Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8482 E. 2012/594 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek zarar↗ muafiyet↗ hasar↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, emtianın 1.091.999,99 Euro değerinin olması nedeniyle poliçedeki 5.000 Euro muafiyet şartının yerinde olduğu, hasar onarım bedeli olan 5.591,61 Euro’dan muafiyet düştükten sonra kalan 591,61 Euro karşılığı 1.182 TL’nin sigortalıya ödendiği, ancak ödenmeyen %18 KDV’nin talep edilebileceği gerekçesiyle 1.182 TL’nin %18 KDV’si olan 213 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının gerçek zararı KDV dahil edilmeden hesaplanmıştır. Oysa, KDV ödeyen ve ödeyeceği muhakkak olan davacının gerçek zararına dahil olan KDV miktarının da içerisinde bulunduğu bedel üzerinden muafiyet düşülüp, bakiye miktarının hüküm altına alınması gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
.../...
2010/8482
2012/594
S.2
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4855 E. 2012/12159 K.
Ortak:gerçek zarar · dahili dava
İncelediğiniz kararda2) Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının «gerçek zararı» KDV «dahil» edilmeden hesaplanmıştır.
Oysa, KDV ödeyen ve ödeyeceği muhakkak olan davacının «gerçek zararına» «dahil» olan KDV miktarının da içerisinde bulunduğu bedel üzerinden «muafiyet» düşülüp, bakiye miktarının hüküm altına alınması gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. .../...
Benzer bu kararda3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının «gerçek zararı» KDV «dahil» edilmeden hesaplanmıştır.
Oysa, KDV ödeyen ve ödeyeceği muhakkak olan davacının «gerçek zararına» «dahil» olan KDV miktarının da içerisinde bulunduğu bedel üzerinden hüküm kurulması gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi ödeme · finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · mahsup · alacak davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «finansal kiralama sözleşmesine» konu iş makinesinin kira bedelleri ödenmek suretiyle mülkiyetinin davacı şirkete geçtiği, dolayısıyla «aktif husumet ehliyetinin» bulunduğu, somut olayda TTK'nun 1288. maddesi anlamında eksik sigortanın bulunmadığı, sigortalı makinenin hasardan hemen evvelki hal ve şartlara getirilmesi için gereken bedelden davalı tarafça yapılan «kısmı ödeme» «mahsup» edildikten sonra bakiye kısımdan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.292,90 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Davanın «alacak davası» şeklinde açılmış olmasına rağmen davalı aleyhine ancak İİK'nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davalarında hükmedilmesi mümkün bulunan «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8482 E. , 2012/594 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
VEKİLİ Av. ...
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/04/2010 tarih ve 2008/559-2010/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... tarafından Leasing All Risks Sigorta Poliçesi ile sigortalı hidrolik kazık makinesinin sondaj çalışmaları sırasında motor piston başlık yuvalarının kırılması ile hasarlandığını, davalının hasar bedelinin çok altında ödeme yaptığını ileri sürerek, şimdilik 7.000 TL’nin 30/04/2008 ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta poliçesinde “beher hasarda makine başına minimum 5000 Euro, hasarın %20’sine muafiyet uygulanacaktır” şeklinde muafiyet hükmünün bulunduğunu, tespit edilen 5.591 Euro hasar bedelinden 5.000 Euro muafiyet tenzili ile kalan 591 Euro karşılığı 1.182 TL’nin sigortalıya ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, emtianın 1.091.999,99 Euro değerinin olması nedeniyle poliçedeki 5.000 Euro muafiyet şartının yerinde olduğu, hasar onarım bedeli olan 5.591,61 Euro’dan muafiyet düştükten sonra kalan 591,61 Euro karşılığı 1.182 TL’nin sigortalıya ödendiği, ancak ödenmeyen %18 KDV’nin talep edilebileceği gerekçesiyle 1.182 TL’nin %18 KDV’si olan 213 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının gerçek zararı KDV dahil edilmeden hesaplanmıştır. Oysa, KDV ödeyen ve ödeyeceği muhakkak olan davacının gerçek zararına dahil olan KDV miktarının da içerisinde bulunduğu bedel üzerinden muafiyet düşülüp, bakiye miktarının hüküm altına alınması gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
.../...
2010/8482
2012/594
S.2
SONUÇ
Yukarıda, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
02/01/2012 KLY
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022306400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz