6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi Tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6007 E. 2014/20403 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh protokolü peşin karar harcı protokol sulh menfi tespit kesin hüküm i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 74HMK 314

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka Hükümsüzlüğü ve Maddi-Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8121 E. 2015/13948 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Marka Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6884 E. 2015/13017 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15267 E. 2013/23591 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6799 E. 2014/4231 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/6007 E.  ,  2014/20403 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 52. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki kurtarma ve yardım hizmetinden kaynaklanan borçtan ötürü menfi tespit davasından dolayı .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen ve yukarıda tarih ve numarası yazılı olup davanın kısmen kabulüne yönelik hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından murafaalı istenilmiş olmakla dosya Dairemize gönderilmiş, bu aşamada taraf vekillerince verilen iki ayrı dilekçe ile taraflar arasında varılan bir uzlaşmadan bahisle davada sulh vaki olduğu ileri sürülmüş olduğundan dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.

Sulh davaya son veren taraf işlemi niteliğinde olup HMK'nın 314. ve 315. maddesi uyarınca karar kesinleşinceye değin yapılabildiği gibi kesin hükmün sonuçlarını doğurur.

Taraf vekillerince temyiz aşamasında sunulan dilekçelerle taraflar arasında bir sulhün varlığından söz edilmiş olup dosyaya sunulmuş bir sulh protokolü ve davalı vekilinin vekaletnamesinde HMK'nın 74. maddesi çerçevesinde verilmiş açık bir sulh yetkisi olmadığı gözlenmekle birlikte, bu hususların yerel mahkemece değerlendirilip usulüne uygun bir sulhün varlığı halinde davanın tarafların talepleri doğrultusunda sonuçlandırılmasını teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına, davalı yan vekilinin temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozmanın neden ve biçimine göre davalı vekilinin temyiz istemi ile ilgili olarak bu aşamada bir inceleme yapılmasına yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102554700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.