Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14455 E. 2012/18593 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin yetki↗ yerleşim yeri↗ yetki itirazı↗ tazminat davası↗ iş bölümü↗ haksız fiil↗ yetki↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, trafik kazasının Kayseri İli Yahyalı ilçesinde gerçekleştiği, dolayısıyla HMK’nun 16. maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer yada zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu, HMK’nun 7. maddesine göre de, davalı birden fazla ise davanın, bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği, ancak dava sebebine göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmiş ise davaya o yer mahkemesinde bakılacağı düzenlemesi karşısında davalılar için ortak yetkili mahkemenin Yahyalı Mahkemeleri olduğu ve bu durumun kesin yetki olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Davacı ve davalı Acar Seyahat Şti. vekilleri, kararı ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava, haksız fiile dayalı tazminat davası olup, mahkemece davalılar tarafından yetki itirazında bulunulmadığı halde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7/1 maddesi gereğince davalıların tamamı hakkında ortak yetkili mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi gereğince haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi olup bu yetkinin kesin yetki olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. kısım 2. ayrım (5. ila 19. maddeler arası) bölümü yetkiye ilişkin olup bu ayrımın (11, 12/1, 14/2 ve 15/2. maddelerinde) kesin yetkili mahkemeler tek
tek gösterilmiş ve bu mahkemelerin yetkisinin kesin olduğu madde metninde açıkça yazılmıştır. Mahkemenin gerekçesinde belirttiği aynı kanunun 7/1 maddesinde ise davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan mahkemenin bulunması halinde davaya o yer mahkemesinde bakılacağı belirtilmiş ise de bu mahkemenin kesin yetkili olduğu yazılmamıştır. Bu maddenin gerekçesinde bu mahkemenin kesin yetkili mahkeme olduğunun yazılı olması, bu maddenin metni ve yetkiye ilişkin diğer hükümlerde kesin yetkinin açıkça belirtilmesi karşısında bağlayıcı olduğu kabul edilemez. Kaldı ki, Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 9/2. maddesinde de davalıların tamamı hakkında ortak yetkili mahkeme olması halinde yine davaya o mahkemede bakılacağı belirtilmesine rağmen bu hüküm hiçbir zaman bu mahkemenin kesin yetkili mahkeme olduğu şeklinde yorumlanmamıştır. Bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/4. maddesi gereğince yetkinin kesin olmadığı davalarda süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulması gerektiği gözönüne alınarak somut uyuşmazlıkta da yetki itirazı olmaması nedeni ile davanın esasına girilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/624 E. 2013/1833 K.
Ortak:kesin yetki · yerleşim yeri · yetki itirazı · iş bölümü · haksız fiil · yetki · taşıyan · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, trafik kazasının Kayseri İli Yahyalı ilçesinde gerçekleştiği, dolayısıyla HMK’nun 16. maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda, «haksız fiilin» işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer yada zarar görenin «yerleşim yeri» mahkemesinin yetkili olduğu, HMK’nun 7. maddesine göre de, davalı birden fazla ise davanın, bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği, ancak dava «sebebine» göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi «taşıyan» bir mahkeme belirtilmiş ise davaya o yer mahkemesinde bakılacağı düzenlemesi karşısında davalılar için ortak yetkili mahkemenin Yahyalı Mahkemeleri olduğu ve bu durumun «kesin yetki» olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Dava, «haksız fiile» dayalı «tazminat davası» olup, mahkemece davalılar tarafından «yetki itirazında» bulunulmadığı halde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7/1 maddesi gereğince davalıların tamamı hakkında ortak yetkili mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi gereğince haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi olup bu yetkinin «kesin yetki» olduğu gerekçesi ile «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/4. maddesi gereğince «yetkinin» «kesin» olmadığı davalarda süresi içinde ve usulüne uygun olarak «yetki itirazında» bulunulması gerektiği gözönüne alınarak somut uyuşmazlıkta da yetki itirazı olmaması nedeni ile davanın esasına girilmesi gerekirken «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi tarafından iş «bölümü» itirazının kabulü üzerine gönderilen davada HMK’nun 7/1. maddesinde düzenlenen, davalı birden fazla ise davanın bunlardan birinin «yerleşim yeri» mahkemesinde açılabileceği, ancak dava «sebebine» göre kanunda davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi «taşıyan» bir mahkeme belirtilmiş ise davaya o yer mahkemesince bakılacağı hükmüne göre, HMK’nun 7/1. maddesinin .... cümlesi gereğince trafik kazasının meydana geldiği ...
