Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12944 E. 2011/5468 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cayma hakkı↗ bildirim yükümlülüğü↗ müterafik kusur↗ hayat sigortası↗ sigorta ettiren↗ illiyet bağı↗ ba formu↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ ihbar↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ temsil↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hayat sigortası başvuru formunda diğer bilgiler doldurulmasına rağmen sağlık beyanı ile ilgili kısımların boş bırakıldığı, muris Cenan Bozkurt’un 03.06.2008 tarihinde vefat ettiği, dava dışı banka tarafından davalı sigorta şirketine Cenan Bordemir’in öldüğünün 10.6.2008 tarihinde bildirilmesine rağmen davalı sigorta şirketinin 10.6.2008 tarihinden itibaren TTK’nun 1290 maddesinde belirtilen 1 aylık süre içinde cayma hakkını kullanmayarak bu hakkını 01.08.2008 tarihinde kullandığından cayma hakkının düştüğü, başvuru formu değerlendirildiğinde her iki tarafın sağlık ile ilgili konularda tam olarak üzerine düşeni yapmadığı, davalı sigorta şirketi temsilcisi sıfatı ile başvuruyu alan görevlinin gerekli soruları yöneltmeyerek kusurlu davrandığı, tarafların olayda yarı yarıya kusurlu oldukları, davacılar dava dışı bankaya tüm borcu ödediğinden davacıların sigorta bedelinin yarısı olan 5.000,00 TL’yi sigorta şirketinden talep edebilecekleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile sigorta bedelinin yarısı olan 5.000,00 TL’nin davalıdan tahsili ile hisseleri nispetinde davacılara ödenmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, hayat sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. TTK’nun 1290. maddesine göre, sigorta ettiren, sigortacı tarafından sözleşme yapılırken gerçek durumları bildirdiği taktirde sözleşmeyi yapmamasını ya da daha ağır şartlarda yapmasını gerektiren bütün hususları sigortacıya bildirmekle yükümlü tutulmuştur. Şayet sigorta ettiren veya sigortalı sorulan sorulara karşı susmuş veya eksik bildirimde bulunmuş veya gerçeğe aykırı ihbarda bulunmuş ise bu durumları bildirmemesi nedeniyle sigorta sözleşmesi yapan sigortacıya sigorta sözleşmesinden cayma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Davalı sigorta şirketi sigortalı ...’in ölüm sebebinin Diabetis Mellitus ve Kalp Yetmezliği olduğunu, SSK karnesindeki bilgilere göre sigortalının poliçenin tanziminden önceki dönemde diabetis mellitus ve kalp yetmezliğinden tedavi gördüğü halde poliçe tanzim edilirken bu rahatsızlığını bildirmediğini, Hayat Sigortası Genel Şartları’nın C.2/2.2. maddesi ve TTK’nun 1290.maddesi uyarınca sigorta şirketinin durumu öğrenmesinden itibaren 1 ay içinde cayma hakkına sahip olduğunu savunmasına rağmen sigortalının sağlık karnesi aslı ya da örneği ile hasar dosyası yargılama dosyası arasına celp edilmemiştir. Mahkemece, davalı sigorta şirketinden sağlık karnesi örneği ve hasar dosyasının tümü getirtilip, sigortalı ...’in davalının iddia ettiği hastalıklardan dolayı poliçe tanziminden önce tedavi görüp görmediği, tedavi gördü ise hangi tarihte gördüğü tespit edilip, yine bu durumu sigorta şirketinin hangi tarihte öğrendiği, sağlık karnesinin sigorta şirketine hangi tarihte ulaştığı hususları araştırılıp, gerektiğinde gizlendiği iddia edilen hastalık veya hastalıklarla ölüm rizikosu arasında doğrudan illiyet bağının olup olmadığı, başka bir anlatımla ölümün gizlenen hastalık veya hastalıklardan meydana gelip gelmediği hususu açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile ve taraflara müterafik kusur yüklenerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/681 E. 2013/1417 K.
Ortak:hayat sigortası · dava sebebi · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hayat sigortası» başvuru formunda diğer bilgiler doldurulmasına rağmen sağlık beyanı ile ilgili kısımların boş bırakıldığı, muris Cenan Bozkurt’un 03.06.2008 tarihinde vefat ettiği, dava dışı banka tarafından davalı sigorta şirketine Cenan Bordemir’in öldüğünün 10.6.2008 tarihinde bildirilmesine rağmen davalı sigorta şirketinin 10.6.2008 tarihinden itibaren TTK’nun 1290 maddesinde belirtilen 1 aylık süre içinde «cayma hakkını» kullanmayarak bu hakkını 01.08.2008 tarihinde kullandığından cayma hakkının düştüğü, başvuru «formu» değerlendirildiğinde her iki tarafın sağlık ile ilgili konularda tam olarak üzerine düşeni yapmadığı, davalı sigorta şirketi «temsilcisi» sıfatı ile başvuruyu alan «görevlinin» gerekli soruları yöneltmeyerek kusurlu davrandığı, tarafların olayda yarı yarıya kusurlu oldukları, davacılar dava dışı bankaya tüm borcu ödediğinden davacıların s …
Dava, «hayat sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi sigortalı ...’in ölüm «sebebinin» Diabetis Mellitus ve Kalp Yetmezliği olduğunu, SSK karnesindeki bilgilere göre «sigortalının poliçenin» tanziminden önceki dönemde diabetis mellitus ve kalp yetmezliğinden tedavi gördüğü halde poliçe tanzim edilirken bu rahatsızlığını bildirmediğini, Hayat Sigortası Genel Şartları’nın C.2/2.2. maddesi ve TTK’nun 1290.maddesi uyarınca sigorta şirketinin durumu öğrenmesinden itibaren 1 ay içinde «cayma hakkına» sahip olduğunu savunmasına rağmen sigortalının sağlık karnesi aslı ya da örneği ile «hasar» dosyası yargılama dosyası arasına celp edilmemiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davacının murisinin «beyan yükümlülüğüne» aykırı davrandığı savunulduğuna göre, ölüm «sebebi» ile poliçe tanziminden önce mevcut rahatsızlıklar arasında irtibat bulunup bulunmadığı, başka bir ifade ile sözleşmenin düzenlenmesinden önce sigortalıda mevcut olduğu tespit olunan hastalıkların kalp yetmezliğine yol açıp açmadığı, poliçenin düzenlemesinden önce muriste kalp yetmezliği mevcut olup olmadığı belirlenip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak ve yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «hayat sigortasından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece poliçe tanziminden önceki tarihlerde takip ve tedavi edilen davacının murisinin rahatsızlığının kendisi tarafından bilinmesinin bekleneceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacının murisinin ölüm «sebebinin» kalp yetmezliği olduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:beyan yükümlülüğü · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaOysa, davacının murisinin ölüm «sebebinin» kalp yetmezliği olduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu itibarla, mahkemece, davacının murisinin «beyan yükümlülüğüne» aykırı davrandığı savunulduğuna göre, ölüm «sebebi» ile poliçe tanziminden önce mevcut rahatsızlıklar arasında irtibat bulunup bulunmadığı, başka bir ifade ile sözleşmenin düzenlenmesinden önce sigortalıda mevcut olduğu tespit olunan hastalıkların kalp yetmezliğine yol açıp açmadığı, poliçenin düzenlemesinden önce muriste kalp yetmezliği mevcut olup olmadığı belirlenip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak ve yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/782 E. 2010/6729 K.
Ortak:cayma hakkı · bildirim yükümlülüğü · hayat sigortası · sigorta ettiren · ba formu · sigorta sözleşmesi · riziko · ihbar
İncelediğiniz karardaŞayet «sigorta ettiren» veya sigortalı sorulan sorulara karşı susmuş veya eksik bildirimde bulunmuş veya gerçeğe aykırı «ihbarda» bulunmuş ise bu durumları bildirmemesi nedeniyle «sigorta sözleşmesi» yapan sigortacıya sigorta sözleşmesinden «cayma hakkı» tanınmış bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hayat sigortası» başvuru formunda diğer bilgiler doldurulmasına rağmen sağlık beyanı ile ilgili kısımların boş bırakıldığı, muris Cenan Bozkurt’un 03.06.2008 tarihinde vefat ettiği, dava dışı banka tarafından davalı sigorta şirketine Cenan Bordemir’in öldüğünün 10.6.2008 tarihinde bildirilmesine rağmen davalı sigorta şirketinin 10.6.2008 tarihinden itibaren TTK’nun 1290 maddesinde belirtilen 1 aylık süre içinde «cayma hakkını» kullanmayarak bu hakkını 01.08.2008 tarihinde kullandığından cayma hakkının düştüğü, başvuru «formu» değerlendirildiğinde her iki tarafın sağlık ile ilgili konularda tam olarak üzerine düşeni yapmadığı, davalı sigorta şirketi «temsilcisi» sıfatı ile başvuruyu alan «görevlinin» gerekli soruları yöneltmeyerek kusurlu davrandığı, tarafların olayda yarı yarıya kusurlu oldukları, davacılar dava dışı bankaya tüm borcu ödediğinden davacıların s …
TTK’nun 1290. maddesine göre, «sigorta ettiren», sigortacı tarafından sözleşme yapılırken gerçek durumları bildirdiği taktirde sözleşmeyi yapmamasını ya da daha ağır şartlarda yapmasını gerektiren bütün hususları sigortacıya «bildirmekle yükümlü» tutulmuştur.
Benzer bu karardaŞayet «sigorta ettiren» veya sigortalı sorulan sorulara karşı susmuş veya eksik bildirimde bulunmuş veya gerçeğe aykırı «ihbarda» bulunmuş ise bu durumları bilmemesi nedeniyle «sigorta sözleşmesi» yapan sigortacıya sigorta sözleşmesinden «cayma hakkı» tanınmış bulunmaktadır.
Aynı düzenleme Hayat Sigortası Genel Şartları’nda da mevcut olup, genel şartlarda eksik veya yanlış «ihbarda» kusurlu olup olmama hali de gözetilmiştir.Buna göre eksik veya gerçeğe aykırı bildirim hali «sigorta ettirenin» veya sigortalının kusurlu davranışına dayanıyorsa sigortacıya durumu öğrendiği tarihten itibaren 1 ay içinde «cayma hakkı» tanınmıştır.
Sigorta sözleşmeleri özellikle de «hayat sigorta sözleşmesi» MK’nun 2 nci maddesinde ifade edilen «iyiniyetle» davranma ilkesine dayalı olarak kurulmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:beyan yükümlülüğü · tazmin talebi · iyiniyet kuralı · sigorta tazminatı · lehtar · iyiniyet · mirasçılık · muvafakat
Benzer bu kararda… kdinin kurulmasından çok kısa bir zaman sonra da gizlemiş olduğu bu hastalıktan dolayı geçirdiği rahatsızlık sonucu öldüğü anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin «rizikonun» gerçekleşmesi sonucu haberdar olduğu «beyan yükümlülüğüne» aykırı davranış nedeniyle poliçeden «cayma hakkını» kullandığı, sigortalının gizlediği, bildirmediği hastalığı sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle sigortacının cayma hakkını kullanmasında yasaya, genel şartlara ve «iyiniyet kurallarına» aykırı bir durum olmadığından «sigorta tazminatını» ödememekte haklı olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle …
2- Kabul şekline göre de davacının sigortalı ...’nın tek «mirasçısı» olmayıp, kendisinden başka mirasçılarının da bulunmasına ve poliçenin menfaattarı/«lehtarı» olarak dava açan ...’nın gösterilmemiş olmasına göre tüm mirasçıların poliçeden doğan alacak hakkı üzerinde iştirak halinde hakları bulunmaktadır.Bu durumda dava açan mirasçının bir miras paylaşım sözleşmesine dayanmadan veya miras şirketinin «temsilcisi» olarak tayin edilmeden tek başına terekeye ait bir alacak için dava açarak bu hakkı talep etmesi de yasaya aykırı olup, bu durumda mahkemece diğer mirasçıların da açılan davaya «muvafakatlerinin» alınarak bu şekilde taraf eksikliği giderilmek suretiyle mirasçılardan biri tarafından açılan davaya devam olunabileceğinin nazara alınması gerekirken bu eksiklik …
Davalı sigorta şirketi yaptığı savunmada sigortalının poliçe başlangıç tarihinden önce kronik hastalıkları olmasına rağmen bunun beyan etmediği, bu nedenle Hayat Sigortası Genel Şartları C.2/2.2 maddesi gereği «beyan yükümlülüğünün» yerine getirilmemiş olduğu, «tazmin talebi» ile muttali olunan ihlalin tebellüğ tarihi itibariyle yasal süre içinde TTK’nun 1290 ncı maddesi uyarınca cayma/«fesih» hakkının kullanıldığını belirtmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme yapılırken murisin «ihbar» mükellefiyetini kasten yerine getirmediği veya gerçeğe aykırı beyanda bulunduğuna dair bir bulgu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ... «mirasçılarına» bildirilen poliçenin feshinin «geçersizliğine», 12.000,00 YTL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/12944 E. , 2011/5468 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/07/2009 tarih ve 2008/792-2009/422 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eşi muris ...’in […]A.Ş’den kullandığı ihtiyaç kredisi için davalı nezdinde 21.03.2008 tarihinde hayat sigorta poliçesi düzenlendiğini, ...’in 03.06.2008 tarihinde vefat ettiğinin sigorta şirketine bildirilmesi üzerine 01.08.2008 tarihli yazı ile sözleşmeden cayıldığının bildirildiğini ileri sürerek, kredinin bakiye borcundan şimdilik 6.900,00 YTL’si, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı tutarın şimdilik 3.105,00 YTL’si ve kredi borcuna işletilen faizin şimdilik 100,00 YTL’si olmak üzere toplam 10.105,00 YTL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacılar Arife Eda Bozdemir, Münire Bozdemir ve ... diğer davacı ile birlikte mirasçı olduklarını ileri sürerek, müdahale talebinde bulunmuşlardır.
Davalı vekili, sigortalı ...’in ölüm sebebinin Diabetis Mellitus ve Kalp Yetmezliği olduğunu, SSK karnesindeki bilgilere göre sigortalının poliçenin tanziminden önceki dönemde diabetis mellitus ve kalp yetmezliğinden tedavi gördüğü halde poliçe tanzim edilirken bu rahatsızlığını bildirmediğini, Hayat Sigortası Genel Şartları’nın C.2/2.2. maddesi ve TTK’nun 1290.maddesi uyarınca sigorta şirketinin durumu öğrenmesinden itibaren 1 ay içinde cayma hakkına sahip olduğunu, beyan yükümlülüğünün kasten ihlali halinde riziko gerçekleştikten sonra dahi cayabileceğini, bu durumun yasal süresinde bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hayat sigortası başvuru formunda diğer bilgiler doldurulmasına rağmen sağlık beyanı ile ilgili kısımların boş bırakıldığı, muris Cenan Bozkurt’un 03.06.2008 tarihinde vefat ettiği, dava dışı banka tarafından davalı sigorta şirketine Cenan Bordemir’in öldüğünün 10.6.2008 tarihinde bildirilmesine rağmen davalı sigorta şirketinin 10.6.2008 tarihinden itibaren TTK’nun 1290 maddesinde belirtilen 1 aylık süre içinde cayma hakkını kullanmayarak bu hakkını 01.08.2008 tarihinde kullandığından cayma hakkının düştüğü, başvuru formu değerlendirildiğinde her iki tarafın sağlık ile ilgili konularda tam olarak üzerine düşeni yapmadığı, davalı sigorta şirketi temsilcisi sıfatı ile başvuruyu alan görevlinin gerekli soruları yöneltmeyerek kusurlu davrandığı, tarafların olayda yarı yarıya kusurlu oldukları, davacılar dava dışı bankaya tüm borcu ödediğinden davacıların sigorta bedelinin yarısı olan 5.000,00 TL’yi sigorta şirketinden talep edebilecekleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile sigorta bedelinin yarısı olan 5.000,00 TL’nin davalıdan tahsili ile hisseleri nispetinde davacılara ödenmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, hayat sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. TTK’nun 1290. maddesine göre, sigorta ettiren, sigortacı tarafından sözleşme yapılırken gerçek durumları bildirdiği taktirde sözleşmeyi yapmamasını ya da daha ağır şartlarda yapmasını gerektiren bütün hususları sigortacıya bildirmekle yükümlü tutulmuştur. Şayet sigorta ettiren veya sigortalı sorulan sorulara karşı susmuş veya eksik bildirimde bulunmuş veya gerçeğe aykırı ihbarda bulunmuş ise bu durumları bildirmemesi nedeniyle sigorta sözleşmesi yapan sigortacıya sigorta sözleşmesinden cayma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Davalı sigorta şirketi sigortalı ...’in ölüm sebebinin Diabetis Mellitus ve Kalp Yetmezliği olduğunu, SSK karnesindeki bilgilere göre sigortalının poliçenin tanziminden önceki dönemde diabetis mellitus ve kalp yetmezliğinden tedavi gördüğü halde poliçe tanzim edilirken bu rahatsızlığını bildirmediğini, Hayat Sigortası Genel Şartları’nın C.2/2.2.
maddesi ve TTK’nun 1290.maddesi uyarınca sigorta şirketinin durumu öğrenmesinden itibaren 1 ay içinde cayma hakkına sahip olduğunu savunmasına rağmen sigortalının sağlık karnesi aslı ya da örneği ile hasar dosyası yargılama dosyası arasına celp edilmemiştir. Mahkemece, davalı sigorta şirketinden sağlık karnesi örneği ve hasar dosyasının tümü getirtilip, sigortalı ...’in davalının iddia ettiği hastalıklardan dolayı poliçe tanziminden önce tedavi görüp görmediği, tedavi gördü ise hangi tarihte gördüğü tespit edilip, yine bu durumu sigorta şirketinin hangi tarihte öğrendiği, sağlık karnesinin sigorta şirketine hangi tarihte ulaştığı hususları araştırılıp, gerektiğinde gizlendiği iddia edilen hastalık veya hastalıklarla ölüm rizikosu arasında doğrudan illiyet bağının olup olmadığı, başka bir anlatımla ölümün gizlenen hastalık veya hastalıklardan meydana gelip gelmediği hususu açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile ve taraflara müterafik kusur yüklenerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023282500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz