İhtiyati Hacze İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16696 E. 2014/18215 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati hacze itiraz↗ mirasçılık↗ ipotek↗ kefalet↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ haciz↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, itirazın kabulü ile 27/03/2014 tarih ve 2014/45-46 D. İş sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
İstem ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece talebin kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili, müvekkillerinin borçlu-kefil M.Y..'nın mirasçıları olduklarını, M. Y..'nın 2006 yılında borca batık olarak vefat ettiğini ve borca batık terekede mirasçıların mirası reddetmiş sayılacağını ileri sürmüş ise de, bu hususta bir belge ibraz edilmemiştir. Kaldı ki, bu iddia yargılamayı gerektiren bir husustur. Öte yandan, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili alacağın zaten ipotekli taşınmaz vasıtası ile teminat altına alındığı ileri sürmüşse de, ipoteğin kefalet için verilip verilmediği hususu ipotek kayıt tablosu incelenerek anlaşılabilecektir. Bu itibarla, mahkemece açıklanan bu hususlar irdelenmeden, itiraz sebeplerini karşılamayacak şekilde ihtiyati hacze itiraz edenlerin murisi M. Y..'nın vefat ettiğinden bahisle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13740 E. 2014/20087 K.
Ortak:mirasçılık
İncelediğiniz karardaAncak, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili, müvekkillerinin borçlu-«kefil» M.Y..'nın «mirasçıları» olduklarını, M.
Y..'nın 2006 yılında borca batık olarak vefat ettiğini ve borca batık terekede «mirasçıların» mirası reddetmiş sayılacağını ileri sürmüş ise de, bu hususta bir belge «ibraz» edilmemiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirketin feshi», bu mümkün olmazsa «ortaklıktan çıkarılma» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı şirketin iki ortaklı olması, %98,3 paya sahip diğer ortağın vefat etmesi, «mirasçılarının» da mirası reddetmesi karşısında, mahkemece öncelikli olarak davalı şirkete bu davada «temsil» edilmek üzere «temsil kayyımı atanmadan», işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
… i olması, şirketin herhangi bir faaliyet göstermemesi, davacının şirketle ilgilenecek durumunun bulunmaması, şirketin tek yetkilisi olan diğer ortağın vefat etmesi, «mirasçılarının» da mirası reddetmesi, şirketin ayakta tutulmasında yarar olmaması, «şirketin feshini» gerektirir haklı sebeplerin gerçekleşmesi karşısında, mahkemece davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · temsil kayyımı · kayyım atanması · ortaklıktan çıkarılma · şirketin feshi · kayyım · limited şirket · ek tasfiye
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirketin feshi», bu mümkün olmazsa «ortaklıktan çıkarılma» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı şirketin iki ortaklı olması, %98,3 paya sahip diğer ortağın vefat etmesi, «mirasçılarının» da mirası reddetmesi karşısında, mahkemece öncelikli olarak davalı şirkete bu davada «temsil» edilmek üzere «temsil kayyımı atanmadan», işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
… dia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, İcra İflas Kanunu'nun 179. maddesinde sermaye şirketlerinin borçlarının aktiflerinden fazla olması durumunda «iflaslarına» karar verileceğinin düzenlendiği, davalı şirket borca batık olduğundan iflasına karar vermek gerektiği, ancak davalı «tasfiye» aşamasında olmadığından iflasına hükmedilemeyeceği, şirketin borca batık olduğunu öğrenen davacının iflas talebinde bulunabileceği gerekçesiyle, davanın reddine ka …
… i olması, şirketin herhangi bir faaliyet göstermemesi, davacının şirketle ilgilenecek durumunun bulunmaması, şirketin tek yetkilisi olan diğer ortağın vefat etmesi, «mirasçılarının» da mirası reddetmesi, şirketin ayakta tutulmasında yarar olmaması, «şirketin feshini» gerektirir haklı sebeplerin gerçekleşmesi karşısında, mahkemece davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/164 E. 2015/6735 K.
Ortak:mirasçılık · kefalet · kefil
İncelediğiniz karardaAncak, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili, müvekkillerinin borçlu-«kefil» M.Y..'nın «mirasçıları» olduklarını, M.
Y..'nın 2006 yılında borca batık olarak vefat ettiğini ve borca batık terekede «mirasçıların» mirası reddetmiş sayılacağını ileri sürmüş ise de, bu hususta bir belge «ibraz» edilmemiştir.
Öte yandan, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili alacağın zaten «ipotekli» taşınmaz vasıtası ile «teminat» altına alındığı ileri sürmüşse de, ipoteğin «kefalet» için verilip verilmediği hususu ipotek kayıt tablosu incelenerek anlaşılabilecektir.
Benzer bu karardaDava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece kredi borçlusuna «kefil» olan davalı muris ...'nın yargılama sırasında vefatı üzerine davaya «dahil» edilen «mirasçılarının», murisin «kefalet» borcundan sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalıların murisi ...arasında 5.000 TL bedelli «kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalı ...'nın bu sözleşme için ...lehine «kefil» olduğu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, ... «mirasçısı» ...'nın terekenin borca batık olması sebebiyle mirası reddetmiş sayıldığından borçtan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle ... hakkında açılan davanın reddine; diğer davalıların kefil ...'nın mirasçıları oldukları, «hesap kat ihtarının» kefile 13.09.2006 tarihinde tebliğ edildiğinden ...'nın 14.09.2006 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü, işin «ticari nitelikte» olması sebebiyle TBK'daki faize ilişkin sınırlamaların uygulanamayacağı gereçesiyle ... mirasçıları aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL ana «para alacağına» 14.09.2006 tarihinden itibarin işleyecek % 100 «temerrüt faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV ile birlikte ... mirasçılarından miras payları oranında tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, TMK'nun 641 maddesine göre, «mirasçıları» «tereke» borçlarından «müteselsilen sorumlu» olmalarına rağmen mahkemece davalıların miras payları oranında sorumluluklarına karar verilmesi doğru olmayıp, kararın davacı yararına bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tereke · hesap kat ihtarı · para alacağı · kat ihtarı · hesap kat · ticari dava niteliği · müteselsil sorumluluk · temerrüt faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalıların murisi ...arasında 5.000 TL bedelli «kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalı ...'nın bu sözleşme için ...lehine «kefil» olduğu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, ... «mirasçısı» ...'nın terekenin borca batık olması sebebiyle mirası reddetmiş sayıldığından borçtan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle ... hakkında açılan davanın reddine; diğer davalıların kefil ...'nın mirasçıları oldukları, «hesap kat ihtarının» kefile 13.09.2006 tarihinde tebliğ edildiğinden ...'nın 14.09.2006 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü, işin «ticari nitelikte» olması sebebiyle TBK'daki faize ilişkin sınırlamaların uygulanamayacağı gereçesiyle ... mirasçıları aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL ana «para alacağına» 14.09.2006 tarihinden itibarin işleyecek % 100 «temerrüt faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV ile birlikte ... mirasçılarından miras payları oranında tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, TMK'nun 641 maddesine göre, «mirasçıları» «tereke» borçlarından «müteselsilen sorumlu» olmalarına rağmen mahkemece davalıların miras payları oranında sorumluluklarına karar verilmesi doğru olmayıp, kararın davacı yararına bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/16696 E. , 2014/18215 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SAKARYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 27/03/2014
NUMARASI 2014/45-2014/46 D. İŞ
Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.03.2014 tarih ve 2014/45-014/46 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, müvekkillerinin borçlu-kefil M. Y..'nın mirasçıları olduklarını, Me. Y..ı'nın 2006 yılında borca batık bir şekilde vefat ettiğini, borca batık terekede mirasçıların mirası reddetmiş sayılacağını, alacağın zaten ipotekli taşınmaz vasıtası ile teminat altına alındığını, ihtiyati haciz kararının yerinde olmadığını ileri sürerek haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekili, itirazın yerinde olmadığını savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece, itirazın kabulü ile 27/03/2014 tarih ve 2014/45-46 D. İş sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
İstem ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece talebin kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili, müvekkillerinin borçlu-kefil M.Y..'nın mirasçıları olduklarını, M. Y..'nın 2006 yılında borca batık olarak vefat ettiğini ve borca batık terekede mirasçıların mirası reddetmiş sayılacağını ileri sürmüş ise de, bu hususta bir belge ibraz edilmemiştir. Kaldı ki, bu iddia yargılamayı gerektiren bir husustur. Öte yandan, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili alacağın zaten ipotekli taşınmaz vasıtası ile teminat altına alındığı ileri sürmüşse de, ipoteğin kefalet için verilip verilmediği hususu ipotek kayıt tablosu incelenerek anlaşılabilecektir. Bu itibarla, mahkemece açıklanan bu hususlar irdelenmeden, itiraz sebeplerini karşılamayacak şekilde ihtiyati hacze itiraz edenlerin murisi M.
Y..'nın vefat ettiğinden bahisle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden ihtiyati haciz talep edene (alacaklıya) iadesine, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102337700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz