Kısmi ödeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4855 E. 2012/12159 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi ödeme↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ finansal kiralama↗ aktif husumet ehliyeti↗ gerçek zarar↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ mahsup↗ alacak davası↗ taraf ehliyeti↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dahili dava↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, finansal kiralama sözleşmesine konu iş makinesinin kira bedelleri ödenmek suretiyle mülkiyetinin davacı şirkete geçtiği, dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, somut olayda TTK'nun 1288. maddesi anlamında eksik sigortanın bulunmadığı, sigortalı makinenin hasardan hemen evvelki hal ve şartlara getirilmesi için gereken bedelden davalı tarafça yapılan kısmı ödeme mahsup edildikten sonra bakiye kısımdan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.292,90 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davanın alacak davası şeklinde açılmış olmasına rağmen davalı aleyhine ancak İİK'nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davalarında hükmedilmesi mümkün bulunan icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının gerçek zararı KDV dahil edilmeden hesaplanmıştır. Oysa, KDV ödeyen ve ödeyeceği muhakkak olan davacının gerçek zararına dahil olan KDV miktarının da içerisinde bulunduğu bedel üzerinden hüküm kurulması gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8244 E. 2014/15430 K.
Ortak:gerçek zarar · dahili dava
İncelediğiniz kararda3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının «gerçek zararı» KDV «dahil» edilmeden hesaplanmıştır.
Oysa, KDV ödeyen ve ödeyeceği muhakkak olan davacının «gerçek zararına» «dahil» olan KDV miktarının da içerisinde bulunduğu bedel üzerinden hüküm kurulması gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının «gerçek zararı» KDV «dahil» edilmeden hesaplanmıştır.
Oysa, KDV ödeyen ve ödeyeceği muhakkak olan davacının «gerçek zararına» «dahil» olan KDV miktarının da içerisinde bulunduğu bedel üzerinden hüküm kurulması gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · yasal faiz · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… tehlikeye düşürmeyecek şekilde yükleme yapması gerekirken bu yükümlülüğe aykırı davranan davalı şirketin de olayda %25 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinin «hakkaniyet» kurallarına uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8482 E. 2012/594 K.
Ortak:gerçek zarar · dahili dava
İncelediğiniz kararda3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının «gerçek zararı» KDV «dahil» edilmeden hesaplanmıştır.
Oysa, KDV ödeyen ve ödeyeceği muhakkak olan davacının «gerçek zararına» «dahil» olan KDV miktarının da içerisinde bulunduğu bedel üzerinden hüküm kurulması gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2) Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının «gerçek zararı» KDV «dahil» edilmeden hesaplanmıştır.
Oysa, KDV ödeyen ve ödeyeceği muhakkak olan davacının «gerçek zararına» «dahil» olan KDV miktarının da içerisinde bulunduğu bedel üzerinden «muafiyet» düşülüp, bakiye miktarının hüküm altına alınması gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. .../...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, emtianın 1.091.999,99 Euro değerinin olması nedeniyle poliçedeki 5.000 Euro «muafiyet» şartının yerinde olduğu, «hasar» onarım bedeli olan 5.591,61 Euro’dan muafiyet düştükten sonra kalan 591,61 Euro karşılığı 1.182 TL’nin sigortalıya ödendiği, ancak ödenmeyen %18 KDV’nin talep edil …
Oysa, KDV ödeyen ve ödeyeceği muhakkak olan davacının «gerçek zararına» «dahil» olan KDV miktarının da içerisinde bulunduğu bedel üzerinden «muafiyet» düşülüp, bakiye miktarının hüküm altına alınması gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. .../...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4855 E. , 2012/12159 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/12/2010 tarih ve 2009/554-2010/672 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından makine ve ekipman sigorta poliçesi ile sigortalanan makinelerin hasara uğradıklarını, davalıya yapılan ihbar neticesinde, davalı şirketin kısmi ödemede bulunduğunu ve hasarın tamamının müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, 17.722,68 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davacının davaya konu poliçede sigortalı olmadığından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ekspertiz raporu ile eksik sigorta yapıldığının anlaşıldığını ve davacıya buna göre ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, finansal kiralama sözleşmesine konu iş makinesinin kira bedelleri ödenmek suretiyle mülkiyetinin davacı şirkete geçtiği, dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, somut olayda TTK'nun 1288. maddesi anlamında eksik sigortanın bulunmadığı, sigortalı makinenin hasardan hemen evvelki hal ve şartlara getirilmesi için gereken bedelden davalı tarafça yapılan kısmı ödeme mahsup edildikten sonra bakiye kısımdan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.292,90 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davanın alacak davası şeklinde açılmış olmasına rağmen davalı aleyhine ancak İİK'nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davalarında hükmedilmesi mümkün bulunan icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının gerçek zararı KDV dahil edilmeden hesaplanmıştır. Oysa, KDV ödeyen ve ödeyeceği muhakkak olan davacının gerçek zararına dahil olan KDV miktarının da içerisinde bulunduğu bedel üzerinden hüküm kurulması gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü kararın davalı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023096600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz