Sözleşme iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5533 E. 2010/7200 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkili hamil↗ muvazaa↗ bedelsizlik↗ iyiniyet↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ kötüniyet↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2010/5533 E. , 2010/7200 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.10.2007 gün ve 2006/516-2007/384 sayılı kararı bozan Daire’nin 21.01.2010 gün ve 2008/8770-2010/596 sayılı kararı aleyhinde davalılardan ... ve ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davalılardan ...ve ...’e ait ... Eczanesinin anılan davalılar tarafından müvekkillerine 50.000,00 YTL bedelle satılmış olduğunu, bu bedelin 30.000,00 YTL’sinin nakit olarak müvekkili ... tarafından davalılar ... ve ...’e ödenmiş olduğunu, kalan 20.000,00 YTL’si için ise keşidecileri müvekkilleri ... ve ...olan her biri 10.000,00 YTL tutarında iki adet bono düzenlenmiş bulunduğunu, eczanenin ruhsatı ile ilgili bir sorunun çıkması ihtimaline binaen de davalılar ...ve ... tarafından müvekkili ...’ye 30.000,00 YTL tutarlı bir senedin düzenlenerek verilmiş olduğunu ancak anılan davalıların müvekkilinin hulus ve saffetinden yararlanarak senede ödeme tarihi olarak 29.10.2023 tarihini atmış olduklarını, müvekkillerinin davalılar ...ve ... tarafından satılan eczaneyi ruhsat engeli yüzünden hiç çalıştıramadıklarını, senetlerden birinin anılan davalıların yakını olan diğer davalı ...’e ciro edilerek onun tarafından icra takibine konulduğunu, diğer senedin ise davalılar ...ve ...’in elinde olduğunu, oysaki davalılara verilen peşinatın ve bonoların haksız olarak davalılar üzerinde kalmış bulunduğunu ileri sürerek, 30.000,00 YTL’nin davalılardan faizi ile birlikte tahsiline, kasten ve kötüniyetli olarak davalı ... tarafından icra takibine konu edilen senetten dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine, takibin iptaline ve % 40 tazminata, davalılar ...ve ...’in elinde bulunup da bedelsiz kalan senedin ise iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ...ve ... vekili, müvekkillerinin işyerini boşaltarak davacılara teslim etmiş olduklarını, davacıların anlaşma gereği kalan borçlarını ödemek yerine haksız ve mesnetsiz olarak dava açarak kalan borçlarını ifadan kaçındıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davaya konu eczanenin içindeki eşyalarla birlikte davacılara teslim edildiği, davacıların eczaneyi işletmek üzere Eczacı ...’in mesul ve sahip müdürlüğünde girişimde bulundukları ancak davacıların eczacı olmadıkları ve muvazaalı eczane açma girişimi olarak görüldüğünden Muğla Eczacılar Odası tarafından davacılara ruhsat verilmediği, davalıların edimini yerine getirmiş oldukları, eczanenin devir ve teslimini gerçekleştirdikleri, uyuşmazlığın davacılara eczane işletme ruhsatı verilmemesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacılar vekilinin temyizi üzerine "mahkemece bir eczanenin bir başkasına devrine ilişkin yasal koşulların neler olduğu konusunun araştırılması, gerektiğinde bu konuda uzman bir kişiden rapor alınarak sonucuna göre davacıların devraldıkları eczaneyi işletmelerinin yasal açıdan mümkün olmadığı anlaşılır ise taraflar arasındaki devir sözleşmesinden beklenen amacın gerçekleşmemesi nedeniyle davacılara devri yapılan emtia, mal ve eşya değeri kadar davalıların bedele hak kazanacaklarının kabulü ile tarafların bu yöndeki delillerinin toplanarak devir bedelinden davalıların ne kadarını hak ettiklerinin devir tarihi itibariyle tespit edilmesi ve buna göre davacıların istemlerinin değerlendirilmesi gerekir." gerekçesiyle davacılar yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalılardan ...ve ... vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılardan ...ve ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8770 E. 2010/596 K.
Ortak:yetkili hamil · muvazaa · bedelsizlik · iyiniyet · ciro · hamil · keşideci · bono · Sözleşme iptali
İncelediğiniz kararda… lle satılmış olduğunu, bu bedelin 30.000,00 YTL’sinin nakit olarak müvekkili ... tarafından davalılar ... ve ...’e ödenmiş olduğunu, kalan 20.000,00 YTL’si için ise «keşidecileri» müvekkilleri ... ve ...olan her biri 10.000,00 YTL tutarında iki adet «bono» düzenlenmiş bulunduğunu, eczanenin ruhsatı ile ilgili bir sorunun çıkması ihtimaline binaen de davalılar ...ve ... tarafından müvekkili ...’ye 30.000,00 YTL tutarlı bir senedin düzenlenerek verilmiş olduğunu ancak anılan davalıların müvekkilinin hulus ve saffetinden yararlanarak senede ödeme tarihi olarak 29.10.2023 tarihini atmış olduklarını, müvekkillerinin davalılar ...ve ... tarafından satılan eczaneyi ruhsat engeli yüzünden hiç çalıştıramadıklarını, senetlerden birinin anılan davalıların yakını olan diğer davalı ...’e «ciro» edilerek onun tarafından icra takibine konulduğunu, diğer senedin ise davalılar ...ve ...’in elinde olduğunu, oysaki davalılara verilen peşinatın ve bonoların haksız olarak davalılar üzerinde kalmış bulunduğunu ileri sürerek, 30.000,00 YTL’nin davalılardan faizi ile birlikte tahsiline, kasten ve «kötüniyetli» olarak davalı ... tarafından icra takibine konu edilen senetten dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine, takibin iptaline ve % 40 tazminata, davalılar ...ve ...’in elinde bulunup da «bedelsiz» kalan senedin ise iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin «iyiniyetli» «yetkili hamil» olduğunu savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davaya konu eczanenin içindeki eşyalarla birlikte davacılara «teslim» edildiği, davacıların eczaneyi işletmek üzere Eczacı ...’in mesul ve sahip müdürlüğünde girişimde bulundukları ancak davacıların eczacı olmadıkları ve «muvazaalı» eczane açma girişimi olarak görüldüğünden Muğla Eczacılar Odası tarafından davacılara ruhsat verilmediği, davalıların edimini yerine getirmiş oldukları, eczanenin …
Benzer bu kararda… lle satılmış olduğunu, bu bedelin 30.000,00 YTL’sinin nakit olarak müvekkili ... tarafından davalılar ... ve ...’e ödenmiş olduğunu, kalan 20.000,00 YTL’si için ise «keşidecileri» müvekkilleri ... ve ... olan her biri 10.000,00 YTL tutarında iki adet «bono» düzenlenmiş bulunduğunu, eczanenin ruhsatı ile ilgili bir sorunun çıkması ihtimaline binaen de davalılar ...ve ... tarafından müvekkili Münire’ye 30.000,00 YTL tutarlı bir senedin düzenlenerek verilmiş olduğunu ancak anılan davalıların müvekkilinin hulus ve saffetinden yararlanarak senede ödeme tarihi olarak 29.10.2023 tarihini atmış olduklarını, müvekkillerinin davalılar ...ve ... tarafından satılan eczaneyi ruhsat engeli yüzünden hiç çalıştıramadıklarını, senetlerden birinin anılan davalıların yakını olan diğer davalı ...’e «ciro» edilerek onun tarafından icra takibine konulduğunu, diğer senedin ise davalılar ...ve ...’in elinde olduğunu, oysaki davalılara verilen peşinatın ve bonoların haksız olarak davalılar üzerinde kalmış bulunduğunu ileri sürerek, 30.000,00 YTL’nin davalılardan faizi ile birlikte tahsiline, kasten ve «kötüniyetli» olarak davalı ... tarafından icra takibine konu edilen senetten dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine, takibin iptaline ve % 40 tazminata, davalılar ...ve ...’in elinde bulunup da «bedelsiz» kalan senedin ise iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin «iyiniyetli» «yetkili hamil» olduğunu savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davaya konu eczanenin içindeki eşyalarla birlikte davacılara «teslim» edildiği, davacıların eczaneyi işletmek üzere Eczacı ...’in mesul ve sahip müdürlüğünde girişimde bulundukları ancak davacıların eczacı olmadıkları ve «muvazaalı» eczane açma girişimi olarak görüldüğünden Muğla Eczacılar Odası tarafından davacılara ruhsat verilmediği, davalıların edimini yerine getirmiş oldukları, eczanenin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · taahhütname · eksik inceleme · teminat
Benzer bu kararda… e demirbaş olduğunun kabulü mümkün değildir.Taraflar arasında devir tarihi de göz önüne alındığında kararlaştırılan devir bedeli, davalılar tarafından davacı tarafa «teminat» olarak verilen senet, bu senedin eczanenin devri halinde iade edileceğine ilişkin davacı «taahhüdü» ve Muğla Eczacı Odasının dosyaya gelen yazısı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacıların en başından beri eczaneyi devir almaktaki amaçlarının o yeri eczane olarak işletmek olduğu, bu hususun devri yapan davalılar tarafından da bilinmemesinin mümkün olmadığı, ancak eczacı olmayan davacıların ruhsat alamamaları nedeniyle eczaneyi işletemedikleri anlaşılmıştır.Bu durumda taraflar arasındaki devrin sadece işyerinde bulunan mal, eşya ve büro malzemesinin devrine yönelik değil, bunlardan daha önemlisi işyerinin eczane olarak işletilmesi için gerekli yasal iznin devrine yönelik olduğunun kabulü ile mahkemece bir eczanenin bir başkasına devrine ilişkin yasal koşulların neler olduğu konusunun araştırılması, gerektiğinde bu konuda uzman bir kişiden rapor alınarak sonucuna göre davacıların devraldıkları eczaneyi işletmelerinin yasal açıdan mümkün olmadığı anlaşılır ise taraflar arasındaki devir sözleşmesinden beklenen amacın gerçekleşmemesi nedeniyle davacılara devri yapılan emtia, mal ve eşya değeri kadar davalıların bedele hak kazanacaklarının kabulü ile tarafların bu yöndeki delillerinin toplanarak devir bedelinden davalıların ne kadarını hak ettiklerinin devir tarihi itibariyle tespit edilmesi ve buna göre davacıların istemlerinin değerlendirilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, davalılardan ...ve ... tarafından işletilen eczanenin davacılara devredilmesi nedeniyle ödenen para ve verilen senetlerin devre konu eczanenin işletilememesi, devrin gerçekleşmemesi sonucu «bedelsiz» kaldığının tespiti ve ödenen tutarın «istirdadı» istemlerine ilişkindir.
… edenle ödenen miktarın ve verilen senetlerin karşılıksız kaldığını ileri sürmüşler, davalılar ...ve ... de davaya verdikleri yanıtta işlettikleri eczanenin devir ve «teslimi» konusunda davacılar ile toplam 50.000,00 YTL bedel üzerinden anlaştıklarını, peşin olarak anlaşılan 30.000,00 YTL’nin kendilerine ödendiğini, işyerinin devir ve teslimi gerçekleştiğinde iade edilmek üzere 30.000,00 YTL bedelli senedin de davacı ...’ye «teminat» olarak verildiğini, kendisinden eczanenin devir ve tesliminde söz konusu senedin iade edileceğine dair yazının da alınmış olduğunu bildirmişlerdir.Davalılar ...ve …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/83 E. 2024/3753 K.
Ortak:iyiniyet
İncelediğiniz karardaDavalı ... vekili, müvekkilinin «iyiniyetli» «yetkili hamil» olduğunu savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda2.Davalı Abdülkadir Kevser vekili cevap dilekçesinde; 1997 yılından beri kullanılmayan «ticaret unvanının» artık «zamanaşımına» uğradığını, davacının talebinin «iyiniyet kurallarına» uygun olmadığını, ticaret unvanını kullanma hakkının «tacir sıfatına» doğuşuyla başlayıp bu sıfatın yitirilmesiyle sona ereceğini, davacının tacir sıfatının kaybettiğini, davacının «ticari işletmesinin» bulunmadığını, fiilen ticari faaliyetinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının korunması · ticari işletme rehni · ticari işletme devri · ticari dürüstlük · işletme devri · ticaret unvanının terkini · tacir sıfatı · iyiniyet kuralı
Benzer bu karardaTicaret Sicil Memurluğuna kayıt olduğu, «ticaret unvanının korunmasına» ilişkin düzenleme, eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 52 nci ve devamı maddelerinde yer aldığı, «tacirler» için büyük önemi haiz, «ticari işletme devri» ve «ticari işletme rehnine» konu olan ticaret unvanı, bu hali ile kendine has özel koruma tedbirlerine tabi tutulduğu, Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince, «terkini» talep edilen şirkete ait ticaret unvanının ayrıca ek alıp almadığı, tacirlerin iştigal sahalarının benzer olup olmadığı, unvanların genel görünüm itibari ile benzer olup olmadıkları ve bu benzerliklerin «üçüncü kişiler» açısından karışıklığa neden olup olmayacağı hususlarının incelenip değerlendirilmesi gerektiği, 07.03.2022 «havale» tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının 1997 yılına kadar «ticaret siciline» kayıtlı olmaksızın ancak vergi mükellefi olarak "...
2.Davalı Abdülkadir Kevser vekili cevap dilekçesinde; 1997 yılından beri kullanılmayan «ticaret unvanının» artık «zamanaşımına» uğradığını, davacının talebinin «iyiniyet kurallarına» uygun olmadığını, ticaret unvanını kullanma hakkının «tacir sıfatına» doğuşuyla başlayıp bu sıfatın yitirilmesiyle sona ereceğini, davacının tacir sıfatının kaybettiğini, davacının «ticari işletmesinin» bulunmadığını, fiilen ticari faaliyetinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Eczanesi" unvanı kullanmasının 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi kapsamına giren «ticari dürüstlüğe» aykırı bir eylem olmadığı, davacının «ticaret unvanı» ile davalının ticaret unvanındaki aynı olan “..." ibaresi coğrafi bir yer adı olduğu, ticaret unvanında kullanılan coğrafi yer adlarının tek başına ticaret unvanının ayırt edici unsuru olarak kabul edilemeyeceği, davalının "...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1367 E. 2018/5962 K.
Ortak:muvazaa · bono
İncelediğiniz kararda… lle satılmış olduğunu, bu bedelin 30.000,00 YTL’sinin nakit olarak müvekkili ... tarafından davalılar ... ve ...’e ödenmiş olduğunu, kalan 20.000,00 YTL’si için ise «keşidecileri» müvekkilleri ... ve ...olan her biri 10.000,00 YTL tutarında iki adet «bono» düzenlenmiş bulunduğunu, eczanenin ruhsatı ile ilgili bir sorunun çıkması ihtimaline binaen de davalılar ...ve ... tarafından müvekkili ...’ye 30.000,00 YTL tutarlı bir senedin düzenlenerek verilmiş olduğunu ancak anılan davalıların müvekkilinin hulus ve saffetinden yararlanarak senede ödeme tarihi olarak 29.10.2023 tarihini atmış olduklarını, müvekkillerinin davalılar ...ve ... tarafından satılan eczaneyi ruhsat engeli yüzünden hiç çalıştıramadıklarını, senetlerden birinin anılan davalıların yakını olan diğer davalı ...’e «ciro» edilerek onun tarafından icra takibine konulduğunu, diğer senedin ise davalılar ...ve ...’in elinde olduğunu, oysaki davalılara verilen peşinatın ve bonoların haksız olarak davalılar üzerinde kalmış bulunduğunu ileri sürerek, 30.000,00 YTL’nin davalılardan faizi ile birlikte tahsiline, kasten ve «kötüniyetli» olarak davalı ... tarafından icra takibine konu edilen senetten dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine, takibin iptaline ve % 40 tazminata, davalılar ...ve ...’in elinde bulunup da «bedelsiz» kalan senedin ise iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davaya konu eczanenin içindeki eşyalarla birlikte davacılara «teslim» edildiği, davacıların eczaneyi işletmek üzere Eczacı ...’in mesul ve sahip müdürlüğünde girişimde bulundukları ancak davacıların eczacı olmadıkları ve «muvazaalı» eczane açma girişimi olarak görüldüğünden Muğla Eczacılar Odası tarafından davacılara ruhsat verilmediği, davalıların edimini yerine getirmiş oldukları, eczanenin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1057 E. 2017/4614 K.
Ortak:muvazaa
İncelediğiniz karardaMahkemece; davaya konu eczanenin içindeki eşyalarla birlikte davacılara «teslim» edildiği, davacıların eczaneyi işletmek üzere Eczacı ...’in mesul ve sahip müdürlüğünde girişimde bulundukları ancak davacıların eczacı olmadıkları ve «muvazaalı» eczane açma girişimi olarak görüldüğünden Muğla Eczacılar Odası tarafından davacılara ruhsat verilmediği, davalıların edimini yerine getirmiş oldukları, eczanenin …
Benzer bu karardaEczacı Odasının 20/08/2013 tarihli dava konusu eczane ile davalı ve mülk sahipleri arasında «muvazaa» bulunduğu hususunda inceleme ve değerlendirme raporunun bulunduğu, davalının muvazaanın tarafı olduğu, bu hususu bildiği, davacının yanılma nedeniyle iradesinin sa …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme devri · işletme devri · çekişmesiz yargı · malvarlığına ilişkin dava · ticari işletme · ticari dava niteliği · kamu düzeni · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaBu durumda, dava taraflar arasında düzenlenen eczane devir sözleşmesine dayalı, davalıya yapılan ödemenin tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlığa sözleşmeye ve davaya konu eczanenin gelir durumu da nazara alındığında «ticari işletmenin devrine» yönelik hükümler uygulanacaktır.
1- Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-c maddesi uyarınca, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun «malvarlığının» veya işletmenin devralınması hakkındaki düzenlemelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, «kamu düzenine» ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5533 E. , 2010/7200 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.10.2007 gün ve 2006/516-2007/384 sayılı kararı bozan Daire’nin 21.01.2010 gün ve 2008/8770-2010/596 sayılı kararı aleyhinde davalılardan ... ve ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davalılardan ...ve ...’e ait ... Eczanesinin anılan davalılar tarafından müvekkillerine 50.000,00 YTL bedelle satılmış olduğunu, bu bedelin 30.000,00 YTL’sinin nakit olarak müvekkili ... tarafından davalılar ... ve ...’e ödenmiş olduğunu, kalan 20.000,00 YTL’si için ise keşidecileri müvekkilleri ... ve ...olan her biri 10.000,00 YTL tutarında iki adet bono düzenlenmiş bulunduğunu, eczanenin ruhsatı ile ilgili bir sorunun çıkması ihtimaline binaen de davalılar ...ve ... tarafından müvekkili ...’ye 30.000,00 YTL tutarlı bir senedin düzenlenerek verilmiş olduğunu ancak anılan davalıların müvekkilinin hulus ve saffetinden yararlanarak senede ödeme tarihi olarak 29.10.2023 tarihini atmış olduklarını, müvekkillerinin davalılar ...ve ...
tarafından satılan eczaneyi ruhsat engeli yüzünden hiç çalıştıramadıklarını, senetlerden birinin anılan davalıların yakını olan diğer davalı ...’e ciro edilerek onun tarafından icra takibine konulduğunu, diğer senedin ise davalılar ...ve ...’in elinde olduğunu, oysaki davalılara verilen peşinatın ve bonoların haksız olarak davalılar üzerinde kalmış bulunduğunu ileri sürerek, 30.000,00 YTL’nin davalılardan faizi ile birlikte tahsiline, kasten ve kötüniyetli olarak davalı ... tarafından icra takibine konu edilen senetten dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine, takibin iptaline ve % 40 tazminata, davalılar ...ve ...’in elinde bulunup da bedelsiz kalan senedin ise iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ...ve ... vekili, müvekkillerinin işyerini boşaltarak davacılara teslim etmiş olduklarını, davacıların anlaşma gereği kalan borçlarını ödemek yerine haksız ve mesnetsiz olarak dava açarak kalan borçlarını ifadan kaçındıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davaya konu eczanenin içindeki eşyalarla birlikte davacılara teslim edildiği, davacıların eczaneyi işletmek üzere Eczacı ...’in mesul ve sahip müdürlüğünde girişimde bulundukları ancak davacıların eczacı olmadıkları ve muvazaalı eczane açma girişimi olarak görüldüğünden Muğla Eczacılar Odası tarafından davacılara ruhsat verilmediği, davalıların edimini yerine getirmiş oldukları, eczanenin devir ve teslimini gerçekleştirdikleri, uyuşmazlığın davacılara eczane işletme ruhsatı verilmemesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacılar vekilinin temyizi üzerine "mahkemece bir eczanenin bir başkasına devrine ilişkin yasal koşulların neler olduğu konusunun araştırılması, gerektiğinde bu konuda uzman bir kişiden rapor alınarak sonucuna göre davacıların devraldıkları eczaneyi işletmelerinin yasal açıdan mümkün olmadığı anlaşılır ise taraflar arasındaki devir sözleşmesinden beklenen amacın gerçekleşmemesi nedeniyle davacılara devri yapılan emtia, mal ve eşya değeri kadar davalıların bedele hak kazanacaklarının kabulü ile tarafların bu yöndeki delillerinin toplanarak devir bedelinden davalıların ne kadarını hak ettiklerinin devir tarihi itibariyle tespit edilmesi ve buna göre davacıların istemlerinin değerlendirilmesi gerekir." gerekçesiyle davacılar yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalılardan ...ve ... vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılardan ...ve ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılardan ...ve ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 22.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022705400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz