekir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerin TTK'nun 726. maddesinde belirtilen 6 aylık yasal süre geçtiğinden «zamanaşımına» uğradığı, davacının çeklerin iptalini talep etmesinde «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesi ile tensiben davanın reddine karar verilmiştir.
Senetteki hakkın «zamanaşımına» uğramış bulunması iptal kararı verilmesini engellemez. ( Prof.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8211 E. 2012/600 K.
Ortak:kıymetli evrak
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, çekin 04.02.2009 tarihinde bankaya «ibraz» edildiği ve aynı tarihte karşılıksız kaşesinin vurulduğu, bu tarihten dava tarihi olan 30.10.2009 tarihine kadar 6 aylık «zamanaşımı» süresinin dolduğu, çekin «kıymetli evrak» niteliğini yitirdiğinden TTK'nun ilgili hükümlerine göre iptalinin istenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, çekin «zamanaşımı» nedeniyle «kıymetli evrak» niteliğini yitirdiği ve TTK’nun ilgili hükümleri nedeniyle iptali istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, işin mahiyeti icabı bir senedin iptaline karar verebilmek için, senedi «zayi» eden şahsın, yani iptal talebinde bulunan davacının, senette mündemiç hakkının ortadan kalkmamış olması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, çekin 04.02.2009 tarihinde bankaya «ibraz» edildiği ve aynı tarihte karşılıksız kaşesinin vurulduğu, bu tarihten dava tarihi olan 30.10.2009 tarihine kadar 6 aylık «zamanaşımı» süresinin dolduğu, çekin «kıymetli evrak» niteliğini yitirdiğinden TTK'nun ilgili hükümlerine göre iptalinin istenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, çekin «zamanaşımı» nedeniyle «kıymetli evrak» niteliğini yitirdiği ve TTK’nun ilgili hükümleri nedeniyle iptali istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, işin mahiyeti icabı bir senedin iptaline karar verebilmek için, senedi «zayi» eden şahsın, yani iptal talebinde bulunan davacının, senette mündemiç hakkının ortadan kalkmamış olması gerekir.
Senetteki hakkın «zamanaşımına» uğramış bulunması iptal kararı verilmesini engellemez.(Prof.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2325 E. , 2010/8286 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.10.2008 tarih ve 2008/197-2008/265 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu bono bedelinin vadesinde ödenmediğini, lehdar ve keşideci hakkında icra takibinde bulunulduğunu,lehdar davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek 250.000 YTL’nın temerrüt tarihinden itibaren davalıdan ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,HUMK 9 madde gereğince davanın müvekkilinin ikametgahı mahkemesi olan Konya’da açılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,iddia,savunma ve dosya kapsamına göre, kambiyo senetlerinden doğan alacakların aranacak borçlar olması sebebiyle BK 73/1 maddesinin uygulanamayacağı,dava dilekçesinde davalının yerleşim yerinin Konya olduğu,her ne kadar bonoda ihtilaf halinde Kırıkkale Mahkemelerinin yetkisi kabul edilmiş ise de bu özel yetkinin dava dışı senet keşidecisi ile davalı senet lehdarı arasında kararlaştırıldığı gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, dosyanın istek halinde yetkili Konya Nöbetçi Asliye (Ticaret) Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı,davacı vekili temyiz etmiştir.
Bono borçlusu ve alacaklısının aralarında senetle ilgili olarak ihtilaf çıktığı takdirde,bu ihtilafı çözümlemesi için başvuracakları mahkemeyi önceden tayin etmeleri ve bunu senette göstermeleri mümkündür. Bonoya dercedilen yetki sözleşmesi,bu bonoya ciroyla alan hamilleri de bağlar. Ancak, hamiller, bonoya yazmak suretiyle bu yetkiyi kabul etmeyebilirler (Bkz.Prof.Dr.Fırat Öztan,Kıymetli Evrak Hukuku,2. Bası,sayfa 1001).
Somut olayda, mahkemece kabul edildiği üzere bonoya Kırıkkale Mahkemelerinin yetkili olduğu hususu dercedilmiştir.Bonoda Kırıkkale Mahkemelerinin yetkisi düzenlendiğine göre, bu kayıt davacı hamil yönünden de geçerli olduğundan mahkemece yetki itirazının reddine karar vermek gerekirken,yazılı gerekçelerle yetki itirazının kabulüne karar verilmesi doğru olmamış,bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026095700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz