6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12574 E. 2014/19393 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun faturası ön inceleme duruşması navlun icra takibine itiraz taşıma sözleşmesi fatura icra inkar tazminatı inkar tazminatı temsil e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalının pancarlarının taşıma işinin yapıldığı, buna istinaden dava konusu edilen faturanın düzenlenerek icra takibi yapıldığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlun faturasına dayalı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacı tarafından davalıya ait pancarların taşıma işinin yapıldığı, buna istinaden dava konusu faturanın düzenlendiği, davalının takip miktarı kadar davacıya borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, davalı temsilcisi 25/09/2013 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı tarafın pancarlarını çektiğini, bununla ilgili senet verdiğini, borcu kabul ettiğini, yalnız daha sonra davacının yeni fatura düzenleyerek borç miktarını arttırdığını, buna itiraz ettiğini, aralarındaki pancar çekimi nedeniyle 4.500,00 TL'lik borcu taksitlendirdiklerini, kendisinin bu borcu ödemekte olduğunu ifade etmiş; 07/03/2014 tarihli dilekçesiyle, dava konusu faturadan dolayı borcu olmadığını, davacıya yaptığı iş karşılığında 4.500,00 TL'lik senet verdiğini, bedelini peyder pey ödediğini, senede dayalı da hakkında icra takibi yapıldığını belirtmiştir. Yani davalı temsilcisi, davacıya kendisinin 4.500,00 TL borcunun bulunduğunu, davalı şirket adına kesilen dava konusu fatura sebebiyle davalının borçlu bulunmadığını, kendi borcu olan 4.500,00 TL için de verilen senede istinaden davacı tarafından takip yapıldığını ve bu bedeli ödediğini savunmuştur. Bilirkişi raporunda takip ve davaya konu

faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte davalı tarafın defterlerinde kayıtlı bulunmadığı tespit edilmiştir. Davaya konu faturanın davalı şirkete tebliğine ilişkin davacı delili de bulunmamaktadır. Bu suretle; savunmada bahsi geçen şirket temsilcisinin borcu sebebiyle yapıldığı bildirilen Afyonkarahisar 3. İcra Müdürlüğünün 2013/2169 E sayılı icra dosyasının celbiyle, dava konusu faturanın davalıya tebliğ edilmediği ve davalı defterlerinde de kayıtlı olmadığı da kabul edilerek; delillerin takdiriyle sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3452 E. 2022/2384 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3969 E. 2010/10068 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3217 E. 2013/3733 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/12574 E.  ,  2014/19393 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ AFYONKARAHİSAR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 21/03/2014

NUMARASI 2013/340-2014/173

Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/03/2014 tarih ve 2013/340-2014/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davalı tarafa muhtelif defalarca nakliye hizmeti verildiğini, müvekkilince navlun faturası kesildiğini, söz konusu fatura bedeli ödenmediğinden davalı aleyhine ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının takibe itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek; icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı temsilcisi, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalının pancarlarının taşıma işinin yapıldığı, buna istinaden dava konusu edilen faturanın düzenlenerek icra takibi yapıldığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlun faturasına dayalı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacı tarafından davalıya ait pancarların taşıma işinin yapıldığı, buna istinaden dava konusu faturanın düzenlendiği, davalının takip miktarı kadar davacıya borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, davalı temsilcisi 25/09/2013 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı tarafın pancarlarını çektiğini, bununla ilgili senet verdiğini, borcu kabul ettiğini, yalnız daha sonra davacının yeni fatura düzenleyerek borç miktarını arttırdığını, buna itiraz ettiğini, aralarındaki pancar çekimi nedeniyle 4.500,00 TL'lik borcu taksitlendirdiklerini, kendisinin bu borcu ödemekte olduğunu ifade etmiş; 07/03/2014 tarihli dilekçesiyle, dava konusu faturadan dolayı borcu olmadığını, davacıya yaptığı iş karşılığında 4.500,00 TL'lik senet verdiğini, bedelini peyder pey ödediğini, senede dayalı da hakkında icra takibi yapıldığını belirtmiştir. Yani davalı temsilcisi, davacıya kendisinin 4.500,00 TL borcunun bulunduğunu, davalı şirket adına kesilen dava konusu fatura sebebiyle davalının borçlu bulunmadığını, kendi borcu olan 4.500,00 TL için de verilen senede istinaden davacı tarafından takip yapıldığını ve bu bedeli ödediğini savunmuştur.

Bilirkişi raporunda takip ve davaya konu

faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte davalı tarafın defterlerinde kayıtlı bulunmadığı tespit edilmiştir. Davaya konu faturanın davalı şirkete tebliğine ilişkin davacı delili de bulunmamaktadır. Bu suretle; savunmada bahsi geçen şirket temsilcisinin borcu sebebiyle yapıldığı bildirilen Afyonkarahisar 3. İcra Müdürlüğünün 2013/2169 E sayılı icra dosyasının celbiyle, dava konusu faturanın davalıya tebliğ edilmediği ve davalı defterlerinde de kayıtlı olmadığı da kabul edilerek; delillerin takdiriyle sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102156000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.