Kayyım atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9820 E. 2012/1143 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayyım atanması↗ bekletici mesele↗ sorumluluk davası↗ kayyım↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/522 esas sayılı dosyasının dava konuları farklı olduğundan bekletici mesele yapılmasına, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/473 esas sayılı dosyasının dava konuları farklı olduğundan birleştirilmesine ilişkin taleplerin reddi ile davalı şirketin genel kurul kararına istinaden hem yönetim kurulu hem denetçi hakkında TTK'nun 341. Maddesi gereğince sorumluluk davası açılması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne ve denetçi aleyhine dava açılabilmesi bakımından re'sen seçilen kayyımın atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kayyım atanması 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6986 E. 2012/9719 K.
Ortak:kayyım atanması · bekletici mesele · sorumluluk davası · kayyım · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMaddesi gereğince «sorumluluk davası» açılması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne ve denetçi aleyhine dava açılabilmesi bakımından re'sen seçilen «kayyımın atanmasına» karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/522 esas sayılı dosyasının dava konuları farklı olduğundan «bekletici mesele» yapılmasına, İzmir 1.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/473 esas sayılı dosyasının dava konuları farklı olduğundan birleştirilmesine ilişkin taleplerin reddi ile davalı şirketin genel kurul kararına istinaden hem «yönetim kurulu» hem denetçi hakkında TTK'nun 341.
Benzer bu kararda… in 2009/473 esas sayılı dosyasının dava konuları farklı olduğundan birleştirilmesine ilişkin taleplerin reddi ile davalı şirketin genel kurul kararına istinaden hem «yönetim kurulu» hem denetçi hakkında TTK'nun 341.inci Maddesi gereğince «sorumluluk davası» açılması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne ve denetçi aleyhine dava açılabilmesi bakımından re'sen seçilen «kayyımın atanmasına» dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/522 esas sayılı dosyasının dava konuları farklı olduğundan «bekletici mesele» yapılmasına, İzmir 1.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/9820 E. , 2012/1143 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2010 tarih ve 2009/692-2010/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin toplam %10 payla azınlık hak sahibi ortakları olduğu, davalı şirketin 09.05.2009 tarihli genel kurul toplantısında, gündemin 3. maddesi ile yönetim kurulu ve denetçi hakkında TTK'nun 341.maddesi gereğince sorumluluk davası açılmasının oylanarak oyçokluğu ile reddedildiğini, müvekkillerinin dava açılması yönünde oy kullandıklarını böylelikle TTK'nun 359. ve 341. maddeleri gereğince davanın açılmasının gerektiğini buna ilişkin davacılar tarafından ihtarnameler keşide edildiğini, bunun üzerine denetçinin Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/537 esas sayılı dosyası ile %80 çoğunluk oyuna sahip yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açtığı, ancak çoğunluk üyelerin oyları ile yeniden seçilen denetçinin kendisi aleyhine dava açmasının mümkün olmadığını ileri sürerek TTK'nun 341/2.
ve 359. maddeleri uyarınca denetçi aleyhine sorumluluk davası açılabilmesi için tedbirden kayyım atanmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıların davalılar aleyhine açmış oldukları İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/473 esas sayılı dosyasında da şirkete kayyım tayini talebinde bulunmaları nedeni ile derdestlik itirazlarının bulunduğunu, ayrıca gündemin 3.maddesinin iptali için olumsuz oy kullananlar tarafından açılan İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/522 esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, bu dosyanın 2009/473 esas sayılı dosya ile birleştiğini, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/540 esas sayılı dosyası ile de diğer %10 azınlık ortak tarafından yine 3. gündem maddesinin iptali için açılan davanın bu dosyalar ile birleştirildiğini, bu nedenle iptal davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, aynı tarihli genel kurul toplantısında gündemin 4.maddesi uyarınca yönetim ve denetim kurullarının ibrasına karar verilerek, 3 aylık hak düşürücü süre içinde ibra kararının iptali talep edilmediğinden TTK'nun 341.
maddesi uyarınca şirket adına açılacak sorumluluk davasının dinlenmesinin mümkün olmadığını, "azlık reyiyle dava açılması halinde azlık murakıplar dışında bir vekil tayin edebilir" hükmü uyarınca vekil tayin ettirme ve asli müdahil olarak davayı takip etme hakkına sahip olan azınlığın kayyım tayini için mahkemeye başvurmasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/522 esas sayılı dosyasının dava konuları farklı olduğundan bekletici mesele yapılmasına, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/473 esas sayılı dosyasının dava konuları farklı olduğundan birleştirilmesine ilişkin taleplerin reddi ile davalı şirketin genel kurul kararına istinaden hem yönetim kurulu hem denetçi hakkında TTK'nun 341. Maddesi gereğince sorumluluk davası açılması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne ve denetçi aleyhine dava açılabilmesi bakımından re'sen seçilen kayyımın atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023999100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz