İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13555 E. 2013/11447 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muacceliyet ihtarı↗ mutabakat belgesi↗ zorunlu dava arkadaşlığı↗ acentelik sözleşmesi↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ mutabakat↗ tahsilde tekerrür↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ ek prim↗ dava şartı yokluğu↗ muacceliyet↗ ipotek↗ icra takibine itiraz↗ pasif husumet↗ ihtar↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı müflis şirketin dava dışı şirketle aralarındaki acentelik sözleşmesi gereği dava dışı şirketin sözleşmeye istinaden davacı şirket adına vekaleten yapmış olduğu her tür sigorta sözleşmelerinden dolayı tahsil etmiş olduğu primlerini takip eden ayın sonuna kadar davacı şirkete ödemekle yükümlü olduğu, davalı ipotek borçlusu ile dava dışı acentenin icra dosyasına yapmış oldukları itirazında borcun 25.819,176 TL'lik kısmını açık beyanları ile kabul etmiş oldukları, bu miktar borcun varlığının, mutabakat belgesi ve borçlunun kabulü ile sabit olduğu gerekçesiyle davacı tarafın sabit olan 25.819,18 TL tutarındaki alacağı üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. TMK'nın 887. maddesi geregince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilebilmesi için öncelikle ipotekli taşınmaz malikine borç muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekir. Böyle bir ihtar yoksa mesmu bir icra takibinin varlığından da söz edilemeyeceğinden itirazın iptali davasının da dava şartı yokluğundan reddi gerekir. Mahkemece, bu husus araştırılmadan eksik inceleme ile itirazın iptali davasının esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine itirazın iptali davasında, takibe hem asıl borçlu hem de ipotekli taşınmaz maliki birlikte itiraz ettiklerine göre her ikisinin de dava edilmesi zorunlu olup, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Pasif husumete ilişkin bu husus nazara alınmadan karar verilmesi de doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1738 E. 2014/11505 K.
Ortak:muacceliyet ihtarı · ipoteğin paraya çevrilmesi · acentelik · dava şartı yokluğu · muacceliyet · ipotek · ihtar · eksik inceleme · dava şartı
İncelediğiniz karardaTMK'nın 887. maddesi geregince «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilebilmesi için öncelikle «ipotekli» taşınmaz malikine borç «muacceliyet ihtarının» gönderilmesi gerekir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı müflis şirketin dava dışı şirketle aralarındaki «acentelik sözleşmesi» gereği dava dışı şirketin sözleşmeye istinaden davacı şirket adına vekaleten yapmış olduğu her tür «sigorta sözleşmelerinden» dolayı tahsil etmiş olduğu «primlerini» takip eden ayın sonuna kadar davacı şirkete ödemekle yükümlü olduğu, davalı «ipotek» borçlusu ile dava dışı acentenin icra dosyasına yapmış oldukları itirazında borcun 25.819,176 TL'lik kısmını açık beyanları ile kabul etmiş oldukları, bu miktar borcun varlığının, «mutabakat belgesi» ve borçlunun kabulü ile sabit olduğu gerekçesiyle davacı tarafın sabit olan 25.819,18 TL tutarındaki alacağı üzerinden «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Böyle bir «ihtar» yoksa mesmu bir icra takibinin varlığından da söz edilemeyeceğinden itirazın iptali davasının da dava «şartı yokluğundan» reddi gerekir.
Benzer bu karardaTMK'nın 887. maddesi geregince «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilebilmesi için öncelikle «ipotekli» taşınmaz malikine borç «muacceliyet ihtarının» gönderilmesi gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı şirketin «acentelik ilişkisinden» kaynaklanan borçlarını ödememesi üzerine sözleşmenin feshedildiği, davacı tarafın davalı şirketten 18.858,41 TL miktarında alacaklı bulunduğu, 30/03/2005 tarihinde davalı şirkete borcun ödenmesi için «ihtarda» bulunulduğu, 07/04/2005 tarihinden itibaren davalı şirketin «temerrüde» düşmüş sayılacağı, bu tarihten itibaren icra takip tarihine kadar 20.758,20 TL'lik «işlemiş faiz» tahakkuku gerektiği, «asıl alacak» miktarı «ipotek limitinin» altında kaldığı gerekçesiyle yapılan itirazın 18.858,41 TL asıl alacak ve 20.758,20 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 39.616,61 TL üzerinden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, takibe takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden işletilecek Merkez Bankası'nın dönemler halinde belirlediği «avans faizinin» uygulanmasına karar verilmiştir.
Böyle bir «ihtar» yoksa mesmu bir icra takibinin varlığından da söz edilemeyeceğinden itirazın iptali davasının da dava «şartı yokluğundan» reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik ilişkisi · ipotek limiti · işlemiş faiz · asıl alacak · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı şirketin «acentelik ilişkisinden» kaynaklanan borçlarını ödememesi üzerine sözleşmenin feshedildiği, davacı tarafın davalı şirketten 18.858,41 TL miktarında alacaklı bulunduğu, 30/03/2005 tarihinde davalı şirkete borcun ödenmesi için «ihtarda» bulunulduğu, 07/04/2005 tarihinden itibaren davalı şirketin «temerrüde» düşmüş sayılacağı, bu tarihten itibaren icra takip tarihine kadar 20.758,20 TL'lik «işlemiş faiz» tahakkuku gerektiği, «asıl alacak» miktarı «ipotek limitinin» altında kaldığı gerekçesiyle yapılan itirazın 18.858,41 TL asıl alacak ve 20.758,20 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 39.616,61 TL üzerinden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, takibe takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden işletilecek Merkez Bankası'nın dönemler halinde belirlediği «avans faizinin» uygulanmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9425 E. 2015/9966 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen alacak · rücu · haksız fiil · dahili dava · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… k hattı geçirmek suretiyle 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinden önce kamulaştırmasız el attığı, açılan dava sonunda hükmolunan tazminat ve ferileri «dahil» olmak üzere 16.819,74 TL'nin 06/11/2008 tarihinde hak sahibine verilmek üzere davacı tarafından icra dosyasına yatırıldığı, bu haliyle davacının davalıdan 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.4 ve 7.6 maddesine dayanarak «rücu» talebinde bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 16.819,74 TL'nin ödeme tarihinden ( 06/11/2008 ) itibaren değişen oranda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
2- Mahkemece davalının eylemi «haksız fiil» olarak nitelendirilip ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmişse de, dava niteliği itibariyle sözleşmeden kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Bu itibarla, davalının dava tarihinden önce «temerrüde» düşürüldüğü iddia ve ispat olunmadığına göre, mahkemece ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13555 E. , 2013/11447 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.03.2012 tarih ve 2011/56-2012751 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı müflis ... Sigorta İflas İdaresi vekili, dava dışı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti'nin davacı ... ... Sigorta A.Ş'nin acentesi olduğunu, ... ... Müsteşarlığı’nın 15.05.2001 tarih ve 50036 sayıl talimatı uyarınca ... ... Sigorta A.Ş'nin yönetiminin değiştirildiğini, 18.06.2001 tarihi itibariyle tüm branşlarda yeni sigorta ve reasürans sözleşme yapma yetkisinin kaldırıldığını, tüm acentelerin acentelik sözleşmelerinin de 18.06.2001 tarihi itibariyle feshedildiğini, dava dışı acentenin 39.303,00 TL asıl alacak, 86.750,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 126.053,00 TL borcu bulunduğunu, dava dışı şirketin borcuna karşılık müflis şirket lehine tesis edilen ... İli ... İlçesi ...
Mah. 9192 ada, 9 parsel sayılı davalıya ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin paraya çevrilmesi yönünde ..
10. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1490 Esas sayılı dosyası ile 50.000,00 TL ipotek bedeli üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçtiklerini, borçlulardan Yolcu Sigorta Ltd. Şti'nin adına çıkartılan tebligata rağmen ödeme emrine itiraz etmeyerek hakkındaki icra takibinin kesinleştiğini, ancak davalı borçlunun icra takibine itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, yapılan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olup müflis şirket alacağının defter kayıtları ile sabit olduğunu ileri sürerek davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına va alacağın %40‘ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da gelmemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı müflis şirketin dava dışı şirketle aralarındaki acentelik sözleşmesi gereği dava dışı şirketin sözleşmeye istinaden davacı şirket adına vekaleten yapmış olduğu her tür sigorta sözleşmelerinden dolayı tahsil etmiş olduğu primlerini takip eden ayın sonuna kadar davacı şirkete ödemekle yükümlü olduğu, davalı ipotek borçlusu ile dava dışı acentenin icra dosyasına yapmış oldukları itirazında borcun 25.819,176 TL'lik kısmını açık beyanları ile kabul etmiş oldukları, bu miktar borcun varlığının, mutabakat belgesi ve borçlunun kabulü ile sabit olduğu gerekçesiyle davacı tarafın sabit olan 25.819,18 TL tutarındaki alacağı üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. TMK'nın 887. maddesi geregince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilebilmesi için öncelikle ipotekli taşınmaz malikine borç muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekir. Böyle bir ihtar yoksa mesmu bir icra takibinin varlığından da söz edilemeyeceğinden itirazın iptali davasının da dava şartı yokluğundan reddi gerekir. Mahkemece, bu husus araştırılmadan eksik inceleme ile itirazın iptali davasının esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine itirazın iptali davasında, takibe hem asıl borçlu hem de ipotekli taşınmaz maliki birlikte itiraz ettiklerine göre her ikisinin de dava edilmesi zorunlu olup, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Pasif husumete ilişkin bu husus nazara alınmadan karar verilmesi de doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450731400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz