Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2551 E. 2010/8267 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacaklı temerrüdü↗ borçlunun temerrüdü↗ kira sözleşmesi↗ muacceliyet↗ olumsuz oy↗ vade↗ ihtar↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sözleşme gereği 1.387 m2’lik alanı kullandığı, bu nedenle belirlenen kira bedelini ödemesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 16.203,90 TL’nin 10.10.2004 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 101. maddesi uyarıca "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrid olur." Bu madde hükmüne göre borçlunun temerrüde düşürülebilmesi için, ifaya dair belli bir vade gününün kararlaştırılmış olması ya da alacaklı tarafından borçluya ihtar çekilmiş bulunması gerekir.
Yanlar arasında sözleşmede yıllık kira ücretinin dönemsel olarak 10.04.2004, 10.07.2004 ve 10.10.2004 tarihlerine kadar ödenmesi karlaştırılmış olduğundan bu tarihler itibariyle ödenmeyen alacaklar için temerrüdün oluştuğunun kabulü gerekir. Fakat mahkemece, tüm kira alacağı için temerrüdün 10.10.2004 tarihinde oluştuğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, davacının talepleri arasında bulunan % 18 oranında KDV tutarının tahsili de bulunduğu halde bu istem açısından olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi de yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2050 E. 2010/7879 K.
Ortak:borçlunun temerrüdü · vade · ihtar · temerrüt
İncelediğiniz karardaBorçlar Kanunu’nun 101. maddesi uyarıca "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının «ihtarı» ile mütemerrid olur." Bu madde hükmüne göre «borçlunun temerrüde» düşürülebilmesi için, ifaya dair belli bir «vade» gününün kararlaştırılmış olması ya da alacaklı tarafından borçluya ihtar çekilmiş bulunması gerekir.
Yanlar arasında sözleşmede yıllık kira ücretinin dönemsel olarak 10.04.2004, 10.07.2004 ve 10.10.2004 tarihlerine kadar ödenmesi karlaştırılmış olduğundan bu tarihler itibariyle ödenmeyen alacaklar için «temerrüdün» oluştuğunun kabulü gerekir.
Fakat mahkemece, tüm kira alacağı için «temerrüdün» 10.10.2004 tarihinde oluştuğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBorçlar Kanunu’nun 101. maddesi uyarıca "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının «ihtarı» ile mütemerrid olur." Bu madde hükmüne göre «borçlunun temerrüde» düşürülebilmesi için, ifaya dair belli bir «vade» gününün kararlaştırılmış olması ya da alacaklı tarafından borçluya ihtar çekilmiş bulunması gerekir.
Ancak, taraflar arasındaki ilişki bir karz sözleşmesi niteliğinde bulunduğundan yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca davacının «işlemiş faiz» talep edebilmesi ancak usule uygun «temerrüde» düşürülme ile mümkündür.
Bu durumda mahkemece, davaya konu alacak açısından «temerrüdün» oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde davalının işlemiş faizle sorumlu tutulması yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · işlemiş faiz · asıl alacak · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı kooperatifin 24.956,00 TL elektrik borcunun ödendiği, ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar işleyen yasal faizle birlikte davacının 29.«258»,82 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 24.956,00 TL «asıl alacak» ve 4.302,82 TL «işlemiş faiz» üzerinden devamına, «inkar tazminatı» isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki ilişki bir karz sözleşmesi niteliğinde bulunduğundan yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca davacının «işlemiş faiz» talep edebilmesi ancak usule uygun «temerrüde» düşürülme ile mümkündür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11648 E. 2011/4201 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyanın sorumluluğu · sigorta tazminatı · reeskont faizi · temlik · taşıyan · hasar · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, zarardan davalı «taşıyanın sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.387 TL’nın ödeme tarihi olan 06.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafından yapılan taşıma sonucunda oluşan «hasar» nedeniyle davacı sigortacının ödediği «sigorta tazminatı» karşılığında sigortalının alacak hakkını davacıya «temlik» etmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Mahkemece hakkında kabul hükmü kurulan isteme ilişkin olarak «reeskont faizine» hükmedilmesi gerekirken «avans faize» karar verilmiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesine göre kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
2-Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, dava dilekçesinde talep ettiği alacağa «reeskont faizi» uygulanmasını talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5122 E. 2011/17361 K.
Ortak:muacceliyet · ihtar · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaBorçlar Kanunu’nun 101. maddesi uyarıca "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının «ihtarı» ile mütemerrid olur." Bu madde hükmüne göre «borçlunun temerrüde» düşürülebilmesi için, ifaya dair belli bir «vade» gününün kararlaştırılmış olması ya da alacaklı tarafından borçluya ihtar çekilmiş bulunması gerekir.
Yanlar arasında sözleşmede yıllık kira ücretinin dönemsel olarak 10.04.2004, 10.07.2004 ve 10.10.2004 tarihlerine kadar ödenmesi karlaştırılmış olduğundan bu tarihler itibariyle ödenmeyen alacaklar için «temerrüdün» oluştuğunun kabulü gerekir.
Fakat mahkemece, tüm kira alacağı için «temerrüdün» 10.10.2004 tarihinde oluştuğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece somut olay bakımından davalıya gönderilen «ihtarnamede» herhangi bir süre tayin edilmediği gerekçesiyle «işlemiş faiz» talebinin reddine karar verilmiş ise de davacı taraf BK'nun 101/1. maddesi uyarınca 19.09.2002 tarihinde «ihtarda» bulunduğuna ve söz konusu ihtarın davalıya tebliğinden itibaren «temerrüt» koşulları oluştuğuna göre, zararın karşılanması için gönderilen «ihtarın tebliğ» edildiği 20.09.2002 tarihinden dava tarihine değin geçen dönem için birikmiş faize karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru …
BK’nun 101. maddesi uyarınca «muaccel» bir borcun borçlusu ödeme günü taraflarca müttefikan kararlaştırılmış olmadıkça alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · işlemiş faiz · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece somut olay bakımından davalıya gönderilen «ihtarnamede» herhangi bir süre tayin edilmediği gerekçesiyle «işlemiş faiz» talebinin reddine karar verilmiş ise de davacı taraf BK'nun 101/1. maddesi uyarınca 19.09.2002 tarihinde «ihtarda» bulunduğuna ve söz konusu ihtarın davalıya tebliğinden itibaren «temerrüt» koşulları oluştuğuna göre, zararın karşılanması için gönderilen «ihtarın tebliğ» edildiği 20.09.2002 tarihinden dava tarihine değin geçen dönem için birikmiş faize karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru …
… k teklif edilen miktardan daha fazla tutarda döviz karşılığı TL almak suretiyle davacıya döviz sattığı, böylece davacının zararına sebep oldukları, ayrıca davacının «işlemiş faiz» talebinin haklı olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 4.804,32 TL ‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2 bendindeki faiz oranı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2551 E. , 2010/8267 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.07.2008 tarih ve 2004/675 - 2008/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, işletmeciliği müvekkilince yapılan Esenboğa Hava Limanı’ndaki uçak bakım hangar alanının davalıya kiraya verildiğini ancak sözleşme gereği belirlenen kira bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 16.203,88 TL’nin kira dönemlerinin son ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek temerrüt faizinin %18 KDV’siyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kira tespit davası ile birlikte açılan kira alacağına ilişkin davada sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğu, % 300 oranında yapılmak istenen artışın ekonomik gerçeklerle bağdaşmadığını savunarak görevsizlik kararı verilmesini aksi halde davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sözleşme gereği 1.387 m2’lik alanı kullandığı, bu nedenle belirlenen kira bedelini ödemesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 16.203,90 TL’nin 10.10.2004 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 101. maddesi uyarıca "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrid olur." Bu madde hükmüne göre borçlunun temerrüde düşürülebilmesi için, ifaya dair belli bir vade gününün kararlaştırılmış olması ya da alacaklı tarafından borçluya ihtar çekilmiş bulunması gerekir.
Yanlar arasında sözleşmede yıllık kira ücretinin dönemsel olarak 10.04.2004, 10.07.2004 ve 10.10.2004 tarihlerine kadar ödenmesi karlaştırılmış olduğundan bu tarihler itibariyle ödenmeyen alacaklar için temerrüdün oluştuğunun kabulü gerekir. Fakat mahkemece, tüm kira alacağı için temerrüdün 10.10.2004 tarihinde oluştuğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, davacının talepleri arasında bulunan % 18 oranında KDV tutarının tahsili de bulunduğu halde bu istem açısından olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi de yerinde görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1025921800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz