6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11341 E. 2010/6597 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu sorumluluk sigortası sınırlı sorumluluk bozma sonrası karar sigorta ettiren sorumluluk sigortası illiyet bağı denetime elverişlilik kusur

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davalılardan BP Gaz A.Ş.nin olayda gereken özeni göstermediğinden, diğer davalıyla birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar,taraflar vekillerinin temyizi üzerine," Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 1. maddesi uyarınca bu sigorta, LPG tüpleyen firmaların, doldurdukları veya tüketiciye intikal ettirdikleri “tüplerin”, kullanılmak üzere bulundukları yerlerde infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu (kusurları olsun veya olmasın) verecekleri bedeni veya maddi zararlara karşı sorumluluklarını temin eder.Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi kurulunun 17.05.2004 tarihli raporuna göre, olayda sigorta ettirenin kusurlu olup,olmadığına bakılmaksızın zarara uğrayan üçüncü şahısların tazminatının ödenmesi gerektiği yönünde görüş belirtilmiş ise de,öncelikle zarara neden olan olayın tüpten kaynaklanmış olmasının gerekmesi karşısında, ölüm olayının tüpün gaz kaçırması nedeniyle oluşup,oluşmadığının yeni bir bilirkişi raporuyla belirlenmesi gerekirken bu hususta yeterli açıklıkta bulunmayan bilirkişi raporuyla yetinilerek davalı sigortacının sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmamıştır."gerekçesiyle davalı sigortacı yararına ,tazminat hesaplama yöntemi bakımından davacı yararına bozulmuştur.

Mahkemece,bozmaya uyularak alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,ölümün tüpü bacaya bağlanmamış şohbene bağlayan tüp bayiinin dolayısıyla satıcı davalı firmanın %40,şohbenin bu şekilde kullanan davacıların % 60 kusurlu olduğu gerekçesiyle,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı,taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan BP Gaz A.Ş. vekilinin tüm davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Destek tazminat hesap raporu, bozma ilamında yazılı ilkelere göre düzenlenmeye çalışılmış ise de, sabit sisteme göre eşit oranda artırım - indirim her yıl için aynı sonucu verdiğinden bahisle bunun için tablo düzenlenmesi gibi zaman kaybettiği bir yola başvurulmayıp, "kazançxzarar süresi = işleyecek dönem kazançları" kısa formülüyle hesaplama yapıldığı raporda belirtilmek suretiyle düzenlenen rapor bilinmeyen dönem bakımından denetime elverişli değildir. Esasında, bozma ilamında ayrıntılı hesap içermeyen önceki bilirkişi raporu bu yüzden denetime elverişli bulunmamış ve sadece davacı yararına bozulmuştur. Bu durumda, bozmanın bu gereği yerine getirilmiş olmadığından, hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir. Diğer yandan, bozma öncesi verilen ilk karar davalılardan BP Gaz A.Ş. yararına sadece karar ve ilam harcının fazla alınması nedeniyle bozulmuş,sorumlu tutulmaması gerektiğine ve hükmedilen tazminat miktarına ilişkin diğer temyiz itirazları reddedilmiş, ölüm olayı ile tüpün göz kaçırması arasında illiyet bağı olup olmadığının yeni bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerektiğine ilişkin bozma, davalılardan sadece sigortacı yararına yapılmıştır. Bu durumda, bozma öncesi kararda zararın tamamından BP Gaz A.Ş.'nin sorumlu tutulmasına ilişkin varılan sonuç, bu davalı bakımından kesinleşmiş olduğu halde, bozma sonrası alınan bilirkişi raporuna kusur oranları bakımından da itibar edilerek, bu davalının % 40, davacıların % 60 oranında kusurlu bulunmalarına dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

3- Davalı sigortacı vekilinin temyizden gelince; Bozma ilamında, genel şartların 1 nci maddesi açıklanarak, davalı sigortacının LPG tüpünün infilakı, gaz kaçırması ve yangın çıkartması sonucu doğan zarar ile sınırlı olarak sorumluluğu gözetilerek, somut olayda ölümün tüpün gaz kaçırması sonucunda meydana gelip gelmediğinin yeni bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Bozma sonrası alınan raporda bozma öncesi alınan rapor gibi, ölümün Adlı Tıp raporuna göre tüpün gaz kaçırması gibi bir olay sonucu oluşan gazdan değil, oksijenin azalması şohbenden sızan CO (karbonmonoksit) gazının banyoya dolması sonucu oluştuğu belirtilmiş, ayrıca banyo hacminin küçük olduğu, bacanın bulunmadığı, şohbenin baca çıkışının pencere yanından boru ile dışarı açıldığı, tüpün gaz kaçırmadığı, imalat hatasının bulunmadığı, karbonmonoksit gazının şohbende yanma esnasında ortamda yeterli oksijen olmadığı zaman meydana gelen eksik yanma ve/veya baca gazlarının geri tepmesi sonucu oluştuğu, yanma sonucu oluşan CO içeren gazların dışarı emniyetli şekilde atılması için uygun baca kullanılmadığı görüşü de belirtilerek, ilk raporda olmayan hususlarda da açıklama yapılmış ve bozmanın gereği bu şekilde sigortacı bakımından yerine getirilmiş olduğu ve davanın bu davalı bakımından reddi gerektiği halde, bozma ilamında istenilmeyen kusur oranları dağılımına da gidilmesi sonucu, BP A.Ş.'ne verilen kusur oranları davalı sigortacı için de uygulanarak, sigortacının da sorumlu tutulması doğru olmamış, hükmün bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.

4-Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin davalılardan sigortacıya yönelik , davalı sigortacı vekilinin ise tazminat hesap yöntemine ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7296 E. 2017/779 K.

    Ortak:Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kullanım hatası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/494 E. 2024/2467 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/11341 E.  ,  2010/6597 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.07.2009 tarih ve 2007/458 - 2009/435 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.06.2010 gününde davacılar avukatı ... gelip, davetiye tebliğine rağmen davalılar vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin müşterek çocukları Şirin Yalçınkaya’nın banyoda davalılardan BP Gaz A.Ş. tarafından üretilip, diğer davalının Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortacısı olduğu tüpün bağlı olduğu şofbenden sızan gazlar sonucunda CO gazı nedeniyle boğularak öldüğünü ileri sürerek, (30.000.000.000.-)TL maddi ve (10.000.000.000.-)TL manevi tazminatın, davalı sigortacının sadece maddi tazminatla sorumlu olması kaydıyla olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili, olay anında şohbende BP Gaz markalı tüp kullanıldığına ilişkin delil bulunmadığını, BP Gaz markalı tüpün infilak ettiği, gaz kaçırdığı veya yangın çıkardığının iddia edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunu gerektirecek hiçbir maddi olgu ve yasal düzenleme bulunmadığını, davacıların murisinin gazın yanması sırasında banyo odasına taze hava girişinin sağlanamaması veya şofbenin bacaya bağlanmamasından banyodaki oksijenin tamamının kullanılması nedeniyle vefat ettiğini, ölüm olayının tamamen davacılar ile kızlarının emniyet ve güvenlik önlemlerini almamalarından doğduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Allianz Sigorta A.Ş. vekili, poliçe teminatı kapsamında kalan bir olay bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davalılardan BP Gaz A.Ş.nin olayda gereken özeni göstermediğinden, diğer davalıyla birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar,taraflar vekillerinin temyizi üzerine," Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 1. maddesi uyarınca bu sigorta, LPG tüpleyen firmaların, doldurdukları veya tüketiciye intikal ettirdikleri “tüplerin”, kullanılmak üzere bulundukları yerlerde infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu (kusurları olsun veya olmasın) verecekleri bedeni veya maddi zararlara karşı sorumluluklarını temin eder.Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi kurulunun 17.05.2004 tarihli raporuna göre, olayda sigorta ettirenin kusurlu olup,olmadığına bakılmaksızın zarara uğrayan üçüncü şahısların tazminatının ödenmesi gerektiği yönünde görüş belirtilmiş ise de,öncelikle zarara neden olan olayın tüpten kaynaklanmış olmasının gerekmesi karşısında, ölüm olayının tüpün gaz kaçırması nedeniyle oluşup,oluşmadığının yeni bir bilirkişi raporuyla belirlenmesi gerekirken bu hususta yeterli açıklıkta bulunmayan bilirkişi raporuyla yetinilerek davalı sigortacının sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmamıştır."gerekçesiyle davalı sigortacı yararına ,tazminat hesaplama yöntemi bakımından davacı yararına bozulmuştur.

Mahkemece,bozmaya uyularak alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,ölümün tüpü bacaya bağlanmamış şohbene bağlayan tüp bayiinin dolayısıyla satıcı davalı firmanın %40,şohbenin bu şekilde kullanan davacıların % 60 kusurlu olduğu gerekçesiyle,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı,taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan BP Gaz A.Ş. vekilinin tüm davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Destek tazminat hesap raporu, bozma ilamında yazılı ilkelere göre düzenlenmeye çalışılmış ise de, sabit sisteme göre eşit oranda artırım - indirim her yıl için aynı sonucu verdiğinden bahisle bunun için tablo düzenlenmesi gibi zaman kaybettiği bir yola başvurulmayıp, "kazançxzarar süresi = işleyecek dönem kazançları" kısa formülüyle hesaplama yapıldığı raporda belirtilmek suretiyle düzenlenen rapor bilinmeyen dönem bakımından denetime elverişli değildir. Esasında, bozma ilamında ayrıntılı hesap içermeyen önceki bilirkişi raporu bu yüzden denetime elverişli bulunmamış ve sadece davacı yararına bozulmuştur. Bu durumda, bozmanın bu gereği yerine getirilmiş olmadığından, hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

Diğer yandan, bozma öncesi verilen ilk karar davalılardan BP Gaz A.Ş. yararına sadece karar ve ilam harcının fazla alınması nedeniyle bozulmuş,sorumlu tutulmaması gerektiğine ve hükmedilen tazminat miktarına ilişkin diğer temyiz itirazları reddedilmiş, ölüm olayı ile tüpün göz kaçırması arasında illiyet bağı olup olmadığının yeni bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerektiğine ilişkin bozma, davalılardan sadece sigortacı yararına yapılmıştır. Bu durumda, bozma öncesi kararda zararın tamamından BP Gaz A.Ş.'nin sorumlu tutulmasına ilişkin varılan sonuç, bu davalı bakımından kesinleşmiş olduğu halde, bozma sonrası alınan bilirkişi raporuna kusur oranları bakımından da itibar edilerek, bu davalının % 40, davacıların % 60 oranında kusurlu bulunmalarına dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

3- Davalı sigortacı vekilinin temyizden gelince; Bozma ilamında, genel şartların 1 nci maddesi açıklanarak, davalı sigortacının LPG tüpünün infilakı, gaz kaçırması ve yangın çıkartması sonucu doğan zarar ile sınırlı olarak sorumluluğu gözetilerek, somut olayda ölümün tüpün gaz kaçırması sonucunda meydana gelip gelmediğinin yeni bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Bozma sonrası alınan raporda bozma öncesi alınan rapor gibi, ölümün Adlı Tıp raporuna göre tüpün gaz kaçırması gibi bir olay sonucu oluşan gazdan değil, oksijenin azalması şohbenden sızan CO (karbonmonoksit) gazının banyoya dolması sonucu oluştuğu belirtilmiş, ayrıca banyo hacminin küçük olduğu, bacanın bulunmadığı, şohbenin baca çıkışının pencere yanından boru ile dışarı açıldığı, tüpün gaz kaçırmadığı, imalat hatasının bulunmadığı, karbonmonoksit gazının şohbende yanma esnasında ortamda yeterli oksijen olmadığı zaman meydana gelen eksik yanma ve/veya baca gazlarının geri tepmesi sonucu oluştuğu, yanma sonucu oluşan CO içeren gazların dışarı emniyetli şekilde atılması için uygun baca kullanılmadığı görüşü de belirtilerek, ilk raporda olmayan hususlarda da açıklama yapılmış ve bozmanın gereği bu şekilde sigortacı bakımından yerine getirilmiş olduğu ve davanın bu davalı bakımından reddi gerektiği halde, bozma ilamında istenilmeyen kusur oranları dağılımına da gidilmesi sonucu, BP A.Ş.'ne verilen kusur oranları davalı sigortacı için de uygulanarak, sigortacının da sorumlu tutulması doğru olmamış, hükmün bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.

4-Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin davalılardan sigortacıya yönelik , davalı sigortacı vekilinin ise tazminat hesap yöntemine ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan BP Gaz A.Ş. vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, (3) bentte açıklanan nedenlerle davalılardan sigortacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar ve bu davalı yararına ayrı ayrı BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalılardan sigortacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılar ve davalı sigortaya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.315.75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Ş.'den alınmasına, 08.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023943700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.