Asliye Ticaret Mahkemesi olup bu «yetkinin» «kesin yetki» olduğu gerekçesi ile «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun .../4. maddesi gereğince «yetkinin» «kesin» olmadığı davalarda süresi içinde ve usulüne uygun olarak «yetki itirazında» bulunulması gerektiği göz önüne alınarak, somut uyuşmazlıkta davalı ...’ın kendi ikametgah mahkemesi olan Doğubeyazıt Mahkemeleri'nin yetkili olduğu yönündeki yetki itirazının HMK’nun yetkiyi düzenleyen hükümlerine göre değerlendirilmesi suretiyle, yetki konusunda karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16419 E. 2014/18212 K.
Ortak:kesin yetki · yetki itirazı · tazminat davası · haksız fiil · yetki · taşıyan · yetkisizlik kararı · kesin hüküm · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDava, «haksız fiile» dayalı «tazminat davası» olup, mahkemece davalılar tarafından «yetki itirazında» bulunulmadığı halde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7/1 maddesi gereğince davalıların tamamı hakkında ortak yetkili mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi gereğince haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi olup bu yetkinin «kesin yetki» olduğu gerekçesi ile «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Mahkemece, trafik kazasının Kayseri İli Yahyalı ilçesinde gerçekleştiği, dolayısıyla HMK’nun 16. maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda, «haksız fiilin» işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer yada zarar görenin «yerleşim yeri» mahkemesinin yetkili olduğu, HMK’nun 7. maddesine göre de, davalı birden fazla ise davanın, bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği, ancak dava «sebebine» göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi «taşıyan» bir mahkeme belirtilmiş ise davaya o yer mahkemesinde bakılacağı düzenlemesi karşısında davalılar için ortak yetkili mahkemenin Yahyalı Mahkemeleri olduğu ve bu durumun «kesin yetki» olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/4. maddesi gereğince «yetkinin» «kesin» olmadığı davalarda süresi içinde ve usulüne uygun olarak «yetki itirazında» bulunulması gerektiği gözönüne alınarak somut uyuşmazlıkta da yetki itirazı olmaması nedeni ile davanın esasına girilmesi gerekirken «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, bir «haksız fiilin» birden fazla kişi tarafından işlenmesi halinde bu kişilere karşı açılacak «tazminat davası» için ortak yetkili mahkemenin davalılardan birinin yerleşim mahkemesi olmayıp, haksız fiilin gerçekleştiği yer mahkemesi olduğu, buranın aynı zamanda davacının ikametgahı bulunduğu, HMK'nın 7. maddesindeki ortak yetkili mahkemenin «yetkisinin» «kesin yetki» haline getirildiği, HMK'nın 114/1-ç maddesi gereğince de kesin yetkinin dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine», kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içinde başvuru halinde dosyanın «görevli» ve yetkili Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalılar tarafından «yetki itirazında» bulunulmadığı halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7/1. maddesi gereğince davalıların tamamı hakkında ortak yetkili mahkemenin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi gereğince «haksız fiilin» işlendiği yer mahkemesi olduğu ve bu yetkinin de «kesin» olduğu gerekçesi ile «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Bu nedenle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/4. maddesi gereğince «yetkinin» «kesin» olmadığı davalarda süresi içinde ve usulüne uygun olarak «yetki itirazında» bulunulması gerektiği gözönüne alınarak somut uyuşmazlıkta da yetki itirazı olmaması nedeni ile davanın esasına girilmesi gerekirken, «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, bir «haksız fiilin» birden fazla kişi tarafından işlenmesi halinde bu kişilere karşı açılacak «tazminat davası» için ortak yetkili mahkemenin davalılardan birinin yerleşim mahkemesi olmayıp, haksız fiilin gerçekleştiği yer mahkemesi olduğu, buranın aynı zamanda davacının ikametgahı bulunduğu, HMK'nın 7. maddesindeki ortak yetkili mahkemenin «yetkisinin» «kesin yetki» haline getirildiği, HMK'nın 114/1-ç maddesi gereğince de kesin yetkinin dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine», kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içinde başvuru halinde dosyanın «görevli» ve yetkili Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/14455 E. , 2012/18593 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2012 tarih ve 2012/343-2012/433 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Acar Sey. Nak. Tah. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Acar Seyahat Şirketi adına kayıtlı olan ve diğer davalı tarafından Z.M.M.S. ile sigortalanan... plakalı otobüsün, 26/06/2011 tarihinde Kayseri ili Yahyalı ilçesinde yapmış olduğu trafik kazasında, otobüsün içinde bulunan müvekkili ...’in yaralandığını, yaralanma sonucu bir kulağında tamamen, diğer kulağında ise % 60 işitme kaybı meydana geldiğini, olay nedeniyle araç şoförünün sanık olarak yargılandığını, 14 yaşında olan ...’in hayatının geri kalanını engelli biri olarak geçireceğini, tüm bu nedenlerle yaralanma sebebiyle uğranılan maddi zararın mahkemece tespit edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi ile müvekkili ... açısından 50.000 TL, velisi açısından 10.000 TL manevi zararın davalı Acar Seyahat Şirketi’nden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, trafik kazasının Kayseri İli Yahyalı ilçesinde gerçekleştiği, dolayısıyla HMK’nun 16. maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer yada zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu, HMK’nun 7. maddesine göre de, davalı birden fazla ise davanın, bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği, ancak dava sebebine göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmiş ise davaya o yer mahkemesinde bakılacağı düzenlemesi karşısında davalılar için ortak yetkili mahkemenin Yahyalı Mahkemeleri olduğu ve bu durumun kesin yetki olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Davacı ve davalı Acar Seyahat Şti. vekilleri, kararı ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava, haksız fiile dayalı tazminat davası olup, mahkemece davalılar tarafından yetki itirazında bulunulmadığı halde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7/1 maddesi gereğince davalıların tamamı hakkında ortak yetkili mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi gereğince haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi olup bu yetkinin kesin yetki olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. kısım 2. ayrım (5. ila 19. maddeler arası) bölümü yetkiye ilişkin olup bu ayrımın (11, 12/1, 14/2 ve 15/2. maddelerinde) kesin yetkili mahkemeler tek
tek gösterilmiş ve bu mahkemelerin yetkisinin kesin olduğu madde metninde açıkça yazılmıştır. Mahkemenin gerekçesinde belirttiği aynı kanunun 7/1 maddesinde ise davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan mahkemenin bulunması halinde davaya o yer mahkemesinde bakılacağı belirtilmiş ise de bu mahkemenin kesin yetkili olduğu yazılmamıştır. Bu maddenin gerekçesinde bu mahkemenin kesin yetkili mahkeme olduğunun yazılı olması, bu maddenin metni ve yetkiye ilişkin diğer hükümlerde kesin yetkinin açıkça belirtilmesi karşısında bağlayıcı olduğu kabul edilemez. Kaldı ki, Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 9/2. maddesinde de davalıların tamamı hakkında ortak yetkili mahkeme olması halinde yine davaya o mahkemede bakılacağı belirtilmesine rağmen bu hüküm hiçbir zaman bu mahkemenin kesin yetkili mahkeme olduğu şeklinde yorumlanmamıştır.
Bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/4. maddesi gereğince yetkinin kesin olmadığı davalarda süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulması gerektiği gözönüne alınarak somut uyuşmazlıkta da yetki itirazı olmaması nedeni ile davanın esasına girilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı Acar Seyehat Limited Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065319100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz