İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1738 E. 2014/11505 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muacceliyet ihtarı↗ acentelik ilişkisi↗ ipotek limiti↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ acentelik↗ dava şartı yokluğu↗ muacceliyet↗ ipotek↗ işlemiş faiz↗ ihtar↗ asıl alacak↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı şirketin acentelik ilişkisinden kaynaklanan borçlarını ödememesi üzerine sözleşmenin feshedildiği, davacı tarafın davalı şirketten 18.858,41 TL miktarında alacaklı bulunduğu, 30/03/2005 tarihinde davalı şirkete borcun ödenmesi için ihtarda bulunulduğu, 07/04/2005 tarihinden itibaren davalı şirketin temerrüde düşmüş sayılacağı, bu tarihten itibaren icra takip tarihine kadar 20.758,20 TL'lik işlemiş faiz tahakkuku gerektiği, asıl alacak miktarı ipotek limitinin altında kaldığı gerekçesiyle yapılan itirazın 18.858,41 TL asıl alacak ve 20.758,20 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 39.616,61 TL üzerinden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, takibe takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden işletilecek Merkez Bankası'nın dönemler halinde belirlediği avans faizinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davalılar hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. TMK'nın 887. maddesi geregince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilebilmesi için öncelikle ipotekli taşınmaz malikine borç muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekir. Böyle bir ihtar yoksa mesmu bir icra takibinin varlığından da söz edilemeyeceğinden itirazın iptali davasının da dava şartı yokluğundan reddi gerekir. Mahkemece, bu husus araştırılmadan eksik inceleme ile itirazın iptali davasının esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6955 E. 2011/17666 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu · dava sebebi · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece, davalı TPE dışındaki davalılar hakkında açılan davada aynı «sebebe» dayanılarak «husumetten» red kararı verilmesine rağmen her biri lehine ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… -b maddesi gereğince kısmen reddedildiği, davalı TPE dışındaki davalıların tescil sürecinde itirazlarının bulunmaması nedeniyle bu davalılar hakkında açılan davanın «husumet» yönünden reddinin gerektiği, davacının başvurusu içinde yer alan bazı emtia sınıflarının daha önce tescilli olan bazı markaları içinde aynen yer aldığı gerekçesiyle davalı TPE hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK’nun 2006-M-758 sayılı kararının başvuru kapsamındaki 29/12,13, 30/01, 14 sınıf ve alt sınıflar yönünden iptaline, diğer davalılar yönünden açılan davanın ise «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13555 E. 2013/11447 K.
Ortak:muacceliyet ihtarı · ipoteğin paraya çevrilmesi · acentelik · dava şartı yokluğu · muacceliyet · ipotek · ihtar · eksik inceleme · dava şartı
İncelediğiniz karardaTMK'nın 887. maddesi geregince «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilebilmesi için öncelikle «ipotekli» taşınmaz malikine borç «muacceliyet ihtarının» gönderilmesi gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı şirketin «acentelik ilişkisinden» kaynaklanan borçlarını ödememesi üzerine sözleşmenin feshedildiği, davacı tarafın davalı şirketten 18.858,41 TL miktarında alacaklı bulunduğu, 30/03/2005 tarihinde davalı şirkete borcun ödenmesi için «ihtarda» bulunulduğu, 07/04/2005 tarihinden itibaren davalı şirketin «temerrüde» düşmüş sayılacağı, bu tarihten itibaren icra takip tarihine kadar 20.758,20 TL'lik «işlemiş faiz» tahakkuku gerektiği, «asıl alacak» miktarı «ipotek limitinin» altında kaldığı gerekçesiyle yapılan itirazın 18.858,41 TL asıl alacak ve 20.758,20 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 39.616,61 TL üzerinden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, takibe takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden işletilecek Merkez Bankası'nın dönemler halinde belirlediği «avans faizinin» uygulanmasına karar verilmiştir.
Böyle bir «ihtar» yoksa mesmu bir icra takibinin varlığından da söz edilemeyeceğinden itirazın iptali davasının da dava «şartı yokluğundan» reddi gerekir.
Benzer bu karardaTMK'nın 887. maddesi geregince «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilebilmesi için öncelikle «ipotekli» taşınmaz malikine borç «muacceliyet ihtarının» gönderilmesi gerekir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı müflis şirketin dava dışı şirketle aralarındaki «acentelik sözleşmesi» gereği dava dışı şirketin sözleşmeye istinaden davacı şirket adına vekaleten yapmış olduğu her tür «sigorta sözleşmelerinden» dolayı tahsil etmiş olduğu «primlerini» takip eden ayın sonuna kadar davacı şirkete ödemekle yükümlü olduğu, davalı «ipotek» borçlusu ile dava dışı acentenin icra dosyasına yapmış oldukları itirazında borcun 25.819,176 TL'lik kısmını açık beyanları ile kabul etmiş oldukları, bu miktar borcun varlığının, «mutabakat belgesi» ve borçlunun kabulü ile sabit olduğu gerekçesiyle davacı tarafın sabit olan 25.819,18 TL tutarındaki alacağı üzerinden «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Böyle bir «ihtar» yoksa mesmu bir icra takibinin varlığından da söz edilemeyeceğinden itirazın iptali davasının da dava «şartı yokluğundan» reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutabakat belgesi · acentelik sözleşmesi · tahsilde tekerrür olmaması · mutabakat · tahsilde tekerrür · sigorta sözleşmesi · ek prim · icra takibine itiraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı müflis şirketin dava dışı şirketle aralarındaki «acentelik sözleşmesi» gereği dava dışı şirketin sözleşmeye istinaden davacı şirket adına vekaleten yapmış olduğu her tür «sigorta sözleşmelerinden» dolayı tahsil etmiş olduğu «primlerini» takip eden ayın sonuna kadar davacı şirkete ödemekle yükümlü olduğu, davalı «ipotek» borçlusu ile dava dışı acentenin icra dosyasına yapmış oldukları itirazında borcun 25.819,176 TL'lik kısmını açık beyanları ile kabul etmiş oldukları, bu miktar borcun varlığının, «mutabakat belgesi» ve borçlunun kabulü ile sabit olduğu gerekçesiyle davacı tarafın sabit olan 25.819,18 TL tutarındaki alacağı üzerinden «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla «icra takibine itirazın» iptali davasında, takibe hem asıl borçlu hem de «ipotekli» taşınmaz maliki birlikte itiraz ettiklerine göre her ikisinin de dava edilmesi zorunlu olup, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı vardır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1738 E. , 2014/11505 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 44. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/02/2013
NUMARASI 2011/77-2013/44
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.02.2013 tarih ve 2011/77-2013/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili yetkili acentesi olduğunu, davalı acentenin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere, diğer davalı İ.. B.. taşınmazı üzerinde davacı şirket yararına 30.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, davalı şirketin acentelik faaliyetinden kaynaklanan borcunu ödememesi sebebiyle davalı şirket acentelik sözleşmesinin feshedildiği, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2009/1994 Esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini ancak davalıların borca ve yetkiye itiraz ettiklerini ileri sürerek haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı şirketin acentelik ilişkisinden kaynaklanan borçlarını ödememesi üzerine sözleşmenin feshedildiği, davacı tarafın davalı şirketten 18.858,41 TL miktarında alacaklı bulunduğu, 30/03/2005 tarihinde davalı şirkete borcun ödenmesi için ihtarda bulunulduğu, 07/04/2005 tarihinden itibaren davalı şirketin temerrüde düşmüş sayılacağı, bu tarihten itibaren icra takip tarihine kadar 20.758,20 TL'lik işlemiş faiz tahakkuku gerektiği, asıl alacak miktarı ipotek limitinin altında kaldığı gerekçesiyle yapılan itirazın 18.858,41 TL asıl alacak ve 20.758,20 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 39.616,61 TL üzerinden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, takibe takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden işletilecek Merkez Bankası'nın dönemler halinde belirlediği avans faizinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davalılar hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. TMK'nın 887. maddesi geregince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilebilmesi için öncelikle ipotekli taşınmaz malikine borç muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekir. Böyle bir ihtar yoksa mesmu bir icra takibinin varlığından da söz edilemeyeceğinden itirazın iptali davasının da dava şartı yokluğundan reddi gerekir. Mahkemece, bu husus araştırılmadan eksik inceleme ile itirazın iptali davasının esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102183000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz