Alacak | Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7622 E. 2014/14453 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozmaya uyma↗ iskonto↗ keşide tarihi↗ usuli kazanılmış hak↗ kazanılmış hak↗ hamil↗ çek↗ kusur↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacının hamili olduğu çekin davalı banka tarafından kaybedilmesi nedeniyle davacının tahsil edemediği faiz ile müşterisine ödemek zorunda kaldığı iskonto iptal bedelinin zarara sebebiyet veren davalıdan tahsilinin talep edildiği, davacı tarafından çek bedelinin tahsil edildiğinin anlaşıldığı ve bu bedeli tahsil ederken faiz hakkının mahfuz tutulmadığı hususu ve BK 113/1 ve 2 maddeleri nazara alındığında faiz talebinin yerine olmadığı, davacının müşterisine ödemek zorunda kaldığı iskonto bedelinin tahsili yönündeki talebinde ise dava dışı şirket kayıtlarına göre davacının dava dışı şirkete 189.174,73 TL, kendi kayıtlarına göre ise 187.978,86 TL borçlu olduğu, söz konusu çek bedelinin 98.320,24 USD olduğu, keşide tarihi itibariyle 124.521,74 TL'ye tekabül ettiği, dava dışı şirket tarafından davacı şirkete kesilen iskonto miktarının 15.033,20 TL olduğu, davacı şirketin dava dışı şirkete borcunun çek bedelinden fazla olduğu ve çeki zamanında tahsil etmiş olsaydı dahi borcunun tamamını karşılamadığı, bu nedenle söz konusu dava dışı firma tarafından kesilen iskonto faturasının çek bedeline tekabül eden miktarı kadar zararını davalının karşılaması gerektiği gerekçesi ile çek bedeline tekabül eden iskonto bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava, davacının hamili olduğu çekin, davalı bankaca kaybedilmesi nedeniyle davacının tahsil edemediği faiz ile müşterisine ödemek zorunda kaldığı iskonto bedelinin, zarara sebebiyet veren davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizin 2012/16349 Esas, 2013/13022 Karar sayılı bozma ilamında, iskonto iptal faturasındaki bedelin davalı bankadan tahsiline yönelik talebe ilişkin ve varılan sonuca nasıl ulaşıldığı konusunda gerekçede herhangi bir açıklama yapılmadığı belirtilerek, mahkemece davacının ikinci alacak kalemi olan ve davalının kusuru nedeniyle ödenmek zorunda kalınan iskonto iptal bedeli konusunda Dairemiz bozma ilamına uygun ve gerekçe içerir bir şekilde karar verilmesi amacıyla mahkeme kararı bozulmuş, mahkemece 23.12.2013 tarihli celsede bozmaya uyulmuş olmasına rağmen, red kararından dönülerek, iskonto iptal bedeli konusunda kısmen kabul kararı verilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, yerel mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kısa karar, bir davayı sona erdiren temyizi mümkün olan son kararlardandır. Bu kararla mahkeme, davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Bu aşamada yapılması zorunlu iş, gerekçeli kararı kısa karar doğrultusunda ve yasal gerekçeleriyle birlikte yazmaktan ibarettir. Artık bu karardan dönme olanaklı olmadığı gibi, kararın asli unsurlarından olan gerekçenin de hüküm fıkrasında uygun biçimde yer alması gerekir. Davanın reddine ya da kabulüne dair karar tefhim edildikten sonra bundan dönülerek yeni ve bundan farklı bir hüküm kurulamayacağı gibi, gerekçe de kısa kararla çelişik olamaz ve daha da önemlisi karar gerekçesiz bırakılamaz. Aksinin kabulü mahkemelere güveni sarsacağı gibi, Anayasa ve yasalarda yer alan kurallara aykırılık oluşturur. Diğer taraftan, mahkemece bozma ilamına uyulmakla bir taraf yararına usuli kazanılmış hak doğacağından bozma dışına çıkılarak karar vermenin usuli kazanılmış hakkın ihlali anlamına geleceği de açıktır. Nitekim, mahkemenin redde ilişkin ilk kararı diğer yönleri incelenmeksizin sadece yasaya uygun olarak gerekçe taşımadığından bahisle bozulmuş, mahkemece bu bozmaya uyma kararı verilmiştir. Burada mahkemece yapılacak iş, hüküm sonucuna uygun olarak gerekçe içeren gerekçeli kararın yazılması olmalıdır.
Bu genel açıklamalar ışığında, mahkemece davacının ikinci alacak kalemi olan ve davalının kusuru nedeniyle ödenmek zorunda kalınan iskonto iptal bedeli konusunda Dairemiz bozma ilamına uygun ve gerekçe içerir bir şekilde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2136 E. 2019/1426 K.
Ortak:bozmaya uyma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDiğer taraftan, mahkemece bozma ilamına uyulmakla bir taraf yararına «usuli kazanılmış hak» doğacağından bozma dışına çıkılarak karar vermenin usuli kazanılmış hakkın ihlali anlamına geleceği de açıktır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, yerel mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kısa karar, bir davayı sona erdiren temyizi mümkün olan «son» kararlardandır.
Nitekim, mahkemenin redde ilişkin ilk kararı diğer yönleri incelenmeksizin sadece yasaya uygun olarak gerekçe taşımadığından bahisle bozulmuş, mahkemece bu «bozmaya uyma» kararı verilmiştir.
Benzer bu karardaDiğer taraftan, mahkemece bozma ilamına uyulmakla bir taraf yararına «usuli kazanılmış hak» doğacağından bozma dışına çıkılarak karar vermenin usuli kazanılmış hakkın ihlali anlamına geleceği de açıktır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, yerel mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kısa karar, bir davayı sona erdiren temyizi mümkün olan «son» kararlardandır.
Nitekim, mahkemenin redde ilişkin ilk kararı diğer yönleri incelenmeksizin sadece yasaya uygun olarak gerekçe taşımadığından bahisle bozulmuş, mahkemece bu «bozmaya uyma» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9795 E. 2011/2319 K.
Ortak:iskonto · hamil · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacının «hamili» olduğu çekin davalı banka tarafından kaybedilmesi nedeniyle davacının tahsil edemediği faiz ile müşterisine ödemek zorunda kaldığı «iskonto» iptal bedelinin zarara sebebiyet veren davalıdan tahsilinin talep edildiği, davacı tarafından «çek» bedelinin tahsil edildiğinin anlaşıldığı ve bu bedeli tahsil ederken faiz hakkının mahfuz tutulmadığı hususu ve BK 113/1 ve 2 maddeleri nazara alındığında faiz talebinin yerine olmadığı, davacının müşterisine ödemek zorunda kaldığı iskonto bedelinin tahsili yönündeki talebinde ise dava dışı şirket kayıtlarına göre davacının dava dışı şirkete 189.174,73 TL, kendi kayıtlarına göre ise 187.978,86 TL borçlu olduğu, söz konusu çek bedelinin 98.320,24 USD olduğu, «keşide tarihi» itibariyle 124.521,74 TL'ye tekabül ettiği, dava dışı şirket tarafından davacı şirkete kesilen iskonto miktarının 15.033,20 TL olduğu, davacı şirketin dava dışı şi …
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir. (1) Dava, davacının «hamili» olduğu çekin, davalı bankaca kaybedilmesi nedeniyle davacının tahsil edemediği faiz ile müşterisine ödemek zorunda kaldığı «iskonto» bedelinin, zarara sebebiyet veren davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizin 2012/16349 Esas, 2013/13022 Karar sayılı bozma ilamında, «iskonto» iptal faturasındaki bedelin davalı bankadan tahsiline yönelik talebe ilişkin ve varılan sonuca nasıl ulaşıldığı konusunda gerekçede herhangi bir açıklama yapılmadığı belirtilerek, mahkemece davacının ikinci alacak kalemi olan ve davalının «kusuru» nedeniyle ödenmek zorunda kalınan iskonto iptal bedeli konusunda Dairemiz bozma ilamına uygun ve gerekçe içerir bir şekilde karar verilmesi amacıyla mahkeme kararı …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «yetkili hamil» olan davacı tarafından tahsili için davalı bankaya «teslim» edilen çekin bankaca «zayi» edildiği, bankanın gerekli özeni göstermemesi nedeniyle alacağına geç kavuşan davacının faiz «kaybı» yanında sözleşmeyle yüklendiği edimini süresinde yerine getirmemesi nedeniyle dava dışı şirkete 15.033,20 TL «iskonto» bedeli ödemek zorunda kaldığı, zarar ile davalının eylemi arasında «illiyet bağı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 3.277 USD ve 15.033,20 TL'nın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «vekil hamil» durumunda bulunan davalı bankanın tahsil edilen çeki kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan faiz «kaybı» ve iptal edilen «iskonto» nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Bu itibarla mahkemece davacının «çek» sorumlusundan hangi nedenle faiz alacağını tahsil edemediği üzerinde durulup neticesine göre bu husustaki istemin neticeye bağlanması gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi davalı bankanın eylemi ile davacı tarafın «iskonto» ile ilgili zararı arasında «uygun illiyet bağı» bulunup bulunmadığı ve zarara uğrayıp uğramadığı hususunda yeterli araştırma yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekil hamil · uygun illiyet bağı · yetkili hamil · illiyet bağı · zayi · iptal davası · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «yetkili hamil» olan davacı tarafından tahsili için davalı bankaya «teslim» edilen çekin bankaca «zayi» edildiği, bankanın gerekli özeni göstermemesi nedeniyle alacağına geç kavuşan davacının faiz «kaybı» yanında sözleşmeyle yüklendiği edimini süresinde yerine getirmemesi nedeniyle dava dışı şirkete 15.033,20 TL «iskonto» bedeli ödemek zorunda kaldığı, zarar ile davalının eylemi arasında «illiyet bağı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 3.277 USD ve 15.033,20 TL'nın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «vekil hamil» durumunda bulunan davalı bankanın tahsil edilen çeki kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan faiz «kaybı» ve iptal edilen «iskonto» nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere açılan «zayi» «iptal davası» sonrasında «çek» bedeli tahsil edilmiştir.
Bu itibarla mahkemece davacının «çek» sorumlusundan hangi nedenle faiz alacağını tahsil edemediği üzerinde durulup neticesine göre bu husustaki istemin neticeye bağlanması gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi davalı bankanın eylemi ile davacı tarafın «iskonto» ile ilgili zararı arasında «uygun illiyet bağı» bulunup bulunmadığı ve zarara uğrayıp uğramadığı hususunda yeterli araştırma yapılmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7622 E. , 2014/14453 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 39. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/12/2013
NUMARASI 2013/295-2013/314
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 39. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2013 tarih ve 2013/295-2013/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin hamili, D.Radyo Televizyon A.Ş'nin keşidecisi ve V. Güneşli Şubesi'nin muhatabı olduğu 10.08.2007 tarih, 98.320,24 USD tutarlı çekin tahsili için davalı bankaya tevdi edildiğini ancak davalının çeki kaybederek tahsil edemediğini, müvekkilinin çek bedelini geç tahsil etmesi nedeniyle faiz kaybı olduğu gibi sözleşmeyle yüklendiği edimi yerine getirememesi nedeniyle 15.033,20 TL iskonto iptal bedeli ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, 3.277 USD faiz kaybı ile davalının kusuru nedeniyle ödemek zorunda kaldığı 15.033,20 TL iskonta iptal bedelinin temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın P. Şubesi'ne tahsil için verilen çekin süresinde muhatap banka şubesine kurye ile gönderildiğini, kargonun muhataba teslim edildiğini, ancak kargodan çek aslının çıkmadığı beyanı üzerine müvekkilince çek iptali kararı alınarak alacağın tahsilinin sağlandığını ve müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak, davanın husumet ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacının hamili olduğu çekin davalı banka tarafından kaybedilmesi nedeniyle davacının tahsil edemediği faiz ile müşterisine ödemek zorunda kaldığı iskonto iptal bedelinin zarara sebebiyet veren davalıdan tahsilinin talep edildiği, davacı tarafından çek bedelinin tahsil edildiğinin anlaşıldığı ve bu bedeli tahsil ederken faiz hakkının mahfuz tutulmadığı hususu ve BK 113/1 ve 2 maddeleri nazara alındığında faiz talebinin yerine olmadığı, davacının müşterisine ödemek zorunda kaldığı iskonto bedelinin tahsili yönündeki talebinde ise dava dışı şirket kayıtlarına göre davacının dava dışı şirkete 189.174,73 TL, kendi kayıtlarına göre ise 187.978,86 TL borçlu olduğu, söz konusu çek bedelinin 98.320,24 USD olduğu, keşide tarihi itibariyle 124.521,74 TL'ye tekabül ettiği, dava dışı şirket tarafından davacı şirkete kesilen iskonto miktarının 15.033,20 TL olduğu, davacı şirketin dava dışı şirkete borcunun çek bedelinden fazla olduğu ve çeki zamanında tahsil etmiş olsaydı dahi borcunun tamamını karşılamadığı, bu nedenle söz konusu dava dışı firma tarafından kesilen iskonto faturasının çek bedeline tekabül eden miktarı kadar zararını davalının karşılaması gerektiği gerekçesi ile çek bedeline tekabül eden iskonto bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava, davacının hamili olduğu çekin, davalı bankaca kaybedilmesi nedeniyle davacının tahsil edemediği faiz ile müşterisine ödemek zorunda kaldığı iskonto bedelinin, zarara sebebiyet veren davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizin 2012/16349 Esas, 2013/13022 Karar sayılı bozma ilamında, iskonto iptal faturasındaki bedelin davalı bankadan tahsiline yönelik talebe ilişkin ve varılan sonuca nasıl ulaşıldığı konusunda gerekçede herhangi bir açıklama yapılmadığı belirtilerek, mahkemece davacının ikinci alacak kalemi olan ve davalının kusuru nedeniyle ödenmek zorunda kalınan iskonto iptal bedeli konusunda Dairemiz bozma ilamına uygun ve gerekçe içerir bir şekilde karar verilmesi amacıyla mahkeme kararı bozulmuş, mahkemece 23.12.2013 tarihli celsede bozmaya uyulmuş olmasına rağmen, red kararından dönülerek, iskonto iptal bedeli konusunda kısmen kabul kararı verilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, yerel mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kısa karar, bir davayı sona erdiren temyizi mümkün olan son kararlardandır.
Bu kararla mahkeme, davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Bu aşamada yapılması zorunlu iş, gerekçeli kararı kısa karar doğrultusunda ve yasal gerekçeleriyle birlikte yazmaktan ibarettir. Artık bu karardan dönme olanaklı olmadığı gibi, kararın asli unsurlarından olan gerekçenin de hüküm fıkrasında uygun biçimde yer alması gerekir. Davanın reddine ya da kabulüne dair karar tefhim edildikten sonra bundan dönülerek yeni ve bundan farklı bir hüküm kurulamayacağı gibi, gerekçe de kısa kararla çelişik olamaz ve daha da önemlisi karar gerekçesiz bırakılamaz. Aksinin kabulü mahkemelere güveni sarsacağı gibi, Anayasa ve yasalarda yer alan kurallara aykırılık oluşturur. Diğer taraftan, mahkemece bozma ilamına uyulmakla bir taraf yararına usuli kazanılmış hak doğacağından bozma dışına çıkılarak karar vermenin usuli kazanılmış hakkın ihlali anlamına geleceği de açıktır.
Nitekim, mahkemenin redde ilişkin ilk kararı diğer yönleri incelenmeksizin sadece yasaya uygun olarak gerekçe taşımadığından bahisle bozulmuş, mahkemece bu bozmaya uyma kararı verilmiştir. Burada mahkemece yapılacak iş, hüküm sonucuna uygun olarak gerekçe içeren gerekçeli kararın yazılması olmalıdır.
Bu genel açıklamalar ışığında, mahkemece davacının ikinci alacak kalemi olan ve davalının kusuru nedeniyle ödenmek zorunda kalınan iskonto iptal bedeli konusunda Dairemiz bozma ilamına uygun ve gerekçe içerir bir şekilde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102169300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz