6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5366 E. 2024/1790 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': '3 aylık', 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esas sözleşme müktesep hak olağanüstü genel kurul genel kurul kararının iptali muvafakat iptal davası hak düşürücü süre kâr payı yönetim kurulu kararı ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TBK · HMK · TTK — TTK 446

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI :2018/445 E., 2019/802 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, şirketin kuruluş ana sözleşmesinin 10 uncu maddesinde yönetim kurulunun ne şekilde teşekkül edeceğinin hükme bağlandığını, davalı şirketin 08.03.2018 tarihli olağanüstü genel kurul kararıyla şirket ana sözleşmesinin 10 uncu maddesini değiştirerek müvekkilinin yönetim kurulu üye sayısını 2'den 1'e indirdiğini, müvekkilinin yönetim kuruluna seçilmek üzere aday gösterme hakkının ana sözleşmede ismen tanınmış bir hak olduğunu, bu hakkın pay nedeniyle tanınan imtiyaz hakkı olmadığını, müvekkilinin bu değişikliğe yönelik muvafakatının bulunmadığını ileri sürerek davalı şirket ana sözleşmesinin 10 uncu maddesinde değişiklik yapılarak müvekkili sendikaya ismen tanınmış yönetim kurulu sayısının indirilmesine ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sermayesinin yarısından fazlası Ankara Büyükşehir Belediyesine ait olduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6102 sayılı Kanun) yapılan değişiklik kapsamında 25.03.2013 tarihli olağan genel kurul toplantısıyla yönetim kurulu üyelerinin pay sahiplerini temsilen değil, bireysel olarak seçildiğini, alınan kararların oy birliğiyle alındığını, bu genel kurul kararının iptali için dava açılmadığını, davacının kanun gereği imtiyazlı bir payının olmadığını, dava konusu genel kurul kararıyla yönetim kurulu üye sayısının 6'dan 7'ye çıkarıldığını, davacının iddia ettiği gibi kendisine ismen tanınan bir hakkın değiştirilmesinin söz konusu olmadığını, davacının yapılan genel kurul toplantılarında esas sözleşmenin 10 uncu maddesinin değiştirilmesi teklifine kabul oyu kullandığından işbu davayı açamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un imtiyazlı hisse senetleri ve imtiyazlı paylara ilişkin 478 ... maddesinde yapılan değişiklerle Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikasının imtiyazının söz konusu olamayacağı, müktesep hakkın kanun değişikliği ile kaldırılması durumunda bunun artık müktesep hak niteliği kalmayacağı, kanundaki değişiklikler dikkate alınarak yönetim kurulunda temsile hakkı olan kamu tüzel kişilerinin imtiyazlı payları dikkate alınarak yönetim kurulu oluşturulan genel kurulun iptalini talep etmekte davacının haklı olmadığı gibi, 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinde sayılan kişilerden de olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının şirket ana sözleşmesinin 10 uncu maddesinde değişiklik yaptığını, müvekkilinin ismen tanınan yönetim kurulu üye sayısını indirdiğini, ana sözleşmedeki hakkın kişisel akdi bir hak olduğunu, müvekkilinin davalının daha önceki girişimlerine de muvafakat etmediğini, değişiklik için 6102 sayılı Kanun'un getirdiği ilkelerin değil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) öngördüğü kuralların uygulanacağını, müvekkilinin genel kurulda alınan kararlara muhalif kalmasa da dava açabileceğini, ana sözleşme ile tanınan hakların ... taraflı olarak genel kurul kararıyla değiştirilemeyeceğini, hukuksuz bir şekilde 08.03.2018 tarihli genel kurul kararıyla yönetim kurulu üye sayısının düşürüldüğünü belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu genel kurul toplantısının yapıldığı 08.03.2018 tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü sürede 06.06.2018 tarihinde dava açılmış ise de, davacı ortak adına toplantıya katılan temsilcisi, iptalini talep ettiği dava konusu genel kurul toplantısında gündemin 3 üncü maddesi ile alınan karara karşı olumlu oy kullandığı, kararın oy birliğiyle alındığı, bu durumda mahkemece, davacının 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 08.03.2018 tarihli olağanüstü toplantısında gündemin 3 üncü maddesi ile alınan kararın iptalini talep edemeyeceği gözetilerek açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; doktrin ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre yönetim kurulunun da oy çokluğu ile karar almak suretiyle kurul halinde genel kurul kararlarının iptali davası açabileceği, ancak yönetim kurulu ... kişiden oluşuyorsa onun karar almasından söz edilemeyeceği, yönetim kurulunun dava açabilmesinin toplantıda hazır bulunması, kararlar aleyhine oy kullanmış olması ya da muhalefetlerini tutanağa geçirtmiş olması şartına bağlı olmadığı, bu davanın ortaklığın çıkarlarının korunması için yürütme organına verilmiş bir görev olduğu, yönetim kurulu üyesi aynı zamanda şirket ortağı olarak genel kurulda olumlu oy kullanmış olsa dahi alınan karar şirket menfaatlerine aykırı ise yönetim kurulunun çoğunlukla alacağı kararla iptal davası açabileceği, bunun için yönetim kurulu üyelerinin hepsinin ya da bir kısmının toplantıda hazır bulunup bulunmamasının da bir önemi olmadığı, bu hakkın yasa ile yönetim kuruluna mutlak olarak verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 445 ... maddesi, 446 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 478 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2454 E. 2017/4313 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2976 E. 2014/6901 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3844 E. 2022/9063 K.

