6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tanıma Ve Tenfiz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12537 E. 2014/14482 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanıma ve tenfiz yerleşim yeri teminat senedi tanıma garantörlük kamu düzeni tenfiz kefil tebligat yetkisizlik kararı eksik inceleme teminat temsil

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, ülkemiz ile İngiltere Devleti arasında hukuki mütekabiliyetin varlığının kabul edildiği, ancak davalının yerleşim yeri adresinde yargılama yapan yabancı ülke mahkemesi tarafından bizzat kendisine tebligat yapılmadan yargılama icrasının ve sonucunda verilen kararın aynı şekilde tebliğ edilmeden kesinleştirilmiş bulunmasının kamu düzenimize aykırı olduğu gibi davalının bu yöndeki itirazı göz önünde tutulduğunda, tanıma ve tenfiz şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Ancak dava, milletlerarası yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.

Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı ile dava dışı T. Havayolları A.Ş. (eski AYD A.Ş.) arasında uçak kiralama sözleşmelerinin imzalandığı, davalının da 14.10.2008 tarihli G.ve Teminat Senedi ile Turkuaz A.Ş.'nin tüm yükümlülüklerinin ifasını, müşterek borçlu ve münferit kefil sıfatıyla garanti ettiği anlaşılmaktadır. Yabancı mahkeme huzurunda yapılan yargılamada, davacı vekilince sunulan talep formunun davalıya, ilgili sözleşme belgesi esas alınarak, İngiltere ve Galler Hukuku uyarınca, davalının atanmış süreç temsilcisine (process agent), 18.10.2011 tarihinde tebliğ edildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi açıklanan hususlar dosya kapsamı ile de sabittir. Yerel mahkeme ise dava dilekçesinin ve kararın, davalının bizzat kendisine tebliğ edilmediği gerekçesiyle yabancı mahkeme kararını Türk kamu düzenine aykırı bulmuştur. Oysa yukarıda anılan G. ve Teminat Senedinin 13.3. maddesi uyarınca garantör (davalı), herhangi bir tebligatın İngiltere'de bulunan C.R. LLP.'ye gönderilerek veya bırakılarak yapılabileceğini, bu tebligatın kendisine yapılan uygun bir tebligat olduğunu kabul etmiştir. Nitekim Türkiye'de de merkez veya şubesi bulunmayan yabancı şirketler hakkında, Türkiye'deki irtibat bürolarına tebligat yapılabilmektedir. Davalı vekili ise anılan hükmün İngiliz mahkemelerince yapılacak tebligatlar için bir temsil yetkisini vermediğini, yapılacak tebligatların anılan sözleşme ile sınırlandırıldığını savunmuştur. Yerel mahkemece G.ve Teminat Senedinin 13.3. maddesi hükmü ve davalının açıklanan savunması hakkında karar yerinde hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.

Bu durum karşısında mahkemece, G. ve Teminat Senedinin 13.3. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkeme tarafından dava dilekçesinin ve kararın davalıya tebliği usulünün Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığının, tarafların bu konudaki iddia ve savunmalarıyla birlikte incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tanıma Ve Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1829 E. 2015/8001 K.

    Ortak: · Tanıma Ve Tenfiz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Sözleşmeyle atanan süreç temsilcisine yapılan tebligatın savunma hakkını kısıtlamaması ve yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1024 E. 2023/4355 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/12537 E.  ,  2014/14482 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BAKIRKÖY (KAPATILAN) 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/04/2013

NUMARASI 2013/14-2013/196

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/04/2013 tarih ve 2013/14-2013/196sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 23/09/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. A. B. ile davalı vekili Av. E.G. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilince açılan davada İngiltere Yüksek Mahkemesi Kraliçe Yargıçlar Bölümü Ticaret Mahkemesi'nin 20 Aralık 2011 gün ve 2011 folio 1231 sayılı kararı ile davalı aleyhine hüküm verildiğini, İngiltere ile ülkemiz arasında mütekabiliyetin bulunduğunu, İngiltere mevzuatı kapsamında taraf teşkilinin sağlandığını, İngiliz kanunları uyarınca davalı tarafın Türkiye'deki yerleşim yeri adresine tebligat yapma zorunluluğunun bulunmadığını ve davalı yerine işlem acentesine tebligat yapıldığını, yasal bir gereklilik olmamasına rağmen davanın müvekkili tarafından noter vasıtasıyla davalıya tebliğ edildiğini, bu haliyle davalının davadan haberdar olduğunu sürerek, anılan kararın tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, ülkemiz ile İngiltere Devleti arasında hukuki mütekabiliyetin varlığının kabul edildiği, ancak davalının yerleşim yeri adresinde yargılama yapan yabancı ülke mahkemesi tarafından bizzat kendisine tebligat yapılmadan yargılama icrasının ve sonucunda verilen kararın aynı şekilde tebliğ edilmeden kesinleştirilmiş bulunmasının kamu düzenimize aykırı olduğu gibi davalının bu yöndeki itirazı göz önünde tutulduğunda, tanıma ve tenfiz şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Ancak dava, milletlerarası yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.

Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı ile dava dışı T. Havayolları A.Ş. (eski AYD A.Ş.) arasında uçak kiralama sözleşmelerinin imzalandığı, davalının da 14.10.2008 tarihli G.ve Teminat Senedi ile Turkuaz A.Ş.'nin tüm yükümlülüklerinin ifasını, müşterek borçlu ve münferit kefil sıfatıyla garanti ettiği anlaşılmaktadır. Yabancı mahkeme huzurunda yapılan yargılamada, davacı vekilince sunulan talep formunun davalıya, ilgili sözleşme belgesi esas alınarak, İngiltere ve Galler Hukuku uyarınca, davalının atanmış süreç temsilcisine (process agent), 18.10.2011 tarihinde tebliğ edildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi açıklanan hususlar dosya kapsamı ile de sabittir.

Yerel mahkeme ise dava dilekçesinin ve kararın, davalının bizzat kendisine tebliğ edilmediği gerekçesiyle yabancı mahkeme kararını Türk kamu düzenine aykırı bulmuştur. Oysa yukarıda anılan G. ve Teminat Senedinin 13.3. maddesi uyarınca garantör (davalı), herhangi bir tebligatın İngiltere'de bulunan C.R. LLP.'ye gönderilerek veya bırakılarak yapılabileceğini, bu tebligatın kendisine yapılan uygun bir tebligat olduğunu kabul etmiştir. Nitekim Türkiye'de de merkez veya şubesi bulunmayan yabancı şirketler hakkında, Türkiye'deki irtibat bürolarına tebligat yapılabilmektedir. Davalı vekili ise anılan hükmün İngiliz mahkemelerince yapılacak tebligatlar için bir temsil yetkisini vermediğini, yapılacak tebligatların anılan sözleşme ile sınırlandırıldığını savunmuştur.

Yerel mahkemece G.ve Teminat Senedinin 13.3. maddesi hükmü ve davalının açıklanan savunması hakkında karar yerinde hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.

Bu durum karşısında mahkemece, G. ve Teminat Senedinin 13.3. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkeme tarafından dava dilekçesinin ve kararın davalıya tebliği usulünün Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığının, tarafların bu konudaki iddia ve savunmalarıyla birlikte incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102175100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.