6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İpotek iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10110 E. 2011/15380 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipotek protokol terkin teslim kesin hüküm

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında protokolden kaynaklanan alacak ve borç ilişkisinin devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davaya konu gemiler üzerine davalı tarafından konulan kanuni ipotek tescillerinin terkini istemine ilişkindir. Davalının yapımını üstlendiği gemileri sözleşmede kararlaştırılan sürede inşa edememesi nedeniyle inşa sözleşmelerinin tamamının 16.11.1999 tarihli protokol ile feshedilerek gemilerin tamamlanmamış durumda davacıya tesliminin kararlaştırıldığı ancak davalının edimlerini yerine getirmemesine rağmen gemiler üzerine kanuni ipotek tesis ettirmesinin yasaya aykırı bulunduğu ve davalının kanuni ipotek tesisi isteminde de bulunduğu davada bu konudaki isteminin reddine karar verildiği iddia edilmiştir.

Taraflar arasında akdedilen 16.11.1999 tarihli Protokole dayalı olarak davalı tarafça davaya konu gemiler üzerinde kanuni ipotek tescil ettirilmiştir. Davalının anılan protokole dayalı olarak davacıya karşı açmış olduğu alacak davasında işbu davaya konu gemiler üzerine kanuni ipotek tesis edilmesi isteminde de bulunduğu, taraflar arasında Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada anılan mahkemece bu dava davalısının ipotek tesisine ilişkin isteminin reddine karar verilmiş olduğu ve bu kararın temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçmek suretiyle kesinleşerek kesin hüküm halini aldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davalının 16.11.1999 tarihli Protokole dayalı olarak açtığı davadaki kanuni ipotek tesisine ilişkin isteminin reddine karar verilip, bu kararın kesinleşmesine rağmen davalının aynı Protokole dayalı olarak aynı gemiler üzerinde kanuni ipotek tesis ettirmiş olması kesinleşmiş karara aykırı olduğundan kesin hükme aykırı bulunan ipotek tescil işlemlerinin terkinine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi suretiyle taraflar arasında aynı konuya, aynı hukuki nedene dayalı olarak görülmüş bir davada verilen ve kesin hüküm halini almış bulunan karara aykırı hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15736 E. 2012/895 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/10110 E.  ,  2011/15380 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 17/03/2009 tarih ve 2005/212-2009/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15/11/2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan gemi inşa sözleşmeleri uyarınca davalının müvekkiline karşı BAKÜ, TAŞKENT ve AŞKAABAT isimli gemilerin yapımını üstlendiğini, ancak sözkonusu gemilerin sözleşmelerde kararlaştırılan sürelerde inşa edilemediklerini, sonraki yıllarda akdedilen tamamlama sözleşmelerine rağmen de davalının gemileri tamamlayamadığını, bu nedenle inşa sözleşmelerinin tamamının 16.11.1999 tarihli protokol ile feshedilerek anılan gemilerin mevcut tüm malzemeleri ile birlikte natamam vaziyette müvekkiline tesliminin kararlaştırıldığını, ancak davalının protokol hükümlerini de gereği gibi yerine getirmediğini, buna rağmen davalının gemiler üzerine ipotek tesis ettirdiğini, oysaki taraflar arasında geçerli bir gemi inşa sözleşmesinin bulunmadığını, bu nedenle davalı tarafın gemiler üzerine ipotek tesis etmesinin hukuka aykırı olduğunu ve ipoteklerin yasal süre olan 3 aylık hak düşürücü sürede tesis edilmediğini, ayrıca davalının ipotek tesisi istemine gerekçe olarak gösterdiği alacak iddialarına ilişkin olarak açtığı davalarda kanuni ipotek tesisi isteminde de bulunduğunu ancak mahkemece bu istemlerinin reddine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, davalı tarafından yaptırılan kanuni ipotek tescilinin yasal koşullarının mevcut olmadığını ileri sürerek, sözkonusu ipoteklerin iptali ile gemi sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının müvekkili şirkete 3.596.500 USD borcunun olduğunu, kanuni ipotek tescil işleminin hukuka uygun olarak yapıldığı hususunda verilmiş mahkeme kararı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında protokolden kaynaklanan alacak ve borç ilişkisinin devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davaya konu gemiler üzerine davalı tarafından konulan kanuni ipotek tescillerinin terkini istemine ilişkindir. Davalının yapımını üstlendiği gemileri sözleşmede kararlaştırılan sürede inşa edememesi nedeniyle inşa sözleşmelerinin tamamının 16.11.1999 tarihli protokol ile feshedilerek gemilerin tamamlanmamış durumda davacıya tesliminin kararlaştırıldığı ancak davalının edimlerini yerine getirmemesine rağmen gemiler üzerine kanuni ipotek tesis ettirmesinin yasaya aykırı bulunduğu ve davalının kanuni ipotek tesisi isteminde de bulunduğu davada bu konudaki isteminin reddine karar verildiği iddia edilmiştir.

Taraflar arasında akdedilen 16.11.1999 tarihli Protokole dayalı olarak davalı tarafça davaya konu gemiler üzerinde kanuni ipotek tescil ettirilmiştir. Davalının anılan protokole dayalı olarak davacıya karşı açmış olduğu alacak davasında işbu davaya konu gemiler üzerine kanuni ipotek tesis edilmesi isteminde de bulunduğu, taraflar arasında Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada anılan mahkemece bu dava davalısının ipotek tesisine ilişkin isteminin reddine karar verilmiş olduğu ve bu kararın temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçmek suretiyle kesinleşerek kesin hüküm halini aldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davalının 16.11.1999 tarihli Protokole dayalı olarak açtığı davadaki kanuni ipotek tesisine ilişkin isteminin reddine karar verilip, bu kararın kesinleşmesine rağmen davalının aynı Protokole dayalı olarak aynı gemiler üzerinde kanuni ipotek tesis ettirmiş olması kesinleşmiş karara aykırı olduğundan kesin hükme aykırı bulunan ipotek tescil işlemlerinin terkinine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi suretiyle taraflar arasında aynı konuya, aynı hukuki nedene dayalı olarak görülmüş bir davada verilen ve kesin hüküm halini almış bulunan karara aykırı hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034674100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.