6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5592 E. 2012/12205 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat davası pasif husumet ehliyeti husumet ehliyeti pasif husumet yokluğu pay defteri dolandırıcılık pasif husumet komisyon husumet yokluğu vade kâr dağıtımı taraf ehliyeti istirdat ortaklık ilişkisi kâr payı zamanaşımı ibraz husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 53 · SPK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının Kombassan Holding A.Ş’nin ortağı olarak kayıtlı bulunması nedeniyle bu davalı haklarındaki davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davacının ise pasif husumet ehliyetine sahip olmaması nedeniyle pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesbiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, bilirkişi raporu alındıktan sonra yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bilirkişi kurulu, davacının Kombassan İnş. Tarım ve San. Tic.A.Ş. kayıtlarında ortaklık pay defterinin 034602 nolu sahifesinde 34602 üye kayıt numarasında kayıtlı olduğu, hisse adedinin 400, beher hisse değerinin 2.000.00 TL ve tutarının 800.000 TL tesbit edildiğini, bu nedenle davacının Kombassan Holding A.Ş.’nin ortağı olduğu tesbitinde bulunmuş ancak ceza mahkemesi dosyaları ve SPK raporları hakkında bir incelemede bulunmamıştır.

Dairemize intikal olan emsal dosyalardan bilindiği üzere Konya 1. ACM ve Konya 3. ACM’de davalı şirketlerin yöneticileri suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, dolandırıcılık suçlarından yargılanmışlardır. 3.ACM kapsamında dava nihai olarak zamanaşı ile ortadan kalmış, 1. ACM dosyasında ise mahkemece verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı temyiz edilmiş olup kararın kesinleşip kesinleşmediği belli değildir. Ayrıca davacının delili olan SPK ve Meclis Araştırma Komisyonu, raporları, SPK duyuruları mahkemece değerlendirilmemiştir. Bilindiği üzere BK’nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakalar hukuk hakimini bağlayacağından 1.ACM kararının kesinleşip kesinleşmediği de araştırılarak, her iki kararın kesinleşmiş olması halinde tesbit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi, varsa bu maddi vakıaların dosyada mevcut davacı tarafından ibraz edilen delillerle birlikte değerlendirilerek davacının uğradığı iddia edilen zarardan davalıların sorumlu olup, olmayacağının saptanması gerekir.

Ayrıca, davacı ortak olmadığının tesbitini de istemekle dava tarihi itibariyle davacının, davalı şirketin sermayesinde payı bulunup bulunmadığı, davacının ortak sıfatıyla genel kurullara katıldığı veya usulünce dağıtılmasının karar verilen kar payını aldığı veya başka bir şekilde ortalığın benimsenmesi sonucunu doğuracak bir ilişkiye girip girmediği üzerinde de durulmamıştır.

Bu durumda, BK’nun 53. maddesi gereğince ceza hakiminin kabul ettiği maddi vakıaların hukuk hakiminin bağlayacağı gözetilmek her iki ceza dosyasındaki deliller ve davanın dayandığı resmi kurum raporları değerlendirilmek ve dava tarihi itibariyle şirketin sermayesinde davacının pay defterine kaydedilen payının yer alıp almadığı belirlenmek ve davanın, iddianın ileri sürülüş bicimi nazara alındığında davalıların organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir istirdat davası niteliğinde olduğu da gözetilmek, hukuki ilişkinin bulunduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 10. maddesi “Bu kanun uygulanmasında yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya ivaz karşılığında istendiğinde yada belli bir vadede iade edilmek üzere para kabulü mevduat kabulü sayılır. Karşılığında mevduat cüzdanı yerine katılma belgesi, makbuz, senet ve benzeri belgelerin verilmesi, alınan paranın mevduat sayılmasına engel değildir.” hükmü de yukarıda gösterilen delillerle birlikte değerlendirilmek ve neticesine göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16027 E. 2013/15519 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/329 E. 2012/8977 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/535 E. 2012/12198 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/539 E. 2012/12204 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14101 E. 2013/13213 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/536 E. 2012/12203 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/540 E. 2012/12207 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6244 E. 2013/7581 K.

    Ortak: · dava şartı · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/5592 E.  ,  2012/12205 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.07.2009 tarih ve 2006/415-2009/361 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.05.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. Kombassan Holding A.Ş. ve Kombassan İnş. Tar. ve San İşlt. Tic. A.Ş. vekili Av. ......,dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği an geri alabileceği taahhüdünde bulunması üzerine, müvekkilinin belge karşılığında davalılara 31.300 dm verdiğini, davalıların aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para topladıklarını, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak kendisine bir ödeme yapılmadığını, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, Kombassan Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan soruşturma yapılıp ceza davaları açıldığını, kanunun uygun bir ortaklık ilişkisi kurulmadığını, davalı ...’ın da yönetici olarak zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, izinsiz halka arz ve kanunlara aykırı şekilde aracılık faaliyeti nedeniyle müvekkilinin şirket ortağı olamayacağının ve geçerli bir hisse devri mevcut olmadığının tesbitine 31.300 DM karşılığı 24.800 YTL talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili yetki itirazı ile birlikte davacının şirket ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının Kombassan Holding A.Ş’nin ortağı olarak kayıtlı bulunması nedeniyle bu davalı haklarındaki davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davacının ise pasif husumet ehliyetine sahip olmaması nedeniyle pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesbiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, bilirkişi raporu alındıktan sonra yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bilirkişi kurulu, davacının Kombassan İnş. Tarım ve San. Tic.A.Ş. kayıtlarında ortaklık pay defterinin 034602 nolu sahifesinde 34602 üye kayıt numarasında kayıtlı olduğu, hisse adedinin 400, beher hisse değerinin 2.000.00 TL ve tutarının 800.000 TL tesbit edildiğini, bu nedenle davacının Kombassan Holding A.Ş.’nin ortağı olduğu tesbitinde bulunmuş ancak ceza mahkemesi dosyaları ve SPK raporları hakkında bir incelemede bulunmamıştır.

Dairemize intikal olan emsal dosyalardan bilindiği üzere Konya 1. ACM ve Konya 3. ACM’de davalı şirketlerin yöneticileri suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, dolandırıcılık suçlarından yargılanmışlardır.

3. ACM kapsamında dava nihai olarak zamanaşı ile ortadan kalmış, 1. ACM dosyasında ise mahkemece verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı temyiz edilmiş olup kararın kesinleşip kesinleşmediği belli değildir. Ayrıca davacının delili olan SPK ve Meclis Araştırma Komisyonu, raporları, SPK duyuruları mahkemece değerlendirilmemiştir. Bilindiği üzere BK’nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakalar hukuk hakimini bağlayacağından 1.ACM kararının kesinleşip kesinleşmediği de araştırılarak, her iki kararın kesinleşmiş olması halinde tesbit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi, varsa bu maddi vakıaların dosyada mevcut davacı tarafından ibraz edilen delillerle birlikte değerlendirilerek davacının uğradığı iddia edilen zarardan davalıların sorumlu olup, olmayacağının saptanması gerekir.

Ayrıca, davacı ortak olmadığının tesbitini de istemekle dava tarihi itibariyle davacının, davalı şirketin sermayesinde payı bulunup bulunmadığı, davacının ortak sıfatıyla genel kurullara katıldığı veya usulünce dağıtılmasının karar verilen kar payını aldığı veya başka bir şekilde ortalığın benimsenmesi sonucunu doğuracak bir ilişkiye girip girmediği üzerinde de durulmamıştır.

Bu durumda, BK’nun 53. maddesi gereğince ceza hakiminin kabul ettiği maddi vakıaların hukuk hakiminin bağlayacağı gözetilmek her iki ceza dosyasındaki deliller ve davanın dayandığı resmi kurum raporları değerlendirilmek ve dava tarihi itibariyle şirketin sermayesinde davacının pay defterine kaydedilen payının yer alıp almadığı belirlenmek ve davanın, iddianın ileri sürülüş bicimi nazara alındığında davalıların organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir istirdat davası niteliğinde olduğu da gözetilmek, hukuki ilişkinin bulunduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 10. maddesi “Bu kanun uygulanmasında yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya ivaz karşılığında istendiğinde yada belli bir vadede iade edilmek üzere para kabulü mevduat kabulü sayılır.

Karşılığında mevduat cüzdanı yerine katılma belgesi, makbuz, senet ve benzeri belgelerin verilmesi, alınan paranın mevduat sayılmasına engel değildir.” hükmü de yukarıda gösterilen delillerle birlikte değerlendirilmek ve neticesine göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023092500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.