Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3582 E. 2012/11676 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç bedel↗ müteselsil sorumluluk↗ ilan↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dizide rol almaktan dolayı FSEK 80. maddesi uyarınca icracı sanatçı sıfatıyla mali haklarının bulunduğu, ücret talebine yetkili olduğu, davacıya ücret ödenmeyeceğine ilişkin sözleşme bulunmadığı, davalı ... ve Tanıtım Hizm. San. ve Tic. A.Ş. davacının FSEK 52. maddesine göre iznini alındığına dair belge ibraz edemediğinden, bu davalının diğer davalıya dizinin yayını için sahip olmadığı bir hakkı devretmesinin mümkün olmadığı, hem yapımcının hem de yayıncının müteselsilen sorumlu oldukları, bilirkişi raporunda davacının isteyebileceği rayiç bedel 3.000-3.500 TL olarak belirlenmiş olup alt hadden 3.000 TL'nin yerinde görüldüğü, taraflar arasında farazi bir sözleşme kurulmuş olacağından tecavüzün
tekrarının önlenmesinin talep edilemeyeceği, davacının karar özetinin ilanında meşru bir menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle, davacının mali haklarına davalılarca yapılan tevacüzün ref'ine, FSEK 68. maddesi gereğince 3 kat hesabı ile takdiren 9.000 TL telif tazminatının 08.03.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsiline, karar özetinin bir kez ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, her iki davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı 5846 Sayılı FSEK 80. maddesi uyarınca icracı sanatçıdır. Her ne kadar aynı yasanın 80 ve 52. maddeleri uyarınca davacı ile yazılı sözleşme yapılmaksızın "Ateşten Koltuk" adlı televizyon dizisinin çekimleri yapılarak davalılardan Huzur Radyo Televizyon A.Ş. 'ye ait TV kanalında gösterimi gerçekleştirilmiş ise de, somut uyuşmazlıkta davacı tarafın icracı sanatçı olarak yer aldığı film çekimlerinin gerçekleştirildiği ve gösterime sunulduğu anlaşıldığına göre, artık arada bir yazılı sözleşme olmasa dahi dava konusu film tespitinin davalılarca çoğaltılarak TV kanalında temsili eyleminin davacının izni dahilinde yapıldığının kabulü gerekir. Bu durumda, davacının talebi ancak oyunculuk telif ücretiyle sınırlı olup mahkemece bu miktara hükmedilmesi gerekirken, uyuşmazlıkta uygulanma imkanı bulunmayan FSEK 68. maddesine dayalı olarak 3 kat fazlasıyla telif tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davalılar lehine bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18827 E. 2013/1892 K.
Ortak:rayiç bedel · müteselsil sorumluluk · ilan · ibraz · temsil
İncelediğiniz karardaA.Ş. davacının FSEK 52. maddesine göre iznini alındığına dair belge «ibraz» edemediğinden, bu davalının diğer davalıya dizinin yayını için sahip olmadığı bir hakkı devretmesinin mümkün olmadığı, hem yapımcının hem de yayıncının «müteselsilen sorumlu» oldukları, bilirkişi raporunda davacının isteyebileceği «rayiç bedel» 3.000-3.500 TL olarak belirlenmiş olup alt hadden 3.000 TL'nin yerinde görüldüğü, taraflar arasında farazi bir sözleşme kurulmuş olacağından tecavüzün tekrarının önlenmesinin talep edilemeyeceği, davacının karar özetinin ilanında meşru bir menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle, davacının mali haklarına davalılarca yapılan tevacüzün ref'ine, FSEK 68. maddesi gereğince 3 kat hesabı ile takdiren 9.000 TL telif tazminatının 08.03.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsiline, karar özetinin bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
… eştirildiği ve gösterime sunulduğu anlaşıldığına göre, artık arada bir yazılı sözleşme olmasa dahi dava konusu film tespitinin davalılarca çoğaltılarak TV kanalında «temsili» eyleminin davacının izni dahilinde yapıldığının kabulü gerekir.
Benzer bu karardaA.Ş. davacının FSEK 52. maddesine göre iznini alındığına dair belge «ibraz» edemediğinden, bu davalının diğer davalıya dizinin yayını için sahip olmadığı bir hakkı devretmesinin mümkün olmadığı, hem yapımcının hem de yayıncının «müteselsilen sorumlu» oldukları, bilirkişi raporunda davacının isteyebileceği «rayiç bedel» ....000-....500 TL olarak belirlenmiş olup alt hadden ....000 TL'nin yerinde görüldüğü, taraflar arasında farazi bir sözleşme kurulmuş olacağından tecavüzü tekrarının önlenmesinin talep edilemeyeceği, davacının karar özetinin ilanında meşru bir menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle, davacının mali haklarına davalılarca yapılan tecavüzün ref'ine, FSEK 68. maddesi gereğince ... kat hesabı ile takdiren 9.000 TL telif tazminatının 08.03.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsiline, karar özetinin bir kez «ilanına» dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacının, davalı Emma Reklam A.Ş'nin teklifi üzerine diğer davalının televizyonunda yayınlanan 'Ateşten Koltuk' dizisinde oynadığı sabit olup, yazılı sözleşme olmasa bile «uyuşmazlık konusu» filmin çoğaltılarak televizyon kanalında «temsili» eyleminin izni dahilinde olduğunun kabulü gerekir.
O halde, hükmün «ilan» edilmesinde davacının bir menfaati veya haklı bir «sebebi» bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · dava sebebi
Benzer bu karardaDavacının, davalı Emma Reklam A.Ş'nin teklifi üzerine diğer davalının televizyonunda yayınlanan 'Ateşten Koltuk' dizisinde oynadığı sabit olup, yazılı sözleşme olmasa bile «uyuşmazlık konusu» filmin çoğaltılarak televizyon kanalında «temsili» eyleminin izni dahilinde olduğunun kabulü gerekir.
O halde, hükmün «ilan» edilmesinde davacının bir menfaati veya haklı bir «sebebi» bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14094 E. 2014/3792 K.
Ortak:rayiç bedel · temsil
İncelediğiniz karardaA.Ş. davacının FSEK 52. maddesine göre iznini alındığına dair belge «ibraz» edemediğinden, bu davalının diğer davalıya dizinin yayını için sahip olmadığı bir hakkı devretmesinin mümkün olmadığı, hem yapımcının hem de yayıncının «müteselsilen sorumlu» oldukları, bilirkişi raporunda davacının isteyebileceği «rayiç bedel» 3.000-3.500 TL olarak belirlenmiş olup alt hadden 3.000 TL'nin yerinde görüldüğü, taraflar arasında farazi bir sözleşme kurulmuş olacağından tecavüzün tekrarının önlenmesinin talep edilemeyeceği, davacının karar özetinin ilanında meşru bir menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle, davacının mali haklarına davalılarca yapılan tevacüzün ref'ine, FSEK 68. maddesi gereğince 3 kat hesabı ile takdiren 9.000 TL telif tazminatının 08.03.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsiline, karar özetinin bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
… eştirildiği ve gösterime sunulduğu anlaşıldığına göre, artık arada bir yazılı sözleşme olmasa dahi dava konusu film tespitinin davalılarca çoğaltılarak TV kanalında «temsili» eyleminin davacının izni dahilinde yapıldığının kabulü gerekir.
Benzer bu kararda… net üzerinden gösterilmesi için davacıdan yazılı izin almadığı, bu durumda davacının icracı sanatçı hakkının ihlal edildiği, davacının FSEK'nin 68. maddesi uyarınca «rayiç bedelin» üç katını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Buna karşın, davacının icrasını gerçekleştirdiği dizi bölümleriyle ilgili oyunculuk ücretinin ödendiği, arada yazılı sözleşme olmasa dahi, bu bölümlere ilişkin olarak tarafların edimlerini karşılıklı biçimde «ifa» ettikleri ve çekilen bölümlerin bir TV kanalında «temsil» edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Yine, aynı şekilde yazılı bir sözleşme olmasa dahi, "Hanımeli Sokağı" adlı TV dizisinin çekimi yapılan «bölümlerine» ilişkin taraflar edimlerini yerine getirdiklerinden; davacının bu tespitlere izin vermiş sayılacağının ve bu iznin de tespitin yapıldığı tarihteki mevcut ve olağan iletişim ve «temsil» vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını da kapsadığının kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş bölümü · ifa · yetkisizlik kararı · yasal faiz
Benzer bu kararda… net üzerinden gösterilmesi için davacıdan yazılı izin almadığı, bu durumda davacının icracı sanatçı hakkının ihlal edildiği, davacının FSEK'nin 68. maddesi uyarınca «rayiç bedelin» üç katını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 80/2. maddesine göre de, film yapımcısı, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma «yetkisini» devraldıktan sonra ilk tespitini gerçekleştirdiği film üzerinde bu maddede sayılan haklara sahip olur.
Buna karşın, davacının icrasını gerçekleştirdiği dizi bölümleriyle ilgili oyunculuk ücretinin ödendiği, arada yazılı sözleşme olmasa dahi, bu bölümlere ilişkin olarak tarafların edimlerini karşılıklı biçimde «ifa» ettikleri ve çekilen bölümlerin bir TV kanalında «temsil» edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 5846 sayılı FSEK'nin 80/2. maddesi uyarınca dizi filmin «bölümlerinin» ilk tespitini yapan davalının gerçekleştirdiği bu tespitler üzerinde müstakil olarak film yapımcısı hakkı doğmuş bulunmaktadır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5253 E. 2017/6914 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz karardaA.Ş. davacının FSEK 52. maddesine göre iznini alındığına dair belge «ibraz» edemediğinden, bu davalının diğer davalıya dizinin yayını için sahip olmadığı bir hakkı devretmesinin mümkün olmadığı, hem yapımcının hem de yayıncının «müteselsilen sorumlu» oldukları, bilirkişi raporunda davacının isteyebileceği «rayiç bedel» 3.000-3.500 TL olarak belirlenmiş olup alt hadden 3.000 TL'nin yerinde görüldüğü, taraflar arasında farazi bir sözleşme kurulmuş olacağından tecavüzün tekrarının önlenmesinin talep edilemeyeceği, davacının karar özetinin ilanında meşru bir menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle, davacının mali haklarına davalılarca yapılan tevacüzün ref'ine, FSEK 68. maddesi gereğince 3 kat hesabı ile takdiren 9.000 TL telif tazminatının 08.03.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsiline, karar özetinin bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme ilişkisi nedeniyle «zamanaşımının» dolmadığı, filmin çekim tarihi 2006 yılından 6 yıl sonrada uydu yayın yaptığı için çok sayıda ülkede izlenen bir kanalda yayınlandığının kanıtlanması, diğer yurt dışı kullanımların aradan geçen zaman nedeniyle teminindeki güçlük de dikkate alınarak TBK’nın 50 ve 51 m. gereğince bilirkişice bulunan tazminatın hüküm altına alındığı, reklam filminin davalı tarafından gerçekleştirilmesi ve şifahi sözleşmenin davalıyla yapılması nedeniyle reklam ajansına «tesliminden» sonraki dönemde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımlardan davalının diğer kullanıcılarla birlikte «müteselsilen sorumlu» olduğu, davacının oyunculuk karşılığı aldığı paranın devrettiği hangi kullanımlar karşılığı olduğunu ve saklı tuttuğu hakları kanıtlayamamakla beraber filmin çekiminden 6 yıl gibi uzun süre sonra reklamın bir tv kanalında yayınlanması nedeniyle davacının gerçekleşen yayın nedeniyle tazminat isteme hakkının bulunduğu, davacının «muvafakatı» ile çekilip kamuya sunulan reklam filminin yeniden yayını nedeniyle davacının manevi haklarının ihlal edildiği kanıtlanmadığından manevi tazminata ilişkin talebin reddi gerektiği, 2012 yılından sonra devam eden tecavüzler ispatlanmadığından filmin davalının filmi verdiği kişilerce kullanıldığı ve onlar da davada taraf olmadığından ref’e ilişkin talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle, 4.375 TL «maddi tazminatın» 08/04/2013 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin ise, reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat külfeti · haksız eylem · olumsuz oy · muvafakat · maddi tazminat · zamanaşımı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme ilişkisi nedeniyle «zamanaşımının» dolmadığı, filmin çekim tarihi 2006 yılından 6 yıl sonrada uydu yayın yaptığı için çok sayıda ülkede izlenen bir kanalda yayınlandığının kanıtlanması, diğer yurt dışı kullanımların aradan geçen zaman nedeniyle teminindeki güçlük de dikkate alınarak TBK’nın 50 ve 51 m. gereğince bilirkişice bulunan tazminatın hüküm altına alındığı, reklam filminin davalı tarafından gerçekleştirilmesi ve şifahi sözleşmenin davalıyla yapılması nedeniyle reklam ajansına «tesliminden» sonraki dönemde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımlardan davalının diğer kullanıcılarla birlikte «müteselsilen sorumlu» olduğu, davacının oyunculuk karşılığı aldığı paranın devrettiği hangi kullanımlar karşılığı olduğunu ve saklı tuttuğu hakları kanıtlayamamakla beraber filmin çekiminden 6 yıl gibi uzun süre sonra reklamın bir tv kanalında yayınlanması nedeniyle davacının gerçekleşen yayın nedeniyle tazminat isteme hakkının bulunduğu, davacının «muvafakatı» ile çekilip kamuya sunulan reklam filminin yeniden yayını nedeniyle davacının manevi haklarının ihlal edildiği kanıtlanmadığından manevi tazminata ilişkin talebin reddi gerektiği, 2012 yılından sonra devam eden tecavüzler ispatlanmadığından filmin davalının filmi verdiği kişilerce kullanıldığı ve onlar da davada taraf olmadığından ref’e ilişkin talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle, 4.375 TL «maddi tazminatın» 08/04/2013 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin ise, reddine karar verilmiştir.
… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «haksız eylem» devam ettiği sürece «zamanaşımının» işlemeyecek olmasına, davalı tarafın 5846 sayılı FSEK 80. maddesi kapsamında film yapımcısı sıfatı bulunmasına ve istisna akdi kapsamında çekimini yaptığı dava konusu reklam filmlerinin yayın hakkını reklam konusu ürünü piyasaya sunan şirkete devri ile ilgili yazılı sözleşme sunulamaması ve bu kapsamda da reklam filminin yayın süresi konusunda «ispat külfetinin» davalıda bulunmasına, davalı eyleminin FSEK 80/1-a (1) bendi kapsamında manevi hak ihlali oluşturduğunun ve eylemin devam ettiğinin kanıtlanamamasına göre, taraf v …
2- Ancak, mahkemece davacının icracı sanatçı olduğu tüm reklam filmlerinin çekiminin gerçekleştirildiği ve 1 yıllık yayın süresini aşan 5 yıl boyunca izinsiz gösterildiği kabul edilerek BK'nın 50. ve 51. maddeleri gereğince telif tazminatına hükmedilmiş ise de, sözleşme dışındaki izinsiz gösterim süresini «ispat külfeti» davacı taraftadır.
3- Öte yandan, davalı eyleminin icracı sanatçısı olduğu reklam filmlerinin sözleşme ile kararlaştırılan süre dışında izinsiz olarak gösteriminin 5846 sayılı FSEK 68. maddesi kapsamında ihlal oluşturduğu belirlenmesine karşın, anılan madde hükmü uyarınca telif tazminatının 3 katı oranında talepte bulunulduğu halde anılan talep hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16404 E. 2012/9213 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz kararda… eştirildiği ve gösterime sunulduğu anlaşıldığına göre, artık arada bir yazılı sözleşme olmasa dahi dava konusu film tespitinin davalılarca çoğaltılarak TV kanalında «temsili» eyleminin davacının izni dahilinde yapıldığının kabulü gerekir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, davacıların murisinin icracı sanatçı (başrol oyuncusu) olarak yer aldığı dava konusu filmlerin «temsili» esnasında yukarıda belirtilen manevi haklarının ihlal edildiği hususu kanıtlanamadığı gibi söz konusu temsillerin BK'nun 49. maddesi anlamında «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğundan da söz edilemeyeceği halde yazılı gerekçeyle davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · tahrifat · kişilik hakları · uyuşmazlık konusu · yasal faiz
Benzer bu kararda… rlaması getirilmeden Türkiye'de üretilmiş bütün eser ve icralara uygulanacağı öngörüldüğü, davaya konu eserlerin yalnızca sinemada gösterim hakkının devredildiğinin «uyuşmazlık konusu» olmadığı, bu durumda taraflar arasındaki devir sözleşmesine aykırı olarak adı geçen eserlerin, tv ve diğer alanlarda da izinsiz kullanımı nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 2.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacıların murisinin icracı sanatçı (başrol oyuncusu) olarak yer aldığı dava konusu filmlerin «temsili» esnasında yukarıda belirtilen manevi haklarının ihlal edildiği hususu kanıtlanamadığı gibi söz konusu temsillerin BK'nun 49. maddesi anlamında «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğundan da söz edilemeyeceği halde yazılı gerekçeyle davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmi …
2- Ancak, 5846 sayılı FSEK'nun 80/1-A(1) fıkrasına göre icracı sanatçıların manevi hakları, icralarının sahibi olarak tanıtılmak ve icralarının kendi itibarlarını zedeleyebilecek şekilde «tahrif» edilmesinin ve bozulmasının önlenmesini talep etmektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3582 E. , 2012/11676 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.12.2010 tarih ve 2008/112-2010/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ve Tanıtım Hizm. San. ve Tic. A.Ş.'nin teklifi üzerine diğer davalıya ait Fox TV kanalında 2 bölüm halinde gösterilen "Ateşten Koltuk" adlı dizide rol aldığını, müvekkilinden gerekli yasal izinlerin alınmadığını, ödeme yapılmadığını, müvekkilinin bağlantılı hak sahibi olduğunu ileri sürerek, davacının mali ve manevi haklarına vaki tecavüzün ref'ini, tekrarının önlenmesini, FSEK 68. maddesi gereğince 3 kat hesabı ile 15.000 TL tazminatın reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davacının kendi rızası ile çekimlere katıldığını, dizinin yayınlanmasına rıza gösterdiğini, davacının muhatabının diğer davalı olduğunu savunmuştur.
Diğer davalı vekili, davacının dava konusu ettiği haklardan feragat ederek yeni çıkan kasetinin reklamının yapılması amacıyla diziye dahil olduğunu, müzik şirketinin ricası üzerine dizide ücretsiz olarak oynatıldığını, tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dizide rol almaktan dolayı FSEK 80. maddesi uyarınca icracı sanatçı sıfatıyla mali haklarının bulunduğu, ücret talebine yetkili olduğu, davacıya ücret ödenmeyeceğine ilişkin sözleşme bulunmadığı, davalı ... ve Tanıtım Hizm. San. ve Tic. A.Ş. davacının FSEK 52. maddesine göre iznini alındığına dair belge ibraz edemediğinden, bu davalının diğer davalıya dizinin yayını için sahip olmadığı bir hakkı devretmesinin mümkün olmadığı, hem yapımcının hem de yayıncının müteselsilen sorumlu oldukları, bilirkişi raporunda davacının isteyebileceği rayiç bedel 3.000-3.500 TL olarak belirlenmiş olup alt hadden 3.000 TL'nin yerinde görüldüğü, taraflar arasında farazi bir sözleşme kurulmuş olacağından tecavüzün
tekrarının önlenmesinin talep edilemeyeceği, davacının karar özetinin ilanında meşru bir menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle, davacının mali haklarına davalılarca yapılan tevacüzün ref'ine, FSEK 68. maddesi gereğince 3 kat hesabı ile takdiren 9.000 TL telif tazminatının 08.03.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsiline, karar özetinin bir kez ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, her iki davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı 5846 Sayılı FSEK 80. maddesi uyarınca icracı sanatçıdır. Her ne kadar aynı yasanın 80 ve 52. maddeleri uyarınca davacı ile yazılı sözleşme yapılmaksızın "Ateşten Koltuk" adlı televizyon dizisinin çekimleri yapılarak davalılardan Huzur Radyo Televizyon A.Ş. 'ye ait TV kanalında gösterimi gerçekleştirilmiş ise de, somut uyuşmazlıkta davacı tarafın icracı sanatçı olarak yer aldığı film çekimlerinin gerçekleştirildiği ve gösterime sunulduğu anlaşıldığına göre, artık arada bir yazılı sözleşme olmasa dahi dava konusu film tespitinin davalılarca çoğaltılarak TV kanalında temsili eyleminin davacının izni dahilinde yapıldığının kabulü gerekir. Bu durumda, davacının talebi ancak oyunculuk telif ücretiyle sınırlı olup mahkemece bu miktara hükmedilmesi gerekirken, uyuşmazlıkta uygulanma imkanı bulunmayan FSEK 68.
maddesine dayalı olarak 3 kat fazlasıyla telif tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davalılar lehine bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023084100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz