Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13550 E. 2014/19642 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümrük müşavirliği↗ gümrük beyannamesi↗ ba beyannamesi↗ marka hakkına tecavüz↗ dosya masrafı↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 06/05/2011 tarihli faturanın şirket defterinde kayıtlı olup olmamasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı, gümrük evrakına göre dava konusu mallarla ilgili EKS 061163 sayılı ve 06/04/2011 tarihli gümrük çıkış beyannamesinin davalı şirket adına işlem gördüğü, gümrük beyannamesinde davalı şirketin adının yazılı bulunduğu, davalı şirketin gümrük müdürlüğüne verdiği 16/05/2011 tarihli dilekçe ile beyannameyi sahiplendiği ve beyannameye konu eşya içindeki sorunsuz eşyanın iadesini istediği, faturadaki imzanın şirket ortaklarına ya da temsil ettiği kişilere ait olmadığı biçimindeki davalı savunmasının, dava konusu malların ele geçirildiği aracın ve gümrük beyannamesinin davalıya aidiyeti karşısında sonuca etkisinin bulunmadığı, davalı vekilinin "matbu olarak gümrük müşavirine boş teslim edilen belgelerin irade dışında kullanıldığı" biçimindeki savunmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, dava konusu gümrük eşyasından dolayı sorumluluğun davalı şirkete ait bulunduğu, davalının eyleminin 556 sayılı KHK' nın 9, 61 maddeleri anlamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ambarlı Gümrük Müdürlüğünde ele geçen ve Ambarlı Gümrük Müdürlüğü' nün 2011/14 sayılı Gümrük İşlemlerini Durdurma Kararı ile davaya konu olan Burberry markalı ürünler nedeniyle davalının eyleminin
davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, giderilmesine ve men' ine, gümrükte el konulan davaya konu Burberry markalı taklit ürünlerin imhasına, dava konusu taklit ürünlerin gümrükte muhafazası nedeniyle depolama ve sundurma ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine, karar kesinleştiğinde karar özetinin, masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek 3 gazeteden 1 inde 1/8 gazete tek sayfası ebadında ve bir kez ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece, gümrük, depolama ve sundurma ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmiş ise de, henüz doğmamış, miktarı belirsiz ve gelecekte ortaya çıkacak olan bir alacağa ilişkin bir karara hükmedilemez. Bu durum, aynı zamanda hüküm fıkrasının infazında tereddüte de yol açacağından, mahkemece söz konusu giderlerin davalıdan alınmasına karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9159 E. 2013/22675 K.
Ortak:gümrük müşavirliği · gümrük beyannamesi · ba beyannamesi · marka hakkına tecavüz · temsil · teslim · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 06/05/2011 tarihli faturanın şirket «defterinde» kayıtlı olup olmamasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı, gümrük evrakına göre dava konusu mallarla ilgili EKS 061163 sayılı ve 06/04/2011 tarihli gümrük çıkış «beyannamesinin» davalı şirket adına işlem gördüğü, «gümrük beyannamesinde» davalı şirketin adının yazılı bulunduğu, davalı şirketin gümrük müdürlüğüne verdiği 16/05/2011 tarihli dilekçe ile beyannameyi sahiplendiği ve beyannameye konu eşya içindeki sorunsuz eşyanın iadesini istediği, faturadaki imzanın şirket ortaklarına ya da «temsil» ettiği kişilere ait olmadığı biçimindeki davalı savunmasının, dava konusu malların ele geçirildiği aracın ve gümrük beyannamesinin davalıya aidiyeti karşısında sonuca etkisinin bulunmadığı, davalı vekilinin "matbu olarak «gümrük müşavirine» boş «teslim» edilen belgelerin irade dışında kullanıldığı" biçimindeki savunmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, dava konusu gümrük eşyasından dolayı sorumluluğun davalı şirkete ait bulunduğu, davalının eyleminin 556 sayılı KHK' nın 9, 61 maddeleri anlamında «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ambarlı Gümrük Müdürlüğünde ele geçen ve Ambarlı Gümrük Müdürlüğü' nün 2011/14 sayılı Gümrük İşlemlerini Durdurma Kararı ile davaya konu olan Burberry markalı ürünler nedeniyle davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, giderilmesine ve men' ine, gümrükte el konulan davaya konu Burberry markalı taklit ürünlerin imhasına, dava konusu taklit ürünlerin gümrükte muhafazası nedeniyle depolama ve sundurma ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine, karar kesinleştiğinde karar özetinin, «masrafı» davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek 3 gazeteden 1 inde 1/8 gazete tek sayfası ebadında ve bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 06/05/2011 tarihli faturanın şirket «defterinde» kayıtlı olup olmamasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı, gümrük evrakına göre dava konusu mallarla ilgili EKS 061163 sayılı ve 06/04/2011 tarihli gümrük çıkış «beyannamesinin» davalı şirket adına işlem gördüğü, «gümrük beyannamesinde» davalı şirketin adının yazılı bulunduğu, davalı şirketin gümrük müdürlüğüne verdiği 16/05/2011 tarihli dilekçe ile beyannameyi sahiplendiği ve beyannameye konu eşya içindeki sorunsuz eşyanın iadesini istediği, “mavi” adlı şirkete gönderilen tezkereye «olumsuz» cevap verildiği, faturadaki imzanın şirket ortaklarına ya da «temsil» ettiği kişilere ait olmadığı biçimindeki davalı savunmasının, dava konusu malların ele geçirildiği aracın ve gümrük beyannamesinin davalıya aidiyeti karşısında sonuca etkisinin bulunmadığı, davalı vekilinin "matbu olarak «gümrük müşavirine» boş «teslim» edilen belgelerin irade dışında kullanıldığı" biçimindeki savunmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, dava konusu gümrük eşyasından dolayı sorumluluğun davalı şirkete ait bulunduğu, davalının eyleminin 556 sayılı KHK' nın 9, 61 maddeleri anlamında «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, önlenmesi, durdurulması, giderilmesi ve taklit ürünlerin imhası istemlerine ilişkindir.
Ancak, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, “davaya konu Burberry markalı ürünler nedeniyle davalının eyleminin davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, giderilmesine ve men'ine” şeklinde hüküm kurulmuş ve 28.03.2013 tarihli müteferrik kararla kısa kararda «maddi hata» yapıldığı açıklanmış ve doğru kararın taraflara tebliğine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata · infaz · olumsuz oy
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 06/05/2011 tarihli faturanın şirket «defterinde» kayıtlı olup olmamasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı, gümrük evrakına göre dava konusu mallarla ilgili EKS 061163 sayılı ve 06/04/2011 tarihli gümrük çıkış «beyannamesinin» davalı şirket adına işlem gördüğü, «gümrük beyannamesinde» davalı şirketin adının yazılı bulunduğu, davalı şirketin gümrük müdürlüğüne verdiği 16/05/2011 tarihli dilekçe ile beyannameyi sahiplendiği ve beyannameye konu eşya içindeki sorunsuz eşyanın iadesini istediği, “mavi” adlı şirkete gönderilen tezkereye «olumsuz» cevap verildiği, faturadaki imzanın şirket ortaklarına ya da «temsil» ettiği kişilere ait olmadığı biçimindeki davalı savunmasının, dava konusu malların ele geçirildiği aracın ve gümrük beyannamesinin davalıya aidiyeti karşısında sonuca etkisinin bulunmadığı, davalı vekilinin "matbu olarak «gümrük müşavirine» boş «teslim» edilen belgelerin irade dışında kullanıldığı" biçimindeki savunmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, dava konusu gümrük eşyasından dolayı sorumluluğun davalı şirkete ait bulunduğu, davalının eyleminin 556 sayılı KHK' nın 9, 61 maddeleri anlamında «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Ancak, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, “davaya konu Burberry markalı ürünler nedeniyle davalının eyleminin davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, giderilmesine ve men'ine” şeklinde hüküm kurulmuş ve 28.03.2013 tarihli müteferrik kararla kısa kararda «maddi hata» yapıldığı açıklanmış ve doğru kararın taraflara tebliğine karar verilmiştir.
Mahkemece mevcut çelişki «maddi hata» olarak nitelendirilmiş ise de, bu husus maddi hata niteliğinde bulunmayıp, çelişkinin bu şekilde izahı doğru bulunmamıştır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11623 E. 2016/8408 K.
Ortak:gümrük beyannamesi · ba beyannamesi · marka hakkına tecavüz · ilan
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 06/05/2011 tarihli faturanın şirket «defterinde» kayıtlı olup olmamasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı, gümrük evrakına göre dava konusu mallarla ilgili EKS 061163 sayılı ve 06/04/2011 tarihli gümrük çıkış «beyannamesinin» davalı şirket adına işlem gördüğü, «gümrük beyannamesinde» davalı şirketin adının yazılı bulunduğu, davalı şirketin gümrük müdürlüğüne verdiği 16/05/2011 tarihli dilekçe ile beyannameyi sahiplendiği ve beyannameye konu eşya içindeki sorunsuz eşyanın iadesini istediği, faturadaki imzanın şirket ortaklarına ya da «temsil» ettiği kişilere ait olmadığı biçimindeki davalı savunmasının, dava konusu malların ele geçirildiği aracın ve gümrük beyannamesinin davalıya aidiyeti karşısında sonuca etkisinin bulunmadığı, davalı vekilinin "matbu olarak «gümrük müşavirine» boş «teslim» edilen belgelerin irade dışında kullanıldığı" biçimindeki savunmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, dava konusu gümrük eşyasından dolayı sorumluluğun davalı şirkete ait bulunduğu, davalının eyleminin 556 sayılı KHK' nın 9, 61 maddeleri anlamında «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ambarlı Gümrük Müdürlüğünde ele geçen ve Ambarlı Gümrük Müdürlüğü' nün 2011/14 sayılı Gümrük İşlemlerini Durdurma Kararı ile davaya konu olan Burberry markalı ürünler nedeniyle davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, giderilmesine ve men' ine, gümrükte el konulan davaya konu Burberry markalı taklit ürünlerin imhasına, dava konusu taklit ürünlerin gümrükte muhafazası nedeniyle depolama ve sundurma ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine, karar kesinleştiğinde karar özetinin, «masrafı» davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek 3 gazeteden 1 inde 1/8 gazete tek sayfası ebadında ve bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTekstil Dış Ticaret adına işleme tabi tutulduğu ve daha sonra durumun fark edilerek düzeltme yapıldığı görüldüğü gibi, 2008 tarihli «gümrük beyannamesi» de ... adına işlem gördüğünden ve beyannamede gönderici olarak ...'un isim ve imzası bulunduğundan savunmaya itibar edilmediği, ...
Gümrük Müdürlüğü'nün 35899 sayılı ve 24/03/2008 tarihli ihracat «beyannamesi» kapsamında ve kalan markalı gömlek ve tişortlerin imhasına, imha sundurma ve depolama ücretinin davalıdan alınmasına, 7.042,49 TL «maddi tazminat» ile 1.000,00 TL manevi tazminatın 24/03/2008 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Davacı tarafça, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, men’i, ref’i, dava konusu taklit ürünlerin imhası, depolama-sundurma ücreti ile maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hükmün «ilanı» istemleri ile açılan işbu davada mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza inkarı · imza incelemesi · taşıyan · maddi tazminat · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu karardaŞti. tarafından yapıldığı da anlaşılmakla, «beyanname» altındaki «imzayı inkar» eden davalıya ait gümrük dosyası getirtilerek, davalının gümrük işlemleri için verdiği vekaletname ve tatbike medar belgelerin temini ile davalının imza örnekleri alınıp, «imza incelemesi» yapılmak suretiyle «gümrük beyannamelerindeki» imzaların davalıya ait olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Gümrük Müdürlüğü’nden davalının imzasını «taşıyan» «beyanname» aslı ve imzaların bulunduğu evrak asıllarıyla ...
Gümrük Müdürlüğü'nün 35899 sayılı ve 24/03/2008 tarihli ihracat «beyannamesi» kapsamında ve kalan markalı gömlek ve tişortlerin imhasına, imha sundurma ve depolama ücretinin davalıdan alınmasına, 7.042,49 TL «maddi tazminat» ile 1.000,00 TL manevi tazminatın 24/03/2008 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Davacı tarafça, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, men’i, ref’i, dava konusu taklit ürünlerin imhası, depolama-sundurma ücreti ile maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hükmün «ilanı» istemleri ile açılan işbu davada mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6582 E. 2023/1212 K.
Ortak:gümrük beyannamesi · ba beyannamesi · marka hakkına tecavüz · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 06/05/2011 tarihli faturanın şirket «defterinde» kayıtlı olup olmamasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı, gümrük evrakına göre dava konusu mallarla ilgili EKS 061163 sayılı ve 06/04/2011 tarihli gümrük çıkış «beyannamesinin» davalı şirket adına işlem gördüğü, «gümrük beyannamesinde» davalı şirketin adının yazılı bulunduğu, davalı şirketin gümrük müdürlüğüne verdiği 16/05/2011 tarihli dilekçe ile beyannameyi sahiplendiği ve beyannameye konu eşya içindeki sorunsuz eşyanın iadesini istediği, faturadaki imzanın şirket ortaklarına ya da «temsil» ettiği kişilere ait olmadığı biçimindeki davalı savunmasının, dava konusu malların ele geçirildiği aracın ve gümrük beyannamesinin davalıya aidiyeti karşısında sonuca etkisinin bulunmadığı, davalı vekilinin "matbu olarak «gümrük müşavirine» boş «teslim» edilen belgelerin irade dışında kullanıldığı" biçimindeki savunmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, dava konusu gümrük eşyasından dolayı sorumluluğun davalı şirkete ait bulunduğu, davalının eyleminin 556 sayılı KHK' nın 9, 61 maddeleri anlamında «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ambarlı Gümrük Müdürlüğünde ele geçen ve Ambarlı Gümrük Müdürlüğü' nün 2011/14 sayılı Gümrük İşlemlerini Durdurma Kararı ile davaya konu olan Burberry markalı ürünler nedeniyle davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, giderilmesine ve men' ine, gümrükte el konulan davaya konu Burberry markalı taklit ürünlerin imhasına, dava konusu taklit ürünlerin gümrükte muhafazası nedeniyle depolama ve sundurma ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine, karar kesinleştiğinde karar özetinin, «masrafı» davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek 3 gazeteden 1 inde 1/8 gazete tek sayfası ebadında ve bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… Bölge Müdürlüğü Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü muayene memurlarınca davalı adına işlem gören 15340900TR000490 sayılı ve 02.07.2015 tarihli serbest dolaşma muhteviyatı «beyannamesinde» belirtilen kot pantolon, t-shirt, spor kıyafetleri, gömlek ve yelek cinsi eşyaların üzerinde anılan markaların logo ve markalarının bulunduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın fiillerinin müvekkili şirketlerin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğini, davalı tarafın haksız kullanımı neticesinde müvekkillerinin maddi, manevi zarara uğradığını ileri sürerek davacının tecavüzünün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, beyanname muhteviyatı ürünler içinde yer alan ve müvekkillerinin tanınmış markalarını «taşıyan» ürünlere el konulmasına, el konulan ürünlerin hüküm kesinleştiğinde «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle imhasına, ürünlerin depolama ve sundurma ücretinin davalıya tahmiline, maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulmasına karar veri …
… Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Müvekkillerine ait markaların Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış markalar olduğunu, 2.02.07.2015 tarihli «gümrük beyannamesinin» ihracatçı-gönderici olarak davalı şirketin adının yazıldığını, dolaşım belgesindeki ürünlerle gümrük beyannamesindeki ürünlerin aynı ürünler olduğuna dair tespitin yapılamadığını, 3.İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davaya konu ürünlerin taklit ürünler olduğunun tespit edildiğini, 4.Ceza Mahkemesindeki yargılamaya konu olan malların işbu davaya konu mallar ile aynı mallar olmadığının basit bir inceleme ile ortaya çıkacağını, 5.Her «tacirin» basiretli olarak davranma yükümlülüğü altında olduğunu, marka hakkı sahibinin müvekkillerinin markasını «taşıyan» taklit ürünlerin gümrük bölgesine girmesini engelleme hakkı bulunduğunu, davalı fiilinin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğini ileri sürerek kararın bzulmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının taklit olduğunu bildiği davacılara ait markaları «taşıyan» ürünleri gümrük sahasına sokmak ve gümrük işlemine konu etmeye çalışmak suretiyle ticaretini yaptığı, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesi uyarınca «marka hakkına tecavüzün» gerçekleştiği ve tecavüze konu ürünlerin 556 sayılı KHK'nın 62 nci maddesi uyarınca imhasına, depolama ve sundurma ücretinin davalıdan alınmasına karar verilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne davalının marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davalının «iltibas» yaratan tüm kullanımlarının önlenmesine, tecavüzün durdurulmasına, davacıların tanınmış markalarını taşıyan ürünlere el konulmasına, el konulan ürünlerin hüküm kesinleştiğinde «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle imhasına, ürünlerin depolama ve sundurma ücretinin davalıya tahmiline, davacının maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulmasına …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:aval · acente · şikayet · kaldırma ve yeniden hüküm · taşıyan · tacir · iltibas
Benzer bu kararda… ece taşıma yaptığını, mahreci iade edilmek üzere yurtdışından başka bir firma aracılığıyla gönderilen davaya konu malların sadece sevk edilmesini sağlayan aracı bir «acenta» olduğunu, mallardan bir bilgisinin bulunmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin gerek dava konusu gerekse «gümrük beyannamesinde» düzenlenen diğer mallar için yapılan «şikayet» sonucunda açılan ceza davasında beraat ettiğini, mahkemenin bilirkişi raporunda belirtilen eksiklikleri gidermediğini, eksik ve hatalı rapora dayalı karar verdiğini, müvekkilince düzenlenen gümrük beyannamesi bulunmadığını, kararda belirtilen gümrük beyannamesindeki gönderici ihracatçı ibarelerinin matbu-belgede bulunan ibareler olduğunu, malların sahibinin, üreticisinin, taklitcisinin ve ticarete sunanın müvekkili olmadığını, asıl sahibinin yabancı bir firma, üreticisinin ise Türkiye'deki K&K tekstil isimli bir firma olduğunu, malların Mısır'a gönderilmesinden sonra eksik gümrük işlemlerinin tamamlanması için geri çevrilmesi neticesinde müvekkilinin müdahil olduğunu, malların «iltibas» oluşturduğunun müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının taklit olduğunu bildiği davacılara ait markaları «taşıyan» ürünleri gümrük sahasına sokmak ve gümrük işlemine konu etmeye çalışmak suretiyle ticaretini yaptığı, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesi uyarınca «marka hakkına tecavüzün» gerçekleştiği ve tecavüze konu ürünlerin 556 sayılı KHK'nın 62 nci maddesi uyarınca imhasına, depolama ve sundurma ücretinin davalıdan alınmasına karar verilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne davalının marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davalının «iltibas» yaratan tüm kullanımlarının önlenmesine, tecavüzün durdurulmasına, davacıların tanınmış markalarını taşıyan ürünlere el konulmasına, el konulan ürünlerin hüküm kesinleştiğinde «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle imhasına, ürünlerin depolama ve sundurma ücretinin davalıya tahmiline, davacının maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulmasına …
… i hakkında markaya tecavüz suçundan dolayı cezalandırılmasının istendiği, dava konusunun da iş bu hukuk davasına dayanak teşkil eden 15340900TR000490 sayılı transit «beyannamesi» muhteviyatı eşyalar olduğu ve «avalının» suça konu ürünlerin transit taşımacılığını yaptığı, malların ihracatçısı, ithalatçısı veya imalatçısı olmadığı, eşyaların muhteviyatı ile ilgili bilgisinin olduğuna ve atılı suçu kasten işlediğine dair yeterli delil elde edilemediği, transit taşımacılık şeklinde yapılan eylemle suçun oluşmadığı, konteynerlerle taşınan bir ürün olduğu, dolayısıyla dava konusu ürünlerin muhteviyatının davalı şirket tarafından bilindiği hususunun usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı gerekçeleriyle beraat kararı verildiği ve bu kararın Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla kesinleştiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağını ancak kesinleşen ceza mahkemesi kararında sabit olan maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ve ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ile davalı şirketin gümrükte ele geçen malların üreticisi, ithalatçısı, ihracatçısı olmadığı, eşyanın muhteviyatı ile ilgili bilgisinin bulunmadığı ve transit taşımacılığı yaptığına ilişkin tespitin hukuk hakimini bağlayıcı olacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
… Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Müvekkillerine ait markaların Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış markalar olduğunu, 2.02.07.2015 tarihli «gümrük beyannamesinin» ihracatçı-gönderici olarak davalı şirketin adının yazıldığını, dolaşım belgesindeki ürünlerle gümrük beyannamesindeki ürünlerin aynı ürünler olduğuna dair tespitin yapılamadığını, 3.İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davaya konu ürünlerin taklit ürünler olduğunun tespit edildiğini, 4.Ceza Mahkemesindeki yargılamaya konu olan malların işbu davaya konu mallar ile aynı mallar olmadığının basit bir inceleme ile ortaya çıkacağını, 5.Her «tacirin» basiretli olarak davranma yükümlülüğü altında olduğunu, marka hakkı sahibinin müvekkillerinin markasını «taşıyan» taklit ürünlerin gümrük bölgesine girmesini engelleme hakkı bulunduğunu, davalı fiilinin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğini ileri sürerek kararın bzulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13550 E. , 2014/19642 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 13/05/2014
NUMARASI 2014/84-2014/115
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2014 tarih ve 2014/84-2014/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait BURBERRY markalı taklit ürünlerin yurt dışına gönderilmek için gümrüğe getirildiği sırada Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nde ele geçirildiğini, davaya konu taklit ürünlerin davalıya ait olduğunu, davalının bu eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin marka hakkına tecavüzün tespitini, durdurulmasını, giderilmesini ve men'ini, el konulan ürünlerin imhasını, depolama sundurma ücretinin davalıya yükletilmesini, verilecek kararın gazetede ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taklit ürünlere ilişkin faturanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin yapılan ihracat işlemlerinden haberdar olmadığını, kusur ve kastının bulunmadığını, taklit ürünlerden dolayı müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 06/05/2011 tarihli faturanın şirket defterinde kayıtlı olup olmamasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı, gümrük evrakına göre dava konusu mallarla ilgili EKS 061163 sayılı ve 06/04/2011 tarihli gümrük çıkış beyannamesinin davalı şirket adına işlem gördüğü, gümrük beyannamesinde davalı şirketin adının yazılı bulunduğu, davalı şirketin gümrük müdürlüğüne verdiği 16/05/2011 tarihli dilekçe ile beyannameyi sahiplendiği ve beyannameye konu eşya içindeki sorunsuz eşyanın iadesini istediği, faturadaki imzanın şirket ortaklarına ya da temsil ettiği kişilere ait olmadığı biçimindeki davalı savunmasının, dava konusu malların ele geçirildiği aracın ve gümrük beyannamesinin davalıya aidiyeti karşısında sonuca etkisinin bulunmadığı, davalı vekilinin "matbu olarak gümrük müşavirine boş teslim edilen belgelerin irade dışında kullanıldığı" biçimindeki savunmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, dava konusu gümrük eşyasından dolayı sorumluluğun davalı şirkete ait bulunduğu, davalının eyleminin 556 sayılı KHK' nın 9, 61 maddeleri anlamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ambarlı Gümrük Müdürlüğünde ele geçen ve Ambarlı Gümrük Müdürlüğü' nün 2011/14 sayılı Gümrük İşlemlerini Durdurma Kararı ile davaya konu olan Burberry markalı ürünler nedeniyle davalının eyleminin
davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, giderilmesine ve men' ine, gümrükte el konulan davaya konu Burberry markalı taklit ürünlerin imhasına, dava konusu taklit ürünlerin gümrükte muhafazası nedeniyle depolama ve sundurma ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine, karar kesinleştiğinde karar özetinin, masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek 3 gazeteden 1 inde 1/8 gazete tek sayfası ebadında ve bir kez ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece, gümrük, depolama ve sundurma ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmiş ise de, henüz doğmamış, miktarı belirsiz ve gelecekte ortaya çıkacak olan bir alacağa ilişkin bir karara hükmedilemez. Bu durum, aynı zamanda hüküm fıkrasının infazında tereddüte de yol açacağından, mahkemece söz konusu giderlerin davalıdan alınmasına karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102185100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz