Kooperatif ortaklığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1568 E. 2010/7513 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kabul beyanı↗ mirasçılık↗ husumet yokluğu↗ ibraz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kooperatif aidatlarının ödemesine ilişkin dekont asılları davacı elinde bulunduğundan bu paraların davacı tarafından yatırıldığının kabul edilmesinin gerektiği ve davalılardan anne ile babanın kabul beyanına göre kooperatif ortaklığının davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, miras yoluyla davalılara intikal eden ortaklığın ipt...yle davacı adına tesciline, davalılardan kooperatif hakkındaki davanın ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortaklığının tespiti istemine ilişkindir.
Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere başlangıçta davacı kooperatifin ortağı iken sözleşme ile bu ortaklığını davalılardan ...’nın müteveffa eşi ...’ye devretmiştir. Devir sonrası ...’nin çocuksuz olarak vefat etmesi üzerine de terekesi davalılar olan eş, anne ve babasına intikal etmiştir.
Her ne kadar davacı, ortaklığın devrinden sonra da aidatların kendisi tarafından ödendiğini, yapılan devrin gerçek bir devir olmadığını savunarak devirden sonraki aidat ödeme makbuzlarını ibraz etmiş ve mahkemece de bu durum ödemelerin davacı tarafından yapıldığının kanıtı olarak görülmüş ise de, davacı ikametinin ve kooperatif merkezinin İzmir’de bulunması ve müteveffa ...’nin o tarihlerde İstanbul’da çalışıyor olması karşısında bu durum davalı ...’nun aleyhine davacı iddialarının kanıtı olamaz.
Ayrıca, davacının anne ve babası olan terekenin diğer mirasçıları durumundaki davalarının davayı kabul beyanlarının tarafların sıfatı ve uyuşmazlığın niteliği nazara alındığında davanın kabulü için yeterli bir gerekçe olamayacağı da açıktır.
Bu itibarla mahkemece, davacı iddialarının usule uygun delillerle kanıtlanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalılardan ... yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2409 E. 2011/6101 K.
Ortak:kabul beyanı · husumet yokluğu · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… esine ilişkin dekont asılları davacı elinde bulunduğundan bu paraların davacı tarafından yatırıldığının kabul edilmesinin gerektiği ve davalılardan anne ile babanın «kabul beyanına» göre kooperatif ortaklığının davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, miras yoluyla davalılara intikal eden ortaklığın ipt...yle davacı adına tesciline, davalılardan kooperatif hakkındaki davanın ise «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, davacının anne ve babası olan terekenin diğer «mirasçıları» durumundaki davalarının davayı «kabul beyanlarının» tarafların sıfatı ve uyuşmazlığın niteliği nazara alındığında davanın kabulü için yeterli bir gerekçe olamayacağı da açıktır.
Benzer bu kararda… aidatlarının ödenmesine ilişkin dekont asılları davacı elinde bulunduğundan bu paraların davacı tarafından yatırıldığının kabulü gerektiği, davalı anne ile babanın «kabul beyanının» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile miras yoluyla davalılara intikal eden ortaklığın iptaliyle davacı adına tesciline, davalı kooperatif hakkındaki davanın ise «husumet yokluğundan» reddine dair verilen kararın davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 28.06.2010 günlü ilamında belirtilen gerekçelerle temyiz e …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5073 E. 2019/4871 K.
Ortak:mirasçılık
İncelediğiniz karardaAyrıca, davacının anne ve babası olan terekenin diğer «mirasçıları» durumundaki davalarının davayı «kabul beyanlarının» tarafların sıfatı ve uyuşmazlığın niteliği nazara alındığında davanın kabulü için yeterli bir gerekçe olamayacağı da açıktır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalılar ..., ..., ..., ... terekesi ve «mirasçıları» yönünden reddine dair verilen karar davacı vekili, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalı müteveffa ... terekesi vekilinin «vekalet ücretine» yönelik karar düzeltme itirazlarının, bozma ilamı sebep ve şekli uyarınca bu aşamada incelenmesine gerek olmamasına göre, davacı vekili ve davalı müteveffa ... terekesi vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3081 E. 2019/7864 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece baba ... için 2.875,20 TL, anne ... için 4.839,74 TL «maddi tazminat» ile baba ... için 10.000,00 TL, anne ... için 10.000,00 TL, ..., ..., ... ve ... her bir kardeş için 2.500,00’er manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/1568 E. , 2010/7513 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.11.2007 tarih ve 2006/42-2007/680 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, dava dışı nişanlısının aidatları ödemek istememesi üzerine ortaklığın kardeşi olan dava dışı ... ’ya 10.08.2001 tarihinde devredildiğini, ancak müvekkilinin gerçekte amacının devir değil ortaklık payını güvence altına almak olduğunu, kardeşi ...’nin 06.03.2005 tarihinde çocuksuz olarak ölümü üzerine kooperatif ortaklığının davalılar ölen eşi ... ile müvekkilinin anne ve babasına intikal ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin ortaklığının tespitine, tescile, bu istem kabul edilmezse müvekkilince ödenen paraların istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kooperatif ortaklığının müvekkilinin ölen eşi ... ’ya ait olduğunu, devrin yasal şekilde yapıldığını, ödemelerin ... tarafından gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]..l ve ... vekili, kooperatif hissesinin davacı olan kızlarına ait olduğunu, ödemeleri kızlarının yaptığını, ölen oğullarının kooperatif ile ilgisinin bulunmadığını, davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Davalılardan kooperatif, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kooperatif aidatlarının ödemesine ilişkin dekont asılları davacı elinde bulunduğundan bu paraların davacı tarafından yatırıldığının kabul edilmesinin gerektiği ve davalılardan anne ile babanın kabul beyanına göre kooperatif ortaklığının davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, miras yoluyla davalılara intikal eden ortaklığın ipt...yle davacı adına tesciline, davalılardan kooperatif hakkındaki davanın ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortaklığının tespiti istemine ilişkindir.
Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere başlangıçta davacı kooperatifin ortağı iken sözleşme ile bu ortaklığını davalılardan ...’nın müteveffa eşi ...’ye devretmiştir. Devir sonrası ...’nin çocuksuz olarak vefat etmesi üzerine de terekesi davalılar olan eş, anne ve babasına intikal etmiştir.
Her ne kadar davacı, ortaklığın devrinden sonra da aidatların kendisi tarafından ödendiğini, yapılan devrin gerçek bir devir olmadığını savunarak devirden sonraki aidat ödeme makbuzlarını ibraz etmiş ve mahkemece de bu durum ödemelerin davacı tarafından yapıldığının kanıtı olarak görülmüş ise de, davacı ikametinin ve kooperatif merkezinin İzmir’de bulunması ve müteveffa ...’nin o tarihlerde İstanbul’da çalışıyor olması karşısında bu durum davalı ...’nun aleyhine davacı iddialarının kanıtı olamaz.
Ayrıca, davacının anne ve babası olan terekenin diğer mirasçıları durumundaki davalarının davayı kabul beyanlarının tarafların sıfatı ve uyuşmazlığın niteliği nazara alındığında davanın kabulü için yeterli bir gerekçe olamayacağı da açıktır.
Bu itibarla mahkemece, davacı iddialarının usule uygun delillerle kanıtlanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalılardan ... yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davalardan ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği h...nde temyiz edene iadesine, 28.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023909400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz