6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temsilde hata

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12922 E. 2011/5269 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsilde hata mecburi dava arkadaşlığı infazda tereddüt ara karar infaz tüzel kişilik alacak davası dahili dava temsil husumet

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 5149 sayılı Kanun'un 24. maddesine göre taraftarların verdiği hasardan kulüplerin sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 7.558 TL'nın 24.03.2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı ve dahili davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK'nun 1301. maddesine göre açılmış rücuan alacak davası olup, davacı taraf dava dilekçesinde ...'ne husumet yöneltmiştir. Ancak davalının savunması üzerine mahkemece, davacının husumeti Beşiktaş futbol takımının sahibine yöneltmek istediği, temsilde hata yapıldığı belirtilerek, Beşiktaş Futbol Yatırımları San. Tic. A.Ş.’nin davaya dahil edilmesine karar verilmiş ve bu bağlamda davacı vekili dahili dava

dilekçesinde, davaya Beşiktaş Futbol Yatırımları San.Tic.A.Ş. yönünden devam edeceklerini belirtmiştir. Fakat gerekçeli karar başlığında ... davalı, Beşiktaş Futbol Yatırımları San.Tic.A.Ş. dahili davalı gösterilmek ve hükümde de tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle, oluşturulan ara kararla çelişkiye düşülmüş ve kararın infazında tereddüt yaratılmıştır.

Davalı ve dahili davalı bağımsız birer tüzel kişiliğe sahip olduğundan, olayda temsilde hata söz konusu değildir. Ayrıca mecburi dava arkadaşlığının bulunmadığı hallerde, bir dava açıldıktan sonra davalı tarafı değiştirmek ya da mevcut davalı taraf yanına bir başka davalı taraf ilave etmek, ıslahla dahi mümkün değildir. Usul yasamızda davanın nasıl açılacağı gösterilmiştir. Sorumlu olanlardan biri hakkında dava açıldıktan sonra diğer bir sorumlunun dışarıdan davaya ithal edilmesi ve hakkında hüküm tesis edilmesi olanağı bulunmamaktadır.

Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak bir karar vermek gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14549 E. 2013/20432 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/12922 E.  ,  2011/5269 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.06.2009 tarih ve 2007/326 - 2009/338 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve dahili davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkil şirkete elektronik cihaz sigorta poliçesiyle sigortalı skor bordun davalı kulüp taraftarları tarafından hasara uğratıldığını, 5149 sayılı Kanun'un 24. maddesi gereğince kulüplerin taraftarların verdiği zarardan sorumlu olduğunu, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 7.558 TL'nın ödeme tarihi olan 28.02.2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı BJK kulübü vekili, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini, futbol kulübünün sahibinin Beşiktaş Futbol Yatırımları San. Tic. A.Ş. olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Dahili davalı ... Futbol Yatırımları San. Tic. A.Ş. vekili, hasara kimin neden olduğunun ispatlanamadığını, saha içerisindeki güvenlik tedbirlerini almaktan ev sahibi kulübün sorumlu olduğunu, hasardan sorumlu tutulamayacaklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 5149 sayılı Kanun'un 24. maddesine göre taraftarların verdiği hasardan kulüplerin sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 7.558 TL'nın 24.03.2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı ve dahili davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK'nun 1301. maddesine göre açılmış rücuan alacak davası olup, davacı taraf dava dilekçesinde ...'ne husumet yöneltmiştir. Ancak davalının savunması üzerine mahkemece, davacının husumeti Beşiktaş futbol takımının sahibine yöneltmek istediği, temsilde hata yapıldığı belirtilerek, Beşiktaş Futbol Yatırımları San. Tic. A.Ş.’nin davaya dahil edilmesine karar verilmiş ve bu bağlamda davacı vekili dahili dava

dilekçesinde, davaya Beşiktaş Futbol Yatırımları San.Tic.A.Ş. yönünden devam edeceklerini belirtmiştir. Fakat gerekçeli karar başlığında ... davalı, Beşiktaş Futbol Yatırımları San.Tic.A.Ş. dahili davalı gösterilmek ve hükümde de tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle, oluşturulan ara kararla çelişkiye düşülmüş ve kararın infazında tereddüt yaratılmıştır.

Davalı ve dahili davalı bağımsız birer tüzel kişiliğe sahip olduğundan, olayda temsilde hata söz konusu değildir. Ayrıca mecburi dava arkadaşlığının bulunmadığı hallerde, bir dava açıldıktan sonra davalı tarafı değiştirmek ya da mevcut davalı taraf yanına bir başka davalı taraf ilave etmek, ıslahla dahi mümkün değildir. Usul yasamızda davanın nasıl açılacağı gösterilmiştir. Sorumlu olanlardan biri hakkında dava açıldıktan sonra diğer bir sorumlunun dışarıdan davaya ithal edilmesi ve hakkında hüküm tesis edilmesi olanağı bulunmamaktadır.

Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak bir karar vermek gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ve dahili davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022436100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.