Hesabın kat edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6106 E. 2011/5347 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['818/125']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesabın kat edilmesi↗ uygun illiyet bağı↗ hesap kat ihtarı↗ haksız fesih↗ kat ihtarı↗ rayiç değer↗ hesap kat↗ bloke↗ illiyet bağı↗ teminat mektubu↗ sözleşmenin feshi↗ cy/cy şerhi↗ genel kredi sözleşmesi↗ fesih↗ kefil↗ ihtar↗ maddi ve manevi tazminat↗ ıslah↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ çek↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden davalı banka tarafından davacılara kredi kullandırıldığı, davalı bankanın keşide ettiği 11.06.2004 tarihli ihtarname ile davacılardan Dost Tekstil A.Ş'nin kredi hesabını sebep göstermeksizin kat ettiği, 26.891,38 Euro'nun bir gün içerisinde ödenmesinin istendiği, davalı tarafından bu bedelin 17.06.2004 tarihinde yatırıldığı, yine davalı bankanın 11.06.2004 tarihli ihtarnamesi ile davacılardan Fiba Tekstil A.Ş'nin genel kredi sözleşmesine istinaden ve Türk Eximbank A.Ş'den kullanılan 6 ay vadeli ihracat kredisinin aracı banka olarak davalı banka üzerinden kullanılması nedeniyle teminat mektubu kredisinden olan kredi hesaplarını hiç bir sebep göstermeksizin kat ettiği, krediden doğan 33.596,52 Euro ve teminat mektubu kredisinden doğan 103.081,70 Euro toplam 136.678,22 Euro'nun ödenmesinin ihtar edildiği, bu bedelin 18.06.2004 tarihinde tebliğ edilip bir gün içerisinde ödendiği, davacıların yine davalı bankaya sundukları çeklerin karşılığının bulunmadığına dair şerhlerin yazıldığı, davacı Dost A.Ş'nin diğer davacının %74 oranında ortağı olduğu, davalı bankanın tutum ve davranışlarından dolayı maliki bulundukları binayı nakit elde etmek için satmak zorunda kaldığı ve bundan dolayı 490.000 YTL aşağı bir bedelle satıldığı, yabancı kaynaklardan sağlanan döviz kredilerinden zararlarının doğduğu, söz konusu genel kredi sözleşmelerinin davalı banka tarafından sebep gösterilmeksizin kat edilmesi sonucu ve verilen bir günlük süre içerisinde davacı şirketler tarafından ödemelerin yapıldığı, davacılardan Fiba Tekstil A.Ş tarafından verilen çeklerden 16.602,97 YTL ve 13.670 USD ile 17.100 Euro'luk çeklerin karşılıksız çıktığının tespit edildiği, davacıların davalı banka nezdindeki mevduat hesaplarının incelenmesinde, 10.06.2004 tarihinde 17.100 Euro ve 16.06.2004 tarihinde tutarların mevcut olmadığı, davacıların hesaplarda bulunan meblağların davalı bankaca bloke edilerek ibraz edilen çeklerin karşılığının bulunmadığına dair şerh yazıldığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, ayrıca tüm çeklerin iade edilmiş olduğu ve açıkta çek bulunmadığından davalı bankanın her çek yaprağı için 310.000 YTL bloke edilmesi talebinin yerinde olmadığı, davacıların dava konusu kredi borçlarını ödediği, ve davaya konu olan taşınmazın rayiç değerinin 1.200.000 YTL olup 710.000 YTL satıldığı, 490.000 YTL farkın bulunduğu, davacıların diğer tazminat taleplerini ispatlayacak belge ve dayanaklarının bulunmadığı, davacılardan Dost Tekstil A.Ş'nin taraflar arasındaki genel kredi sözleşmelerine istinaden yükümlülüklerini yerine getirdiği ve borçlarını düzenli olarak ödediği, buna rağmen davalı bankanın aralarındaki sözleşmenin 23.maddesi gereğince bankanın dilediği zaman hesabın kat edilebileceğini belirtmiş ise de, davacı şirketin borçlarını düzenli olarak ödemesi nedeniyle sözleşmenin kat edilmesinin ve borcun ödenmesi yönünde bir günlük süre tanınmasının MK'nun 2 nci maddesine aykırılık teşkil ettiği, bu hususun iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı, davacı şirketin davalının haksız olarak genel kredi sözleşmesinin kat edilmesi sonucu oluşan durumu nedeniyle ödemede sıkıntıya düşmesi ve elindeki gayrimenkulü çıkarmak zorunda kalması nedeniyle bir miktar manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiği, davacı Fiba Tekstil A.Ş yönünden ise bu şirket tarafından sunulan çeklerin karşılıksız kaldığının tespit edilmesi sonucunda sözleşmenin feshi ile hesabın kat edilmesinin haksız olmadığı, davalı tarafından zamanaşımı definde bulunulmuş ise de taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeye dayalı olduğu ve BK 125 ncı maddesi gereğince yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı Fiba Tekstil Ürünleri San ve Tic. A.Ş' nin açmış olduğu davanın reddine, davacı Dost Tekstil Ürünleri İhracat ve Pazarlama A.Ş' nin açtığı davanın kısmen kabulü ile, 100.000 YTL'nin dava tarihinden itibaren, 390.000 YTL'nin ise 21.11.2008 ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, bu davacının talep ettiği manevi tazminat talebinin de kısmen kabulü ile, takdiren 30.000 YTL manevi tazminatın davalıdan dava tarihi itibariyle yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, bir kısım çeklerinin karşılıksız kaldığının sabit olmasına ve davalı Bankanın feshinin Fiba Tekstil A.Ş. yönünden bu bağlamda haklı görülmesine, uyuşmazlığın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanması karşısında BK'nun 125 nci maddesindeki on yıllık zamanaşımı süresine tabi olmasına göre davacılar vekilinin davacılardan Fiba A.Ş'ne yönelik tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki yazılı iki ve üç nolu bendin kapsamı dışında kalan, diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmelerinin haksız feshedilmesine dayalı maddi ve manevi tazminatın davalı Bankadan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıdaki özettende anlaşılacağı üzere davacıların diğer tazminat istemlerini kanıtlayacak belge ve dayanaklarının bulunmadığı, davacılardan Dost Tekstil A.Ş'nin genel kredi sözleşmelerine istinaden borçlarını düzenli olarak ödediği, buna rağmen davalı bankanın anılan bu davacı yönünden genel kredi sözleşmesinin haksız kat edilmesi sonucu oluşan durumu nedeniyle ödemede sıkıntıya düşmesi ve elindeki gayrimenkulü çıkarmak zorunda kalması nedeniyle bir miktar manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak bu davacı yönünden yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, diğer davacının ortağı ve kefili olması nedeniyle davacılardan Dost A.Ş. adına kayıtlı taşınmazın gerçek değerinden 490.000-YTL aşağı bir bedelle satılması ile hesap kat ihtarına konu kredinin erken ödenmek zorunda kalınması arasında uygun illiyet bağının bulunduğunun ispat edilmesi halinde ancak bundan doğan zararın talep edilebileceği ilke olarak kabul edilebilir. Ancak, davalının hesap kat tarihinin 11.06.2004 tarihi olması, hesap kat ihtarına konu kredi borcunun ise davacı yanca 17.06.2004 tarihinde ödenmiş bulunması, davaya konu edilen taşınmaz satışının ise ödemeden yaklaşık 4 ay sonra 11.10.2004 tarihinde tapuda 710.000.000-YTL'na gerçekleştirilmesi, davaya konu edilen taşınmazın gerçek değerinin altında satılmasında davalının doğrudan bir katılımının bulunmaması ve ayrıca bu davacının kredi borcunun ödenmesine yönelik olarak daha zor koşullarda para temin ettiğinin açıkça ve tereddütsüz bir şekilde kanıtlanamaması karşısında mahkemenin kabulünün aksine hesap kat ihtarı ile taşınmazın düşük bedelle satılması arasında uygun illiyet bağının varlığının kanıtlanamadığının kabulü gerekir. Bu durumda, mahkemece, davacı tarafça ıslaha konu edilen taşınmaz satımına yönelik bu kalem istemin reddi yerine isabetli olmayan yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Öte yandan, davalı Banka tarafından davacılardan Dost A.Ş'nin kredi sözleşmesi haksız feshedildiği sabit ise de; salt bu feshin bu davacı yararına manevi tazminat takdiri için yeterli bir neden olmadığı, diğer bir deyişle BK'nun 49 ncu maddesi hükmü koşullarının bu davacı lehine oluşmadığı mahkemece nazara alınmadan bu davacının manevi tazminat isteminin reddi yerine soyut yazılı gerekçelerle ile kabulü de doğru bulunmamıştır.
4-Davacılar vekilinin davacılardan Dost A.Ş.'ne ilişkin kar yoksunluğuna yönelik temyiz itirazına gelince; davalı Banka tarafından bu davacının genel kredi sözleşmesinin haksız feshedildiği mahkemeninde kabulüne olup, bu durumun davacı açısından nakit sıkıntısına yol açacağı kuşkusuzdur. Sözleşmenin tek taraflı ve haklı bir neden olmaksızın feshi halinde, hakim mal varlığının artmasına neden olan kâr yoksunluğunu doğrudan araştırmak zorundadır. Bu bağlamda, davacılardan Dost A.Ş'nin haksız fesih nedeniyle kâr yoksunluğuna maruz kaldığı şüphesiz olup, gerektiğinde bu davacı lehine BK'nun 42 ncı maddesi hükmü uyarınca bir miktar maddi tazminata hükmetmek yerine bu kalem tazminat isteminin kanıtlanamdığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılardan Dost A.Ş.yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5-Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13814 E. 2011/16870 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz kararda… avacı Dost Tekstil Ürünleri İhracat ve Pazarlama A.Ş' nin açtığı davanın kısmen kabulü ile, 100.000 YTL'nin dava tarihinden itibaren, 390.000 YTL'nin ise 21.11.2008 «ıslah» tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, bu davacının talep ettiği manevi tazminat talebinin de kısmen kabulü ile, takdiren 30.000 YTL manevi tazminatın davalıdan dava tarihi itib …
Bu durumda, mahkemece, davacı tarafça «ıslaha» konu edilen taşınmaz satımına yönelik bu kalem istemin reddi yerine isabetli olmayan yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… avacı Fiba Tekstil A.Ş.'nin davasının reddine, davacı Dost Tekstil A.Ş'nin davasının kısmen kabulü ile 100.000 TL'nin dava tarihinden, 390.000 TL'nin ise 21.11.2008 «ıslah» tarihinden itibaren yasal faiziyle, manevi tazminat talebinin de kısmen kabulü ile 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan ta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4175 E. 2013/7642 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6106 E. , 2011/5347 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2008 tarih ve 2005/660-2008/673 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.05.2011 gününde davacı avukatı ..... geldi, davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekili şirketlerin tekstil ürünleri imalat pazarlama ve ihracat işleri yaptığını, davacılardan Dost A.Ş'nin davalı banka ile kredi ilişkisinin bulunduğunu, müvekkillerinden Fiba A.Ş'nin davalı bankanın Güneşli Şubesi'nden genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandığını, Türk Eximbank A.Ş'den kullandığı ihracat kredisini ... A.Ş üzerinden aldığı ... A.Ş'den teminat mektubu kredisi kullandığını, müvekkillerinin kredi sözleşmesinden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, buna rağmen davalı bankanın 11.06.2004 tarihli ihtarnamesi ile davacı Dost A.Ş'nin kredi hesabını hiç bir neden göstermeksizin kat ettiğini ve 26.891,38 Euro'nun bir gün içinde faizi ile birlikte ödenmesinin ihtar edildiğini, müvekkiline ihtarnamenin 16.06.2004 tarihinde tebliğ edilip 26.891,38 Euro'nun 17.06.2004 tarihine kadar faiziyle davalı bankaya ödendiğini, yine davalı bankanın 11.06.2004 tarihli ihtarnamesiyle teminat mektubu kredisinden olan kredi hesaplarını hiç bir sebep belirtmeden kat ederek kredi sözleşmesine istinaden kullanılan krediden doğan 33.596,52 Euro ve teminat mektubu kredisinden doğan 103.081,70 Euro toplam 136.678,22 Euro'nun ödeme gününe kadar faiziyle birlikte ödenmesinin ihtar edildiğini ve ödendiğini, ihracat hazırlık kredisinin 05.05.2004 tarihinde kullanılıp 6 ay vadeli olduğunu, ancak 1 ay 6 gün sonra hesabın kat edilerek ödenmesinin talep edildiğini, müvekkilinin davalı banka aleyhine Eximbank A.