Limited Şirketin Feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13740 E. 2014/20087 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirketin feshi↗ temsil kayyımı↗ kayyım atanması↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirketin feshi↗ kayyım↗ mirasçılık↗ limited şirket↗ ek tasfiye↗ iflas↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, İcra İflas Kanunu'nun 179. maddesinde sermaye şirketlerinin borçlarının aktiflerinden fazla olması durumunda iflaslarına karar verileceğinin düzenlendiği, davalı şirket borca batık olduğundan iflasına karar vermek gerektiği, ancak davalı tasfiye aşamasında olmadığından iflasına hükmedilemeyeceği, şirketin borca batık olduğunu öğrenen davacının iflas talebinde bulunabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirketin feshi, bu mümkün olmazsa ortaklıktan çıkarılma istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı şirketin iki ortaklı olması, %98,3 paya sahip diğer ortağın vefat etmesi, mirasçılarının da mirası reddetmesi karşısında, mahkemece öncelikli olarak davalı şirkete bu davada temsil edilmek üzere temsil kayyımı atanmadan, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, kabule göre davacının, davalı şirkette %1,67 pay sahibi olması, şirketin herhangi bir faaliyet göstermemesi, davacının şirketle ilgilenecek durumunun bulunmaması, şirketin tek yetkilisi olan diğer ortağın vefat etmesi, mirasçılarının da mirası reddetmesi, şirketin ayakta tutulmasında yarar olmaması, şirketin feshini gerektirir haklı sebeplerin gerçekleşmesi karşısında, mahkemece davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16696 E. 2014/18215 K.
Ortak:mirasçılık
İncelediğiniz kararda1- Dava, «limited şirketin feshi», bu mümkün olmazsa «ortaklıktan çıkarılma» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı şirketin iki ortaklı olması, %98,3 paya sahip diğer ortağın vefat etmesi, «mirasçılarının» da mirası reddetmesi karşısında, mahkemece öncelikli olarak davalı şirkete bu davada «temsil» edilmek üzere «temsil kayyımı atanmadan», işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
… i olması, şirketin herhangi bir faaliyet göstermemesi, davacının şirketle ilgilenecek durumunun bulunmaması, şirketin tek yetkilisi olan diğer ortağın vefat etmesi, «mirasçılarının» da mirası reddetmesi, şirketin ayakta tutulmasında yarar olmaması, «şirketin feshini» gerektirir haklı sebeplerin gerçekleşmesi karşısında, mahkemece davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili, müvekkillerinin borçlu-«kefil» M.Y..'nın «mirasçıları» olduklarını, M.
Y..'nın 2006 yılında borca batık olarak vefat ettiğini ve borca batık terekede «mirasçıların» mirası reddetmiş sayılacağını ileri sürmüş ise de, bu hususta bir belge «ibraz» edilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · kefil · haciz · ibraz · teminat
Benzer bu karardaÖte yandan, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili alacağın zaten «ipotekli» taşınmaz vasıtası ile «teminat» altına alındığı ileri sürmüşse de, ipoteğin «kefalet» için verilip verilmediği hususu ipotek kayıt tablosu incelenerek anlaşılabilecektir.
İş sayılı «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Ancak, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili, müvekkillerinin borçlu-«kefil» M.Y..'nın «mirasçıları» olduklarını, M.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13740 E. , 2014/20087 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/04/2014
NUMARASI 2013/510-2014/165
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/04/2014 tarih ve 2013/510-2014/165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %1,67 paya sahip ortağı olduğunu, %98,3 paya sahip münferit yetkili ortak M.. N..B,n 04.10.2011 tarihinde vefat ettiğini, yasal mirasçıların mirasını reddettiğini, şirketin vergi ve prim borçlarının ödenmediğini, şirketin faaliyette bulunmadığını ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesini, bu mümkün olmazsa ortaklıktan çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Diğer davalılar mirası reddettiklerini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, İcra İflas Kanunu'nun 179. maddesinde sermaye şirketlerinin borçlarının aktiflerinden fazla olması durumunda iflaslarına karar verileceğinin düzenlendiği, davalı şirket borca batık olduğundan iflasına karar vermek gerektiği, ancak davalı tasfiye aşamasında olmadığından iflasına hükmedilemeyeceği, şirketin borca batık olduğunu öğrenen davacının iflas talebinde bulunabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirketin feshi, bu mümkün olmazsa ortaklıktan çıkarılma istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı şirketin iki ortaklı olması, %98,3 paya sahip diğer ortağın vefat etmesi, mirasçılarının da mirası reddetmesi karşısında, mahkemece öncelikli olarak davalı şirkete bu davada temsil edilmek üzere temsil kayyımı atanmadan, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, kabule göre davacının, davalı şirkette %1,67 pay sahibi olması, şirketin herhangi bir faaliyet göstermemesi, davacının şirketle ilgilenecek durumunun bulunmaması, şirketin tek yetkilisi olan diğer ortağın vefat etmesi, mirasçılarının da mirası reddetmesi, şirketin ayakta tutulmasında yarar olmaması, şirketin feshini gerektirir haklı sebeplerin gerçekleşmesi karşısında, mahkemece davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102282800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz