Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1868 E. 2010/6385 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk davası↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ derdestlik↗ tmsf↗ geçersizlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Bankacılık Kanunu' nun 133. maddesi uyarınca Fona devredilen bankaların eski yöneticileri hakkındaki ibra kararlarının ancak mahkeme kararıyla kaldırılabileceği, davalı şirket genel kurulunun önceki ibra kararını kaldıran kararının TTK'nun 381. maddesi gereğince iptalinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 15.09.2006 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 13.07.2009 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun 25.05.2004 gün ve 253 sayılı kararı ile 5020 sayılı Kanun ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/7-(a) maddesi uyarınca davalı şirketin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin TMSF’ye devrinden sonra yapılan 15.09.2006 tarihli olağan genel kurul toplantısının 6 numaralı kararları ile 01.01.2001-31.12.2001 tarihleri arasında görev yapmış yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında verilen ibraların genel kurula sunulan bilançolardaki bilgilerin gerçeğe aykırı işlemleri kapsaması, bilançoda bazı hususların belirtilmemesi ve bilançonun şirketin gerçek durumunun görülmesine mani yanlış birtakım hususları ihtiva etmesi nedeniyle TTK’nun 380.maddesi gereğince geçersiz sayılmasına ve o dönemlerde görev yapan kurulların üyeleri hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verilmiş, hemen ardından da İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi’nin 2006/605 E numarasında kayıtlı dava açılmıştır. Artık, önceki ibraların hükümsüz sayılması kararının yerinde olup olmadığının, derdest sorumluluk davası davalıları olan eski yönetici ve denetçilerle savunulması halinde irdelenip çözüme bağlanacağı kuşkusuzdur. Bu bakımdan, haklarındaki ibra kararı hükümsüz sayılan eski yönetim ve denetim kurulları üyelerinin işbu davayı açmalarında hukuki yararları yoktur. Esasen, yargılamada ibraların yok sayılmasına gerekçe gösterilen hususların geçerli olmadığı yönünde irdeleme ve saptamada bulunulmadan salt ilgili ibra kararlarının kesinleştiği gerekçesiyle 2001 yılına ait ibra kararının hükümsüz sayılmasının batıl olduğu sonucuna varılması da doğru görülmemiş olup, Dairemiz’in 13.07.2009 gün ve 2008/4663 E, 2009/8646 K sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Faydalı Model Belgesi Devir Sözleşmesinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18159 E. 2015/5688 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin iptali · hakkaniyet · protokol · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, faydalı model belgesinin devrinin 29/03/2004 «protokole» istinaden gerçekleştirilen bir devir olduğu, davalı yanın protokolde belirtilen edimlerini tam olarak yerine getirmediği, bu durumda davacının faydalı model belgesini devretmesinin «hakkaniyete» uygun olmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, 29/03/2004 tarihli protokol ile 14/04/2004 tarihli ... sayılı “Faydalı Model Belgesi Devir Sözleşmesi”nin iptaline karar verilmiştir.
Dava, davacı ile davalı ... arasında düzenlenen «protokol» ile yine davacı ile davalı şirket arasında noterde yapılan faydalı model belgesinin devri «sözleşmesinin iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse mahkeme kararında «protokol» hükümlerinin gerçekleşmemesinde hangi tarafın kusurlu olduğu tartışılmadığı gibi, faydalı model belgesinin devrine ilişkin sözleşme içeriğinin de irdelenmemesi doğru görülmemiş,«eksik inceleme» neticesi verilen hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1868 E. , 2010/6385 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.12.2007 gün ve 2006/767-2007/659 sayılı kararı onayan Daire’nin 13.07.2009 gün ve 2008/4663-2009/8646 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı anonim şirketin eski yönetim kurulu üyesi olan müvekkilinin 17.06.2002 tarihli olağan genel kurul toplantısında 2001 yılına ait işlemlerden ibra edildiğini, ancak 15.09.2006 tarihli genel kurul kararıyla bu ibranın geçersiz olduğu yönünde karar alınmasının yasal olmadığını ileri sürerek, genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ibrasına ilişkin genel kurul kararı öncesi sunulan bilgilerin gerçeği yansıtmadığını, bilançoda bazı hususların belirtilmediğini, yanlış içerikli bilançoya göre verilen ibra kararının TTK'nun 380. maddesi uyarınca geçersiz olduğunu, TMSF tarafından el konulması sonrasında ortaya çıkan durum ve raporlara göre alınan dava konusu kararın yasal olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Bankacılık Kanunu' nun 133. maddesi uyarınca Fona devredilen bankaların eski yöneticileri hakkındaki ibra kararlarının ancak mahkeme kararıyla kaldırılabileceği, davalı şirket genel kurulunun önceki ibra kararını kaldıran kararının TTK'nun 381. maddesi gereğince iptalinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 15.09.2006 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 13.07.2009 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun 25.05.2004 gün ve 253 sayılı kararı ile 5020 sayılı Kanun ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/7-(a) maddesi uyarınca davalı şirketin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin TMSF’ye devrinden sonra yapılan 15.09.2006 tarihli olağan genel kurul toplantısının 6 numaralı kararları ile 01.01.2001-31.12.2001 tarihleri arasında görev yapmış yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında verilen ibraların genel kurula sunulan bilançolardaki bilgilerin gerçeğe aykırı işlemleri kapsaması, bilançoda bazı hususların belirtilmemesi ve bilançonun şirketin gerçek durumunun görülmesine mani yanlış birtakım hususları ihtiva etmesi nedeniyle TTK’nun 380.maddesi gereğince geçersiz sayılmasına ve o dönemlerde görev yapan kurulların üyeleri hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verilmiş, hemen ardından da İstanbul Asliye 5.
Ticaret Mahkemesi’nin 2006/605 E numarasında kayıtlı dava açılmıştır. Artık, önceki ibraların hükümsüz sayılması kararının yerinde olup olmadığının, derdest sorumluluk davası davalıları olan eski yönetici ve denetçilerle savunulması halinde irdelenip çözüme bağlanacağı kuşkusuzdur. Bu bakımdan, haklarındaki ibra kararı hükümsüz sayılan eski yönetim ve denetim kurulları üyelerinin işbu davayı açmalarında hukuki yararları yoktur. Esasen, yargılamada ibraların yok sayılmasına gerekçe gösterilen hususların geçerli olmadığı yönünde irdeleme ve saptamada bulunulmadan salt ilgili ibra kararlarının kesinleştiği gerekçesiyle 2001 yılına ait ibra kararının hükümsüz sayılmasının batıl olduğu sonucuna varılması da doğru görülmemiş olup, Dairemiz’in 13.07.2009 gün ve 2008/4663 E, 2009/8646 K sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 13.07.2009 gün ve 2008/4663 E, 2009/8646 K sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz ilam, temyiz peşin ve karar düzeltme harcının istek halinde temyiz eden karar düzeltme isteyene iadesine, 03.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022847700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz