Müddeabih
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2279 E. 2010/7377 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müddeabih↗ temlik sözleşmesi↗ ön inceleme aşaması↗ kesinleşen ilam↗ hazirun cetveli↗ rayiç bedel↗ hisse devri↗ tazminat davası↗ mirasçılık↗ pay defteri↗ üçüncü kişi↗ uyuşmazlık konusu↗ temlik↗ fer'i müdahil↗ ticaret sicili↗ yönetim kurulu kararı↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, ...’in 05.10.1998 tarihinde ölümüyle mirasının davalı ... ortağı olan eş ve üç çocuğuna eşit paylarla intikal ettiği, sermaye artışından sonra pay dağılımının yapıldığı 25.12.1998 tarihli genel kurul toplantısında düzenlenen hazirun cetvelinde mirasçıların paylarının (1.949.980.500)’er olarak kabul edildiği, izleyen yıllar hazirun cetvellerinin de aynı şekilde düzenlendiği ve davacının bu cetvelleri bizzat imzalayarak kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2005/11613 E, 2007/3306 K sayılı ilamında yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 25.12.1998 tarihinde yapılan 1997 yılına ait genel kurulda iki farklı hazirun cetvelinin düzenlendiği, anılan genel kurulda farklı pay miktarlarını içeren hazirun tutanağının esas alınmış olması karşısında farklı sayıdaki hisseleri içeren hazirun cetveline üstünlük tanındığı, hisselerin eşit olarak gösterildiği 03.08.1999 ve 31.03.2000 tarihli hazirun cetvellerinde davacının imzasının bulunması nedeniyle bir miras taksim veya hisse devrini içeren bir sözleşmenin mevcudiyetinin olup olmadığının belirlenmesinin gerektiği, olayda davacının davaya konu hisseleri davalılara devrettiğine dair yazılı bir temlik sözleşmesi bulunmadığı, MK’nun 611.maddesine göre miras paylaşım sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiği ve taraflar arasında böyle bir sözleşmenin bulunmadığı, hazirun cetvellerinin bu nitelikte olmadığı, uygulama bakımından hisse sayısındaki eşitliğin davacı tarafından benimsendiğinden söz edilemeyeceği, birleşen 903 E sayılı davada davacı taleplerinin miras şirketini ilgilendirdiği, MK hükümlerini çerçevesinde davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılmasının veya olurlarının alınması yahut miras şirketine mümessil tayini gerektiği, davacılarca bu şekilde işlem yapılmadığı, birleşen 175 E sayılı davada tescili istenilen yönetim kurulu kararının toplantı karar yeter sayısı bulunmadan alındığı ve hukuken yok hükmünde olduğundan ticaret sicil memurluğu kararının yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davada davanın davalılardan ... bakımından kabulü ile ... Traktör San.Tic.Ltd.Şti adına kayıtlı payın terkini ile 15.205.073,1 adet payın davacı adına pay defterine işlenmesine, davalılardan A....’in vaki kabulü sebebiyle ... Traktör San.ve Tic.Ltd.Şti adına olan kaydın iptali ile 15.205.073,1 payın şirket pay defterine davacı adına işlenmesine, davalılardan ... Sınai Yatırım A.Ş hakkında açılan davanın kabulü ile ... Vakfı adına görünen 599.992,3 adet payın pay defterine davacı adına işlenmesine, davacıya ait hisselerin davalılara yapılan devir işlemlerinin hükümsüz sayılmasına, birleştirilen 2005/903 E sayılı davanın usulden, 2007/175 E sayılı davasının ise esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılardan ... ... ve ... Sınai Yatırım A.Ş vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Birleşen İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/175 E sayılı dosyasında ... ... fer’i müdahil sıfatını haiz olup hükmü tek başına temyiz hakkı bulunmadığından adı geçenin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl davada istem: 25.12.1998 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde davalılara intikal etmiş gözüken (4.031.318) payın davacıya aidiyetinin tespiti ile sermaye artışları dikkate alınmak suretiyle davalılar adına olan kayıtların terkini ile bu payların davacıya iadesine, bu talebin mümkün bulunmaması halinde davacıya ait payların rayiç bedellerinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Dava devam ederken, İbrahim Önder ... ve ...’in 1000’er pay dışında davaya konu payları ... Traktör San.Tic.Ltd.Şti’ne devrettikleri, diğer davalı ... Sınai Yatırım A.Ş’nin toplam 600.000 adet hissesinin ise Eyüp 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş ilamına istinaden ... Vakfına intikal ettiği anlaşılmaktadır. Davalılar davanın başında bulunan hisseleri üçüncü kişilere devretmişlerdir. Davacı ... bu hisselerin kendisi adına pay defterine yazılmasını talep ettiğinden, davalıların uyuşmazlık konusu hisseleri üçüncü kişilere devrinden sonra, davacının hisselerin kendisi adına pay defterine geçirilmesi talebi esas alınarak davaya devam edilemez. Çünkü davaya devam edilerek davacı lehine hüküm verilse bile bu hüküm hisseleri devralmış üçüncü kişiler yönünden hiçbir etki yaratmaz, zira hukukumuzda dava iki taraf sistemi üzerine kurulmuştur ve bunun sonucunda davanın sonunda verilen karar sadece davanın tarafları arasında geçerli olup, üçüncü kişilere hiçbir etkisi yoktur. Bu nedenle dava konusunun dava açıldıktan sonra 3.kişiye devredilmesi halinde müddeabihin temlikine ilişkin hükümlerin uygulanması gerekir.
HUMK’nun 186.maddesine göre dava konusu şey 3.kişiye temlik edilirse, hakim davacıya süre vererek davaya nasıl devam etmek istediğini sormalıdır. Kendisine verilen süre içerisinde davaya nasıl devam edebileceği konusunda davacının seçimlik hakkı vardır. Davacı dilerse davaya konu edilen şey veya hakkı elde etmek isterse davaya 3.kişiye karşı devam edilmesini isteyebilir, yada dilerse davaya dava konusunu 3.kişiye devreden davalıya karşı tazminat davası olarak devam edebilir. Mahkemece davalılar üzerinde görülen payların üçüncü kişilere devredildiği gözetilerek HUMK’nun 186.maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devamla hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Asıl davaya yönelik bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14266 E. 2011/3717 K.
Ortak:pay defteri · terkin · cy/cy kaydı · e-defter
İncelediğiniz karardaTraktör San.Tic.Ltd.Şti adına kayıtlı payın «terkini» ile 15.205.073,1 adet payın davacı adına «pay defterine» işlenmesine, davalılardan A....’in vaki kabulü sebebiyle ...
Traktör San.ve Tic.Ltd.Şti adına olan «kaydın» iptali ile 15.205.073,1 payın şirket «pay defterine» davacı adına işlenmesine, davalılardan ...
Vakfı adına görünen 599.992,3 adet payın «pay defterine» davacı adına işlenmesine, davacıya ait hisselerin davalılara yapılan devir işlemlerinin hükümsüz sayılmasına, birleştirilen 2005/903 E sayılı davanın usulden, 2007/175 E sayılı davasının ise esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti adına kayıtlı payın «terkini» ile 15.205.073,1 adet payın davacı adına «pay defterine» işlenmesine, davalılardan A....’in vaki kabulü sebebiyle Uzel Traktör San. ve Tic.
Şti adına olan «kaydın» iptali ile 15.205.073,1 payın şirket «pay defterine» davacı adına işlenmesine, davalılardan Uzel Sınai Yatırım A.Ş hakkında açılan davanın kabulü ile Ahmet Uzel Vakfı adına görünen 599.992,3 adet payın pay defterine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10501 E. 2015/10577 K.
Ortak:hazirun cetveli · pay defteri · e-defter
İncelediğiniz karardaTraktör San.Tic.Ltd.Şti adına kayıtlı payın «terkini» ile 15.205.073,1 adet payın davacı adına «pay defterine» işlenmesine, davalılardan A....’in vaki kabulü sebebiyle ...
Traktör San.ve Tic.Ltd.Şti adına olan «kaydın» iptali ile 15.205.073,1 payın şirket «pay defterine» davacı adına işlenmesine, davalılardan ...
Vakfı adına görünen 599.992,3 adet payın «pay defterine» davacı adına işlenmesine, davacıya ait hisselerin davalılara yapılan devir işlemlerinin hükümsüz sayılmasına, birleştirilen 2005/903 E sayılı davanın usulden, 2007/175 E sayılı davasının ise esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizce verilen bozma ilamına uyularak «temsil» olunan hisselerin gerçeği yansıttığı, «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirketler ve B..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine kayıt · karine · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · temsil · husumet
Benzer bu karardaU.. hakkındaki davanın ise «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14/04/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilamına uyularak «temsil» olunan hisselerin gerçeği yansıttığı, «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirketler ve B..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3306 E. 2015/12608 K.
Ortak:hazirun cetveli · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… tağı olan eş ve üç çocuğuna eşit paylarla intikal ettiği, sermaye artışından sonra pay dağılımının yapıldığı 25.12.1998 tarihli genel kurul toplantısında düzenlenen «hazirun cetvelinde» «mirasçıların» paylarının (1.949.980.500)’er olarak kabul edildiği, izleyen yıllar hazirun cetvellerinin de aynı şekilde düzenlendiği ve davacının bu cetvelleri bizzat imzalayarak kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2005/11613 E, 2007/3306 K sayılı ilamında yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 25.12.1998 tarihinde yapılan 1997 yılına ait genel kurulda iki farklı hazirun cetvelinin düzenlendiği, anılan genel kurulda farklı pay miktarlarını içeren hazirun tutanağının esas alınmış olması karşısında farklı sayıdaki hisseleri içeren hazirun cetveline üstünlük tanındığı, hisselerin eşit olarak gösterildiği 03.08.1999 ve 31.03.2000 tarihli hazirun cetvellerinde davacının imzasının bulunması nedeniyle bir miras taksim veya «hisse devrini» içeren bir sözleşmenin mevcudiyetinin olup olmadığının belirlenmesinin gerektiği, olayda davacının davaya konu hisseleri davalılara devrettiğine dair yazılı bir «temlik sözleşmesi» bulunmadığı, MK’nun 611.maddesine göre miras paylaşım sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiği ve taraflar arasında böyle bir sözleşmenin bulunmadığı, hazirun cetvellerinin bu nitelikte olmadığı, uygulama bakımından hisse sayısındaki eşitliğin davacı tarafından benimsendiğinden söz edilemeyeceği, birleşen 903 E sayılı davada davacı taleplerinin miras şirketini ilgilendirdiği, MK hükümlerini çerçevesinde davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılmasının veya olurlarının alınması yahut miras şirketine mümessil tayini gerektiği, davacılarca bu şekilde işlem yapılmadığı, birleşen 175 E sayılı davada tescili istenilen «yönetim kurulu» kararının toplantı karar yeter sayısı bulunmadan alındığı ve hukuken yok hükmünde olduğundan «ticaret sicil» memurluğu kararının yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davada davanın davalılardan ... bakımından kabulü ile ...
2-Asıl davada istem: 25.12.1998 tarihli genel kurul «hazirun cetvelinde» davalılara intikal etmiş gözüken (4.031.318) payın davacıya aidiyetinin tespiti ile sermaye artışları dikkate alınmak suretiyle davalılar adına olan kayıtların «terkini» ile bu payların davacıya iadesine, bu talebin mümkün bulunmaması halinde davacıya ait payların «rayiç bedellerinin» davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaM.'ın tarafların ortağı bulunduğu şirkette hiç bir zaman ortak bulunmadığı, «gizli ortaklığın» kanıtlanmadığı, hatta dava dışı şirketin 2.400.000.000 TL'lik davalı adına olan ortaklık ve hissedarlığının davacının bizzat imzaladığı tutanaklarla sabit olduğu, 06.04.2006 tarihli ve gerek 27.04.2007 tarihli bu toplantı «hazirun cetveli» ile davacının ve davalının hazirun cetvelinin belirli pay tutarlarının kesinleştiği, davacının itirazlarının olmadığı, davacının hem hissedar hem de «yönetim kurulu» başkan yardımcısı olarak görev yaptığı, çeklerle iddianın bu davada dinlenemeyeceği, kendisi tarafından yapılan ödemenin kanıtlanmadığı, «nama yazılı pay» senedinin devrinin «ciro» ve «teslim» ile gerçekleşeceği, dava dışı G.K.A.Ş hisselerini satın alan C.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gizli ortaklık · nama yazılı pay · satış vaadi sözleşmesi · ciro · teslim
Benzer bu karardaM.'ın tarafların ortağı bulunduğu şirkette hiç bir zaman ortak bulunmadığı, «gizli ortaklığın» kanıtlanmadığı, hatta dava dışı şirketin 2.400.000.000 TL'lik davalı adına olan ortaklık ve hissedarlığının davacının bizzat imzaladığı tutanaklarla sabit olduğu, 06.04.2006 tarihli ve gerek 27.04.2007 tarihli bu toplantı «hazirun cetveli» ile davacının ve davalının hazirun cetvelinin belirli pay tutarlarının kesinleştiği, davacının itirazlarının olmadığı, davacının hem hissedar hem de «yönetim kurulu» başkan yardımcısı olarak görev yaptığı, çeklerle iddianın bu davada dinlenemeyeceği, kendisi tarafından yapılan ödemenin kanıtlanmadığı, «nama yazılı pay» senedinin devrinin «ciro» ve «teslim» ile gerçekleşeceği, dava dışı G.K.A.Ş hisselerini satın alan C.
M.'ın bu şirket hissedarı olduğunu gösteren hiçbir kanıt sunulmadığı, 25.10.2004 tarihli devir sözleşmesinin ancak «satış vaadi sözleşmesi» niteliğinde olduğu, bu nedenlerle C.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2279 E. , 2010/7377 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2005/903 Esas
BİRLEŞEN DAVA
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2007/175 E
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.10.2009 tarih ve 2007/559 - 2009/596 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan ... ... ve ... Sınai Yatırım A.Ş. vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde davacı ... vekilleri Av. ..., Av. ... ile davacı yanında Fer'i müdahil ... vekili Av. ... ile davaya ihbar edilenlerden ... vekilleri Av. ... ile Av. ... ve ... Sınai Yat. A.Ş. vekilleri Av. ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılardan İstanbul Ticaret Sicil Müd. vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ... Holding A.Ş.’nin nama yazılı pay sahibi ortağı olan müvekkilinin şirketin büyük ortağı olan eşinden miras yolu ile intikal eden ve bedelsiz sermaye artışı sonucu (7.800.000.000.000.-) TL esas sermayenin (6.233.352.500.000.-) TL’ye karşılık gelen (6.233.352,5) paydan (4.031.318)’inin diğer davalılara devir ve intikal ettirildiğinin öğrenildiğini, oysa müvekkilinin devir işlemi yapmadığını, tüm bu gelişmelerin eşinin ölümünden sonraki yas-taziye döneminde gerçekleştiğini, TTK.nun 416, 417 nci maddelerinin gerektirdiği bir belge veya TTK.nun 66-70 nci maddelerinde öngörülen dayanak kayıt bulunmadığı halde daha önce ortak olmayan davalı ... Sınai Yat.A.Ş.nin de murisin (78.000) payını devralmış gösterilerek ortak kılındığını, esas sermayenin daha sonra TTK.nun 368 nci maddesi hükmüne aykırı olarak (12) trilyon TL’ye çıkartıldığını, davalılarca davaya konu edilen payların haksız edinilmesinden sonra müvekkilinin ve diğer ortak dava dışı ...’ın yönetimden ve şirket işlerinden uzaklaştırılarak dışlandığını ileri sürerek, davaya konu payların ortaklık haklarını kullanmak üzere MK.nun 427 nci maddesi uyarınca kayyım atanmasını veya payların devrinin ihtiyati tedbir kararı ile önlenmesini, 25.12.1998 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde davalılara intikal etmiş gösterilen (4.031.318) payın müvekkiline aidiyetinin tespiti ile sermaye artışları dikkate alınmak ve bu yolla paylarda gerçekleşen artışlar hesaplanarak bu paylara ilişkin davalılar adına görünen kayıtların terkinini ve bu payların müvekkili adına şirket pay defterine işlenmesini, haksız devir işlemlerinin TTK.nun 332 nci maddesi hükmüne göre hükümsüz sayılmasını, payların iadesi olanağı bulunmadığı taktirde devir tarihindeki rayiç bedellerinin faiziyle davalılardan tahsilini, birleştirilen 2005/903 E sayılı dava dosyasında ...
Sınai Yatırım A.Ş’nin ... Holding A.Ş pay defterindeki dayanaksız ve geçersiz pay sahipliği kaydının iptali ile payların ... mirasçılarına ait olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davalı Holdingin büyük ortağının ölümünden sonra mirasçılar arasında düzenlenen miras sözleşmesi uyarınca muristen intikal eden payların mirasçılar arasında eşitce paylaştırılmasına karar verildiğini ve 25.12.1998, 03.08.1999, 31.03.2000 ve 30.04.2001 tarihli genel kurulların hazirun cetvellerinin bu paylaşıma uygun düzenlenerek imzalandığını,davacının payların kendisine ait olduğu yönündeki davayı açtıktan ve bu suretle taksimi kabul ettikten sonra birleşen davada bu defa bir kısım payların miras şirketine ait olduğunu ileri sürmesinin çelişkili davranış yasağına aykırı ve kötüniyetli olduğunu, miras şirketi adına dava açılabilmesi için tüm ortakların birlikte hareket etmesinin gerektiğini, ...
Yatırım A.Ş’deki ... Holding paylarının davadan önce ahara devredildiğini savunarak, asıl ve birleştirilen davaların reddini istemişlerdir.
Birleşen 2007/175 E sayılı dava dosyasında davacı vekili,... Holding yönetim kurulu üyesi A....’in hissedarlığının sona ermesi üzerine bu kişinin yerine diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından TTK’nun 315.maddesi ...’nın seçilmesine ilişkin yönetim kurulu kararının tescilini reddeden sicil memurluğu kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, ...’in 05.10.1998 tarihinde ölümüyle mirasının davalı ... ortağı olan eş ve üç çocuğuna eşit paylarla intikal ettiği, sermaye artışından sonra pay dağılımının yapıldığı 25.12.1998 tarihli genel kurul toplantısında düzenlenen hazirun cetvelinde mirasçıların paylarının (1.949.980.500)’er olarak kabul edildiği, izleyen yıllar hazirun cetvellerinin de aynı şekilde düzenlendiği ve davacının bu cetvelleri bizzat imzalayarak kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2005/11613 E, 2007/3306 K sayılı ilamında yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 25.12.1998 tarihinde yapılan 1997 yılına ait genel kurulda iki farklı hazirun cetvelinin düzenlendiği, anılan genel kurulda farklı pay miktarlarını içeren hazirun tutanağının esas alınmış olması karşısında farklı sayıdaki hisseleri içeren hazirun cetveline üstünlük tanındığı, hisselerin eşit olarak gösterildiği 03.08.1999 ve 31.03.2000 tarihli hazirun cetvellerinde davacının imzasının bulunması nedeniyle bir miras taksim veya hisse devrini içeren bir sözleşmenin mevcudiyetinin olup olmadığının belirlenmesinin gerektiği, olayda davacının davaya konu hisseleri davalılara devrettiğine dair yazılı bir temlik sözleşmesi bulunmadığı, MK’nun 611.maddesine göre miras paylaşım sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiği ve taraflar arasında böyle bir sözleşmenin bulunmadığı, hazirun cetvellerinin bu nitelikte olmadığı, uygulama bakımından hisse sayısındaki eşitliğin davacı tarafından benimsendiğinden söz edilemeyeceği, birleşen 903 E sayılı davada davacı taleplerinin miras şirketini ilgilendirdiği, MK hükümlerini çerçevesinde davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılmasının veya olurlarının alınması yahut miras şirketine mümessil tayini gerektiği, davacılarca bu şekilde işlem yapılmadığı, birleşen 175 E sayılı davada tescili istenilen yönetim kurulu kararının toplantı karar yeter sayısı bulunmadan alındığı ve hukuken yok hükmünde olduğundan ticaret sicil memurluğu kararının yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davada davanın davalılardan ...
bakımından kabulü ile ... Traktör San.Tic.Ltd.Şti adına kayıtlı payın terkini ile 15.205.073,1 adet payın davacı adına pay defterine işlenmesine, davalılardan A....’in vaki kabulü sebebiyle ... Traktör San.ve Tic.Ltd.Şti adına olan kaydın iptali ile 15.205.073,1 payın şirket pay defterine davacı adına işlenmesine, davalılardan ... Sınai Yatırım A.Ş hakkında açılan davanın kabulü ile ... Vakfı adına görünen 599.992,3 adet payın pay defterine davacı adına işlenmesine, davacıya ait hisselerin davalılara yapılan devir işlemlerinin hükümsüz sayılmasına, birleştirilen 2005/903 E sayılı davanın usulden, 2007/175 E sayılı davasının ise esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılardan ... ... ve ... Sınai Yatırım A.Ş vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Birleşen İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/175 E sayılı dosyasında ... ... fer’i müdahil sıfatını haiz olup hükmü tek başına temyiz hakkı bulunmadığından adı geçenin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl davada istem:
25. 12.1998 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde davalılara intikal etmiş gözüken (4.031.318) payın davacıya aidiyetinin tespiti ile sermaye artışları dikkate alınmak suretiyle davalılar adına olan kayıtların terkini ile bu payların davacıya iadesine, bu talebin mümkün bulunmaması halinde davacıya ait payların rayiç bedellerinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Dava devam ederken, İbrahim Önder ... ve ...’in 1000’er pay dışında davaya konu payları ... Traktör San.Tic.Ltd.Şti’ne devrettikleri, diğer davalı ... Sınai Yatırım A.Ş’nin toplam 600.000 adet hissesinin ise Eyüp 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş ilamına istinaden ... Vakfına intikal ettiği anlaşılmaktadır. Davalılar davanın başında bulunan hisseleri üçüncü kişilere devretmişlerdir. Davacı ... bu hisselerin kendisi adına pay defterine yazılmasını talep ettiğinden, davalıların uyuşmazlık konusu hisseleri üçüncü kişilere devrinden sonra, davacının hisselerin kendisi adına pay defterine geçirilmesi talebi esas alınarak davaya devam edilemez. Çünkü davaya devam edilerek davacı lehine hüküm verilse bile bu hüküm hisseleri devralmış üçüncü kişiler yönünden hiçbir etki yaratmaz, zira hukukumuzda dava iki taraf sistemi üzerine kurulmuştur ve bunun sonucunda davanın sonunda verilen karar sadece davanın tarafları arasında geçerli olup, üçüncü kişilere hiçbir etkisi yoktur.
Bu nedenle dava konusunun dava açıldıktan sonra 3.kişiye devredilmesi halinde müddeabihin temlikine ilişkin hükümlerin uygulanması gerekir.
HUMK’nun 186.maddesine göre dava konusu şey 3.kişiye temlik edilirse, hakim davacıya süre vererek davaya nasıl devam etmek istediğini sormalıdır. Kendisine verilen süre içerisinde davaya nasıl devam edebileceği konusunda davacının seçimlik hakkı vardır. Davacı dilerse davaya konu edilen şey veya hakkı elde etmek isterse davaya 3.kişiye karşı devam edilmesini isteyebilir, yada dilerse davaya dava konusunu 3.kişiye devreden davalıya karşı tazminat davası olarak devam edebilir. Mahkemece davalılar üzerinde görülen payların üçüncü kişilere devredildiği gözetilerek HUMK’nun 186.maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devamla hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Asıl davaya yönelik bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ…:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle fer’i müdahil vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 03,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden Fer'i Müdahil […]İ.Önder ...'den alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 24.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023008100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz