6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13221 E. 2012/4222 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymetli evrak iptali ödemeden men kararı zayi nedeniyle çek iptali çek hamili çek iptali davası kıymetli evrak çek iptali mükerrerlik iyiniyet ticari faiz zayi hamil keşideci iptal davası uyuşmazlık konusu istirdat çek ibraz

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sorumluluğunun söz konusu çeki çaldırmakla başladığı, her ne kadar çek iptali için mahkemeye müracaat edilmiş ve ödemeden men kararı alınmış ise de, bunun muhatap bankaya bildirilmediği, davalının çeki ciroyla aldığı kişi dışında bir kişi tarafından çekin bankaya ibraz edildiğini öğrendiğinde bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunması gerekirken bunu da yapmadığı, bu durumda çeki çaldıran davalının çek bedelinin mükerrer ödenmesinden dolayı sorumlu bulunduğu, davalının sorumluluğunun tahsil ettiği çek bedeli ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.500 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, keşideci tarafından mükerrer olarak ödenen çek bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. Davacı tarafından keşide edilen çek hakkında davalının zayi nedeniyle çek iptali davası açtığı, bu davada verilen iptal kararı üzerine çek bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, bu ödemeden sonra iptale konu çek hamilinin de davacıdan ödeme talebinde bulunduğu ve davacının bu kişiye de ödeme yaptığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, mahkemenin çek iptali kararı üzerine davacı tarafından bu iptal davasının davacısı olan davalıya yapılan ilk ödemenin yasal dayanağının bulunup bulunmadığı ve bu ödemenin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Kıymetli evrakın iptali kararının sonuçlarından birisi davacının hak sahipliğinin borçluya karşı gösterilmesi, başka bir deyişle hak sahibinin teşhisine imkan vermesidir. İptal kararını almış şahıs, iptal edilmiş senette mündemiç hakları dermeyan edebilir ve borçlu da kendisine ödemede bulunarak borcundan kurtulabilir. İyiniyetle ödeme yapmış olan borçlu artık senedi ibraz eden hamile ödeme yapmak mecburiyetinde değildir. (Prof.Dr.Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku 2. Bası s.274 vd.) Somut olayda, davacı da iyiniyetli olarak çek iptali davasının davacısı olan davalıya ödeme yapmış olduğundan yapılan bu ödemede yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi artık davacının hakkında icra takibi başlatan iptal edilmiş senedin hamiline ödeme yapmak zorunluluğu da bulunmamaktadır. Buna rağmen ödeme yapmış olan davacının, ödediği bu bedeli davalıdan istemesine yasal imkan bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kıymetli evrak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15365 E. 2012/5746 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8211 E. 2012/600 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12638 E. 2018/4213 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1924 E. 2012/7801 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9105 E. 2016/3911 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Bono iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7014 E. 2013/5273 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6669 E. 2013/4903 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek iptali | Çeklerin iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16042 E. 2014/4581 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/13221 E.  ,  2012/4222 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/04/2010 tarih ve 2009/769-2010/393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin keşide ettiği 30.08.2008 tarihli 2.500 TL bedelli çekin davalı şirket nezdinde iken çalındığını, davalının müracaatı üzerine mahkemece çek hakkında ödeme yasağı kararı alındığını, 02.09.2009 tarihinde çekin ... tarafından bankaya ibraz edilmesine rağmen davalının çek bedelini müvekkilinden tahsil ettiğini, çek bedeli ödendikten sonra aynı çeke dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını ve banka hesabına haciz konulması nedeniyle müvekkilinin bu dosyaya da ödemede bulunduğunu, müvekkilinin yaptığı mükerrer ödeme dolayısıyla oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 4.280 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının ödeme yaptığı icra takibinin başladığı tarihte çek iptali kararının verildiğini, bu nedenle davacının yaptığı ödemeden dolayı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sorumluluğunun söz konusu çeki çaldırmakla başladığı, her ne kadar çek iptali için mahkemeye müracaat edilmiş ve ödemeden men kararı alınmış ise de, bunun muhatap bankaya bildirilmediği, davalının çeki ciroyla aldığı kişi dışında bir kişi tarafından çekin bankaya ibraz edildiğini öğrendiğinde bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunması gerekirken bunu da yapmadığı, bu durumda çeki çaldıran davalının çek bedelinin mükerrer ödenmesinden dolayı sorumlu bulunduğu, davalının sorumluluğunun tahsil ettiği çek bedeli ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.500 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, keşideci tarafından mükerrer olarak ödenen çek bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. Davacı tarafından keşide edilen çek hakkında davalının zayi nedeniyle çek iptali davası açtığı, bu davada verilen iptal kararı üzerine çek bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, bu ödemeden sonra iptale konu çek hamilinin de davacıdan ödeme talebinde bulunduğu ve davacının bu kişiye de ödeme yaptığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, mahkemenin çek iptali kararı üzerine davacı tarafından bu iptal davasının davacısı olan davalıya yapılan ilk ödemenin yasal dayanağının bulunup bulunmadığı ve bu ödemenin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Kıymetli evrakın iptali kararının sonuçlarından birisi davacının hak sahipliğinin borçluya karşı gösterilmesi, başka bir deyişle hak sahibinin teşhisine imkan vermesidir. İptal kararını almış şahıs, iptal edilmiş senette mündemiç hakları dermeyan edebilir ve borçlu da kendisine ödemede bulunarak borcundan kurtulabilir. İyiniyetle ödeme yapmış olan borçlu artık senedi ibraz eden hamile ödeme yapmak mecburiyetinde değildir. (Prof.Dr.Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku 2. Bası s.274 vd.) Somut olayda, davacı da iyiniyetli olarak çek iptali davasının davacısı olan davalıya ödeme yapmış olduğundan yapılan bu ödemede yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi artık davacının hakkında icra takibi başlatan iptal edilmiş senedin hamiline ödeme yapmak zorunluluğu da bulunmamaktadır.

Buna rağmen ödeme yapmış olan davacının, ödediği bu bedeli davalıdan istemesine yasal imkan bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049314500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.