6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4657 E. 2024/2034 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şahsi defi senede karşı senetle ispat senetle ispat kuralı avans ödemesi açık hesap karşılıksız çek senetle ispat cari hesap ilişkisi borç ikrarı isticvap ihtarat ticari defter incelemesi irsaliye ispat külfeti ticari defter ve kayıtlar yazılı delil emredici hüküm cari hesap kötüniyet tazminatı kambiyo senedi ikrar istinaf incelemesi kazanılmış hak kötü niyet tazminatı kötü niyet bilirkişi incelemesi ticari defter iflas taahhütname çek kötüniyet menfi tespit ibraz teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: Avukatlık K. · İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı taraf arasında baza mekanizması satılması hususunda sözleşme yapıldığını, davacının davalıya 31.03.2018 tarihli 25.000,00TL, 31.03.2018 tarihli 30.000,00 TL, 31.05.2018 tarihli 50.000,00 TL, 31.11.2018 tarihli 45.000,00 TL ve 31.12.2018 tarihli 45.000,00 TL bedelli olmak üzere 5 adet toplam 195.000,00 TL bedelli çekler verdiğini, bunun karşılığında davalı tarafın baza mekanizması vermeyi borçlandığını, davalı tarafın toplamda müvekkilinden 195.000,00 TL karşılığı çek almasına rağmen sadece 55.814,00 TL karşılığı baza mekanizması teslim ettiğini, davalı tarafın hali hazırda 31.03.2018 tarihli 25.000,00 TL ve 31.03.2018 tarihli 30.000,00 TL bedelli çekleri tahsil etmiş durumda olduğunu, davalının ödeme yapması hususunda davacıya baskı yaptığını ileri sürerek davacının 31.05.2018 tarihli 50.000,00 TL, 31.11.2018 tarihli 45.000,00 TL, 31.12.2018 tarihli 45.000,00 TL'lik çekler bakımından 139.186,00 TL yönünden davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafta bulunmasının hiçbir hukuki dayanağı kalmamış bulunan çeklerin iadesine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olduğunu, kambiyo senedine ilişkin borcun olmadığının ancak somut bir delille ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca ortada somut bir sözleşmenin varlığının da söz konusu olmadığını, davacı yanın beyanlarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine, davacı taraf haksız ve kötü niyetli olduğundan %20’den ... olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2019 tarih, 2018/747 E. ve 2019/268 K. sayılı kararıyla; davacının borçlu olmadığını senede karşı senetle ispat kuralı çerçevesinde, sadece yazılı delil ile kanıtlamak zorunda bulunduğu, davacı yanca bu yönde yazılı bir delil sunulmadığı ve davayı ispata yarar herhangi bir yazılı delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 31.12.2019 tarih, 2019/1136 E. ve 2019/2463 K. sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 02.12.2021 tarih, 2020/4495 E. ve 2021/6789 K. sayılı kararıyla "davacı taraflar arasındaki satım ilişkisinden söz ederek işbu davayı açmış, davalı yanıtında davaya ilişkin yazılı sözlü beyanlarda satım ilişkisini açıkça ikrar cihetine gitmemiş ancak dava konusu çeklerin de başka ticari ilişki çerçevesinde düzenlendiğini savunmamıştır. Davalının keşide ettiği ve davacı yedinde olan mal faturalarında söz konusu ilişkinin açık hesap şeklinde işlediğine dair bir takım kayıtlar bulunmaktadır. Nitekim davacı tarafça ibraz edilen ve davalı tarafından inkar edilmeyen 24.05.2018 tarihli faturada davacının bakiye borcunun 10.176,00 TL olarak belirtildiği görülmektedir. Bu durumda taraflar arasında başka bir ticari ilişkinin varlığı ileri sürülerek ispatlanmadığı da gözetildiğinde taraflar arasındaki cari ilişkinin açık hesaba dayalı olarak işlemekte olup olmadığı konusunda gerektiği takdirde davalının ihtaratlı davetiye ile söz konusu hususlarda isticvap edilmesi, bu yönde ilişkinin varlığının kabulü halinde davacı delilleri arasında olduğu üzere ticari defterlerin ilişkinin başladığı tarihten sonlandığı tarihe kadar olan kısmının ibrazı emredilerek açık hesap çerçevesinde dava konusu çekler bakımından davacının borçlu olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken çekin ödeme vasıtası olduğuna dair gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı gereğince davalıya isticvap davetiyesi çıkarıldığı, davalı beyanında dava konusu çeklerin borç para karşılığında alındığını, cari hesap ilişkisine dayalı olmadığını beyan ettiği, ayrıca davacının incelenen ticari defterlerinde dava konusu çeklerin kayıtlı olmadığı, davalının ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; davacının muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığının tespit edildiği, bu nedenle davacının ticari defterlerinin lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, davacı tarafça dava konusu çeklerin baza makinesi karşılığında verildiğini, ancak makinenin gönderilmediğini iddia ettiği, bu iddia karşısında davacının ticari defterlerinde dava konusu çeklerin avans ödemesi ya da satım akdine ilişkin ya da mal alımına ilişkin verildiğine ilişkin davacının ticari defterlerinde bir kayıt bulunmadığı, dava konusu çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle verildiğini ispat külfetinin davacıya ait olduğu, davacının dava konusu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline baza mekanizması vermeyi taahhüt ettiği, müvekkil davalının alacağına karşılık avans niteliğinde dava konusu çekleri verdiği, davalı baza mekanizması gönderdikçe müvekkilini ya ödeme yapacağı ya da davalı müvekkilin ... olduğu çekleri kullanacağı, davalının söz konusu olan çekleri davacıdan aldığının ... olduğu, bu durumda davacının davalıya karşı şahsi defilerini öne sürme imkanına sahip olduğunu, davalıya ait ticari defterler incelenmek üzere hazır ve ibraz edilmediğinden davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamadığını, davalının bizzat düzenlemiş olduğu faturalarda müvekkilin öncelikle ödeme yaptığı, daha sonra malların gönderildiğinin açıkça görüldüğünü, bizzat davalı tarafça düzenlenen faturalara hiçbir hukuki değer verilmeden, tarafların davaya konu kambiyo ilişkisinde birbirine karşı 3 üncü kişi konumunda bulunmadığı gözetilmeden davanın reddine karar verildiğini, davalının kestiği irsaliyeli faturalarda, müvekkilin cari durumunu gösteren kayıtların yer aldığı, müvekkil açısından davalıya karşı öne sürebileceği bu kayıtların bizzat davalı tarafça düzenlendiği, müvekkilin davalından alacaklı olduğunun açıkça görüldüğü, bu belge ile müvekkilin davalıdaki alacak hakkının bizzat davalının tanzim ettiği belgeden (faturadan) anlaşıldığı, söz konusu faturanın aynı zamanda yazılı borç ikrarı içerdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4495 E. 2021/6789 K.

    Ortak: · Menfi tespit

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Ticaret unvanının terkini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2282 E. 2023/6192 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/916 E. 2024/4533 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4657 E.  ,  2024/2034 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/89 E., 2023/440 K.

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı taraf arasında baza mekanizması satılması hususunda sözleşme yapıldığını, davacının davalıya 31.03.2018 tarihli 25.000,00TL, 31.03.2018 tarihli 30.000,00 TL, 31.05.2018 tarihli 50.000,00 TL, 31.11.2018 tarihli 45.000,00 TL ve 31.12.2018 tarihli 45.000,00 TL bedelli olmak üzere 5 adet toplam 195.000,00 TL bedelli çekler verdiğini, bunun karşılığında davalı tarafın baza mekanizması vermeyi borçlandığını, davalı tarafın toplamda müvekkilinden 195.000,00 TL karşılığı çek almasına rağmen sadece 55.814,00 TL karşılığı baza mekanizması teslim ettiğini, davalı tarafın hali hazırda 31.03.2018 tarihli 25.000,00 TL ve 31.03.2018 tarihli 30.000,00 TL bedelli çekleri tahsil etmiş durumda olduğunu, davalının ödeme yapması hususunda davacıya baskı yaptığını ileri sürerek davacının 31.05.2018 tarihli 50.000,00 TL, 31.11.2018 tarihli 45.000,00 TL, 31.12.2018 tarihli 45.000,00 TL'lik çekler bakımından 139.186,00 TL yönünden davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafta bulunmasının hiçbir hukuki dayanağı kalmamış bulunan çeklerin iadesine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olduğunu, kambiyo senedine ilişkin borcun olmadığının ancak somut bir delille ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca ortada somut bir sözleşmenin varlığının da söz konusu olmadığını, davacı yanın beyanlarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine, davacı taraf haksız ve kötü niyetli olduğundan %20’den ... olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2019 tarih, 2018/747 E. ve 2019/268 K. sayılı kararıyla; davacının borçlu olmadığını senede karşı senetle ispat kuralı çerçevesinde, sadece yazılı delil ile kanıtlamak zorunda bulunduğu, davacı yanca bu yönde yazılı bir delil sunulmadığı ve davayı ispata yarar herhangi bir yazılı delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 31.12.2019 tarih, 2019/1136 E. ve 2019/2463 K. sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 02.12.2021 tarih, 2020/4495 E. ve 2021/6789 K. sayılı kararıyla "davacı taraflar arasındaki satım ilişkisinden söz ederek işbu davayı açmış, davalı yanıtında davaya ilişkin yazılı sözlü beyanlarda satım ilişkisini açıkça ikrar cihetine gitmemiş ancak dava konusu çeklerin de başka ticari ilişki çerçevesinde düzenlendiğini savunmamıştır. Davalının keşide ettiği ve davacı yedinde olan mal faturalarında söz konusu ilişkinin açık hesap şeklinde işlediğine dair bir takım kayıtlar bulunmaktadır. Nitekim davacı tarafça ibraz edilen ve davalı tarafından inkar edilmeyen 24.05.2018 tarihli faturada davacının bakiye borcunun 10.176,00 TL olarak belirtildiği görülmektedir. Bu durumda taraflar arasında başka bir ticari ilişkinin varlığı ileri sürülerek ispatlanmadığı da gözetildiğinde taraflar arasındaki cari ilişkinin açık hesaba dayalı olarak işlemekte olup olmadığı konusunda gerektiği takdirde davalının ihtaratlı davetiye ile söz konusu hususlarda isticvap edilmesi, bu yönde ilişkinin varlığının kabulü halinde davacı delilleri arasında olduğu üzere ticari defterlerin ilişkinin başladığı tarihten sonlandığı tarihe kadar olan kısmının ibrazı emredilerek açık hesap çerçevesinde dava konusu çekler bakımından davacının borçlu olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken çekin ödeme vasıtası olduğuna dair gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı gereğince davalıya isticvap davetiyesi çıkarıldığı, davalı beyanında dava konusu çeklerin borç para karşılığında alındığını, cari hesap ilişkisine dayalı olmadığını beyan ettiği, ayrıca davacının incelenen ticari defterlerinde dava konusu çeklerin kayıtlı olmadığı, davalının ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; davacının muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığının tespit edildiği, bu nedenle davacının ticari defterlerinin lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, davacı tarafça dava konusu çeklerin baza makinesi karşılığında verildiğini, ancak makinenin gönderilmediğini iddia ettiği, bu iddia karşısında davacının ticari defterlerinde dava konusu çeklerin avans ödemesi ya da satım akdine ilişkin ya da mal alımına ilişkin verildiğine ilişkin davacının ticari defterlerinde bir kayıt bulunmadığı, dava konusu çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle verildiğini ispat külfetinin davacıya ait olduğu, davacının dava konusu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline baza mekanizması vermeyi taahhüt ettiği, müvekkil davalının alacağına karşılık avans niteliğinde dava konusu çekleri verdiği, davalı baza mekanizması gönderdikçe müvekkilini ya ödeme yapacağı ya da davalı müvekkilin ... olduğu çekleri kullanacağı, davalının söz konusu olan çekleri davacıdan aldığının ... olduğu, bu durumda davacının davalıya karşı şahsi defilerini öne sürme imkanına sahip olduğunu, davalıya ait ticari defterler incelenmek üzere hazır ve ibraz edilmediğinden davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamadığını, davalının bizzat düzenlemiş olduğu faturalarda müvekkilin öncelikle ödeme yaptığı, daha sonra malların gönderildiğinin açıkça görüldüğünü, bizzat davalı tarafça düzenlenen faturalara hiçbir hukuki değer verilmeden, tarafların davaya konu kambiyo ilişkisinde birbirine karşı 3 üncü kişi konumunda bulunmadığı gözetilmeden davanın reddine karar verildiğini, davalının kestiği irsaliyeli faturalarda, müvekkilin cari durumunu gösteren kayıtların yer aldığı, müvekkil açısından davalıya karşı öne sürebileceği bu kayıtların bizzat davalı tarafça düzenlendiği, müvekkilin davalından alacaklı olduğunun açıkça görüldüğü, bu belge ile müvekkilin davalıdaki alacak hakkının bizzat davalının tanzim ettiği belgeden (faturadan) anlaşıldığı, söz konusu faturanın aynı zamanda yazılı borç ikrarı içerdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021702700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.