Kar Payı Alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6174 E. 2014/14436 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yedek akçe↗ kar payı alacağı↗ kar payı dağıtımı↗ limited şirket ortağı↗ kâr payı alacağı↗ kâr payı dağıtımı↗ kar payı↗ ortaklar kurulu kararı↗ şirket zararı↗ kâr dağıtımı↗ bilirkişi incelemesi↗ limited şirket↗ kâr payı↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; şirketin 2005-2006-2007 yıllarında kar elde edilmiş, 2008 ise zararla kapatılmış, 2008 tarihli genel kurul kararında önceki yıllara ilişkin karın ekonomik belirsizlik ve kriz düşüncesi ile dağıtılmamasına ve yedek akçeye ayrılması yönündeki genel kurul kararına yönelik süresinde yapılmış bir itiraz ve açılmış bir davanın bulunmadığı, sunulan belgelere göre 2008- yılında şirketin zarar etmesi nedeniyle 2009 yılında da kar payı hesaplanamadığı bu nedenle de davacının kar payı talep edemeyeceği, davacının 2005-2006 ve 2007 yıllarına ait taleplerinin ise genel kurulda alınan ekonomik kriz sebebiyle kar payının dağıtılmaması yönünde kararın bulunduğu ve şirketin sunulan mali verilerine göre de kar etmediğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket ortağının kar payı alacağının tahsili istemine yönelik olup, davacı, kar payı dağıtılmasına ilişkin yasaya ve usulüne uygun alınan bir ortaklar kurulu kararı bulunmamasına rağmen şirketin kendisi dışındaki diğer ortaklara kar payı dağıttığını iddia etmiş ve bu konuda belgeler sunarak bilirkişilerden ek rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkemece davacının bu iddialarının değerlendirilmesi ve sunulan defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak ek rapor alınması gerekirken söz konusu davacı iddiaları üzerinde hiç durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelemeye gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kârın ihtiyari kısmının yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet yönünden denetlenmesi zorunluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9365 E. 2014/16936 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · yedek akçe
İncelediğiniz kararda… yıllarında kar elde edilmiş, 2008 ise zararla kapatılmış, 2008 tarihli genel kurul kararında önceki yıllara ilişkin karın ekonomik belirsizlik ve kriz düşüncesi ile «dağıtılmamasına» ve «yedek akçeye» ayrılması yönündeki genel kurul kararına yönelik süresinde yapılmış bir itiraz ve açılmış bir davanın bulunmadığı, sunulan belgelere göre 2008- yılında «şirketin zarar» etmesi nedeniyle 2009 yılında da «kar payı» hesaplanamadığı bu nedenle de davacının kar payı talep edemeyeceği, davacının 2005-2006 ve 2007 yıllarına ait taleplerinin ise genel kurulda alınan ekonomik kriz sebebiyle «kar payının dağıtılmaması» yönünde kararın bulunduğu ve şirketin sunulan mali verilerine göre de kar etmediğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirket ortağının» «kar payı alacağının» tahsili istemine yönelik olup, davacı, «kar payı dağıtılmasına» ilişkin yasaya ve usulüne uygun alınan bir «ortaklar kurulu» kararı bulunmamasına rağmen şirketin kendisi dışındaki diğer ortaklara kar payı dağıttığını iddia etmiş ve bu konuda belgeler sunarak bilirkişilerden ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; mahkeme kararı ile gündeme «yönetim kurulu» üye seçimine dair madde eklendiği, bu nedenle toplantı gündemine bağlılık ilkesinin uygulanmayacağı, Genel Kurulun yeni yönetim kurulu üyelerini seçebileceği, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile de önceki yönetim kurulu üyelerinin görevinin sona ereceği, davacıların yönetim kurulu üyelerinin şirketteki A ve B grubu pay sahibi üyelerinden oluşması gerektiğine ilişkin iddialarının da «esas sözleşmedeki» 6. maddeye göre de imtiyazların kaldırılmış olması karşısında iddialarının yerinde olmadığı, ayrıca «kar payı dağıtımına» ilişkin 7. maddede 2010-2011-2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışındaki kalan kısmının «yedek akçede» tutulması hususunun oy çokluğuyla kabul edildiği, bu kararın da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının davalı şirketin 25.6.2013 tarihli genel kurul toplantı gündeminin 7 ve 9. maddelerinde alınan kararların iptaline ilişkin davasının Reddine, söz konusu kararların iptaline karar verilmediğinden davaya konu genel kurul «kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına» ilişkin talebinin Reddine karar verilmiştir.
Mahkemece mecburi temettü dışında kalan kısım için «kar dağıtım» kararı alınmayarak «yedek akçeye» ayrılmasının yasaya, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı, kar dağıtımının şirket sermayesinin düşmesi sonucunu doğurup doğurmayacağı, kanunda öngörülen %5 «kar payı» dışında kalan kısmın ortaklığın devamlı gelişmesi ve düzenli «kar payı dağıtılmasının» temini bakımından uygun ve yararlı olup olmadığı ve kalan kısmın yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, genel kurul kararının yanlış yorumlanarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış …
2- Dava, «anonim şirket» «olağan genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, davalı şirketin 25.06.2013 tarihli genel kurulunun 7. maddesinde " 2010,2011,2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışında kalan kısmının «yedek akçede» tutulması hususu" oyçokluğuyla kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ortaklar Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1573 E. 2013/2603 K.
Ortak:yedek akçe · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı · limited şirket
İncelediğiniz kararda1- Dava, «limited şirket ortağının» «kar payı alacağının» tahsili istemine yönelik olup, davacı, «kar payı dağıtılmasına» ilişkin yasaya ve usulüne uygun alınan bir «ortaklar kurulu» kararı bulunmamasına rağmen şirketin kendisi dışındaki diğer ortaklara kar payı dağıttığını iddia etmiş ve bu konuda belgeler sunarak bilirkişilerden ek rapor alınmasını talep etmiştir.
… yıllarında kar elde edilmiş, 2008 ise zararla kapatılmış, 2008 tarihli genel kurul kararında önceki yıllara ilişkin karın ekonomik belirsizlik ve kriz düşüncesi ile «dağıtılmamasına» ve «yedek akçeye» ayrılması yönündeki genel kurul kararına yönelik süresinde yapılmış bir itiraz ve açılmış bir davanın bulunmadığı, sunulan belgelere göre 2008- yılında «şirketin zarar» etmesi nedeniyle 2009 yılında da «kar payı» hesaplanamadığı bu nedenle de davacının kar payı talep edemeyeceği, davacının 2005-2006 ve 2007 yıllarına ait taleplerinin ise genel kurulda alınan ekonomik kriz sebebiyle «kar payının dağıtılmaması» yönünde kararın bulunduğu ve şirketin sunulan mali verilerine göre de kar etmediğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi 2004/935-2007/841 sayılı dosyada görülen davada, davalı şirketin ....05.2004 tarihli «sermaye artırımının» iptaline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, ancak sermaye artırımının iptaline ilişkin kararın ....07.2007 tarihinde ... «ortaklar kurulu» kararlarının geçerliliğini etkileyebilecek mahiyette olmadığı, zira sermaye arıtımına ilişkin kararın iptali ve mahkemece verilen bu iptal kararının kesinleşmesinin nisaplara etki etmeyeceği, sermaye artırımı kararının iptalinin davalı «limited şirketin» iki ortaklı bir Limited şirket olması sonucunu doğurduğu ve bu nedenle genel kurulun 6. maddesinin iptali gerektiği, ortaklar kurulu toplantısında «bilgi alma hakkını» kullanan davacıya talep ettiği bilgilerin verilebilip verilemeyeceği ve verilebilir ise verilmemesine ilişkin ne şekilde yaptırım uygulanacağı, «ortaklar kurulu kararlarının iptaline» ilişkin huzurdaki davada karara bağlanmasının mümkün olmadığı, ortaklar kurulu toplantısında bilanço karlarından yasal karşılıklar ayrıldıktan sonra kalan karın «dağıtılmamasına» ve fakat «yedek akçe» olarak ayrılmasına karar verildiği, zorunlu yedek akçe ayrıldıktan sonra kalan karın dağıtılmayarak yedek akçe olarak ayrılabilmesi için «esas sözleşmede» yedek akçenin ödenmiş olan esas sermayenin beşte birini aşabileceği hakkında hükmün yer alması gerektiği, davalı şirketin esas sözleşmesinde, yedek akçenin ödenmiş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgi alma hakkı · ortaklar kurulu kararının iptali · kısmi kabul · esas sözleşme · vekalet ücreti takdiri · sermaye artırımı · genel kurul kararının iptali · yargılama gideri
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi 2004/935-2007/841 sayılı dosyada görülen davada, davalı şirketin ....05.2004 tarihli «sermaye artırımının» iptaline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, ancak sermaye artırımının iptaline ilişkin kararın ....07.2007 tarihinde ... «ortaklar kurulu» kararlarının geçerliliğini etkileyebilecek mahiyette olmadığı, zira sermaye arıtımına ilişkin kararın iptali ve mahkemece verilen bu iptal kararının kesinleşmesinin nisaplara etki etmeyeceği, sermaye artırımı kararının iptalinin davalı «limited şirketin» iki ortaklı bir Limited şirket olması sonucunu doğurduğu ve bu nedenle genel kurulun 6. maddesinin iptali gerektiği, ortaklar kurulu toplantısında «bilgi alma hakkını» kullanan davacıya talep ettiği bilgilerin verilebilip verilemeyeceği ve verilebilir ise verilmemesine ilişkin ne şekilde yaptırım uygulanacağı, «ortaklar kurulu kararlarının iptaline» ilişkin huzurdaki davada karara bağlanmasının mümkün olmadığı, ortaklar kurulu toplantısında bilanço karlarından yasal karşılıklar ayrıldıktan sonra kalan karın «dağıtılmamasına» ve fakat «yedek akçe» olarak ayrılmasına karar verildiği, zorunlu yedek akçe ayrıldıktan sonra kalan karın dağıtılmayarak yedek akçe olarak ayrılabilmesi için «esas sözleşmede» yedek akçenin ödenmiş olan esas sermayenin beşte birini aşabileceği hakkında hükmün yer alması gerektiği, davalı şirketin esas sözleşmesinde, yedek akçenin ödenmiş …
… amasına göre davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak, mahkemece «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkin davada, davaya konu taleplerin bir «kısmı kabul», bir kısmı reddedildiği halde davada kendisini vekille «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi, yine «harç» ve «yargılama giderinin» tayininde kabul ve ret oranları dikkate alınmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6174 E. , 2014/14436 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY(KAPATILAN) 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/02/2013
NUMARASI 2011/192-2013/63
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/02/2013 tarih ve 2011/192-2013/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketi 28/11/1996tarihinde %50 kurucu ortak olarak diğer ortak Y.. A.. ile kurduğunu, şirketin kuruluş amacının Dr S.A.İsimli özel hastanenin işletilmesi olduğunu, daha sonraki yıllarda diğer ortağın isteği ve baskısı ile şirkete yeni ortaklar alındığını, hastanenin SGK ile de anlaşmalı olarak çalışan ve ciddi gelirler elde eden bir kurum olduğunu, ancak şirketin işleri ve mali durumu hakkında müvekkiline bilgi verilmediğini bu nedenle de A. Sağlık Hiz. San. Tic. Ltd. Şti nin son beş yıllık mali durumu gelir ve diğer durumunun tespitini, yönetim ve denetim kurullarının yasalara uygun olarak şirketi idare ve tespit etmediklerinin tespitini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 10.000 TL kar payı alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafın halen davalı şirketin en büyük ortağı olduğunu, müvekkili ile davalı Y. A. A.'nın aynı şirkette hissedar olarak bulunduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hisse satışlarından kaynaklandığını, kar payı dağıtımının ortaklar kurulu kararı ile kabul edilmediğini, ayrıca davacının 2007-2009 tarihleri arasında şirkette müdür olarak görev yaptığını, dolayısıyla şirket işlemlerininden habersiz olduğunu savunmasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; şirketin 2005-2006-2007 yıllarında kar elde edilmiş, 2008 ise zararla kapatılmış, 2008 tarihli genel kurul kararında önceki yıllara ilişkin karın ekonomik belirsizlik ve kriz düşüncesi ile dağıtılmamasına ve yedek akçeye ayrılması yönündeki genel kurul kararına yönelik süresinde yapılmış bir itiraz ve açılmış bir davanın bulunmadığı, sunulan belgelere göre 2008- yılında şirketin zarar etmesi nedeniyle 2009 yılında da kar payı hesaplanamadığı bu nedenle de davacının kar payı talep edemeyeceği, davacının 2005-2006 ve 2007 yıllarına ait taleplerinin ise genel kurulda alınan ekonomik kriz sebebiyle kar payının dağıtılmaması yönünde kararın bulunduğu ve şirketin sunulan mali verilerine göre de kar etmediğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket ortağının kar payı alacağının tahsili istemine yönelik olup, davacı, kar payı dağıtılmasına ilişkin yasaya ve usulüne uygun alınan bir ortaklar kurulu kararı bulunmamasına rağmen şirketin kendisi dışındaki diğer ortaklara kar payı dağıttığını iddia etmiş ve bu konuda belgeler sunarak bilirkişilerden ek rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkemece davacının bu iddialarının değerlendirilmesi ve sunulan defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak ek rapor alınması gerekirken söz konusu davacı iddiaları üzerinde hiç durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelemeye gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102167900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz