6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4342 E. 2024/1735 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki yolların tüketilmesi genel haciz yolu ile takip ayni teminat tamamlanabilir dava şartı kıymet takdiri karşılıklılık esası takas-mahsup ipoteğin paraya çevrilmesi icra hukuk mahkemesi takas illiyet bağı ziya ipotek mahsup ihbar ihtar havale yetki haciz kredi sözleşmesi taahhütname ihtarname kusur eksik inceleme yükleten (shipper) avans faizi teminat kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: TBK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 06.10.2015 tarih, 2015/228 E. ve 2015/594 K. sayılı karar ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 28.11.2016 tarih, 2016/12173 E. ve 2016/9187 K. sayılı kararı ile davaya Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C.Mahkemece Verilen İkinci Karar

Mahkemece 06.03.2020 tarih, 2017/154 E. ve 2020/176 K. sayılı kararda, davacı bankanın ... Şubesi’nce dava dışı ... ...'e kullandırılacak kredinin teminatı için 2176, 411 parsel no.lu iki adet tarlanın ekspertizini davalı şirketten talep ettiği, davalı tarafından düzenlenen 27.07.2011 tarihli ekspertiz raporunda, 411 parsel sayılı taşınmaza 20.000,00 TL, 2176 parsel sayılı taşınmaza ise 150.000,00 TL değer takdir edildiği, davacı ile dava dışı ... ... arasında 29.07.2011 tarihli, 127.500,00 TL bedelli genel tarım kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı tarafından toplam 170.000,00 TL değer biçilen iki adet tarla üzerine 600.000,00 TL'lik ipotek tesis edildiği, davacı bankanın söz konusu sözleşme ve teminatlara karşılık dava dışı ... ...'e 05.08.2011 tarihinde 24 ay vadeli 49.500,00 TL'lik küçükbaş hayvan besiciliği kredisi ve yine 05.08.2011 tarihinde 24 ay vadeli, 75.500,00 TL bedelli bitkisel üretim kredisi olmak üzere toplam 125.000,00 TL'lik kredi kullandırdığı, kullandırılan kredilerin zamanında ödenmemesi üzerine kredi borçlusu hakkında ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2366 esas sayılı dosyası ile toplam 130.460,00 TL'nin tahsili için 29.06.2012 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yasal takibe başlandığı, Tarsus 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/692 talimat dosyası üzerinden yapılan 09.08.2012 tarihli kıymet takdirinde, 2176 sayılı parsel için 29.750,00 TL, 411 sayılı parsel için 8.000,00 TL değer biçildiği, kıymet takdirine yapılan itirazlar üzerine, Tarsus İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/357 esas ve 2013/102 karar sayılı kararı ile 08.05.2013 tarihli kıymet takdiri raporuna dayanılarak 2176 parsele 31.237,50 TL, 411 parsele 9.100,00 TL değer tespitine kesin olarak karar verildiği, talimat mahkemesi aracılığıyla alınan 24.08.2017 havale tarihli gayrimenkul değerleme uzmanına ait rapor ile 2176 parsel sayılı taşınmazın 27.07.2011 tarihi itibariyle değerinin 28.560,00 TL, 411 parsel sayılı taşınmazın değerinin ise 8.920,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu suretle gayrimenkullerin değerinin hatalı biçimde yüksek tespit edilmesi nedeniyle fazla kullandırılan kredi tutarının ve davacı zararının toplam 103.083,71 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 103.083,71 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 26.05.2022 tarih, 2020/6855 E. ve 2022/4075 K. sayılı kararında; somut uyuşmazlıkta, davacı bankanın davalıdan iddia ettiği alacağını talep edebilmesi için ilk aşamada taraflar arasındaki sözleşmeden bağımsız olarak alacağını tahsil etmek için tüm yolları tüketmesi ve ancak yine de alacağını tahsil edememesi gerektiği, başka bir deyişle davacı bankanın, alacağını tahsil edebilmek için kredi müşterisine, her tür şahsi ve ayni teminatlara başvurması gerektiği, buna rağmen alacağını tahsil edemezse davalıdan talepte bulunabileceği, bu durumda mahkemece davacı bankanın alacağını tahsil etmek için tüm yolları tüketip tüketmediği araştırılıp sonucuna göre eldeki davanın ... açılan bir dava olup olmadığı değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda, davacı banka vekiline davaya konu alacağın tahsili için tüm yolların tüketilip tüketilmediği hususunda yazılı beyanda bulunmak ve ilgili takip dosyası bilgilerini bildirmek üzere süre verildiği, davacı vekilinin 28.11.2022 tarihli dilekçesi ile müvekkili banka alacağının tahsilini teminen başlatılmış olan ... İcra Dairesi 2018/566 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip ve ... İcra Dairesi 2022/1737 sayılı genel haciz yolu ile takip dosyalarının kapsamında yasal takip süreçlerinin devam etmekte olduğu, Mersin ili, Tarsus ilçesi, Beylice köyü, Draan Burnu mevkii, 2176 parsel ve Mersin ili, Tarsus ilçesi, Aladağlı köyü, ... tepesi mevkii, 411 parsel sayılı taşınmazın satış süreçlerinin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip dosyası üzerinden sürdürüldüğünü, söz konusu dosya takip safahatı tamamlanmış olsa dahi başkaca alacaklılar ve taşınmazlar üzerinde hacizler olduğu göz önünde bulundurulduğunda, 540.087,89 TL olan müvekkili bankanın güncel alacağının tahsil imkânının bulunmadığı ve zarar unsurunun gerçekleşmiş olduğunun görüleceği, alacağın tahsiline yönelik tüm hukuki yolların tüketilmesine yönelik işlemlerin tamamlanması şartının ancak müvekkili bankanın zararının artmasına sebep olacağını, bu durumun da sözleşme hükmüne aykırılık teşkil edeceğini beyan ettiği, ... İcra Dairesinin 2018/566 ve 2022/1737 sayılı takip dosyalarının tetkikinde takip işlemlerinin devam ettiği, talimat yoluyla ilgili icra müdürlüğü aracılığıyla taşınmazların satış sürecinin başlatıldığı, bu suretle davacı bankanın alacağını tahsil etmek için tüm yolları henüz tüketmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle ... açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından başlatılan icra takiplerinin devam ettiğini, ancak takip safahatı tamamlanmamış olsa dahi, taşınmazların güncel değeri ve taşınmazlar üzerinde başkaca alacaklılara ait hacizlerin olduğu dikkate alındığında 596.680,00 TL alacağın tahsil imkanının bulunmadığı ve zarar unsurunun oluşmuş olduğu, beklenilmesi halinde müvekkili alacağının artacağını, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 11.8 maddesinde "Değerleme kuruluşu ve eksper, banka için yaptığı iş nedeniyle 3.şahıslara verdiği zarardan sorumludur. Eksperin yaptığı her türlü hata ve ihmalden ve bu hata ve ihmal nedeniyle bankanın uğrayacağı hukuken tespit ve tescil edilmiş zarardan ise değerleme kuruluşu sorumlu olacaktır. Değerleme kuruluşu bankaya bu konuda hiçbir sorumluluk yüklenemeyeceğini peşinen kabul eder. Değerleme kuruluşu, bu zarar ve ziyanın kendisine hiçbir ihtar ve ihbara gerek olmaksızın teminatından kesilmesini, banka nezdindeki her türlü hak ve alacaklarıyla takas ve mahsup edilmesini de kabul ve taahhüt eder," yer ... hükmüne aykırılık teşkil edeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacı bankanın dava dışı ... ...’e kullandırdığı krediye teminat olarak üzerine ipotek tesis ettirdiği taşınmazların değerinin davalı tarafından eksik tespit edildiği, bu sebeple dava dışı ... ...’e fazla kredi kullandırıldığı iddiasına dayalı açılan alacak davasıdır.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6855 E. 2022/4075 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12173 E. 2016/9187 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yetkisizlik kararı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15033 E. 2011/2176 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4342 E.  ,  2024/1735 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/658 Esas, 2023/124 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Dava ret

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka tarafından dava dışı ... ...'e kullandırılacak kredi teminatı olarak gösterilen iki adet taşınmazın ekspertizinin davalı tarafından yapıldığını, değerlerinin 150.000,00 TL ve 20.000,00 TL olduğuna dair rapor düzenlendiğini, kredinin ödenmemesi nedeniyle şahıs hakkında icra takibi yapıldığını, kıymet takdiri sonucu düzenlenen raporda taşınmazların değerlerinin 29.750,00 TL ve 8.000,00 TL olarak belirlendiğini, itiraz sonucu İcra Hukuk Mahkemesince yaptırılan tespit sonucunda 31.137,50 TL ve 9.100,00 TL değer belirlendiğini, alıcı çıkmadığından satışın düştüğünü, lisanslı başka bir şirkete ekspertizin yaptırıldığını ve bu kere 30.000,00 TL ve 10.000,00 TL değer tespiti yapıldığını, İcra Hukuk Mahkemesince raporlar arasındaki çelişkilere istinaden itirazlarının kesin olarak karara bağlanıp kıymet takdir raporu ile neticeye varıldığını, hatalı ekspertiz nedeniyle fazla kullandırılan kredinin değerinin 103.083,71 TL olduğunu, davalı şirkete ihtarname çekildiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 103.083,71 TL'nin işleyecek avans faizi davalıdan ile tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından hazırlanan değerin Tarsus İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/357 E. sayılı dosyası ile belirlenen değer ya da taşınmazın ihale tarihindeki değeri ile karşılaştırılamayacağını, esas alınması gereken tarihin rapor tarihi olan 27.07.2011 tarihi olduğunu, BDDK mevzuatına göre değerleme hizmetinin bankaların kredileri ve diğer alacaklara ilişkin olarak aldıkları teminatların belli bir tarihteki kesin değerinin değil, belli bir tarihteki muhtemel değerinin belirlenmesine yaradığını, davacının uğradığını iddia ettiği zararı müvekkilinden tazmin edilebilmesi için tüm hukuki yolları denemesine rağmen kredi alacağına kavuşamamış olması gerektiğini, ancak davacı tarafından icra takipleri sonucunda alınmış bir aciz belgesinin bulunmadığını, müvekkili tarafından hazırlanan değerleme raporları ile davacı tarafından uğranıldığı iddia edilen zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı tarafın kendi kusuru ile zararın oluşmasına sebebiyet verdiğini, sadece teminat olarak gösterilen taşınmazlara istinaden kredi verilmesinin mümkün olmadığını, zira davacı tarafından borçlu ...

... aleyhine başlatılan icra takibinde asıl alacağın 125.000,00 TL olarak belirtildiğini, borçlunun kredi taksitlerinin hiçbirisini ödemediğini, borçlunun ödeme gücünü sonradan yitirmesinin söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bahsi geçen taşınmaza müvekkili tarafından yanlış kıymet takdir edildiği varsayılsa bile yanlış değer biçme sebebiyle uğranıldığı iddia edilen zararın hesabında fazla tahsis edilen limitin belirlenmesi ve ilgili taşınmazların değerinin düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 06.10.2015 tarih, 2015/228 E. ve 2015/594 K. sayılı karar ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 28.11.2016 tarih, 2016/12173 E. ve 2016/9187 K. sayılı kararı ile davaya Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C.Mahkemece Verilen İkinci Karar

Mahkemece 06.03.2020 tarih, 2017/154 E. ve 2020/176 K. sayılı kararda, davacı bankanın ... Şubesi’nce dava dışı ... ...'e kullandırılacak kredinin teminatı için 2176, 411 parsel no.lu iki adet tarlanın ekspertizini davalı şirketten talep ettiği, davalı tarafından düzenlenen 27.07.2011 tarihli ekspertiz raporunda, 411 parsel sayılı taşınmaza 20.000,00 TL, 2176 parsel sayılı taşınmaza ise 150.000,00 TL değer takdir edildiği, davacı ile dava dışı ... ... arasında 29.07.2011 tarihli, 127.500,00 TL bedelli genel tarım kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı tarafından toplam 170.000,00 TL değer biçilen iki adet tarla üzerine 600.000,00 TL'lik ipotek tesis edildiği, davacı bankanın söz konusu sözleşme ve teminatlara karşılık dava dışı ...

...'e 05.08.2011 tarihinde 24 ay vadeli 49.500,00 TL'lik küçükbaş hayvan besiciliği kredisi ve yine 05.08.2011 tarihinde 24 ay vadeli, 75.500,00 TL bedelli bitkisel üretim kredisi olmak üzere toplam 125.000,00 TL'lik kredi kullandırdığı, kullandırılan kredilerin zamanında ödenmemesi üzerine kredi borçlusu hakkında ...

1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2366 esas sayılı dosyası ile toplam 130.460,00 TL'nin tahsili için 29.06.2012 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yasal takibe başlandığı, Tarsus 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/692 talimat dosyası üzerinden yapılan 09.08.2012 tarihli kıymet takdirinde, 2176 sayılı parsel için 29.750,00 TL, 411 sayılı parsel için 8.000,00 TL değer biçildiği, kıymet takdirine yapılan itirazlar üzerine, Tarsus İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/357 esas ve 2013/102 karar sayılı kararı ile 08.05.2013 tarihli kıymet takdiri raporuna dayanılarak 2176 parsele 31.237,50 TL, 411 parsele 9.100,00 TL değer tespitine kesin olarak karar verildiği, talimat mahkemesi aracılığıyla alınan 24.08.2017 havale tarihli gayrimenkul değerleme uzmanına ait rapor ile 2176 parsel sayılı taşınmazın 27.07.2011 tarihi itibariyle değerinin 28.560,00 TL, 411 parsel sayılı taşınmazın değerinin ise 8.920,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu suretle gayrimenkullerin değerinin hatalı biçimde yüksek tespit edilmesi nedeniyle fazla kullandırılan kredi tutarının ve davacı zararının toplam 103.083,71 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 103.083,71 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 26.05.2022 tarih, 2020/6855 E. ve 2022/4075 K. sayılı kararında; somut uyuşmazlıkta, davacı bankanın davalıdan iddia ettiği alacağını talep edebilmesi için ilk aşamada taraflar arasındaki sözleşmeden bağımsız olarak alacağını tahsil etmek için tüm yolları tüketmesi ve ancak yine de alacağını tahsil edememesi gerektiği, başka bir deyişle davacı bankanın, alacağını tahsil edebilmek için kredi müşterisine, her tür şahsi ve ayni teminatlara başvurması gerektiği, buna rağmen alacağını tahsil edemezse davalıdan talepte bulunabileceği, bu durumda mahkemece davacı bankanın alacağını tahsil etmek için tüm yolları tüketip tüketmediği araştırılıp sonucuna göre eldeki davanın ... açılan bir dava olup olmadığı değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda, davacı banka vekiline davaya konu alacağın tahsili için tüm yolların tüketilip tüketilmediği hususunda yazılı beyanda bulunmak ve ilgili takip dosyası bilgilerini bildirmek üzere süre verildiği, davacı vekilinin 28.11.2022 tarihli dilekçesi ile müvekkili banka alacağının tahsilini teminen başlatılmış olan ... İcra Dairesi 2018/566 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip ve ... İcra Dairesi 2022/1737 sayılı genel haciz yolu ile takip dosyalarının kapsamında yasal takip süreçlerinin devam etmekte olduğu, Mersin ili, Tarsus ilçesi, Beylice köyü, Draan Burnu mevkii, 2176 parsel ve Mersin ili, Tarsus ilçesi, Aladağlı köyü, ...

tepesi mevkii, 411 parsel sayılı taşınmazın satış süreçlerinin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip dosyası üzerinden sürdürüldüğünü, söz konusu dosya takip safahatı tamamlanmış olsa dahi başkaca alacaklılar ve taşınmazlar üzerinde hacizler olduğu göz önünde bulundurulduğunda, 540.087,89 TL olan müvekkili bankanın güncel alacağının tahsil imkânının bulunmadığı ve zarar unsurunun gerçekleşmiş olduğunun görüleceği, alacağın tahsiline yönelik tüm hukuki yolların tüketilmesine yönelik işlemlerin tamamlanması şartının ancak müvekkili bankanın zararının artmasına sebep olacağını, bu durumun da sözleşme hükmüne aykırılık teşkil edeceğini beyan ettiği, ... İcra Dairesinin 2018/566 ve 2022/1737 sayılı takip dosyalarının tetkikinde takip işlemlerinin devam ettiği, talimat yoluyla ilgili icra müdürlüğü aracılığıyla taşınmazların satış sürecinin başlatıldığı, bu suretle davacı bankanın alacağını tahsil etmek için tüm yolları henüz tüketmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle ...

açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından başlatılan icra takiplerinin devam ettiğini, ancak takip safahatı tamamlanmamış olsa dahi, taşınmazların güncel değeri ve taşınmazlar üzerinde başkaca alacaklılara ait hacizlerin olduğu dikkate alındığında 596.680,00 TL alacağın tahsil imkanının bulunmadığı ve zarar unsurunun oluşmuş olduğu, beklenilmesi halinde müvekkili alacağının artacağını, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 11.8 maddesinde "Değerleme kuruluşu ve eksper, banka için yaptığı iş nedeniyle 3.şahıslara verdiği zarardan sorumludur. Eksperin yaptığı her türlü hata ve ihmalden ve bu hata ve ihmal nedeniyle bankanın uğrayacağı hukuken tespit ve tescil edilmiş zarardan ise değerleme kuruluşu sorumlu olacaktır.

Değerleme kuruluşu bankaya bu konuda hiçbir sorumluluk yüklenemeyeceğini peşinen kabul eder. Değerleme kuruluşu, bu zarar ve ziyanın kendisine hiçbir ihtar ve ihbara gerek olmaksızın teminatından kesilmesini, banka nezdindeki her türlü hak ve alacaklarıyla takas ve mahsup edilmesini de kabul ve taahhüt eder," yer ... hükmüne aykırılık teşkil edeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacı bankanın dava dışı ... ...’e kullandırdığı krediye teminat olarak üzerine ipotek tesis ettirdiği taşınmazların değerinin davalı tarafından eksik tespit edildiği, bu sebeple dava dışı ... ...’e fazla kredi kullandırıldığı iddiasına dayalı açılan alacak davasıdır.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021565900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.