İpotek iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10110 E. 2011/15380 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipotek↗ protokol↗ terkin↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında protokolden kaynaklanan alacak ve borç ilişkisinin devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davaya konu gemiler üzerine davalı tarafından konulan kanuni ipotek tescillerinin terkini istemine ilişkindir. Davalının yapımını üstlendiği gemileri sözleşmede kararlaştırılan sürede inşa edememesi nedeniyle inşa sözleşmelerinin tamamının 16.11.1999 tarihli protokol ile feshedilerek gemilerin tamamlanmamış durumda davacıya tesliminin kararlaştırıldığı ancak davalının edimlerini yerine getirmemesine rağmen gemiler üzerine kanuni ipotek tesis ettirmesinin yasaya aykırı bulunduğu ve davalının kanuni ipotek tesisi isteminde de bulunduğu davada bu konudaki isteminin reddine karar verildiği iddia edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 16.11.1999 tarihli Protokole dayalı olarak davalı tarafça davaya konu gemiler üzerinde kanuni ipotek tescil ettirilmiştir. Davalının anılan protokole dayalı olarak davacıya karşı açmış olduğu alacak davasında işbu davaya konu gemiler üzerine kanuni ipotek tesis edilmesi isteminde de bulunduğu, taraflar arasında Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada anılan mahkemece bu dava davalısının ipotek tesisine ilişkin isteminin reddine karar verilmiş olduğu ve bu kararın temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçmek suretiyle kesinleşerek kesin hüküm halini aldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davalının 16.11.1999 tarihli Protokole dayalı olarak açtığı davadaki kanuni ipotek tesisine ilişkin isteminin reddine karar verilip, bu kararın kesinleşmesine rağmen davalının aynı Protokole dayalı olarak aynı gemiler üzerinde kanuni ipotek tesis ettirmiş olması kesinleşmiş karara aykırı olduğundan kesin hükme aykırı bulunan ipotek tescil işlemlerinin terkinine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi suretiyle taraflar arasında aynı konuya, aynı hukuki nedene dayalı olarak görülmüş bir davada verilen ve kesin hüküm halini almış bulunan karara aykırı hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15736 E. 2012/895 K.
Ortak:protokol · teslim
İncelediğiniz karardaDavalının yapımını üstlendiği gemileri sözleşmede kararlaştırılan sürede inşa edememesi nedeniyle inşa sözleşmelerinin tamamının 16.11.1999 tarihli «protokol» ile feshedilerek gemilerin tamamlanmamış durumda davacıya «tesliminin» kararlaştırıldığı ancak davalının edimlerini yerine getirmemesine rağmen gemiler üzerine kanuni «ipotek» tesis ettirmesinin yasaya aykırı bulunduğu ve davalının kanuni ipotek tesisi isteminde de bulunduğu davada bu konudaki isteminin reddine karar verildiği iddia edil …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «protokolden» kaynaklanan alacak ve borç ilişkisinin devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının anılan «protokole» dayalı olarak davacıya karşı açmış olduğu alacak davasında işbu davaya konu gemiler üzerine kanuni «ipotek» tesis edilmesi isteminde de bulunduğu, taraflar arasında Beyoğlu 1.
Benzer bu karardaTaraflarca inşa halinde bulunan gemileri inşaatını tamamlamadan «teslimi» öngörülmüş ve inşanın tamamlanmasını teminen de gerekli olan plan, proje v.s yanı sıra bir kısım malzemelerinde teslimi kararlaştırılmış ve hak edilen inşa bedelinin ödenmesi de belirtilen hususların teslimi koşuluna bağlanmış ve ilk açılan davada da anılan belge ve projelerin teslim edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilerek bu karar kesinleşmiş ise de; daha sonra söz konusu gemilerin inşaları tamamlanmış ve aradan geçen bunca süreye rağmen «protokolde» öngörülen malzemelerin teslimi sağlanamadığı gibi, bundan sonra da teslim edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Mahkemece, taraflar arasındaki önceki davada, bahse konu üç gemi ile ilgili alacağın ayrı ayrı değerlendirilemeyeceği, bu alacağın «muaccel» hale gelmesinin davacının «protokolde» yer alan edimlerini tamamen yerine getirmesi şartına bağlı olduğu ancak bunun yerine getirilmemesi nedeni ile davanın reddine karar verildiği, bu davadan sonra taraflar lehine ve «aleyhine delil» durumunda bir değişiklik olmamasına rağmen bu davanın açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, davacı ile davalı arasında «yapılan protokol» bir «tasfiye» protokoludür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aleyhe delil · yapılandırma protokolü · iyiniyet kuralı · iyiniyet · muacceliyet · ifa · ek tasfiye
Benzer bu kararda2. maddesi gereğince herkes haklarını kullanırken ve borçlarını «ifa» ederken «iyiniyet kurallarına» uygun hareket etme zorunda olduğundan davalının «muacceliyet» koşulunun gerçekleşmediğini ileri sürmesi taraflarca imzalanan «protokol» amaçlarına da aykırıdır.
Mahkemece, taraflar arasındaki önceki davada, bahse konu üç gemi ile ilgili alacağın ayrı ayrı değerlendirilemeyeceği, bu alacağın «muaccel» hale gelmesinin davacının «protokolde» yer alan edimlerini tamamen yerine getirmesi şartına bağlı olduğu ancak bunun yerine getirilmemesi nedeni ile davanın reddine karar verildiği, bu davadan sonra taraflar lehine ve «aleyhine delil» durumunda bir değişiklik olmamasına rağmen bu davanın açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, davacı ile davalı arasında «yapılan protokol» bir «tasfiye» protokoludür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10110 E. , 2011/15380 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 17/03/2009 tarih ve 2005/212-2009/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15/11/2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan gemi inşa sözleşmeleri uyarınca davalının müvekkiline karşı BAKÜ, TAŞKENT ve AŞKAABAT isimli gemilerin yapımını üstlendiğini, ancak sözkonusu gemilerin sözleşmelerde kararlaştırılan sürelerde inşa edilemediklerini, sonraki yıllarda akdedilen tamamlama sözleşmelerine rağmen de davalının gemileri tamamlayamadığını, bu nedenle inşa sözleşmelerinin tamamının 16.11.1999 tarihli protokol ile feshedilerek anılan gemilerin mevcut tüm malzemeleri ile birlikte natamam vaziyette müvekkiline tesliminin kararlaştırıldığını, ancak davalının protokol hükümlerini de gereği gibi yerine getirmediğini, buna rağmen davalının gemiler üzerine ipotek tesis ettirdiğini, oysaki taraflar arasında geçerli bir gemi inşa sözleşmesinin bulunmadığını, bu nedenle davalı tarafın gemiler üzerine ipotek tesis etmesinin hukuka aykırı olduğunu ve ipoteklerin yasal süre olan 3 aylık hak düşürücü sürede tesis edilmediğini, ayrıca davalının ipotek tesisi istemine gerekçe olarak gösterdiği alacak iddialarına ilişkin olarak açtığı davalarda kanuni ipotek tesisi isteminde de bulunduğunu ancak mahkemece bu istemlerinin reddine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, davalı tarafından yaptırılan kanuni ipotek tescilinin yasal koşullarının mevcut olmadığını ileri sürerek, sözkonusu ipoteklerin iptali ile gemi sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkete 3.596.500 USD borcunun olduğunu, kanuni ipotek tescil işleminin hukuka uygun olarak yapıldığı hususunda verilmiş mahkeme kararı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında protokolden kaynaklanan alacak ve borç ilişkisinin devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davaya konu gemiler üzerine davalı tarafından konulan kanuni ipotek tescillerinin terkini istemine ilişkindir. Davalının yapımını üstlendiği gemileri sözleşmede kararlaştırılan sürede inşa edememesi nedeniyle inşa sözleşmelerinin tamamının 16.11.1999 tarihli protokol ile feshedilerek gemilerin tamamlanmamış durumda davacıya tesliminin kararlaştırıldığı ancak davalının edimlerini yerine getirmemesine rağmen gemiler üzerine kanuni ipotek tesis ettirmesinin yasaya aykırı bulunduğu ve davalının kanuni ipotek tesisi isteminde de bulunduğu davada bu konudaki isteminin reddine karar verildiği iddia edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 16.11.1999 tarihli Protokole dayalı olarak davalı tarafça davaya konu gemiler üzerinde kanuni ipotek tescil ettirilmiştir. Davalının anılan protokole dayalı olarak davacıya karşı açmış olduğu alacak davasında işbu davaya konu gemiler üzerine kanuni ipotek tesis edilmesi isteminde de bulunduğu, taraflar arasında Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada anılan mahkemece bu dava davalısının ipotek tesisine ilişkin isteminin reddine karar verilmiş olduğu ve bu kararın temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçmek suretiyle kesinleşerek kesin hüküm halini aldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davalının 16.11.1999 tarihli Protokole dayalı olarak açtığı davadaki kanuni ipotek tesisine ilişkin isteminin reddine karar verilip, bu kararın kesinleşmesine rağmen davalının aynı Protokole dayalı olarak aynı gemiler üzerinde kanuni ipotek tesis ettirmiş olması kesinleşmiş karara aykırı olduğundan kesin hükme aykırı bulunan ipotek tescil işlemlerinin terkinine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi suretiyle taraflar arasında aynı konuya, aynı hukuki nedene dayalı olarak görülmüş bir davada verilen ve kesin hüküm halini almış bulunan karara aykırı hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034674100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz