Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16419 E. 2014/18212 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin yetki↗ yetki şartı↗ yetki itirazı↗ tazminat davası↗ usulden reddi↗ haksız fiil↗ yetki↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ kesin hüküm↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, bir haksız fiilin birden fazla kişi tarafından işlenmesi halinde bu kişilere karşı açılacak tazminat davası için ortak yetkili mahkemenin davalılardan birinin yerleşim mahkemesi olmayıp, haksız fiilin gerçekleştiği yer mahkemesi olduğu, buranın aynı zamanda davacının ikametgahı bulunduğu, HMK'nın 7. maddesindeki ortak yetkili mahkemenin yetkisinin kesin yetki haline getirildiği, HMK'nın 114/1-ç maddesi gereğince de kesin yetkinin dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içinde başvuru halinde dosyanın görevli ve yetkili Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız fiile dayalı tazminat davasıdır. Mahkemece, davalılar tarafından yetki itirazında bulunulmadığı halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7/1. maddesi gereğince davalıların tamamı hakkında ortak yetkili mahkemenin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi gereğince haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi olduğu ve bu yetkinin de kesin olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. kısım İkinci Ayrımı (5. ila 19. maddeler arası) yetkiye ilişkin olup, bu ayrımın (11, 12/1, 14/2 ve 15/2. maddelerinde) yetkili mahkemeler teker teker gösterilmiş ve bu mahkemelerin yetkisinin kesin olduğu madde metninde açıkça yazılmıştır. Mahkemenin gerekçesinde belirttiği aynı Kanun'un 7/1. maddesinde, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan mahkemenin bulunması halinde davaya o yer mahkemesinde bakılacağı belirtilmiş ise de, bu mahkemenin kesin yetkili olacağı hususu düzenlenmemiştir. Öte yandan, anılan madde gerekçesinde mahkemenin kesin yetkili olduğunun yazılı olmasının da, madde metni ve yetkiye ilişkin diğer hükümlerde kesin yetkinin açıkça belirtilmesi karşısında bağlayıcı olduğu kabul edilemez. Kaldı ki, Mülga 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 9/2. maddesinde de davalıların tamamı hakkında ortak yetkili mahkeme olması halinde yine davaya o mahkemede bakılacağı belirtilmesine rağmen bu hüküm kesin yetki olarak kabul edilmemiştir. Bu nedenle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/4. maddesi gereğince yetkinin kesin olmadığı davalarda süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulması gerektiği gözönüne alınarak somut uyuşmazlıkta da yetki itirazı olmaması nedeni ile davanın esasına girilmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/624 E. 2013/1833 K.
Ortak:kesin yetki · yetki itirazı · haksız fiil · yetki · taşıyan · yetkisizlik kararı · kesin hüküm · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, bir «haksız fiilin» birden fazla kişi tarafından işlenmesi halinde bu kişilere karşı açılacak «tazminat davası» için ortak yetkili mahkemenin davalılardan birinin yerleşim mahkemesi olmayıp, haksız fiilin gerçekleştiği yer mahkemesi olduğu, buranın aynı zamanda davacının ikametgahı bulunduğu, HMK'nın 7. maddesindeki ortak yetkili mahkemenin «yetkisinin» «kesin yetki» haline getirildiği, HMK'nın 114/1-ç maddesi gereğince de kesin yetkinin dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine», kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içinde başvuru halinde dosyanın «görevli» ve yetkili Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalılar tarafından «yetki itirazında» bulunulmadığı halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7/1. maddesi gereğince davalıların tamamı hakkında ortak yetkili mahkemenin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi gereğince «haksız fiilin» işlendiği yer mahkemesi olduğu ve bu yetkinin de «kesin» olduğu gerekçesi ile «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Bu nedenle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/4. maddesi gereğince «yetkinin» «kesin» olmadığı davalarda süresi içinde ve usulüne uygun olarak «yetki itirazında» bulunulması gerektiği gözönüne alınarak somut uyuşmazlıkta da yetki itirazı olmaması nedeni ile davanın esasına girilmesi gerekirken, «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi olup bu «yetkinin» «kesin yetki» olduğu gerekçesi ile «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun .../4. maddesi gereğince «yetkinin» «kesin» olmadığı davalarda süresi içinde ve usulüne uygun olarak «yetki itirazında» bulunulması gerektiği göz önüne alınarak, somut uyuşmazlıkta davalı ...’ın kendi ikametgah mahkemesi olan Doğubeyazıt Mahkemeleri'nin yetkili olduğu yönündeki yetki itirazının HMK’nun yetkiyi düzenleyen hükümlerine göre değerlendirilmesi suretiyle, yetki konusunda karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Bu maddenin gerekçesinde bu mahkemenin «kesin» yetkili mahkeme olduğunun yazılı olması, bu maddenin metni ve yetkiye ilişkin diğer hükümlerde «kesin yetkinin» açıkça belirtilmesi karşısında bağlayıcı olduğu kabul edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri · iş bölümü · dava sebebi
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi tarafından iş «bölümü» itirazının kabulü üzerine gönderilen davada HMK’nun 7/1. maddesinde düzenlenen, davalı birden fazla ise davanın bunlardan birinin «yerleşim yeri» mahkemesinde açılabileceği, ancak dava «sebebine» göre kanunda davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi «taşıyan» bir mahkeme belirtilmiş ise davaya o yer mahkemesince bakılacağı hükmüne göre, HMK’nun 7/1. maddesinin .... cümlesi gereğince trafik kazasının meydana geldiği ...
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. kısım .... ayrım (5. ila .... maddeler arası) «bölümü» yetkiye ilişkin olup bu ayrımda (11, .../1, 14/... ve .../.... maddelerinde) «kesin» yetkili mahkemeler tek tek gösterilmiş ve bu mahkemelerin «yetkisinin» kesin olduğu madde metninde açıkça yazılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14455 E. 2012/18593 K.
Ortak:kesin yetki · yetki itirazı · tazminat davası · haksız fiil · yetki · taşıyan · yetkisizlik kararı · kesin hüküm · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, bir «haksız fiilin» birden fazla kişi tarafından işlenmesi halinde bu kişilere karşı açılacak «tazminat davası» için ortak yetkili mahkemenin davalılardan birinin yerleşim mahkemesi olmayıp, haksız fiilin gerçekleştiği yer mahkemesi olduğu, buranın aynı zamanda davacının ikametgahı bulunduğu, HMK'nın 7. maddesindeki ortak yetkili mahkemenin «yetkisinin» «kesin yetki» haline getirildiği, HMK'nın 114/1-ç maddesi gereğince de kesin yetkinin dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine», kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içinde başvuru halinde dosyanın «görevli» ve yetkili Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalılar tarafından «yetki itirazında» bulunulmadığı halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7/1. maddesi gereğince davalıların tamamı hakkında ortak yetkili mahkemenin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi gereğince «haksız fiilin» işlendiği yer mahkemesi olduğu ve bu yetkinin de «kesin» olduğu gerekçesi ile «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Bu nedenle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/4. maddesi gereğince «yetkinin» «kesin» olmadığı davalarda süresi içinde ve usulüne uygun olarak «yetki itirazında» bulunulması gerektiği gözönüne alınarak somut uyuşmazlıkta da yetki itirazı olmaması nedeni ile davanın esasına girilmesi gerekirken, «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, «haksız fiile» dayalı «tazminat davası» olup, mahkemece davalılar tarafından «yetki itirazında» bulunulmadığı halde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7/1 maddesi gereğince davalıların tamamı hakkında ortak yetkili mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi gereğince haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi olup bu yetkinin «kesin yetki» olduğu gerekçesi ile «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Mahkemece, trafik kazasının Kayseri İli Yahyalı ilçesinde gerçekleştiği, dolayısıyla HMK’nun 16. maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda, «haksız fiilin» işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer yada zarar görenin «yerleşim yeri» mahkemesinin yetkili olduğu, HMK’nun 7. maddesine göre de, davalı birden fazla ise davanın, bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği, ancak dava «sebebine» göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi «taşıyan» bir mahkeme belirtilmiş ise davaya o yer mahkemesinde bakılacağı düzenlemesi karşısında davalılar için ortak yetkili mahkemenin Yahyalı Mahkemeleri olduğu ve bu durumun «kesin yetki» olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/4. maddesi gereğince «yetkinin» «kesin» olmadığı davalarda süresi içinde ve usulüne uygun olarak «yetki itirazında» bulunulması gerektiği gözönüne alınarak somut uyuşmazlıkta da yetki itirazı olmaması nedeni ile davanın esasına girilmesi gerekirken «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri · iş bölümü · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, trafik kazasının Kayseri İli Yahyalı ilçesinde gerçekleştiği, dolayısıyla HMK’nun 16. maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda, «haksız fiilin» işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer yada zarar görenin «yerleşim yeri» mahkemesinin yetkili olduğu, HMK’nun 7. maddesine göre de, davalı birden fazla ise davanın, bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği, ancak dava «sebebine» göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi «taşıyan» bir mahkeme belirtilmiş ise davaya o yer mahkemesinde bakılacağı düzenlemesi karşısında davalılar için ortak yetkili mahkemenin Yahyalı Mahkemeleri olduğu ve bu durumun «kesin yetki» olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. kısım 2. ayrım (5. ila 19. maddeler arası) «bölümü» yetkiye ilişkin olup bu ayrımın (11, 12/1, 14/2 ve 15/2. maddelerinde) «kesin» yetkili mahkemeler tek tek gösterilmiş ve bu mahkemelerin «yetkisinin» kesin olduğu madde metninde açıkça yazılmıştır.
-
Hisse senedi satışının iptali | Hisse senedinin iadesine karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9868 E. 2010/9899 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz
Benzer bu kararda… rafından satılan ve davalının iade ile yükümlü olduğu hisse senetlerin hangi senetlerden ibaret olduğu nitelikleriyle birlikte açıkça belirtilmemiş olup, bu hususun «infazda tereddüt» yaratacağı kuşkusuzdur.
O halde, mahkemece, davalı tarafından talimatsız satılan hisse senetlerinin teker teker dökümü yapılarak «infazda» duraksamaya yol açmayacak bir şekilde hüküm tesisi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile bozma ilamı doğrultusunda hüküm tesis edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/16419 E. , 2014/18212 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) ANADOLU 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/03/2014
NUMARASI 2013/76-2014/99
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2014 tarih ve 2013/76-2014/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kızı olan müteveffa C. T..'ın 10/12/2009 tarihinde evinde banyo yaparken karbonmonoksit gazından zehirlenerek öldüğünü, mirasçı olarak anne, baba ve ana ayrı kardeşlerini bıraktığını, ölümle ilgili olarak müvekkili hakkında Tunceli Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davada beraatine karar verildiğini, ölümün hem boğulmadan hemde zehirlenmeden kaynaklanması nedeniyle davalıların bu olay sebebiyle müştereken ve müteselsilen tam sorumlu olduklarını, müvekkilinin kızının desteğinden mahrum kaldığını ileri sürerek 2.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın 10/12/2009 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, bir haksız fiilin birden fazla kişi tarafından işlenmesi halinde bu kişilere karşı açılacak tazminat davası için ortak yetkili mahkemenin davalılardan birinin yerleşim mahkemesi olmayıp, haksız fiilin gerçekleştiği yer mahkemesi olduğu, buranın aynı zamanda davacının ikametgahı bulunduğu, HMK'nın 7. maddesindeki ortak yetkili mahkemenin yetkisinin kesin yetki haline getirildiği, HMK'nın 114/1-ç maddesi gereğince de kesin yetkinin dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içinde başvuru halinde dosyanın görevli ve yetkili Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız fiile dayalı tazminat davasıdır. Mahkemece, davalılar tarafından yetki itirazında bulunulmadığı halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7/1. maddesi gereğince davalıların tamamı hakkında ortak yetkili mahkemenin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi gereğince haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi olduğu ve bu yetkinin de kesin olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. kısım İkinci Ayrımı (5. ila 19. maddeler arası) yetkiye ilişkin olup, bu ayrımın (11, 12/1, 14/2 ve 15/2. maddelerinde) yetkili mahkemeler teker teker gösterilmiş ve bu mahkemelerin yetkisinin kesin olduğu madde metninde açıkça yazılmıştır.
Mahkemenin gerekçesinde belirttiği aynı Kanun'un 7/1. maddesinde, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan mahkemenin bulunması halinde davaya o yer mahkemesinde bakılacağı belirtilmiş ise de, bu mahkemenin kesin yetkili olacağı hususu düzenlenmemiştir. Öte yandan, anılan madde gerekçesinde mahkemenin kesin yetkili olduğunun yazılı olmasının da, madde metni ve yetkiye ilişkin diğer hükümlerde kesin yetkinin açıkça belirtilmesi karşısında bağlayıcı olduğu kabul edilemez. Kaldı ki, Mülga 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 9/2. maddesinde de davalıların tamamı hakkında ortak yetkili mahkeme olması halinde yine davaya o mahkemede bakılacağı belirtilmesine rağmen bu hüküm kesin yetki olarak kabul edilmemiştir.
Bu nedenle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/4. maddesi gereğince yetkinin kesin olmadığı davalarda süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulması gerektiği gözönüne alınarak somut uyuşmazlıkta da yetki itirazı olmaması nedeni ile davanın esasına girilmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102334500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz