6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1774 E. 2014/14717 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borç üstlenimi fon bankası uzamış ceza zamanaşımı infazda tereddüt ceza zamanaşımı borcun üstlenilmesi ihbar olunan infaz ihbar havale yönetim kurulu kararı harç avans faizi zamanaşımı i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 49 · Bankacılık K. — Bankacılık K. 140 · BK — BK 41 · TTK — TTK 336

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların talimatlarına istinaden 30.11.1999 tarihinde açtırdığı mevduat hesabındaki paralarının aynı tarihli havale işlemi ile Kıbrıs'ta kurulu E. […]-S. hesabına havale edilmiş gibi gösterilerek davalı T.. T..'nin devralıp borçlarını üstlendiği davalı banka tarafından kendi merkez hesaplarında tutularak bünyesinde kalan 25.000 TL miktarlı mevduatın davacılara geri ödenmediği, bu nedenle iadesinin gerektiği, bu konuda dava tarihinde yürürlükteki bankacılık kanunları hükümleri gereği 10 yıllık zaman aşımı söz konusu olduğu, ayrıca mevduatın yatırıldığı bankanın yönetim kurulu üyeleri hakkında ceza davası bulunduğu, uzamış ceza zamanaşımı da gözetildiğinde davacı alacağının zamanaşımına uğramadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı Hatice ve Ayşe yönünden ayrı ayrı 12.500 TL'nin 30/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı banka ve borcu üstlenen T.. T..'den tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı banka vekili ve ihbar olunan T.. T.. vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun, somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının o. s. bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekili ile ihbar olunan T.. T.. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davacılar tarafından banka hesabına yatırılan paranın o.-s. hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Dava, davalı bankaya karşı açılmış olup davalının talebi ile mülga 1086 sayılı HUMK'nun 49. maddesi uyarınca T.. T..'ye ihbar olunmuş, T.. T..'de ihbar olunan sıfatı ile davaya cevap vermiş, karar başlığında da T.. T.. ihbar olunan olarak gösterilmiş olmasına rağmen ancak davanın tarafları hakkında hüküm kurulabileceği kuralı gözetilmeksizin T.. T.. yönünden de borcu üstlenen sıfatıyla hüküm kurulması ve bu şekilde infazda tereddüt yaratılması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3- Ayrıca, mahkemece, davacı tarafından ödenen harç ile bakiye harcın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de davalı I.Bank A.Ş'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan E. A.Ş'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın o.s. bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten E. A.Ş'nin T.. T.. tarafından devir alındıktan sonra en son I. Bank A.Ş'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken I. Bank A.Ş'ye devredilen E. A.Ş'nin eylemlerinden dolayı açılan davada I. Bank A.Ş'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Borç üstlenimi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/632 E. 2014/7884 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/1774 E.  ,  2014/14717 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 33. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/12/2012

NUMARASI 2011/176-2012/299

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2012 tarih ve 2011/176-2012/299 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka vekili ve ihbar olunan T.. T.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.09.2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. İ.. A.., davalılardan İ. Bank A.Ş. vekili Av. E. I. ve T.. T.. vekili Av. G. A. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin davalıya devredilen E. A.Ş'nin yaptığı yoğun reklamların etkisinde kalarak tasarruflarını bu bankada değerlendirmek istediklerini, E. A.Ş'nin Eskişehir Şubesi'nde açtıkları ortak hesapta tasarruflarını vadeli olarak değerlendirdiklerini, banka personelinin müvekkili Hatice'ye yoğun baskı yaparak formalite adı altında bir kısım evrak imzalattıklarını, daha sonra bu evrakın o.-s.bankaya havale talimatı olduğunun öğrenildiğini, bu işlemler yapılırken banka personelince o.-s. bankasının da kendi iştirakleri olduğunun ve bu hesabın diğer hesaplardan farklı olmadığının söylendiğini, daha sonra bankaya T.. T.. tarafından el konulduğunu, o.-s. hesaplarının ödenmeyeceğinin basına yansıması üzerine müvekkillerinin banka yöneticileri hakkında şikayetçi olduklarını, yapılan ceza soruşturmaları ile emsal davalar neticesinde mudilerin dolandırıldıklarının, toplanan off-shore mevduatların esasen o.s.

bankaya hiç gitmediğinin ve davalı banka nezdinde tutulduğunun, o.-s. bankanın paravan olduğunun ortaya çıktığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 2.500 TL olmak üzere toplam 5.000 TL'nin 30.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile ve yine har bir davacı için 10.000 TL olmak üzere 20.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04.11.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile alacak istemini 25.000 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı banka ve ihbar olunan T.. T.. vekili, dava konusu hakkında kesin hüküm bulunduğu gibi davanın zamanaşımına uğradığını, o.-s. bankasından ayrı bir tüzel kişiliği bulunan müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda havale işlemini yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların talimatlarına istinaden 30.11.1999 tarihinde açtırdığı mevduat hesabındaki paralarının aynı tarihli havale işlemi ile Kıbrıs'ta kurulu E. […]-S. hesabına havale edilmiş gibi gösterilerek davalı T.. T..'nin devralıp borçlarını üstlendiği davalı banka tarafından kendi merkez hesaplarında tutularak bünyesinde kalan 25.000 TL miktarlı mevduatın davacılara geri ödenmediği, bu nedenle iadesinin gerektiği, bu konuda dava tarihinde yürürlükteki bankacılık kanunları hükümleri gereği 10 yıllık zaman aşımı söz konusu olduğu, ayrıca mevduatın yatırıldığı bankanın yönetim kurulu üyeleri hakkında ceza davası bulunduğu, uzamış ceza zamanaşımı da gözetildiğinde davacı alacağının zamanaşımına uğramadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı Hatice ve Ayşe yönünden ayrı ayrı 12.500 TL'nin 30/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı banka ve borcu üstlenen T..

T..'den tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı banka vekili ve ihbar olunan T.. T.. vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun, somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının o. s. bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekili ile ihbar olunan T.. T.. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davacılar tarafından banka hesabına yatırılan paranın o.-s. hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Dava, davalı bankaya karşı açılmış olup davalının talebi ile mülga 1086 sayılı HUMK'nun 49. maddesi uyarınca T.. T..'ye ihbar olunmuş, T.. T..'de ihbar olunan sıfatı ile davaya cevap vermiş, karar başlığında da T.. T.. ihbar olunan olarak gösterilmiş olmasına rağmen ancak davanın tarafları hakkında hüküm kurulabileceği kuralı gözetilmeksizin T.. T.. yönünden de borcu üstlenen sıfatıyla hüküm kurulması ve bu şekilde infazda tereddüt yaratılması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3- Ayrıca, mahkemece, davacı tarafından ödenen harç ile bakiye harcın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de davalı I.Bank A.Ş'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan E. A.Ş'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın o.s. bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten E. A.Ş'nin T.. T.. tarafından devir alındıktan sonra en son I. Bank A.Ş'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken I. Bank A.Ş'ye devredilen E. A.Ş'nin eylemlerinden dolayı açılan davada I. Bank A.Ş'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka ile ihbar olunan T.. T.. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka ile ihbar olunan T.. T.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ve ihbar olunan T.. T.. yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 26.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102189000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.