6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2877 E. 2024/1106 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
irade fesadı tanık delili yapılandırma protokolü aldatma (hile) tanık beyanı ilamsız icra takibi hile kötüniyet tazminatı kira sözleşmesi hisse devri eş rızası icra takibine itiraz bono vade protokol ihtar iflas ihtarname kötüniyet icra inkar tazminatı inkar tazminatı yükleten (shipper) ibraz

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 22.02.2016 tarih, 2013/278 E. ve 2016/113 K. sayılı kararı ile davalının protokol hükümlerine göre kendisine verilen yönetim hakkını yaklaşık 1 yıl kullandığı, protokolün yürürlükte olduğu ve davalının bu protokole göre haklar elde ettiği, davalının protokolün düzenlenmesi sırasında irade fesadına uğradığına dair iddiasını kanıtlayamadığı, davacının protokol hükümleri doğrultusunda alacağının varlığını ispatladığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibinin devamına, alacağın %20'si oranında hesaplanan 10.000,00 TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekili temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 05.10.2017 tarih, 2016/11764 E. ve 2017/5112 K. sayılı kararı ile davalı vekilinin savunmalarında geçen hususlarda tanık deliline başvurulabileceği nazara alınarak tanıkların beyanlarının alınması diğer delillerle birlikte tanık beyanlarının değerlendirilmesi oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının protokol hükümlerine göre kendisine verilen yönetim hakkını yaklaşık 1 yıl kullanmış olduğu, protokolün yürürlükte olduğu ve davalının bu protokole göre haklar elde ettiği, davalının protokolün düzenlenmesi sırasında irade fesadına uğradığına dair iddiasını da kanıtlayamadığı, davacının protokol hükümleri doğrultusunda alacağının var olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğu, davalının icra takibine itirazlarının haksız olduğu, davacının davasında haklı olduğu, ayrıca alacağın likit olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, şirketin kârlılığı, olduğundan fazla gösterilmeye çalışılmış, şirketin 2011 yılı bilançosunda resmi kârı 42.000,00 TL olmasına karşın müvekkile ibraz edilen excel tablosunda bu karın çok daha yüksek gösterildiğini, taşınmazın şirket devri öncesinde satılığa çıkarıldığı ve tahliye riski bulunmadığı hususunun davacı tarafından gizlendiğini, taşınmazın satılması sonrasında ... malik tarafından keşide edilen ihtarnamede kiralanan alanın kira tarihi 15.12.2009 olarak belirtilmişken, davacı ve diğer hissedarların keşide ettiği ihtarda kira tarihi ve müvekkile sunulan kira sözleşmesindeki tarihin 01.06.2010 olup birbirini tutmadığını, bir önceki malik olan tanığın beyanında kiralanan mülkteki şirketin hisse devrine rızası olmadığını ve taşınmazın satılmayacağına dair söz de vermediğini, ayrıca taşınmazda sadece 3 üncü ve 4 üncü katların şirkete kiralanmış olduğunu belirttiğini, ancak davacı tarafından müvekkile sunulan kira sözleşmesinde; taşınmazın 2,3,4,5, ve 6 ncı katlarının kiralandığı yer almakta olup, bu durumda kiralananda yer ... şirketin göstermiş olduğu faaliyetin ... olduğunu, taraflar arasında akdedilen protokolün tamamen aldatma ve hile yoluyla imzalandığını, tanığın anlatımları ile davacı ve diğer hissedarlar bakımından müvekkile beyan edilen hususların gerçeği yansıtmadığını ve protokolün akdi sırasında müvekkilin iradesinin sakatlanmış olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bono nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67'nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11764 E. 2017/5112 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/2877 E.  ,  2024/1106 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/13 Esas, 2022/917 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Davanın kabulü

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ve oğullarının hissedarı olduğu İstanbul Akademik Kariyer Kültür ve Sanat Hizmetleri Ltd. Şti'nin %75'lik hissesini davalı ile aralarında imzalanan 21.06.2012 tarihli protokol ile 400.000,00 TL karşılığında davalıya devredildiğini, protokol gereği müvekkilinin ve diğer hissedarların ilk etapta şirket hisselerinin %50'sini devrettiğini, bunun akabinde davalının isteği doğrultusunda Artun Balcıoğlu'nun kalan %25'lik hisse devri için Noter huzurunda Vergil ...'ü yetkilendirdiğini, hisse devrinin gerçekleşmesi karşılığında 250.000,00 TL'si peşin, kalan 150.000,00 TL'sini de her biri 50.000,00 TL tutarında olmak kaydıyla 3 adet bono ile ödenmesi hususunun kararlaştırıldığını, söz konusu bonoların şekli unsurlarındaki eksikliği nedeniyle davalı aleyhine vadesi gelen bono bedeli kadar ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek icra takibine itirazın iptalini, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe dayanak yapılan protokolün hukuken bağlayıcılığının olmadığını, protokol yapılırken davacı ve diğer hissedarlar tarafından hile ve aldatma yolu ile müvekkilinin iradesinin sakatlandığını savunarak davanın reddini istemiş, takip konusu meblağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 22.02.2016 tarih, 2013/278 E. ve 2016/113 K. sayılı kararı ile davalının protokol hükümlerine göre kendisine verilen yönetim hakkını yaklaşık 1 yıl kullandığı, protokolün yürürlükte olduğu ve davalının bu protokole göre haklar elde ettiği, davalının protokolün düzenlenmesi sırasında irade fesadına uğradığına dair iddiasını kanıtlayamadığı, davacının protokol hükümleri doğrultusunda alacağının varlığını ispatladığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibinin devamına, alacağın %20'si oranında hesaplanan 10.000,00 TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekili temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 05.10.2017 tarih, 2016/11764 E. ve 2017/5112 K. sayılı kararı ile davalı vekilinin savunmalarında geçen hususlarda tanık deliline başvurulabileceği nazara alınarak tanıkların beyanlarının alınması diğer delillerle birlikte tanık beyanlarının değerlendirilmesi oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının protokol hükümlerine göre kendisine verilen yönetim hakkını yaklaşık 1 yıl kullanmış olduğu, protokolün yürürlükte olduğu ve davalının bu protokole göre haklar elde ettiği, davalının protokolün düzenlenmesi sırasında irade fesadına uğradığına dair iddiasını da kanıtlayamadığı, davacının protokol hükümleri doğrultusunda alacağının var olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğu, davalının icra takibine itirazlarının haksız olduğu, davacının davasında haklı olduğu, ayrıca alacağın likit olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, şirketin kârlılığı, olduğundan fazla gösterilmeye çalışılmış, şirketin 2011 yılı bilançosunda resmi kârı 42.000,00 TL olmasına karşın müvekkile ibraz edilen excel tablosunda bu karın çok daha yüksek gösterildiğini, taşınmazın şirket devri öncesinde satılığa çıkarıldığı ve tahliye riski bulunmadığı hususunun davacı tarafından gizlendiğini, taşınmazın satılması sonrasında ... malik tarafından keşide edilen ihtarnamede kiralanan alanın kira tarihi 15.12.2009 olarak belirtilmişken, davacı ve diğer hissedarların keşide ettiği ihtarda kira tarihi ve müvekkile sunulan kira sözleşmesindeki tarihin 01.06.2010 olup birbirini tutmadığını, bir önceki malik olan tanığın beyanında kiralanan mülkteki şirketin hisse devrine rızası olmadığını ve taşınmazın satılmayacağına dair söz de vermediğini, ayrıca taşınmazda sadece 3 üncü ve 4 üncü katların şirkete kiralanmış olduğunu belirttiğini, ancak davacı tarafından müvekkile sunulan kira sözleşmesinde;

taşınmazın 2,3,4,5, ve 6 ncı katlarının kiralandığı yer almakta olup, bu durumda kiralananda yer ... şirketin göstermiş olduğu faaliyetin ... olduğunu, taraflar arasında akdedilen protokolün tamamen aldatma ve hile yoluyla imzalandığını, tanığın anlatımları ile davacı ve diğer hissedarlar bakımından müvekkile beyan edilen hususların gerçeği yansıtmadığını ve protokolün akdi sırasında müvekkilin iradesinin sakatlanmış olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bono nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67'nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018150900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.