    Ortak: · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16479 E. 2014/1014 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5366 E.  ,  2024/1790 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/581 Esas, 2022/740 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/445 E., 2019/802 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, şirketin kuruluş ana sözleşmesinin 10 uncu maddesinde yönetim kurulunun ne şekilde teşekkül edeceğinin hükme bağlandığını, davalı şirketin 08.03.2018 tarihli olağanüstü genel kurul kararıyla şirket ana sözleşmesinin 10 uncu maddesini değiştirerek müvekkilinin yönetim kurulu üye sayısını 2'den 1'e indirdiğini, müvekkilinin yönetim kuruluna seçilmek üzere aday gösterme hakkının ana sözleşmede ismen tanınmış bir hak olduğunu, bu hakkın pay nedeniyle tanınan imtiyaz hakkı olmadığını, müvekkilinin bu değişikliğe yönelik muvafakatının bulunmadığını ileri sürerek davalı şirket ana sözleşmesinin 10 uncu maddesinde değişiklik yapılarak müvekkili sendikaya ismen tanınmış yönetim kurulu sayısının indirilmesine ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sermayesinin yarısından fazlası Ankara Büyükşehir Belediyesine ait olduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6102 sayılı Kanun) yapılan değişiklik kapsamında 25.03.2013 tarihli olağan genel kurul toplantısıyla yönetim kurulu üyelerinin pay sahiplerini temsilen değil, bireysel olarak seçildiğini, alınan kararların oy birliğiyle alındığını, bu genel kurul kararının iptali için dava açılmadığını, davacının kanun gereği imtiyazlı bir payının olmadığını, dava konusu genel kurul kararıyla yönetim kurulu üye sayısının 6'dan 7'ye çıkarıldığını, davacının iddia ettiği gibi kendisine ismen tanınan bir hakkın değiştirilmesinin söz konusu olmadığını, davacının yapılan genel kurul toplantılarında esas sözleşmenin 10 uncu maddesinin değiştirilmesi teklifine kabul oyu kullandığından işbu davayı açamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un imtiyazlı hisse senetleri ve imtiyazlı paylara ilişkin 478 ... maddesinde yapılan değişiklerle Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikasının imtiyazının söz konusu olamayacağı, müktesep hakkın kanun değişikliği ile kaldırılması durumunda bunun artık müktesep hak niteliği kalmayacağı, kanundaki değişiklikler dikkate alınarak yönetim kurulunda temsile hakkı olan kamu tüzel kişilerinin imtiyazlı payları dikkate alınarak yönetim kurulu oluşturulan genel kurulun iptalini talep etmekte davacının haklı olmadığı gibi, 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinde sayılan kişilerden de olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının şirket ana sözleşmesinin 10 uncu maddesinde değişiklik yaptığını, müvekkilinin ismen tanınan yönetim kurulu üye sayısını indirdiğini, ana sözleşmedeki hakkın kişisel akdi bir hak olduğunu, müvekkilinin davalının daha önceki girişimlerine de muvafakat etmediğini, değişiklik için 6102 sayılı Kanun'un getirdiği ilkelerin değil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) öngördüğü kuralların uygulanacağını, müvekkilinin genel kurulda alınan kararlara muhalif kalmasa da dava açabileceğini, ana sözleşme ile tanınan hakların ... taraflı olarak genel kurul kararıyla değiştirilemeyeceğini, hukuksuz bir şekilde 08.03.2018 tarihli genel kurul kararıyla yönetim kurulu üye sayısının düşürüldüğünü belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu genel kurul toplantısının yapıldığı 08.03.2018 tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü sürede 06.06.2018 tarihinde dava açılmış ise de, davacı ortak adına toplantıya katılan temsilcisi, iptalini talep ettiği dava konusu genel kurul toplantısında gündemin 3 üncü maddesi ile alınan karara karşı olumlu oy kullandığı, kararın oy birliğiyle alındığı, bu durumda mahkemece, davacının 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 08.03.2018 tarihli olağanüstü toplantısında gündemin 3 üncü maddesi ile alınan kararın iptalini talep edemeyeceği gözetilerek açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; doktrin ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre yönetim kurulunun da oy çokluğu ile karar almak suretiyle kurul halinde genel kurul kararlarının iptali davası açabileceği, ancak yönetim kurulu ... kişiden oluşuyorsa onun karar almasından söz edilemeyeceği, yönetim kurulunun dava açabilmesinin toplantıda hazır bulunması, kararlar aleyhine oy kullanmış olması ya da muhalefetlerini tutanağa geçirtmiş olması şartına bağlı olmadığı, bu davanın ortaklığın çıkarlarının korunması için yürütme organına verilmiş bir görev olduğu, yönetim kurulu üyesi aynı zamanda şirket ortağı olarak genel kurulda olumlu oy kullanmış olsa dahi alınan karar şirket menfaatlerine aykırı ise yönetim kurulunun çoğunlukla alacağı kararla iptal davası açabileceği, bunun için yönetim kurulu üyelerinin hepsinin ya da bir kısmının toplantıda hazır bulunup bulunmamasının da bir önemi olmadığı, bu hakkın yasa ile yönetim kuruluna mutlak olarak verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 445 ... maddesi, 446 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 478 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021601800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.