Ş'ye şikayette bulunduğunu, davalının davacı Fiba A.Ş'nin mali yapısında izlenen bozulmalar nedeniyle tüm kredilerin tahsili yoluna gidildiğini belirttiğini, hesapların kat edildiğine dair ihtarnamede hiç bir neden gösterilmediğini, davalı bankanın Eximbank'a göndermiş olduğu 16.07.2004 tarihli yazıda belirttiği kredilerin geri ödenmesinde aksamalar olduğuna dair iddianın maddi dayanaktan yoksun bulunduğunu, davacılardan Dost A.Ş'nin, diğer davacı Fiba Tekstil A.Ş'nin % 74 oranında ortağı olması ve davalı bankanın tutum ve davranışları sonucunda ortağı ve kredi sözleşmelerinin kefili olması nedeniyle maliki bulunduğu 1.200.000 YTL değerinde olan taşınmazını 710.000 YTL'ye 11.10.2004 tarihinde satmak zorunda kaldığını, davalının kötü niyetli tutum ve uygulamaları nedeniyle yıllardır kullandıkları işyerini terketmek zorunda kaldıklarını, taşınmazın gerçek değerinden 490.000 YTL eksik bedelle satıldığını, ayrıca Eximbank A.Ş kaynaklı kredi hesaplarının yaklaşık 5 ay önce kat edilmesi nedeniyle müvekkilinin ihracat hazırlık kredisinden dolayı elde edeceği kardan da mahrum kaldığını, davalı banka tarafından ifa edilen haksız eylemler ve TTK'nun 57/2 nci maddesinde hükme bağlanan bir haksız rekabetin bütün unsurlarının mevcut olduğunu, müvekkili şirketin maddi ve manevi zararlara uğradığını ileri sürrek, davalının haksız rekabetinin ve haksız filinin tespiti ile davacı Fiba Tekstil A.Ş'ye verilmek üzere 250.000 YTL maddi 100.000 YTL manevi, davacı Dost A.Ş ye verilmek üzere 100.000 YTL maddi, 100.000 YTL manevi tazminatın davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, 21.11.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı Dost A.Ş.
açısından maddi tazminat istemi 490.000,00YTL'na çıkarılmıştır.
Davalı vekili, BK 60 ncı maddesi gereğince haksız fiil sebebiyle tazminat davası açma hakkının zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davacıların 11.06.2004 tarihli hesap kat ihtarnameleri ile işlemleri öğrendiğini, dava tarihinin 16.06.2005 olması karşısında davanın anılan madde uyarınca zamanaşımına uğradığını, genel kredi sözleşmesinin 23 ncü maddesinde bankanın dilediği zaman sözleşmeye dayanan cari hesapların bir kısmını veya tamamını kesebileceğinin belirtilmiş olup, bu hüküm uyarınca müvekkili bankanın işlem yaptığını, müvekkili bankanın bu yetkiyi kullanmasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olmadığını, firmanın ödemelerini durdurması, mali durumunun bozulması, kredinin teminatsız kalması ve diğer nedenler dolayısıyla hesabın kat edildiğini, süre verilerek borcun ödenmesinin istenildiğini ve davacı firmaların mali verilerinin incelenmesinde bir takım olumsuzlukların görüldüğünü, kredilerin geri ödenmemesi ve firma yetkililerinin bu konuda gösterdikleri negatif tutum ve davranışlar sebebiyle banka yetkili kurulları tarafından davacı firmanın hesaplarının kat edildiğini ve borcun tasfiye edilmesi kararı alındığını, sözleşmenin 6 ncı maddesi gereğince banka nezdinde sahip olunan tüm hesapların kredinin geri ödenmesinin teminatını teşkil etmek üzere müvekkili bankaya rehinli olduğunu, dilekçede belirtilen çeklerin karşılıksız çıktığını, yapılan tüm işlemlerin banka ile imzalanan sözleşme hükümleri çerçevesinde olduğunu, satılan gayrimenkulün değerinde yada değerine yakın bir bedelle satma konusunda gereken özenin gösterildiğini, basiretli bir tacir gibi davranması gerekli olan davacı firmaların kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanması aşamasında müvekkili bankanın hakim durumunun kötüye kullandığını iddia etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden davalı banka tarafından davacılara kredi kullandırıldığı, davalı bankanın keşide ettiği 11.06.2004 tarihli ihtarname ile davacılardan Dost Tekstil A.Ş'nin kredi hesabını sebep göstermeksizin kat ettiği, 26.891,38 Euro'nun bir gün içerisinde ödenmesinin istendiği, davalı tarafından bu bedelin 17.06.2004 tarihinde yatırıldığı, yine davalı bankanın 11.06.2004 tarihli ihtarnamesi ile davacılardan Fiba Tekstil A.Ş'nin genel kredi sözleşmesine istinaden ve Türk Eximbank A.Ş'den kullanılan 6 ay vadeli ihracat kredisinin aracı banka olarak davalı banka üzerinden kullanılması nedeniyle teminat mektubu kredisinden olan kredi hesaplarını hiç bir sebep göstermeksizin kat ettiği, krediden doğan 33.596,52 Euro ve teminat mektubu kredisinden doğan 103.081,70 Euro toplam 136.678,22 Euro'nun ödenmesinin ihtar edildiği, bu bedelin 18.06.2004 tarihinde tebliğ edilip bir gün içerisinde ödendiği, davacıların yine davalı bankaya sundukları çeklerin karşılığının bulunmadığına dair şerhlerin yazıldığı, davacı Dost A.Ş'nin diğer davacının %74 oranında ortağı olduğu, davalı bankanın tutum ve davranışlarından dolayı maliki bulundukları binayı nakit elde etmek için satmak zorunda kaldığı ve bundan dolayı 490.000 YTL aşağı bir bedelle satıldığı, yabancı kaynaklardan sağlanan döviz kredilerinden zararlarının doğduğu, söz konusu genel kredi sözleşmelerinin davalı banka tarafından sebep gösterilmeksizin kat edilmesi sonucu ve verilen bir günlük süre içerisinde davacı şirketler tarafından ödemelerin yapıldığı, davacılardan Fiba Tekstil A.Ş tarafından verilen çeklerden 16.602,97 YTL ve 13.670 USD ile 17.100 Euro'luk çeklerin karşılıksız çıktığının tespit edildiği, davacıların davalı banka nezdindeki mevduat hesaplarının incelenmesinde, 10.06.2004 tarihinde 17.100 Euro ve 16.06.2004 tarihinde tutarların mevcut olmadığı, davacıların hesaplarda bulunan meblağların davalı bankaca bloke edilerek ibraz edilen çeklerin karşılığının bulunmadığına dair şerh yazıldığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, ayrıca tüm çeklerin iade edilmiş olduğu ve açıkta çek bulunmadığından davalı bankanın her çek yaprağı için 310.000 YTL bloke edilmesi talebinin yerinde olmadığı, davacıların dava konusu kredi borçlarını ödediği, ve davaya konu olan taşınmazın rayiç değerinin 1.200.000 YTL olup 710.000 YTL satıldığı, 490.000 YTL farkın bulunduğu, davacıların diğer tazminat taleplerini ispatlayacak belge ve dayanaklarının bulunmadığı, davacılardan Dost Tekstil A.Ş'nin taraflar arasındaki genel kredi sözleşmelerine istinaden yükümlülüklerini yerine getirdiği ve borçlarını düzenli olarak ödediği, buna rağmen davalı bankanın aralarındaki sözleşmenin 23.maddesi gereğince bankanın dilediği zaman hesabın kat edilebileceğini belirtmiş ise de, davacı şirketin borçlarını düzenli olarak ödemesi nedeniyle sözleşmenin kat edilmesinin ve borcun ödenmesi yönünde bir günlük süre tanınmasının MK'nun 2 nci maddesine aykırılık teşkil ettiği, bu hususun iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı, davacı şirketin davalının haksız olarak genel kredi sözleşmesinin kat edilmesi sonucu oluşan durumu nedeniyle ödemede sıkıntıya düşmesi ve elindeki gayrimenkulü çıkarmak zorunda kalması nedeniyle bir miktar manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiği, davacı Fiba Tekstil A.Ş yönünden ise bu şirket tarafından sunulan çeklerin karşılıksız kaldığının tespit edilmesi sonucunda sözleşmenin feshi ile hesabın kat edilmesinin haksız olmadığı, davalı tarafından zamanaşımı definde bulunulmuş ise de taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeye dayalı olduğu ve BK 125 ncı maddesi gereğince yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı Fiba Tekstil Ürünleri San ve Tic.
A.Ş' nin açmış olduğu davanın reddine, davacı Dost Tekstil Ürünleri İhracat ve Pazarlama A.Ş' nin açtığı davanın kısmen kabulü ile, 100.000 YTL'nin dava tarihinden itibaren, 390.000 YTL'nin ise 21.11.2008 ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, bu davacının talep ettiği manevi tazminat talebinin de kısmen kabulü ile, takdiren 30.000 YTL manevi tazminatın davalıdan dava tarihi itibariyle yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, bir kısım çeklerinin karşılıksız kaldığının sabit olmasına ve davalı Bankanın feshinin Fiba Tekstil A.Ş. yönünden bu bağlamda haklı görülmesine, uyuşmazlığın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanması karşısında BK'nun 125 nci maddesindeki on yıllık zamanaşımı süresine tabi olmasına göre davacılar vekilinin davacılardan Fiba A.Ş'ne yönelik tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki yazılı iki ve üç nolu bendin kapsamı dışında kalan, diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmelerinin haksız feshedilmesine dayalı maddi ve manevi tazminatın davalı Bankadan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıdaki özettende anlaşılacağı üzere davacıların diğer tazminat istemlerini kanıtlayacak belge ve dayanaklarının bulunmadığı, davacılardan Dost Tekstil A.Ş'nin genel kredi sözleşmelerine istinaden borçlarını düzenli olarak ödediği, buna rağmen davalı bankanın anılan bu davacı yönünden genel kredi sözleşmesinin haksız kat edilmesi sonucu oluşan durumu nedeniyle ödemede sıkıntıya düşmesi ve elindeki gayrimenkulü çıkarmak zorunda kalması nedeniyle bir miktar manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak bu davacı yönünden yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, diğer davacının ortağı ve kefili olması nedeniyle davacılardan Dost A.Ş. adına kayıtlı taşınmazın gerçek değerinden 490.000-YTL aşağı bir bedelle satılması ile hesap kat ihtarına konu kredinin erken ödenmek zorunda kalınması arasında uygun illiyet bağının bulunduğunun ispat edilmesi halinde ancak bundan doğan zararın talep edilebileceği ilke olarak kabul edilebilir. Ancak, davalının hesap kat tarihinin 11.06.2004 tarihi olması, hesap kat ihtarına konu kredi borcunun ise davacı yanca 17.06.2004 tarihinde ödenmiş bulunması, davaya konu edilen taşınmaz satışının ise ödemeden yaklaşık 4 ay sonra 11.10.2004 tarihinde tapuda 710.000.000-YTL'na gerçekleştirilmesi, davaya konu edilen taşınmazın gerçek değerinin altında satılmasında davalının doğrudan bir katılımının bulunmaması ve ayrıca bu davacının kredi borcunun ödenmesine yönelik olarak daha zor koşullarda para temin ettiğinin açıkça ve tereddütsüz bir şekilde kanıtlanamaması karşısında mahkemenin kabulünün aksine hesap kat ihtarı ile taşınmazın düşük bedelle satılması arasında uygun illiyet bağının varlığının kanıtlanamadığının kabulü gerekir.
Bu durumda, mahkemece, davacı tarafça ıslaha konu edilen taşınmaz satımına yönelik bu kalem istemin reddi yerine isabetli olmayan yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Öte yandan, davalı Banka tarafından davacılardan Dost A.Ş'nin kredi sözleşmesi haksız feshedildiği sabit ise de; salt bu feshin bu davacı yararına manevi tazminat takdiri için yeterli bir neden olmadığı, diğer bir deyişle BK'nun 49 ncu maddesi hükmü koşullarının bu davacı lehine oluşmadığı mahkemece nazara alınmadan bu davacının manevi tazminat isteminin reddi yerine soyut yazılı gerekçelerle ile kabulü de doğru bulunmamıştır.
4-Davacılar vekilinin davacılardan Dost A.Ş.'ne ilişkin kar yoksunluğuna yönelik temyiz itirazına gelince; davalı Banka tarafından bu davacının genel kredi sözleşmesinin haksız feshedildiği mahkemeninde kabulüne olup, bu durumun davacı açısından nakit sıkıntısına yol açacağı kuşkusuzdur. Sözleşmenin tek taraflı ve haklı bir neden olmaksızın feshi halinde, hakim mal varlığının artmasına neden olan kâr yoksunluğunu doğrudan araştırmak zorundadır. Bu bağlamda, davacılardan Dost A.Ş'nin haksız fesih nedeniyle kâr yoksunluğuna maruz kaldığı şüphesiz olup, gerektiğinde bu davacı lehine BK'nun 42 ncı maddesi hükmü uyarınca bir miktar maddi tazminata hükmetmek yerine bu kalem tazminat isteminin kanıtlanamdığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılardan Dost A.Ş.yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5-Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle,davacılar vekilinin davacılardan Fiba A.Ş.ne ile ilgili tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacılardan Dost A.Ş.yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalı Banka'dan alınarak davacı Dost Tekstil Ürün. İhr. ve Paz. A.Ş. 'ye verilmesine, 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023216500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz