Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15736 E. 2012/895 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aleyhe delil↗ yapılandırma protokolü↗ iyiniyet kuralı↗ iyiniyet↗ muacceliyet↗ ifa↗ protokol↗ ek tasfiye↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflar arasındaki önceki davada, bahse konu üç gemi ile ilgili alacağın ayrı ayrı değerlendirilemeyeceği, bu alacağın muaccel hale gelmesinin davacının protokolde yer alan edimlerini tamamen yerine getirmesi şartına bağlı olduğu ancak bunun yerine getirilmemesi nedeni ile davanın reddine karar verildiği, bu davadan sonra taraflar lehine ve aleyhine delil durumunda bir değişiklik olmamasına rağmen bu davanın açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, davacı ile davalı arasında yapılan protokol bir tasfiye protokoludür. Taraflarca inşa halinde bulunan gemileri inşaatını tamamlamadan teslimi öngörülmüş ve inşanın tamamlanmasını teminen de gerekli olan plan, proje v.s yanı sıra bir kısım malzemelerinde teslimi kararlaştırılmış ve hak edilen inşa bedelinin ödenmesi de belirtilen hususların teslimi koşuluna bağlanmış ve ilk açılan davada da anılan belge ve projelerin teslim edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilerek bu karar kesinleşmiş ise de; daha sonra söz konusu gemilerin inşaları tamamlanmış ve aradan geçen bunca süreye rağmen protokolde öngörülen malzemelerin teslimi sağlanamadığı gibi, bundan sonra da teslim edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Kaldı ki davalı vekili de diğer savunmalarının yanı sıra zararlarının mahsubu suretiyle karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede yukarıda belirtildiği üzere ödeme bir kısım şartlara bağlanmış ve bu dava tarihi itibariyle dahi bu şartların gerçekleşmediği anlaşılmakta ise de M.K. 2. maddesi gereğince herkes haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken iyiniyet kurallarına uygun hareket etme zorunda olduğundan davalının muacceliyet koşulunun gerçekleşmediğini ileri sürmesi taraflarca imzalanan protokol amaçlarına da aykırıdır.
Bu itibarla mahkemece davacının teslim edemediği malzemenin bedelinin dışında kalan bakiye bedeli isteyebileceği nazara alınıp neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10110 E. 2011/15380 K.
Ortak:protokol · teslim
İncelediğiniz karardaTaraflarca inşa halinde bulunan gemileri inşaatını tamamlamadan «teslimi» öngörülmüş ve inşanın tamamlanmasını teminen de gerekli olan plan, proje v.s yanı sıra bir kısım malzemelerinde teslimi kararlaştırılmış ve hak edilen inşa bedelinin ödenmesi de belirtilen hususların teslimi koşuluna bağlanmış ve ilk açılan davada da anılan belge ve projelerin teslim edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilerek bu karar kesinleşmiş ise de; daha sonra söz konusu gemilerin inşaları tamamlanmış ve aradan geçen bunca süreye rağmen «protokolde» öngörülen malzemelerin teslimi sağlanamadığı gibi, bundan sonra da teslim edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Mahkemece, taraflar arasındaki önceki davada, bahse konu üç gemi ile ilgili alacağın ayrı ayrı değerlendirilemeyeceği, bu alacağın «muaccel» hale gelmesinin davacının «protokolde» yer alan edimlerini tamamen yerine getirmesi şartına bağlı olduğu ancak bunun yerine getirilmemesi nedeni ile davanın reddine karar verildiği, bu davadan sonra taraflar lehine ve «aleyhine delil» durumunda bir değişiklik olmamasına rağmen bu davanın açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, davacı ile davalı arasında «yapılan protokol» bir «tasfiye» protokoludür.
Benzer bu karardaDavalının yapımını üstlendiği gemileri sözleşmede kararlaştırılan sürede inşa edememesi nedeniyle inşa sözleşmelerinin tamamının 16.11.1999 tarihli «protokol» ile feshedilerek gemilerin tamamlanmamış durumda davacıya «tesliminin» kararlaştırıldığı ancak davalının edimlerini yerine getirmemesine rağmen gemiler üzerine kanuni «ipotek» tesis ettirmesinin yasaya aykırı bulunduğu ve davalının kanuni ipotek tesisi isteminde de bulunduğu davada bu konudaki isteminin reddine karar verildiği iddia edil …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «protokolden» kaynaklanan alacak ve borç ilişkisinin devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının anılan «protokole» dayalı olarak davacıya karşı açmış olduğu alacak davasında işbu davaya konu gemiler üzerine kanuni «ipotek» tesis edilmesi isteminde de bulunduğu, taraflar arasında Beyoğlu 1.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · terkin · kesin hüküm
Benzer bu karardaDava, davaya konu gemiler üzerine davalı tarafından konulan kanuni «ipotek» tescillerinin «terkini» istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada anılan mahkemece bu dava davalısının «ipotek» tesisine ilişkin isteminin reddine karar verilmiş olduğu ve bu kararın temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçmek suretiyle kesinleşerek «kesin» hüküm halini aldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davalının 16.11.1999 tarihli Protokole dayalı olarak açtığı davadaki kanuni «ipotek» tesisine ilişkin isteminin reddine karar verilip, bu kararın kesinleşmesine rağmen davalının aynı Protokole dayalı olarak aynı gemiler üzerinde kanuni ipotek tesis ettirmiş olması kesinleşmiş karara aykırı olduğundan «kesin» hükme aykırı bulunan ipotek tescil işlemlerinin terkinine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi suretiyle taraflar a …
Davalının yapımını üstlendiği gemileri sözleşmede kararlaştırılan sürede inşa edememesi nedeniyle inşa sözleşmelerinin tamamının 16.11.1999 tarihli «protokol» ile feshedilerek gemilerin tamamlanmamış durumda davacıya «tesliminin» kararlaştırıldığı ancak davalının edimlerini yerine getirmemesine rağmen gemiler üzerine kanuni «ipotek» tesis ettirmesinin yasaya aykırı bulunduğu ve davalının kanuni ipotek tesisi isteminde de bulunduğu davada bu konudaki isteminin reddine karar verildiği iddia edil …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3750 E. 2010/10043 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · iltibas · husumet
Benzer bu kararda… TPE tarafından davacı marka başvurusunun reddine karar verildiği, davalı şirketin itirazı olmadığı, mutlak redde dayalı kararın iptalinin istendiği, davalı şirkete «husumet» yöneltilemeyeceği, ayrıca başvurunun 556 7/1-b maddesi gereğince aynı ve benzer olduğu, «iltibasa» neden olabileceği gerekçesiyle davanın davalı Sanofi-Avensis yönünden husumetten, davalı TPE yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı taraf diğer taleplerinin yanı sıra davada, davalı markasının hükümsüzlüğü talebinde de bulunduğu halde, mahkemece davacının bu talebi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/15736 E. , 2012/895 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
VEKİLİ Av. ...
VEKİLİ Av. ...
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 17/03/2009 tarih ve 2006/219-2009/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkili gibi bir kamu tüzel kişisi iken, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 03/03/2000 tarihli kararı ile hisse devri suretiyle tamamen özelleştirildiğini, davalının özelleştirme sürecinin başlamış olması nedeni ile müvekkilinin tersanelerinde inşa edilmekte olan M/V BAKÜ, M/V AŞKAABAT ve M/V TAŞKENT isimli gemilerin tamamlama sözleşmelerinin karşılıklı olarak imzalanan 16/11/1999 tarihli protokol ile feshedildiğini, 29/11/1999 tarihli ibraname ile tarafların birbirlerini protokolde belirlenen edimler dışında ibra ettiklerini, bu protokol ve ibranamenin 14/01/2000 tarihinde yürürlüğe girdiğini, protokolde anılan gemilerin ve gemilere ait malzemelerin davalı şirketçe teslim alındığını, gemilerin davalı şirket tarafından başka tersanelerde tamamlattırıldığını, davalının müvekkilinin protokol ekindeki hak ediş tablosunda bulunan alacağını ödemediğini ileri sürerek, M/V BAKÜ, M/V AŞKAABAT ve M/V TAŞKENT isimli gemilerin inşaatlarından doğmuş olup, 16/11/1999 tarihli protokol eki hakediş tablosunda 3.596.500 USD olarak belirlenen alacağın 08/02/2001 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek protokolde belirlenen %15 döviz faizi ile birlikte fiili ödeme günlü TCMB efektif satış kuru karşılığı TL olarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gemi inşaatlarındaki gecikme ve kötü performansın 16/11/1999 tarihli protokoldeki yükümlülüklerin yerine getirilmesini etkilediğini, 14/01/2000 tarihinde yürürlüğe giren protokol gereğince 14/05/2000 tarihinde teslim edilmesi gereken gemiler ile en geç bu tarihe kadar teslim edilmesi gereken malzemelerin zamanında ve tam olarak teslim edilmediğini, bu nedenle davacının protokolden kaynaklanan edimlerinin tamamını ifasına bağlı muacceliyet şartının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini, şayet davacı alacağının muaccel olduğu sonucuna varılır ise, gemilerin geç tesliminden kaynaklı ticari kayıpların, gemilerin inşalarının gecikmesi nedeni ile uğranılan ticari kayıpların, eksik ve bozuk malzeme bedelleri ile yarattığı gecikmenin ticari kaybının hesap edilerek takas ve mahsubunu istemiştir.
.../...
2011/15736
2012/895
S.2
Mahkemece, taraflar arasındaki önceki davada, bahse konu üç gemi ile ilgili alacağın ayrı ayrı değerlendirilemeyeceği, bu alacağın muaccel hale gelmesinin davacının protokolde yer alan edimlerini tamamen yerine getirmesi şartına bağlı olduğu ancak bunun yerine getirilmemesi nedeni ile davanın reddine karar verildiği, bu davadan sonra taraflar lehine ve aleyhine delil durumunda bir değişiklik olmamasına rağmen bu davanın açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, davacı ile davalı arasında yapılan protokol bir tasfiye protokoludür. Taraflarca inşa halinde bulunan gemileri inşaatını tamamlamadan teslimi öngörülmüş ve inşanın tamamlanmasını teminen de gerekli olan plan, proje v.s yanı sıra bir kısım malzemelerinde teslimi kararlaştırılmış ve hak edilen inşa bedelinin ödenmesi de belirtilen hususların teslimi koşuluna bağlanmış ve ilk açılan davada da anılan belge ve projelerin teslim edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilerek bu karar kesinleşmiş ise de; daha sonra söz konusu gemilerin inşaları tamamlanmış ve aradan geçen bunca süreye rağmen protokolde öngörülen malzemelerin teslimi sağlanamadığı gibi, bundan sonra da teslim edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Kaldı ki davalı vekili de diğer savunmalarının yanı sıra zararlarının mahsubu suretiyle karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede yukarıda belirtildiği üzere ödeme bir kısım şartlara bağlanmış ve bu dava tarihi itibariyle dahi bu şartların gerçekleşmediği anlaşılmakta ise de M.K.
2. maddesi gereğince herkes haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken iyiniyet kurallarına uygun hareket etme zorunda olduğundan davalının muacceliyet koşulunun gerçekleşmediğini ileri sürmesi taraflarca imzalanan protokol amaçlarına da aykırıdır.
Bu itibarla mahkemece davacının teslim edemediği malzemenin bedelinin dışında kalan bakiye bedeli isteyebileceği nazara alınıp neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
30/01/2012 KLY
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021954200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz