Parsiyel taşıma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5256 E. 2014/11424 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
parsiyel taşıma↗ iade faturası↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ delil değerlendirmesi↗ cmr konvansiyonu↗ cmr↗ navlun↗ ticari defter kayıtları↗ taşıma sözleşmesi↗ istirdat↗ ticari defter↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşımanın CMR konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, CMR hükümlerine göre davacı tarafından taşınan ve alıcısı konumundaki davalının emrine çekincesiz teslim edilen ürünlerin komple kamyon yerine parsiyel yük olarak geç taşınmasının zarara sebep olduğu öne sürülerek navlun ücretinden kesinti yapılmasının mümkün olamayacağı, davacının düzenlediği ve davalıya tebliğ ettiği tarafların karşılıklı olarak ticari defterlerinde kayıtlandırdıkları faturaların TTK'nın 23/3 maddesi hükmü uyarınca kesinleşmiş olduğu, bu aşamadan sonra davalının davacıya gönderdiği iade faturasının davalı yararına bir alacak doğuramayacağı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, karşı dava ise, taşıma nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen bedelin istirdadı istemlerine ilişkindir. Davalı asıl davadaki savunmasında ve karşı davada, davacının tam kamyon taşıma yapması gerekirken parsiyel taşıma yaptığını, tam kamyon taşıma ile parsiyel taşıma arasındaki navlun farkı nedeniyle alacağı bulunduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece bu savunma değerlendirilmeksizin, CMR konvansiyonundaki gecikme hükümlerine göre değerlendirme yapılarak asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Davalının savunması karşısında, CMR konvansiyonundaki gecikme hükümlerine göre değerlendirme yapılması somut olayın niteliğine uygun düşmemektedir. Bu durumda mahkemece, davalının savunması doğrultusunda değerlendirme yapılmak suretiyle davacının tam kamyon taşıma yerine parsiyel taşıma yapıp yapmadığı ve bu nedenle navlun farkı oluşup oluşmadığı hususu araştırılıp, tarafların bu konudaki delillerinin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15452 E. 2016/369 K.
Ortak:navlun · taşıma sözleşmesi · teslim
İncelediğiniz kararda… e, dava konusu taşımanın CMR konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, CMR hükümlerine göre davacı tarafından taşınan ve alıcısı konumundaki davalının emrine çekincesiz «teslim» edilen ürünlerin komple kamyon yerine parsiyel yük olarak geç taşınmasının zarara sebep olduğu öne sürülerek «navlun» ücretinden kesinti yapılmasının mümkün olamayacağı, davacının düzenlediği ve davalıya tebliğ ettiği tarafların karşılıklı olarak «ticari defterlerinde kayıtlandırdıkları» faturaların TTK'nın 23/3 maddesi hükmü uyarınca kesinleşmiş olduğu, bu aşamadan sonra davalının davacıya gönderdiği «iade faturasının» davalı yararına bir alacak doğuramayacağı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
1-Asıl dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacak nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, karşı dava ise, taşıma nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen bedelin «istirdadı» istemlerine ilişkindir.
Davalı asıl davadaki savunmasında ve karşı davada, davacının tam kamyon taşıma yapması gerekirken «parsiyel taşıma» yaptığını, tam kamyon taşıma ile parsiyel taşıma arasındaki «navlun» farkı nedeniyle alacağı bulunduğunu ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca yapılan taşımadan kaynaklı «navlun alacağı» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde bu konvansiyon hükümleri uyarınca yapılan taşımalardan kaynaklı davaların açılabileceği mahkemelerin belirtildiği, somut olayda «taşıma sözleşmesinin» akdedildiği, taşımacının yükü «teslim» aldığı ve davalı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli»....
Dava, karayoluyla CMR hükümlerine tabi taşımadan kaynaklı «navlun bedelinin» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Her ne kadar dava konusu alacağın «sebebini» teşkil eden taşıma ilişkisi CMR hükümlerine tabi ise de CMR Konvansiyonu'nda «navlun alacağına» ilişkin bir düzenleme bulunmadığından bu yöne ilişkin ihtilaflarda iç hukuk kuralları uygulanmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para borcu · navlun alacağı · navlun bedeli · borca itiraz · şirket merkezi mahkemesi · sözleşmeden doğan dava · ifa · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca yapılan taşımadan kaynaklı «navlun alacağı» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde bu konvansiyon hükümleri uyarınca yapılan taşımalardan kaynaklı davaların açılabileceği mahkemelerin belirtildiği, somut olayda «taşıma sözleşmesinin» akdedildiği, taşımacının yükü «teslim» aldığı ve davalı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli»....
Dava «navlun alacağının» tahsili istemine ilişkin olup navlun alacağı «para borcu» olması hasebiyle 818 sayılı BK'nın 73. maddesi gereğince alacaklının «ifa» zamanında mukim bulunduğu yerde ödenmelidir.
HMK'nın 10. maddesi uyarınca «sözleşmeden doğan» davalarda sözleşmenin «ifa» yerinde de dava ve takip yapılabileceği gözetildiğinde davacının merkezinin bulunduğu ....
Dava, karayoluyla CMR hükümlerine tabi taşımadan kaynaklı «navlun bedelinin» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5256 E. , 2014/11424 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/11/2013
NUMARASI 2013/207-2013/366
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.11.2013 tarih ve 2013/207-2013/366 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin bir kısım malların nakliyesi için müvekkili şirket ile anlaştığını, davalıya ait malların nakillerinin müvekkili şirkete ait araçlar ile gerçekleştirilerek alıcı firmaya eksiksiz ve hasarsız olarak teslim edildiğini, müvekkili şirketçe davalıya 8 adet fatura düzenlendiğini, davalı şirketçe faturaların sadece 83.049,62 TL'lik kısmının ödendiğini, bakiye kısım için ise iade faturası düzenlendiğini, davalının bakiye kısım için başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, 11.487,16 TL ana para borcunun takip tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini, %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak, icra takibine yetki ve borç yönünden itiraz ettiklerini, davacı ile yurt dışından ithal edecekleri maddelerin taşınması konusunda anlaşma yaptıklarını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, davacının full truck taşıma yapılması gereken malları parsiyel taşıma şeklinde yaptığını, ancak taşıma ücretinin full truck taşıma üzerinden hesaplandığını savunarak, davanın reddini, %40 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Karşı davada ise, müvekkilinden haksız ve sebepsiz olarak tahsil edilen şimdilik 10.000,00 TL nakliye ücretinin reeskont faizi ile birlikte istirdatını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşımanın CMR konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, CMR hükümlerine göre davacı tarafından taşınan ve alıcısı konumundaki davalının emrine çekincesiz teslim edilen ürünlerin komple kamyon yerine parsiyel yük olarak geç taşınmasının zarara sebep olduğu öne sürülerek navlun ücretinden kesinti yapılmasının mümkün olamayacağı, davacının düzenlediği ve davalıya tebliğ ettiği tarafların karşılıklı olarak ticari defterlerinde kayıtlandırdıkları faturaların TTK'nın 23/3 maddesi hükmü uyarınca kesinleşmiş olduğu, bu aşamadan sonra davalının davacıya gönderdiği iade faturasının davalı yararına bir alacak doğuramayacağı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, karşı dava ise, taşıma nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen bedelin istirdadı istemlerine ilişkindir. Davalı asıl davadaki savunmasında ve karşı davada, davacının tam kamyon taşıma yapması gerekirken parsiyel taşıma yaptığını, tam kamyon taşıma ile parsiyel taşıma arasındaki navlun farkı nedeniyle alacağı bulunduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece bu savunma değerlendirilmeksizin, CMR konvansiyonundaki gecikme hükümlerine göre değerlendirme yapılarak asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Davalının savunması karşısında, CMR konvansiyonundaki gecikme hükümlerine göre değerlendirme yapılması somut olayın niteliğine uygun düşmemektedir.
Bu durumda mahkemece, davalının savunması doğrultusunda değerlendirme yapılmak suretiyle davacının tam kamyon taşıma yerine parsiyel taşıma yapıp yapmadığı ve bu nedenle navlun farkı oluşup oluşmadığı hususu araştırılıp, tarafların bu konudaki delillerinin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102178000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz