İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2050 E. 2010/7879 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borçlunun temerrüdü↗ i̇i̇k 258↗ muacceliyet↗ işlemiş faiz↗ vade↗ ihtar↗ asıl alacak↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı kooperatifin 24.956,00 TL elektrik borcunun ödendiği, ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar işleyen yasal faizle birlikte davacının 29.258,82 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 24.956,00 TL asıl alacak ve 4.302,82 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, inkar tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, karz aktinden kaynaklana alacak istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 101. maddesi uyarıca "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrid olur." Bu madde hükmüne göre borçlunun temerrüde düşürülebilmesi için, ifaya dair belli bir vade gününün kararlaştırılmış olması ya da alacaklı tarafından borçluya ihtar çekilmiş bulunması gerekir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davacı tarafından ödünç verilmek suretiyle davalı kooperatifin elektrik borcunun ödendiği davalı kooperatifin 03.06.2007 tarihli genel kurul toplantısında ortakların oybirliği ile aldıkları kararı ile de sabittir. Ancak, taraflar arasındaki ilişki bir karz sözleşmesi niteliğinde bulunduğundan yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca davacının işlemiş faiz talep edebilmesi ancak usule uygun temerrüde düşürülme ile mümkündür.
Bu durumda mahkemece, davaya konu alacak açısından temerrüdün oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde davalının işlemiş faizle sorumlu tutulması yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1617 E. 2017/3959 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2050 E. , 2010/7879 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.11.2008 tarih ve 2007/490-2008/595 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin eski yönetim kurulu başkanı olduğunu, kooperatifin elektrik borcunun müvekkili tarafından davalı kooperatif adına 04.10.2005 tarihinde ödendiğini, 03.06.2007 tarihli kooperatif genel kurul toplantısının 7. maddesi ile de bu ödeme tutarının müvekkiline geri ödenmesi yönünde karar alındığını ancak bu paranın müvekkiline iade edilmemesi üzerine 30.538,35 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yönetici olduğu dönemde usulsüz işlemler yaptığını, görevi tötüye kullanmaktan hakkında açılan ceza davası olduğunu, elektrik borcunun davacının kendi parasıyla ödendiğine ilişkin delil bulunmadığını ve genel kuruldan yetki almadan yapılan bir ödemenin iadesi için dahi talepte bulunulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı kooperatifin 24.956,00 TL elektrik borcunun ödendiği, ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar işleyen yasal faizle birlikte davacının 29.258,82 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 24.956,00 TL asıl alacak ve 4.302,82 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, inkar tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, karz aktinden kaynaklana alacak istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 101. maddesi uyarıca "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrid olur." Bu madde hükmüne göre borçlunun temerrüde düşürülebilmesi için, ifaya dair belli bir vade gününün kararlaştırılmış olması ya da alacaklı tarafından borçluya ihtar çekilmiş bulunması gerekir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davacı tarafından ödünç verilmek suretiyle davalı kooperatifin elektrik borcunun ödendiği davalı kooperatifin 03.06.2007 tarihli genel kurul toplantısında ortakların oybirliği ile aldıkları kararı ile de sabittir. Ancak, taraflar arasındaki ilişki bir karz sözleşmesi niteliğinde bulunduğundan yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca davacının işlemiş faiz talep edebilmesi ancak usule uygun temerrüde düşürülme ile mümkündür.
Bu durumda mahkemece, davaya konu alacak açısından temerrüdün oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde davalının işlemiş faizle sorumlu tutulması yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026338200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz