İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4350 E. 2024/1719 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
6183 sayılı kanun↗ ilamsız takip↗ icra hukuk mahkemesi↗ icra inkâr tazminatı↗ malvarlığına ilişkin dava↗ usuli kazanılmış hak↗ maddi hata↗ icra takibine itiraz↗ kazanılmış hak↗ tasfiye memuru↗ içtihadı birleştirme kararı↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ haciz↗ ek tasfiye↗ iflas↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗ yükleten (shipper)↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 ... maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, asıl ve birleşen davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17968 E. 2014/7608 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutabakat · mahsup · protokol · istirdat · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, davacı adına 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için kesilen faturaların davacı tarafından eksik ödenmesi nedeniyle davalı tarafından 05.01.2006 gün ve 5050/02 sayılı yazı ile “Kasım 2005 «mahsuplaşması»“ açıklaması ile davacı şirkete ait alacaktan mahsup yapılmasının taraflar arasında yapılan sözleşme ve «protokoller» ile 29.07.2005 tarihli «mutabakat» zaptına aykırı olduğu iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
… bir hesaplama yapılmış ise kanıt yükünün faturayı düzenleyen davalıda olduğu nazara alınıp gerektiğinde davacıya ait makinelerin ne kadar enerji tükettiği üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılıp, 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait faturaların dolayısıyla yapılan mahsubun kapsamının doğru olup olmadığının belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı, davalı tarafından 2005/Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için düzenlenen faturaların sözleşme ve «protokol» hükümlerine aykırı olarak fahiş düzenlendiğini iddia ederek her bir faturaya tek tek itiraz etmiş bulunmaktadır.
Hükme dayanak edilen bilirkişi raporunun kabulünün aksine 29.07.2005 tarihli «mutabakat» dava konusunu kapsamamaktadır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14567 E. 2012/5082 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borca itiraz · fesih · eksik inceleme · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı şirketin servis taşıma işinin yapıldığını, davalının bakiye 1.850 TL taşıma ücretini ödemediğini, davalının «temerrüde» düşürülmediğini, dava dosyasında sözleşmenin «fesih» edildiğine dair yazılı bir talimat tespit edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2) Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olarak açılmış olup, davacının davalının çocuğunu Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında da taşıdığını ve taşıma bedelinin ödenmediğini ileri sürerek başlattığı takipte, davalı belirtilen aylarda taşıma hizmeti verilmediği belirterek «borca itiraz» etmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacıdan belirtilen aylarda taşıma hizmeti verdiğine ilişkin varsa başkaca delilleri istenip buna göre hüküm kurulması gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayanılarak yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6164 E. 2011/5456 K.
Ortak:inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı «şirket müdürlüğünden» kaynaklanan Mayıs ve Haziran ayları için ayrı ayrı 3.500 Euro ve l3 günlük Temmuz 2007 maaşıyla ilgili olarak da l.467,70 Euro alacağının kaldığı, toplamının 8.467,70 Euro olup, davacının bu miktar üzerinden talepte bulunabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının takibe vaki itirazının 8.467,70 Euro üzerinden iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının Euro bazında uyguladığı en yüksek yıllık mevduat faizinin uygulanması ile fiili ödeme günündeki Merkez Bankasının Euro bazındaki satış kuru karşılığı TL olarak tahakkuk ettirilmesine, alacak likit nitelikte olduğundan İİK’nun 67. maddesi uyarınca %40 «inkar tazminatı» olan 6.035,00 TL’nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet sözleşmesi · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · hizmet sözleşmesi · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu kararda2- Dava, ödenmeyen müdürlük ücretinin tahsili istemine ilişkindir.Davacının davalı «şirkette müdür» olduğu dönemde şirket «ortaklar kurulu» tarafından alınan 08.12.2006 tarihli karar ile aylık 3.500 Euro maaş ödenmesine karar verildiği, 2007 yılı Nisan ayı «dahil» olmak üzere ödemelerin yapıldığı, davacının şirketteki tüm paylarını 13.07.2007 tarihinde devrederek ortaklıktan ayrıldığı anlaşılmış, işbu davada davacı Mayıs, Ha …
… inde de olabilir.Müdür olan ortak ile şirket arasında bir vekalet akdi meydana gelmekte olup, bu konuda uygulanması gereken Borçlar Kanunu’nun 386. maddesi uyarınca «vekalet sözleşmesinin» genelde bir «hizmet sözleşmesi» olduğu da nazara alındığında vekilin ücrete hak kazanması için çalışması gerekmektedir.Bu durumda somut olaya gelindiğinde müdür olarak tayin edilmiş bulunan davacının davaya konu ücret alacağına ilişkin aylarda fiilen davalı şirkette çalışıp çalışmadığı, yaptığı bir hizmetin olup olmadığı, sözkonusu dönemde müdürlük görevini yerine getirip getirmediği hususlarının araştırılarak sonucuna göre kararlaştırılan ücrete hak kazanıp kazanmadığının tespit edilerek buna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususlar üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı «şirket müdürlüğünden» kaynaklanan Mayıs ve Haziran ayları için ayrı ayrı 3.500 Euro ve l3 günlük Temmuz 2007 maaşıyla ilgili olarak da l.467,70 Euro alacağının kaldığı, toplamının 8.467,70 Euro olup, davacının bu miktar üzerinden talepte bulunabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının takibe vaki itirazının 8.467,70 Euro üzerinden iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının Euro bazında uyguladığı en yüksek yıllık mevduat faizinin uygulanması ile fiili ödeme günündeki Merkez Bankasının Euro bazındaki satış kuru karşılığı TL olarak tahakkuk ettirilmesine, alacak likit nitelikte olduğundan İİK’nun 67. maddesi uyarınca %40 «inkar tazminatı» olan 6.035,00 TL’nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
… cının bağlantısını kurmanın tüm belgeler sunulmadığından mümkün olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen bu husus üzerinde de durulmamıştır.Bu durumda anılan dönemlerde «şirket müdürlüğü» görevini yürüten davacının anılan aylara ait müdürlük ücretlerinin dışında kendisine yapılan ödemelerin niteliğinin, neden yapıldığının açıklığa kavuşturulması, da …
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/944 E. 2016/9745 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… ilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 24/12/2012 tarihli taşımacılık sözleşmesi bulunmakta olup, uyuşmazlığın bu sözleşme gereğince sunulan «hizmetin bedelinin» ödenip ödenmediği hususlarında olduğu, sözleşmenin 24/12/2012-24/12/2013 tarihleri arasında geçerli bulunduğu, takibe konu faturaların Mart-Haziran arası döneme ilişkin düzenlendiği, davalının bu aylara ait hizmet bedelinin Kasım ayında düzenlenmesinin «teamüllere» uygun olmadığını, bu aylarda ödemenin yapıldığını, borcu bulunmadığını belirterek itiraz ettiği, takibe konu faturalardan birinin Şubat, Mart, Nisan aylarına diğerinin ise, Mayıs ve Haziran aylarına ait olduğu, «ticari defter» ve belgelerin incelenmesinde, bu aylara ilişkin hizmetin yapıldığı ay ve hemen sonrası ayda «fatura» düzenlenmediğinin anlaşıldığı, ihtilafın da Şubat-Haziran arası aylara ilişkin faturanın Kasım ayında düzenlenmesinden kaynaklandığı, davalı tarafça hizmetin sunulmadığı da iddia edilmiş ise de, sözleşmede belirlenen bedel dikkate alınarak her ay taşıma hizmetinin sunulduğu ve faturaların kesildiği, ticari ilişkinin bu şekilde devam ettiğinin tespit edildiği, ihtilaflı olan döneme ilişkin de, daha önce fatura düzenlenmediği, birleştirilerek 5 ay için 2 fatura düzenlendiği, davalının ödemelerin dikkate alınmadığına yönelik iddiasının da yerinde olmadığı zira, ileri sürdüğü tüm ödemelerin davacı kayıtlarında yer aldığı, hizmetin yapıldığı tüm aylara ilişkin sözleşmede belirlenen miktardan fatura düzenlenmiş olsa idi, davacının alacağının 35.346,65 TL olacağı, davalı tarafından yapılan tüm ödemeler toplamının ise, 21.417,50 TL olup, hizmetin görüldüğü ancak faturalandırılmadığı hizmet bedelinin 13.929,15 TL olduğu, davalı tarafın iddia ettiği gibi Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin «mükerrer» fatura düzenlenmesinin söz konusu olmadığı, davalının yaptığı tüm ödemelerin ayrı ayrı kayıtlarda yer aldığı, özellikle 4.300,00 TL’lik ödemenin davacı kayıtlarında bulunmadığı iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmesine, alacağın %20’si olan 2.635,80 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hizmet bedeli · teamül · mükerrerlik · denetime elverişlilik · infaz · ticari defter · fatura · avans faizi
Benzer bu kararda… ilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 24/12/2012 tarihli taşımacılık sözleşmesi bulunmakta olup, uyuşmazlığın bu sözleşme gereğince sunulan «hizmetin bedelinin» ödenip ödenmediği hususlarında olduğu, sözleşmenin 24/12/2012-24/12/2013 tarihleri arasında geçerli bulunduğu, takibe konu faturaların Mart-Haziran arası döneme ilişkin düzenlendiği, davalının bu aylara ait hizmet bedelinin Kasım ayında düzenlenmesinin «teamüllere» uygun olmadığını, bu aylarda ödemenin yapıldığını, borcu bulunmadığını belirterek itiraz ettiği, takibe konu faturalardan birinin Şubat, Mart, Nisan aylarına diğerinin ise, Mayıs ve Haziran aylarına ait olduğu, «ticari defter» ve belgelerin incelenmesinde, bu aylara ilişkin hizmetin yapıldığı ay ve hemen sonrası ayda «fatura» düzenlenmediğinin anlaşıldığı, ihtilafın da Şubat-Haziran arası aylara ilişkin faturanın Kasım ayında düzenlenmesinden kaynaklandığı, davalı tarafça hizmetin sunulmadığı da iddia edilmiş ise de, sözleşmede belirlenen bedel dikkate alınarak her ay taşıma hizmetinin sunulduğu ve faturaların kesildiği, ticari ilişkinin bu şekilde devam ettiğinin tespit edildiği, ihtilaflı olan döneme ilişkin de, daha önce fatura düzenlenmediği, birleştirilerek 5 ay için 2 fatura düzenlendiği, davalının ödemelerin dikkate alınmadığına yönelik iddiasının da yerinde olmadığı zira, ileri sürdüğü tüm ödemelerin davacı kayıtlarında yer aldığı, hizmetin yapıldığı tüm aylara ilişkin sözleşmede belirlenen miktardan fatura düzenlenmiş olsa idi, davacının alacağının 35.346,65 TL olacağı, davalı tarafından yapılan tüm ödemeler toplamının ise, 21.417,50 TL olup, hizmetin görüldüğü ancak faturalandırılmadığı hizmet bedelinin 13.929,15 TL olduğu, davalı tarafın iddia ettiği gibi Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin «mükerrer» fatura düzenlenmesinin söz konusu olmadığı, davalının yaptığı tüm ödemelerin ayrı ayrı kayıtlarda yer aldığı, özellikle 4.300,00 TL’lik ödemenin davacı kayıtlarında bulunmadığı iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmesine, alacağın %20’si olan 2.635,80 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… in ise, Mayıs ve Haziran aylarına ait taşımacılık bedeline ilişkin düzenlendiği anlaşılmıştır...'' , bir bölümünde ise, ''İhtilaflı olan döneme ilişkin de daha önce «fatura» düzenlenmediği birleştirilerek 5 ay için 2 fatura düzenlendiği anlaşılmıştır....'' şeklinde takip ve dava konusu alacağa ilişkin çelişkili ifadelere yer vermek sureti ile verilen, yukarıda belirtilen ve hükümde olması gereken yasal unsurları içermeyen, «denetime elverişli» de olmayan hükmün bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4350 E. , 2024/1719 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/562 Esas, 2021/300 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
ASIL DAVADA DAVALILAR 1-...
2-...
BİRLEŞEN DAVADA DAVALILAR 1-...
2-... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ 10.02.2012 (Asıl dava), 15.09.2014 (Birleşen dava)
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mahkeme kararı ile tasfiye hâlindeki Tramar Mermer Üretim Ltd. Şti.ye (Tramer Mermer) tasfiye memuru olarak atandığını, aynı dosya üzerinden verilen kararla tasfiye memurluğu ücretinin 2009 yılı Ocak ayından itibaren 1.750,00 TL'ye yükseltildiğini, bu ücretin yarısının anılan davanın davacıları, diğer yarısının ise (o davanın da davalısı olan) davalılar tarafından ödenmesine karar verildiğini, davalıların 2012 yılı Şubat-Mart-Nisan-Mayıs aylarına ait tasfiye memurluğu ücretini, 2012 yılı Mart ayı KDV'sini, 2012 yılı Ocak-Mart ayları muhtasar giderini, 2012 yılı Mart-Nisan ayları muhasebe ücretini, 2012 yılı Nisan ayı kurumlar vergisi ücretini ödememeleri üzerine aleyhlerine başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptaline, alacağın %40’ı oranından ...
olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûmiyetlerine karar verilmesini, birleşen dava ile; 2012 yılının Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, ..., Aralık, 2013 yılı Ocak, Şubat Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül aylarına ait olup yukarıda bahsi geçen karar gereği davalıların müvekkile ödemek zorunda oldukları aylık 875,00 TL tasfiye memuru ücretinin ödenmemesi üzerine başlattıkları takibe yapılan itirazın iptalini, %40 dan ... olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; asıl davaya ilişkin; müvekkillerinin davada taraf sıfatı bulunmadığından husumet yöneltilemeyeceğini, sorumluluğun dava dışı Tramar Mermer'e ait olduğunu belirterek davanın reddini, %20 oranından ... olmamak üzere tazminata mahkûmiyetine karar verilmesini istemiş, birleşen davaya ilişkin; tasfiye memuru ücretinden şirket ortaklarının sorumlu olmadığını, şirket borçlarından şirket kendi mal varlığı ile sorumlu olduğunu, bu ana kuralın istisnasının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun (6183 sayılı Kanun) ile getirilen ortakların kamu borçlarından ikincil sorumluluklarının olduğunu, tasfiye memuru hakkında görev kötüye kullanma nedeni ile suç duyurusunda bulunduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.12.2014 tarih, 2014/863 E., 2014/815 K. sayılı kararıyla asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile davalı borçluların takip dosyasına karşı yaptığı itirazının kısmen iptaline, takibin 1.750,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren artan ve eksilen oranda yasal faiz uygulanmasına, hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden %40 oranında hesaplanan 700,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile davalı borçluların takip dosyasına karşı yaptığı itirazının kısmen iptali ile takibin 14.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren artan ve eksilen oranda yasal faiz uygulanmasına, hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 2.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 08.02.2016 tarih, 2015/7038 E., 2016/1143 K. sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davada davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 19.06.2018 tarih, 2016/9604 E., 2018/4539 K. sayılı kararı ile ilamların genel haciz yoluyla ilamsız takibe konu edilmesinin icra hukuku ve yargılama tekniğine uygun düşmediği, bu yola başvurmakta alacaklının hukuki yararının bulunmadığı gibi borçlunun hukuki durumunu da ağırlaştırdığı, ilama dayalı bir alacağın ilamsız takibe konu edilemeyeceğine dair Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunca karar verildiği, bu durumda bu kararın bağlayıcılığı gözetilip ilama dayalı alacağın ilamsız takip konusu yapılamayacağı nazara alınarak hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.01.2019 tarih, 2018/1107 E., 2019/81 K. sayılı kararıyla Yargıtayın bozma ilamı doğrultusunda asıl ve birleşen dava yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23.06.2020 tarih, 2019/4624 E., 2020/3115 K. sayılı kararı ile maddi yanılgı sonucu verilen kararlara uyulmasının taraflar yönünden usuli kazanılmış hak doğurmayacağı, öncelikle tasfiye memuruna verilecek ücretin belirlendiği ücret artırım kararı, aylık ücreti belirlemekte olup, ödeme süresi ve süreye göre ödenecek ücret miktarı bakımından bir kesinlik ifade etmediği, ödenecek miktar süreye göre belirleneceğinden taraflar arasında bu yönde oluşan sorununda yargı kararı ile giderilmesi gerektiği, bu durumu belirleyen bir ilamın varlığından bahsedilemeyeceğinin açık olduğu, ayrıca İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2012/5667 E. sayılı dosyasından başlatılan ilamsız icra takibinde tasfiye memuru ücret alacağı yanında tasfiye memurunca ödenen KDV, kurumlar vergisi, muhtasar gideri ve muhasebe ücreti talep edilmiş olup, bu alacak kalemleri ile ilgili bir mahkeme kararı bulunmadığı, her ne kadar mahkemece bozma ilamına uyularak davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş ise de, yukarıda yapılan açıklamalar ve saptamalar çerçevesinde Dairemiz bozma ilamının maddi hataya dayalı olduğu maddi hatanın usuli kazanılmış hakkın istisnalarından bulunduğu, bu nedenle maddi hataya dayanan bozma kararına uyulması ile usuli kazanılmış hakkında doğmayacağı aşikar olduğu gerekçesi ile onanan ilk kararda olduğu gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile davalı borçluların takip dosyasına karşı yaptığı itirazının kısmen iptaline, takibin 1.750,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden%20 'si oranında hesaplanan 350,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile davalı borçluların takip dosyasına karşı yaptığı itirazının kısmen iptali ile takibin 14.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 2.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 28.04.2022 tarihli ve 2021/4750 E., 2022/3570 sayılı kararıyla davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine mahkemece verilen kararın temyiz incelemesinin Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna (YHGK) ait olduğu gerekçesi ile dosyanın YHGK'na gönderilmesine karar verilmiş, YHGK'nın 05.07.2023 tarih, 2022/11-727 E., 2023/728 K. sayılı kararıyla, ... Dairece verilen birinci bozma kararının usule ilişkin nihai karar niteliği taşıdığı, davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozma niteliğinde olmadığı gibi birbiriyle çelişen iki ayrı bozma kararı da bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 429 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen koşullar gerçekleşmediğinden mahkemece ...
Dairenin ikinci bozma kararına uyularak verilen son kararın temyiz incelemesi yapma görevinin Hukuk Genel Kuruluna değil ... Daireye ait olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 11.Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı ile davacı tarafından ilamsız takip yapılmasında hukuki yarar bulunmadığına ilişkin karardan davacının tasfiye memuru ücret alacağı yanından tasfiye memurunca ödenen KDV, kurumlar vergisi, muhtasar gideri, muhasebe ücreti de talep edilmiş olduğunu ve bu alacak kalemlerine ilişkin mahkemece verilmiş bir karar bulunmadığı gerekçesi ile dönüldüğünü, dosya kapsamında alınan raporlar ile müvekkillerden tasfiye memurunca ödenen KDV, kurumlar vergisi, muhtasar gideri ve muhasebe ücretinin (vergiler) talep edilemeyeceğini, bunların ancak şirketten talep edilebileceğini, davadaki uyuşmazlığın davacının tasfiye memuru ücretinin davalı müvekkillerinden talep edilip edilemeyeceği noktasında toplandığını, alacakların ilamsız takibe konu edilebileceğinin kabul edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, zira tasfiye memurunca ödenen vergiler yönünden davanın kabulüne karar verilmediğini, bu alacaklar yönünden kabulüne karar verilse dahi mahkeme tarafından karar verildiğinden bu alacak yönünden ilamsız takip yapılmasının mümkün olmadığını, vergiler yönünden davanın reddine, tasfiye memuru ücreti yönünden de hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tasfiye memuru ücretinden ortakların değil şirketin malvarlığı ile sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 ... maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, asıl ve birleşen davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021556900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz