Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4944 E. 2014/10940 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyan sıfatı↗ gümrük beyannamesi↗ nakliyat emtia sigortası↗ alt taşıyıcı↗ ba beyannamesi↗ karine↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ cmr↗ taşıyıcı↗ fatura↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dosyada mevcut ... nolu faturada davalı şirketin alıcı-ithalatçı olarak yer aldığı, bu taşımada M. Lojistik A.Ş'nin taşıyan sıfatının bulunduğu tercümesi yapılan CMR belgesinde T. Transport GmbH adlı bir firmanın taşıyıcı olarak yer aldığı, bu itibarla davalının taşıyıcı olduğunun kanıtlanamadığı, davalının taşıyıcı olduğu kabul edilse dahi söz konusu hasarın hangi safhada ve hangi sebeple oluştuğunun belirlenemediği, taşımaya konu kumaşların ıslanma öncesindeki mukavemet değerlerinin bildirilmediği, ıslanma sebebiyle mi ayıplı hale geldikleri yoksa daha önceden de ayıplı olup olmadıklarının belirlenemeyeceği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle taşıyıcıya karşı açılmış rucüen alacak davasıdır.
Somut olayda dava konusu kumaşların da içinde bulunduğu ve sigortalı D.-P. Tekstil Ltd. Şti. tarafından İspanya'da bulunan firmaya gönderilen kumaşlardan 349 rulosu defolu bulunarak 16.10.2009 tarihli faturayla gönderen firmaya iade edilmiştir. Mahkemece; hükme esas alınan CMR belgesinden, taşıyıcı olarak görünen T. Transport Und Handles Gmbh firmasının Almanya'da 02.10.2009 tarihinde taşınacak malları teslim aldığı anlaşılmaktadır. Kumaşların İspanya'dan iade tarihine göre hükme esas alınan CMR senedinin başka bir taşıma nedeniyle düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından taşımaya ilişkin başkaca bir CMR senedi sunulmamış ise de, CMR senedi sadece malların belirtilen sayı ve koşullarda taşıyıcı tarafından teslim alındığını gösteren bir karine niteliğindedir. CMR senedinin düzenlenmemesi durumunda taşımanın diğer delillerle kanıtlanması halinde kayıp ve hasar sebebiyle taşıyıcının sorumluluğuna gidilmesi de mümkündür. Dosyaya ibraz edilen nakliyat emtia sigorta poliçesi, gümrük beyannamesi, tır karnesi ve 24.10.2009 tarih 24615 nolu fatura içeriğinden İspanya'daki firma tarafından iade edilen 349 rulo kumaşın Mars Lojistik firmasının alt taşıyıcısı konumundaki davalı firmaya ait araçla İspanya'dan Türkiye'ye taşındığı anlaşılmaktadır. 27.10.2009 tarihli tutanaktan taşınan malların alıcıya kısmen ıslak teslim edildiği sabit olup, taşınan kumaşlarda kısmi hasar bulunduğunun iddia edilmesi karşısında davalının taşıyıcı olduğu da nazara alınarak taraf delileri toplanılıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1877 E. 2018/7436 K.
Ortak:taşıyan · sigorta poliçesi · teslim
İncelediğiniz karardaLojistik A.Ş'nin «taşıyan sıfatının» bulunduğu tercümesi yapılan CMR belgesinde T.
Transport Und Handles Gmbh firmasının Almanya'da 02.10.2009 tarihinde taşınacak malları «teslim» aldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından taşımaya ilişkin başkaca bir CMR senedi sunulmamış ise de, CMR senedi sadece malların belirtilen sayı ve koşullarda «taşıyıcı» tarafından «teslim» alındığını gösteren bir «karine» niteliğindedir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının «taşıyan» olduğunun sabit olduğu, malların kısmen ıslak olarak alıcıya «teslim» edildiğinin de tutanakla sabit olduğu, bilirkişi raporlarında hesaplanan zarar ile ekspertiz raporunda hesaplanan zararın örtüştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava emtea taşıma «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Dava konusu kumaşların defolu olduğu için sigortalıya iade edildiği ve taşıma sırasında bu kumaşlardan bir kısmının ıslak olarak alıcıya «teslim» edildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · rücuen alacak
Benzer bu kararda2- Dava emtea taşıma «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Bu durumda öncelikle davacıdan bu defonun niteliğine ilişkin delilleri sorulup bunların toplanması, davacının bu husustaki «delilleri toplandıktan» sonra defonun niteliğine göre bilirkişilerden malın defolu olması dikkate alınarak piyasa değerinin belirlenmesi ve bu belirlemeye göre de ıslanan kumaşlarda meydana gelen zararın hesaplanması hususunda rapor aldırılması gerekmektedir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11409 E. 2011/3836 K.
Ortak:taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaDavacı tarafından taşımaya ilişkin başkaca bir CMR senedi sunulmamış ise de, CMR senedi sadece malların belirtilen sayı ve koşullarda «taşıyıcı» tarafından «teslim» alındığını gösteren bir «karine» niteliğindedir.
27.10.2009 tarihli tutanaktan taşınan malların alıcıya kısmen ıslak «teslim» edildiği sabit olup, taşınan kumaşlarda kısmi «hasar» bulunduğunun iddia edilmesi karşısında davalının «taşıyıcı» olduğu da nazara alınarak taraf delileri toplanılıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Transport GmbH adlı bir firmanın «taşıyıcı» olarak yer aldığı, bu itibarla davalının taşıyıcı olduğunun kanıtlanamadığı, davalının taşıyıcı olduğu kabul edilse dahi söz konusu «hasarın» hangi safhada ve hangi sebeple oluştuğunun belirlenemediği, taşımaya konu kumaşların ıslanma öncesindeki mukavemet değerlerinin bildirilmediği, ıslanma sebebiyle m …
Benzer bu kararda… iresince yapılan takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisindeki 23/01/2008 tarihli taşıma senedinde davalının gönderilen, davacının «taşıyıcı» sıfatında olduğu, davacının bu hukuki ilişkiden kaynaklandığını iddia ettiği «navlun alacağının» tahsili için takip başlattığı, taşımanın İspanya-İzmir arasında yapılmasına göre uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 31/b maddesinde “Taşımacının yükü aldığı veya «teslim» yeri olarak gösterilen yerlerde dava açılabileceğinin” düzenlendiği, aynı şekilde HUMK’nun 10. maddesindeki davanın mukavelenin icra olunacağı yerde de açılabilece …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · navlun · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… iresince yapılan takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisindeki 23/01/2008 tarihli taşıma senedinde davalının gönderilen, davacının «taşıyıcı» sıfatında olduğu, davacının bu hukuki ilişkiden kaynaklandığını iddia ettiği «navlun alacağının» tahsili için takip başlattığı, taşımanın İspanya-İzmir arasında yapılmasına göre uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 31/b maddesinde “Taşımacının yükü aldığı veya «teslim» yeri olarak gösterilen yerlerde dava açılabileceğinin” düzenlendiği, aynı şekilde HUMK’nun 10. maddesindeki davanın mukavelenin icra olunacağı yerde de açılabilece …
Mahkemece, taraflar arasında akdi ilişkinin kabul edilmediği, borçlu davalının adresinin Ankara olduğu gerekçesiyle icra dairesinin «yetkisine» ilişkin itirazın kabulü ile yetkili icra dairesince yapılmış takip bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4944 E. , 2014/10940 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/11/2013
NUMARASI 2011/260-2013/274
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2013 tarih ve 2011/260-2013/274 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilince düzenlenen ... no'lu Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı malların davalıya ait araçla İspanya'dan Türkiye'ye taşındığını, taşınan malların sigortalıya hasarlı olarak teslim edildiğini, yapılan ekspertiz raporu sonrasında müvekkilince sigortalıya, 29.12.2009 tarihinde 33490.00 TL hasar bedeli ödendiğini ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak koşuluyla 33490.00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek banka reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taşıyıcı sıfatı olmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, alıcı M. Lojistik firmasının malları teslim aldığı tarihte malların durumunu kontrol edip usulünce hasar ihbarında bulunmadığını, meydana gelen zararın hangi taşıma sırasında gerçekleştiğinin bilinmediğini, alıcının kendisine ıslak teslim edilmesi nedeniyle hasarlı olduğunu iddia ettiği malları tekrar yıkamak suretiyle hasarın büyümesine katkıda bulunduğunu, yükün yükleyici firma tarafından gereği gibi ambalajlanmaması halinde taşıyıcının sorumlu olmayacağını, CMR'nin 27. maddesi uyarınca faize ödeme talebinin gönderilmesi tarihinden itibaren hükmedilebileceğini, 23. maddesi uyarınca da taşıyıcının sorumluluğunun kilo başına 8.33 SDR ile sınırlı olduğunu, poliçe uyarınca fazladan yapılan 3038.00 TL'lik ödemeden müvekkilinin sorumlu olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dosyada mevcut ... nolu faturada davalı şirketin alıcı-ithalatçı olarak yer aldığı, bu taşımada M. Lojistik A.Ş'nin taşıyan sıfatının bulunduğu tercümesi yapılan CMR belgesinde T. Transport GmbH adlı bir firmanın taşıyıcı olarak yer aldığı, bu itibarla davalının taşıyıcı olduğunun kanıtlanamadığı, davalının taşıyıcı olduğu kabul edilse dahi söz konusu hasarın hangi safhada ve hangi sebeple oluştuğunun belirlenemediği, taşımaya konu kumaşların ıslanma öncesindeki mukavemet değerlerinin bildirilmediği, ıslanma sebebiyle mi ayıplı hale geldikleri yoksa daha önceden de ayıplı olup olmadıklarının belirlenemeyeceği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle taşıyıcıya karşı açılmış rucüen alacak davasıdır.
Somut olayda dava konusu kumaşların da içinde bulunduğu ve sigortalı D.-P. Tekstil Ltd. Şti. tarafından İspanya'da bulunan firmaya gönderilen kumaşlardan 349 rulosu defolu bulunarak 16.10.2009 tarihli faturayla gönderen firmaya iade edilmiştir. Mahkemece; hükme esas alınan CMR belgesinden, taşıyıcı olarak görünen T. Transport Und Handles Gmbh firmasının Almanya'da 02.10.2009 tarihinde taşınacak malları teslim aldığı anlaşılmaktadır. Kumaşların İspanya'dan iade tarihine göre hükme esas alınan CMR senedinin başka bir taşıma nedeniyle düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından taşımaya ilişkin başkaca bir CMR senedi sunulmamış ise de, CMR senedi sadece malların belirtilen sayı ve koşullarda taşıyıcı tarafından teslim alındığını gösteren bir karine niteliğindedir.
CMR senedinin düzenlenmemesi durumunda taşımanın diğer delillerle kanıtlanması halinde kayıp ve hasar sebebiyle taşıyıcının sorumluluğuna gidilmesi de mümkündür. Dosyaya ibraz edilen nakliyat emtia sigorta poliçesi, gümrük beyannamesi, tır karnesi ve 24.10.2009 tarih 24615 nolu fatura içeriğinden İspanya'daki firma tarafından iade edilen 349 rulo kumaşın Mars Lojistik firmasının alt taşıyıcısı konumundaki davalı firmaya ait araçla İspanya'dan Türkiye'ye taşındığı anlaşılmaktadır.
27. 10.2009 tarihli tutanaktan taşınan malların alıcıya kısmen ıslak teslim edildiği sabit olup, taşınan kumaşlarda kısmi hasar bulunduğunun iddia edilmesi karşısında davalının taşıyıcı olduğu da nazara alınarak taraf delileri toplanılıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102160800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz