Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3809 E. 2014/10048 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ikinci alacaklılar toplantısı↗ kayıt kabul davası↗ iflas idaresi↗ akdi faiz↗ müteselsil sorumluluk↗ tmsf↗ tüzel kişilik↗ vade↗ anonim şirket↗ havale↗ tebligat↗ iflas↗ terkin↗ harç↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2014/3809 E. , 2014/10048 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/07/2013
NUMARASI : 2012/853-2013/640
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/07/2013 tarih ve 2012/853-2013/640 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı I. Bank vekili ve müflis A.A. B. iflas idaresi memurları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Y. AŞ.'nin İzmit Şubesi'ne parasını yatırmak için müracaat ettiğini, banka personelinin parasını Off Shore hesabına yönlendirdiğini, Off Shore Bankası ile anılan banka arasında irtibat bulunduğunu, davacıya hesaptaki paranın davalı bankanın güvencesinde olduğunun belirtildiğini, sonradan Y. AŞ.'ne el konulması nedeniyle paralarını alamadıklarını, davalıların zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 7.922,08 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan Y. Security Off Shore yönünden davayı atiye terke bırakmıştır.
Davalı TMSF vekili, müvekkili hakkında idari yargıda dava açılması gerektiğini, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
[…]Bank A.Ş. vekili, müvekkili ile yurt dışı bankanın ayrı tüzel kişiliği bulunduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının talimatı ile paranın Off Shore havale edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
[…] Security Off Shore Bank Ltd.'ye tebligat yapılamamıştır.
Diğer davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, Y.Security Off Shore Ltd. Şti'nin A.A.B. tarafından kurulduğu, davalılar S. E.ve M. N.Y. şirketin yöneticisi oldukları, Off Shore şirketinin sadece Y. A.Ş. merkez şubesindeki hesaptan ibaret olduğu, şirket adına mevduatın Y. A.Ş. şubelerince toplandığı, şubelerce toplanan paraların grup şirketlerine kredi olarak aktarıldığı, Off Shore hesabına para yatıranların bu şekilde haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıklarının kesinleşen ceza mahkemesi kararından anlaşıldığı, A. A.B.eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten veihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/son. maddesinde temsile ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağı hükme bağlandığından B. Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek vade sonu itibariyle akdi faiz istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren avans faizine hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B. Holding A.Ş. hakkındaki davanın husumetten reddine, Y.Security Off Shore Bank hakkındaki dava atiye terk edildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,TMSF hakkındaki red kararı kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 6.796 TL'nin 23.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı I. Bank A.Ş. , davalılar A. A.B., S. E. ve M. N.Y. müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı I.Bank vekili ve müflis A.B. iflas idaresi memurları temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı I. Bank A.Ş. vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir
2- Dava,bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup,mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir.Ancak;mahkemece davalı I. Bankası'na harç yüklenmiş ise de davalı I.Bank A.Ş.'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Y. A.Ş.'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Y.A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son I. Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda F.B. iken I. Bank A.Ş.'ye devredilen Y.A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan I. Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan harçtan sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- […] A. B. İflas İdaresi Memurlarının temyiz itirazlarına gelince; Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarih ve 2005/120-2007/381 E-K sayılı kararı ile davalılardan A. A.B. iflasına karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, iflas memurlarına tebligat yapılması suretiyle kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre müflis A. A. B. iflas idaresi memurlarının esasa yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5608 E. 2014/8782 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz karardaHolding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B. «iflas idaresi» memurları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Y.
Benzer bu karardaH.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaBank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Bank adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve müflis A..
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6006 E. 2014/10613 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz karardaHolding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B. «iflas idaresi» memurları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Y.
Benzer bu karardaH.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaBank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Bank adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve müflis A..
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3785 E. 2014/6534 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz karardaHolding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B. «iflas idaresi» memurları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Y.
Benzer bu karardaH.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… nde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaA.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulü ile 1.774,27 TL'nin 21.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A.A.
Kararı, davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve Müflis A.A.B.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3787 E. 2014/6535 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz karardaHolding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B. «iflas idaresi» memurları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Y.
Benzer bu karardaH.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son» maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaA.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 9.000 TL'nin 18.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Kararı, davalı Ing Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve Müflis A..
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Ing Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3773 E. 2014/6533 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz karardaHolding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B. «iflas idaresi» memurları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Y.
Benzer bu karardaHolding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaA.. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 2.269,43 TL'nin 21.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Kararı, davalı ING Bank adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve Müflis A.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3789 E. 2014/6528 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz karardaHolding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B. «iflas idaresi» memurları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Y.
Benzer bu karardaA.Ş. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaA.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 2.700,71 TL'nin 10.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Kararı, davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve Müflis A.B.İflas İdaresi Memurları temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3786 E. 2014/6525 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz karardaHolding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B. «iflas idaresi» memurları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Y.
Benzer bu karardaH.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaA.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.800 TL'nin 15.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı Ing Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Kararı, davalı Ing Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve Müflis A..
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Ing Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3766 E. 2014/6527 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz karardaHolding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B. «iflas idaresi» memurları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Y.
Benzer bu karardaA.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaA.. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.525 TL'nin 12.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Kararı, davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve Müflis A.B.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3809 E. , 2014/10048 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KOCAELİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 16/07/2013
NUMARASI 2012/853-2013/640
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/07/2013 tarih ve 2012/853-2013/640 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı I. Bank vekili ve müflis A.A. B. iflas idaresi memurları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Y. AŞ.'nin İzmit Şubesi'ne parasını yatırmak için müracaat ettiğini, banka personelinin parasını Off Shore hesabına yönlendirdiğini, Off Shore Bankası ile anılan banka arasında irtibat bulunduğunu, davacıya hesaptaki paranın davalı bankanın güvencesinde olduğunun belirtildiğini, sonradan Y. AŞ.'ne el konulması nedeniyle paralarını alamadıklarını, davalıların zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 7.922,08 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan Y. Security Off Shore yönünden davayı atiye terke bırakmıştır.
Davalı TMSF vekili, müvekkili hakkında idari yargıda dava açılması gerektiğini, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
[…]Bank A.Ş. vekili, müvekkili ile yurt dışı bankanın ayrı tüzel kişiliği bulunduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının talimatı ile paranın Off Shore havale edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
[…] Security Off Shore Bank Ltd.'ye tebligat yapılamamıştır.
Diğer davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, Y.Security Off Shore Ltd. Şti'nin A.A.B. tarafından kurulduğu, davalılar S. E.ve M. N.Y. şirketin yöneticisi oldukları, Off Shore şirketinin sadece Y. A.Ş. merkez şubesindeki hesaptan ibaret olduğu, şirket adına mevduatın Y. A.Ş. şubelerince toplandığı, şubelerce toplanan paraların grup şirketlerine kredi olarak aktarıldığı, Off Shore hesabına para yatıranların bu şekilde haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıklarının kesinleşen ceza mahkemesi kararından anlaşıldığı, A. A.B.eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten veihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/son.
maddesinde temsile ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağı hükme bağlandığından B. Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek vade sonu itibariyle akdi faiz istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren avans faizine hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B. Holding A.Ş. hakkındaki davanın husumetten reddine, Y.Security Off Shore Bank hakkındaki dava atiye terk edildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,TMSF hakkındaki red kararı kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 6.796 TL'nin 23.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı I.
Bank A.Ş. , davalılar A. A.B., S. E. ve M. N.Y. müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı I.Bank vekili ve müflis A.B. iflas idaresi memurları temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı I. Bank A.Ş. vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir
2- Dava,bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup,mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir.Ancak;mahkemece davalı I. Bankası'na harç yüklenmiş ise de davalı I.Bank A.Ş.'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Y. A.Ş.'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Y.A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son I. Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda F.B. iken I. Bank A.Ş.'ye devredilen Y.A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan I. Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan harçtan sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- […] A. B. İflas İdaresi Memurlarının temyiz itirazlarına gelince; Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarih ve 2005/120-2007/381 E-K sayılı kararı ile davalılardan A. A.B. iflasına karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, iflas memurlarına tebligat yapılması suretiyle kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre müflis A. A. B. iflas idaresi memurlarının esasa yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı I. Bank A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) nolu bentte açılanan nedenlerle davalı I. Bank A.Ş., (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle müflis A. A. B.yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle müflis A. A.B.. iflas idaresi memurlarının esasa yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı I. Bank ve müflis A. A. B. iadesine, 29/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102196200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz