Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13221 E. 2012/4222 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymetli evrak iptali↗ ödemeden men kararı↗ zayi nedeniyle çek iptali↗ çek hamili↗ çek iptali davası↗ kıymetli evrak↗ çek iptali↗ mükerrerlik↗ iyiniyet↗ ticari faiz↗ zayi↗ hamil↗ keşideci↗ iptal davası↗ uyuşmazlık konusu↗ istirdat↗ çek↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sorumluluğunun söz konusu çeki çaldırmakla başladığı, her ne kadar çek iptali için mahkemeye müracaat edilmiş ve ödemeden men kararı alınmış ise de, bunun muhatap bankaya bildirilmediği, davalının çeki ciroyla aldığı kişi dışında bir kişi tarafından çekin bankaya ibraz edildiğini öğrendiğinde bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunması gerekirken bunu da yapmadığı, bu durumda çeki çaldıran davalının çek bedelinin mükerrer ödenmesinden dolayı sorumlu bulunduğu, davalının sorumluluğunun tahsil ettiği çek bedeli ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.500 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, keşideci tarafından mükerrer olarak ödenen çek bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. Davacı tarafından keşide edilen çek hakkında davalının zayi nedeniyle çek iptali davası açtığı, bu davada verilen iptal kararı üzerine çek bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, bu ödemeden sonra iptale konu çek hamilinin de davacıdan ödeme talebinde bulunduğu ve davacının bu kişiye de ödeme yaptığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, mahkemenin çek iptali kararı üzerine davacı tarafından bu iptal davasının davacısı olan davalıya yapılan ilk ödemenin yasal dayanağının bulunup bulunmadığı ve bu ödemenin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Kıymetli evrakın iptali kararının sonuçlarından birisi davacının hak sahipliğinin borçluya karşı gösterilmesi, başka bir deyişle hak sahibinin teşhisine imkan vermesidir. İptal kararını almış şahıs, iptal edilmiş senette mündemiç hakları dermeyan edebilir ve borçlu da kendisine ödemede bulunarak borcundan kurtulabilir. İyiniyetle ödeme yapmış olan borçlu artık senedi ibraz eden hamile ödeme yapmak mecburiyetinde değildir. (Prof.Dr.Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku 2. Bası s.274 vd.) Somut olayda, davacı da iyiniyetli olarak çek iptali davasının davacısı olan davalıya ödeme yapmış olduğundan yapılan bu ödemede yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi artık davacının hakkında icra takibi başlatan iptal edilmiş senedin hamiline ödeme yapmak zorunluluğu da bulunmamaktadır. Buna rağmen ödeme yapmış olan davacının, ödediği bu bedeli davalıdan istemesine yasal imkan bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15365 E. 2012/5746 K.
Ortak:zayi
İncelediğiniz karardaDavacı tarafından keşide edilen «çek» hakkında davalının «zayi nedeniyle çek iptali davası» açtığı, bu davada verilen iptal kararı üzerine çek bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, bu ödemeden sonra iptale konu «çek hamilinin» de davacıdan ödeme talebinde bulunduğu ve davacının bu kişiye de ödeme yaptığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, çekin «zamanaşımına» uğradığı ve iptalinin talep edilmesinde davacının «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, işin mahiyeti icabı bir senedin iptaline karar verebilmek için, senedi «zayi» eden şahsın, yani iptal talebinde bulunan davacının, senette mündemiç hakkının ortadan kalkmamış olması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerin TTK'nun 726. maddesinde belirtilen 6 aylık yasal süre geçtiğinden «zamanaşımına» uğradığı, davacının çeklerin iptalini talep etmesinde «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesi ile tensiben davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, çekin «zamanaşımına» uğradığı ve iptalinin talep edilmesinde davacının «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, işin mahiyeti icabı bir senedin iptaline karar verebilmek için, senedi «zayi» eden şahsın, yani iptal talebinde bulunan davacının, senette mündemiç hakkının ortadan kalkmamış olması gerekir.
Senetteki hakkın «zamanaşımına» uğramış bulunması iptal kararı verilmesini engellemez. ( Prof.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8211 E. 2012/600 K.
Ortak:kıymetli evrak · zayi · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sorumluluğunun söz konusu çeki çaldırmakla başladığı, her ne kadar «çek iptali» için mahkemeye müracaat edilmiş ve «ödemeden men» kararı alınmış ise de, bunun muhatap bankaya bildirilmediği, davalının çeki ciroyla aldığı kişi dışında bir kişi tarafından çekin bankaya «ibraz» edildiğini öğrendiğinde bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunması gerekirken bunu da yapmadığı, bu durumda çeki çaldıran davalının çek bedelinin «mükerrer» ödenmesinden dolayı sorumlu bulunduğu, davalının sorumluluğunun tahsil ettiği çek bedeli ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.500 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı tarafından keşide edilen «çek» hakkında davalının «zayi nedeniyle çek iptali davası» açtığı, bu davada verilen iptal kararı üzerine çek bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, bu ödemeden sonra iptale konu «çek hamilinin» de davacıdan ödeme talebinde bulunduğu ve davacının bu kişiye de ödeme yaptığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
İyiniyetle ödeme yapmış olan borçlu artık senedi «ibraz» eden «hamile» ödeme yapmak mecburiyetinde değildir. (Prof.Dr.Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku 2.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, çekin 04.02.2009 tarihinde bankaya «ibraz» edildiği ve aynı tarihte karşılıksız kaşesinin vurulduğu, bu tarihten dava tarihi olan 30.10.2009 tarihine kadar 6 aylık «zamanaşımı» süresinin dolduğu, çekin «kıymetli evrak» niteliğini yitirdiğinden TTK'nun ilgili hükümlerine göre iptalinin istenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, çekin «zamanaşımı» nedeniyle «kıymetli evrak» niteliğini yitirdiği ve TTK’nun ilgili hükümleri nedeniyle iptali istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, işin mahiyeti icabı bir senedin iptaline karar verebilmek için, senedi «zayi» eden şahsın, yani iptal talebinde bulunan davacının, senette mündemiç hakkının ortadan kalkmamış olması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, çekin 04.02.2009 tarihinde bankaya «ibraz» edildiği ve aynı tarihte karşılıksız kaşesinin vurulduğu, bu tarihten dava tarihi olan 30.10.2009 tarihine kadar 6 aylık «zamanaşımı» süresinin dolduğu, çekin «kıymetli evrak» niteliğini yitirdiğinden TTK'nun ilgili hükümlerine göre iptalinin istenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, çekin «zamanaşımı» nedeniyle «kıymetli evrak» niteliğini yitirdiği ve TTK’nun ilgili hükümleri nedeniyle iptali istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, işin mahiyeti icabı bir senedin iptaline karar verebilmek için, senedi «zayi» eden şahsın, yani iptal talebinde bulunan davacının, senette mündemiç hakkının ortadan kalkmamış olması gerekir.
Senetteki hakkın «zamanaşımına» uğramış bulunması iptal kararı verilmesini engellemez.(Prof.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12638 E. 2018/4213 K.
Ortak:kıymetli evrak iptali · zayi nedeniyle çek iptali · kıymetli evrak · çek iptali · zayi · çek
İncelediğiniz karardaDavacı tarafından keşide edilen «çek» hakkında davalının «zayi nedeniyle çek iptali davası» açtığı, bu davada verilen iptal kararı üzerine çek bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, bu ödemeden sonra iptale konu «çek hamilinin» de davacıdan ödeme talebinde bulunduğu ve davacının bu kişiye de ödeme yaptığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sorumluluğunun söz konusu çeki çaldırmakla başladığı, her ne kadar «çek iptali» için mahkemeye müracaat edilmiş ve «ödemeden men» kararı alınmış ise de, bunun muhatap bankaya bildirilmediği, davalının çeki ciroyla aldığı kişi dışında bir kişi tarafından çekin bankaya «ibraz» edildiğini öğrendiğinde bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunması gerekirken bunu da yapmadığı, bu durumda çeki çaldıran davalının çek bedelinin «mükerrer» ödenmesinden dolayı sorumlu bulunduğu, davalının sorumluluğunun tahsil ettiği çek bedeli ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.500 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, mahkemenin «çek iptali» kararı üzerine davacı tarafından bu iptal davasının davacısı olan davalıya yapılan ilk ödemenin yasal dayanağının bulunup bulunmadığı ve bu ödemenin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, iptali istenen çekin «zamanaşımına» uğradığı ve «kambiyo senedi vasfını» yitirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zayi nedeniyle «kıymetli evrakın iptalini» isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir.
Oysa, 6762 sayılı TTK'nın 563. maddesinde senet üzerinde hak sahibi olan kişinin, «zayi» olması halinde senedin iptalini mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senedi vasfı · keşide tarihi · kambiyo senedi · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; iptali talep olunan çekin «keşide tarihinin» 31/07/2009 olduğu, bu hali ile çekin «zamanaşıma» uğradığı ve «kambiyo senedi vasfını» yitirmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, iptali istenen çekin «zamanaşımına» uğradığı ve «kambiyo senedi vasfını» yitirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bununla birlikte senetteki hakkın «zamanaşımına» uğramış olması iptal kararı verilmesine engel değildir. (Prof.
Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 1997, s.270) O halde mahkemece, iptali istenen çekin, «zamanaşımına» uğramış olmasının başlı başına çekin iptal edilmesini engellemeyeceği gözetilerek iptal için diğer şartların bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1924 E. 2012/7801 K.
Ortak:kıymetli evrak iptali · zayi nedeniyle çek iptali · kıymetli evrak · çek iptali · zayi · çek
İncelediğiniz karardaDavacı tarafından keşide edilen «çek» hakkında davalının «zayi nedeniyle çek iptali davası» açtığı, bu davada verilen iptal kararı üzerine çek bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, bu ödemeden sonra iptale konu «çek hamilinin» de davacıdan ödeme talebinde bulunduğu ve davacının bu kişiye de ödeme yaptığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sorumluluğunun söz konusu çeki çaldırmakla başladığı, her ne kadar «çek iptali» için mahkemeye müracaat edilmiş ve «ödemeden men» kararı alınmış ise de, bunun muhatap bankaya bildirilmediği, davalının çeki ciroyla aldığı kişi dışında bir kişi tarafından çekin bankaya «ibraz» edildiğini öğrendiğinde bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunması gerekirken bunu da yapmadığı, bu durumda çeki çaldıran davalının çek bedelinin «mükerrer» ödenmesinden dolayı sorumlu bulunduğu, davalının sorumluluğunun tahsil ettiği çek bedeli ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.500 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, mahkemenin «çek iptali» kararı üzerine davacı tarafından bu iptal davasının davacısı olan davalıya yapılan ilk ödemenin yasal dayanağının bulunup bulunmadığı ve bu ödemenin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere mahkemece, iptali istenen çeklerin «zamanaşımına» uğradıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zayi nedeniyle «kıymetli evrakın iptalini» isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir.
TTK'nun 563. maddesinde senet üzerinde hak sahibi olan kişinin, «zayi» olması halinde senedin iptalini mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senedi vasfı · kambiyo senedi · eş rızası · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın, «rızası» dışında elinden çıkan ve keşide tarihleri 12.10.2001 ile 15.11.2006 arasında olan 17 adet çekin iptalini istediği, iptali istenen çeklerin «zamanaşımına» uğradıkları ve «kambiyo senedi vasfını» yitirdikleri, bu çekler nedeniyle kambiyo hukukundan doğan hakların kullanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere mahkemece, iptali istenen çeklerin «zamanaşımına» uğradıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bununla birlikte senetteki hakkın «zamanaşımına» uğramış olması iptal kararı verilmesine engel değildir. (Prof.
Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 1997, s.270) O halde mahkemece, iptali istenen çeklerin «zamanaşımına» uğramış olmalarının başlı başına iptal edilmelerini engellemeyeceği gözetilerek iptal için diğer şartlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9105 E. 2016/3911 K.
Ortak:kıymetli evrak iptali · zayi nedeniyle çek iptali · kıymetli evrak · çek iptali · zayi · çek
İncelediğiniz karardaDavacı tarafından keşide edilen «çek» hakkında davalının «zayi nedeniyle çek iptali davası» açtığı, bu davada verilen iptal kararı üzerine çek bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, bu ödemeden sonra iptale konu «çek hamilinin» de davacıdan ödeme talebinde bulunduğu ve davacının bu kişiye de ödeme yaptığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sorumluluğunun söz konusu çeki çaldırmakla başladığı, her ne kadar «çek iptali» için mahkemeye müracaat edilmiş ve «ödemeden men» kararı alınmış ise de, bunun muhatap bankaya bildirilmediği, davalının çeki ciroyla aldığı kişi dışında bir kişi tarafından çekin bankaya «ibraz» edildiğini öğrendiğinde bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunması gerekirken bunu da yapmadığı, bu durumda çeki çaldıran davalının çek bedelinin «mükerrer» ödenmesinden dolayı sorumlu bulunduğu, davalının sorumluluğunun tahsil ettiği çek bedeli ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.500 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, mahkemenin «çek iptali» kararı üzerine davacı tarafından bu iptal davasının davacısı olan davalıya yapılan ilk ödemenin yasal dayanağının bulunup bulunmadığı ve bu ödemenin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere mahkemece, iptali istenen çeklerin «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zayi nedeniyle «kıymetli evrakın iptalini» isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesinde açıkça çeklerin her birinin «vade tarihinin» 05.01.2010 olduğunun belirtildiği, TTK hükümleri ve dava tarihi nazara alındığında çeklere ilişkin üç yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu, bu nedenle çeklerin «kambiyo senedi vasfını» yitirdiği, «kıymetli evrak» niteliğini kaybeden çeklerin iptalinin istenilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senedi vasfı · vade tarihi · kambiyo senedi · vade · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesinde açıkça çeklerin her birinin «vade tarihinin» 05.01.2010 olduğunun belirtildiği, TTK hükümleri ve dava tarihi nazara alındığında çeklere ilişkin üç yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu, bu nedenle çeklerin «kambiyo senedi vasfını» yitirdiği, «kıymetli evrak» niteliğini kaybeden çeklerin iptalinin istenilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere mahkemece, iptali istenen çeklerin «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bununla birlikte senetteki hakkın «zamanaşımına» uğramış olması iptal kararı verilmesine engel değildir. (Prof.
Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 1997, s.270) O halde mahkemece, iptali istenen çeklerin «zamanaşımına» uğramış olmasının başlı başına çeklerin iptal edilmesini engellemeyeceği gözetilerek iptal için diğer şartların bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7014 E. 2013/5273 K.
Ortak:kıymetli evrak iptali · kıymetli evrak · zayi
İncelediğiniz karardaDavacı tarafından keşide edilen «çek» hakkında davalının «zayi nedeniyle çek iptali davası» açtığı, bu davada verilen iptal kararı üzerine çek bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, bu ödemeden sonra iptale konu «çek hamilinin» de davacıdan ödeme talebinde bulunduğu ve davacının bu kişiye de ödeme yaptığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaZayi nedeniyle «kıymetli evrakın iptalini» isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir.
Mahkemece iptali istenen «bononun» ...’nın 661. maddesinde öngörülen «zamanaşımına» uğramış olduğu, bu nedenle «kıymetli evrak» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeniyle «bononun» iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere mahkemece, iptali istenen bononun «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bono · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece iptali istenen «bononun» ...’nın 661. maddesinde öngörülen «zamanaşımına» uğramış olduğu, bu nedenle «kıymetli evrak» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeniyle «bononun» iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere mahkemece, iptali istenen bononun «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
O halde mahkemece, iptali istenen «bononun» «zamanaşımına» uğramış olmasının başlı başına iptal edilmesini engellemeyeceği gözetilerek iptal için diğer şartların bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bununla birlikte senetteki hakkın «zamanaşımına» uğramış olması iptal kararı verilmesine engel değildir. (Prof.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6669 E. 2013/4903 K.
Ortak:kıymetli evrak iptali · zayi nedeniyle çek iptali · kıymetli evrak · çek iptali · zayi · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaDavacı tarafından keşide edilen «çek» hakkında davalının «zayi nedeniyle çek iptali davası» açtığı, bu davada verilen iptal kararı üzerine çek bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, bu ödemeden sonra iptale konu «çek hamilinin» de davacıdan ödeme talebinde bulunduğu ve davacının bu kişiye de ödeme yaptığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sorumluluğunun söz konusu çeki çaldırmakla başladığı, her ne kadar «çek iptali» için mahkemeye müracaat edilmiş ve «ödemeden men» kararı alınmış ise de, bunun muhatap bankaya bildirilmediği, davalının çeki ciroyla aldığı kişi dışında bir kişi tarafından çekin bankaya «ibraz» edildiğini öğrendiğinde bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunması gerekirken bunu da yapmadığı, bu durumda çeki çaldıran davalının çek bedelinin «mükerrer» ödenmesinden dolayı sorumlu bulunduğu, davalının sorumluluğunun tahsil ettiği çek bedeli ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.500 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, mahkemenin «çek iptali» kararı üzerine davacı tarafından bu iptal davasının davacısı olan davalıya yapılan ilk ödemenin yasal dayanağının bulunup bulunmadığı ve bu ödemenin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere mahkemece, iptali istenen çekin «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; ......Bankası Şubesi'ne ait olduğu belirlenen çekin «keşide tarihinin» 30.....2005 tarihi olup dava tarihi olan 08.07.2011 tarihi itibariyle ... günlük «ibraz süresi» de eklendiğinde 6 aylık «zamanaşımı» süresinin fazlasıyla dolduğu, «kıymetli evrak vasfını» yitirdiği, davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Zayi nedeniyle «kıymetli evrakın iptalini» isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak vasfı · ibraz süresi · keşide tarihi · hukuki yarar · zamanaşımı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre; ......Bankası Şubesi'ne ait olduğu belirlenen çekin «keşide tarihinin» 30.....2005 tarihi olup dava tarihi olan 08.07.2011 tarihi itibariyle ... günlük «ibraz süresi» de eklendiğinde 6 aylık «zamanaşımı» süresinin fazlasıyla dolduğu, «kıymetli evrak vasfını» yitirdiği, davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı «temsilcisi» temyiz etmiştir.
Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere mahkemece, iptali istenen çekin «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bununla birlikte senetteki hakkın «zamanaşımına» uğramış olması iptal kararı verilmesine engel değildir. (Prof.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16042 E. 2014/4581 K.
Ortak:kıymetli evrak iptali · zayi nedeniyle çek iptali · kıymetli evrak · çek iptali · zayi · hamil · çek
İncelediğiniz karardaDavacı tarafından keşide edilen «çek» hakkında davalının «zayi nedeniyle çek iptali davası» açtığı, bu davada verilen iptal kararı üzerine çek bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, bu ödemeden sonra iptale konu «çek hamilinin» de davacıdan ödeme talebinde bulunduğu ve davacının bu kişiye de ödeme yaptığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bası s.274 vd.) Somut olayda, davacı da «iyiniyetli» olarak «çek iptali» davasının davacısı olan davalıya ödeme yapmış olduğundan yapılan bu ödemede yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi artık davacının hakkında icra takibi başlatan iptal edilmiş senedin «hamiline» ödeme yapmak zorunluluğu da bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sorumluluğunun söz konusu çeki çaldırmakla başladığı, her ne kadar «çek iptali» için mahkemeye müracaat edilmiş ve «ödemeden men» kararı alınmış ise de, bunun muhatap bankaya bildirilmediği, davalının çeki ciroyla aldığı kişi dışında bir kişi tarafından çekin bankaya «ibraz» edildiğini öğrendiğinde bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunması gerekirken bunu da yapmadığı, bu durumda çeki çaldıran davalının çek bedelinin «mükerrer» ödenmesinden dolayı sorumlu bulunduğu, davalının sorumluluğunun tahsil ettiği çek bedeli ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.500 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere mahkemece, iptali istenen çeklerin «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerin «zamanaşımına» uğramış olmaları nedeniyle «kıymetli evrak vasfını» yitirdikleri, birilerinin eline geçmiş olsalar bile «hamili» olanlar tarafından artık bu çeklere ilişkin olarak «kambiyo senedine dayalı takip» yapılması imkanı ortadan kalktığından davacının dava açmakta «hukuki yararı» kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Zayi nedeniyle «kıymetli evrakın iptalini» isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senedine dayalı takip · kıymetli evrak vasfı · kambiyo senedi · hukuki yarar · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerin «zamanaşımına» uğramış olmaları nedeniyle «kıymetli evrak vasfını» yitirdikleri, birilerinin eline geçmiş olsalar bile «hamili» olanlar tarafından artık bu çeklere ilişkin olarak «kambiyo senedine dayalı takip» yapılması imkanı ortadan kalktığından davacının dava açmakta «hukuki yararı» kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere mahkemece, iptali istenen çeklerin «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bununla birlikte senetteki hakkın «zamanaşımına» uğramış olması iptal kararı verilmesine engel değildir. (Prof.
Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 1997, s.270) O halde mahkemece, iptali istenen çekin «zamanaşımına» uğramış olmasının başlı başına iptal edilmesini engellemeyeceği gözetilerek iptal için diğer şartların bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13221 E. , 2012/4222 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/04/2010 tarih ve 2009/769-2010/393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin keşide ettiği 30.08.2008 tarihli 2.500 TL bedelli çekin davalı şirket nezdinde iken çalındığını, davalının müracaatı üzerine mahkemece çek hakkında ödeme yasağı kararı alındığını, 02.09.2009 tarihinde çekin ... tarafından bankaya ibraz edilmesine rağmen davalının çek bedelini müvekkilinden tahsil ettiğini, çek bedeli ödendikten sonra aynı çeke dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını ve banka hesabına haciz konulması nedeniyle müvekkilinin bu dosyaya da ödemede bulunduğunu, müvekkilinin yaptığı mükerrer ödeme dolayısıyla oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 4.280 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödeme yaptığı icra takibinin başladığı tarihte çek iptali kararının verildiğini, bu nedenle davacının yaptığı ödemeden dolayı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sorumluluğunun söz konusu çeki çaldırmakla başladığı, her ne kadar çek iptali için mahkemeye müracaat edilmiş ve ödemeden men kararı alınmış ise de, bunun muhatap bankaya bildirilmediği, davalının çeki ciroyla aldığı kişi dışında bir kişi tarafından çekin bankaya ibraz edildiğini öğrendiğinde bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunması gerekirken bunu da yapmadığı, bu durumda çeki çaldıran davalının çek bedelinin mükerrer ödenmesinden dolayı sorumlu bulunduğu, davalının sorumluluğunun tahsil ettiği çek bedeli ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.500 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, keşideci tarafından mükerrer olarak ödenen çek bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. Davacı tarafından keşide edilen çek hakkında davalının zayi nedeniyle çek iptali davası açtığı, bu davada verilen iptal kararı üzerine çek bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, bu ödemeden sonra iptale konu çek hamilinin de davacıdan ödeme talebinde bulunduğu ve davacının bu kişiye de ödeme yaptığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, mahkemenin çek iptali kararı üzerine davacı tarafından bu iptal davasının davacısı olan davalıya yapılan ilk ödemenin yasal dayanağının bulunup bulunmadığı ve bu ödemenin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Kıymetli evrakın iptali kararının sonuçlarından birisi davacının hak sahipliğinin borçluya karşı gösterilmesi, başka bir deyişle hak sahibinin teşhisine imkan vermesidir. İptal kararını almış şahıs, iptal edilmiş senette mündemiç hakları dermeyan edebilir ve borçlu da kendisine ödemede bulunarak borcundan kurtulabilir. İyiniyetle ödeme yapmış olan borçlu artık senedi ibraz eden hamile ödeme yapmak mecburiyetinde değildir. (Prof.Dr.Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku 2. Bası s.274 vd.) Somut olayda, davacı da iyiniyetli olarak çek iptali davasının davacısı olan davalıya ödeme yapmış olduğundan yapılan bu ödemede yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi artık davacının hakkında icra takibi başlatan iptal edilmiş senedin hamiline ödeme yapmak zorunluluğu da bulunmamaktadır.
Buna rağmen ödeme yapmış olan davacının, ödediği bu bedeli davalıdan istemesine yasal imkan bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049314500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz