Çek İstirdatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2787 E. 2024/644 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık delili↗ meşru hamil↗ yetkili hamil↗ lehdar↗ lehtar↗ aktif husumet↗ bedelsizlik↗ eş rızası↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ vade↗ istirdat↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eski eşi ... ... ...’ın keşidecisi olduğu ve lehtar sıfatıyla kendisine verilmiş olan ve ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada davacıya senedi elinde bulunduran kişiye karşı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 758 ... maddesi gereğince dava açmak için süre verildiğini ve bu davayı açtıklarını, müvekkilinin açık bonoyu aldığı dönemde bir süre evinde tuttuğunu sonrasında dava dışı keşidecinin ilgili bononun akıbetini kendisine sorması üzerine bonoyu aradığını ancak bulamadığını, bononun kaybolduğunu fark ettiğini, dava konusu bononun davalı tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurularak icra takibine konulduğunu, davalının bedelsiz senedi davacının rızası dışında ele geçirmiş olup, kötü niyetli olduğunu, davacı ile bono keşidecisinin eski karı-... olduğunu, senedin taraflar arasında teminat amacıyla verildiğini, davacının elinden rızası hilafına çıkmış olan senedin bedelinin bulunmadığı ve teminat amaçlı davacıya verildiğinin davalı tarafından bilindiğini ileri sürerek borçlusu (keşidecisi) ... ... ... olan ve 24.06.2012 tanzim, 24.06.2013 vade tarihli ve 85.000,00 TL bedelli ... muharrer bonoyu kötü niyetli olarak devralan davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin işbu senedi dava dışı ... ... ...'dan aldığını ve meşru hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.01.2021 tarih, 2019/301 E. ve 2021/10 K. sayılı kararıyla; davacının yetkili hamil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.03.2021 tarih, 2021/432 E. ve 2021/585 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 20.10.2022 tarih, 2021/3674 E. ve 2022/7223 K. sayılı kararıyla davacı dava dışı eski eşi ... ... ... tarafından teminat olarak ve kendisine boş olarak verilen senedin davalı tarafından elinden alındığı ileri sürdüğü ve bu konuda davacı tarafça ... 1. Asliye Ceza dosyasına da dayandığı, Mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi hükümleri çerçevesinde ceza dosyası getirtilip bu davaya etkisi tartışılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı dava konusu bononun kendisine açık bono olarak verildiğini iddia ettiği, bononun incelenmesinden davacının yetkili hamil olmadığı anlaşıldığı, davacının yetkili hamil olduğunu tanıkla ispatı mümkün olmadığı, delil olarak bildirilen ceza dosyasında da davacının yetkili hamil olduğunu ispat etmeye elverişli bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçesinin aksine, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/10 E. sayılı dava dosyasında dosyasında dava konusu senedin akıbeti ve nasıl davalının eline geçtiğine dair vakıalar yargılamaya konu edildiğini, ilgili ceza davasının sanığı ... beyanında "... 80.000 TL'sine karşılık olarak bana senet verdi .. Kendisinden ayrıldıktan sonra hissem karşılığında bana bir senet vermişti. Senedi ödemeyince ben icra takibine başladım ve bu takip sebebiyle müşteki bana iddianameye konu suçlamaları yöneltti." şeklindeki ifadesinde açıkça mezkur senedin esas lehtarının ... ... kendisi olduğu iddia edildiği, oysa ki senette lehtar davalı gözüktüğünü, aynı senet ile ilgili bir biri ile çelişen beyanların söz konusu olduğunu, senedin tedavül amacı dışında doldurularak davacının rızası dışında davalıya geçtiğini, bu davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin meşru hamil olduğunu ispat bakımından keşidecisi ile kendisi arasındaki ilişkiye ilişkin yazılı ve diğer delillere ve ayrıca tanık deliline dayandığını, tanık listesi ibrazı ve tanık ismi bildirildiği taktirde davacının aktif husumet varlığı bakımından ibraz edilen diğer belgelerle birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekirken bu değerlendirmenin Mahkemece yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bononun istirdatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu senedin keşidecisi ... ...'ın davalı lehdara karşı açtığı menfi tespit davasının da iddialarını ispat edemediğinden reddedildiği görülmüştür.
3.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8623 E. 2017/7053 K.
Ortak:meşru hamil · hamil · bono
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin işbu senedi dava dışı ... ... ...'dan aldığını ve «meşru hamil» olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı dava konusu «bononun» kendisine açık bono olarak verildiğini iddia ettiği, bononun incelenmesinden davacının «yetkili hamil» olmadığı anlaşıldığı, davacının yetkili hamil olduğunu tanıkla ispatı mümkün olmadığı, delil olarak bildirilen ceza dosyasında da davacının yetkili hamil olduğunu …
… di ödemeyince ben icra takibine başladım ve bu takip sebebiyle müşteki bana iddianameye konu suçlamaları yöneltti." şeklindeki ifadesinde açıkça mezkur senedin esas «lehtarının» ... ... kendisi olduğu iddia edildiği, oysa ki senette lehtar davalı gözüktüğünü, aynı senet ile ilgili bir biri ile çelişen beyanların söz konusu olduğunu, senedin tedavül amacı dışında doldurularak davacının «rızası» dışında davalıya geçtiğini, bu davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin «meşru hamil» olduğunu ispat bakımından «keşidecisi» ile kendisi arasındaki ilişkiye ilişkin yazılı ve diğer delillere ve ayrıca «tanık deliline» dayandığını, tanık listesi «ibrazı» ve tanık ismi bildirildiği taktirde davacının «aktif husumet» varlığı bakımından ibraz edilen diğer belgelerle birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekirken bu değerlendirmenin Mahkemece yapılmadığını belirterek …
Benzer bu karardaDava, «zayi» nedeniyle «bono» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davacının «meşru hamil» olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; senedin alacaklısının veya «hamilinin» «zayi nedeniyle iptal davası» açma hakkı olduğu, davacının senedin alacaklısı veya hamili olmadığı, gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, dosya kapsamından, davacı bankanın iptali istenen bonoyu «tahsil cirosu» ile devraldığı ve «vekil hamil sıfatına» sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekil hamil · hamil sıfatı · tahsil cirosu · zayi nedeniyle iptal davası · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · iptal davası
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; senedin alacaklısının veya «hamilinin» «zayi nedeniyle iptal davası» açma hakkı olduğu, davacının senedin alacaklısı veya hamili olmadığı, gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Tahsil cirosu, senedin bedelinin tahsili ile buna bağlı hakları koruyucu işlemleri yapmaya yönelik «temsil» «yetkisinin» «kıymetli evraka» özgü bir görünüş şekli olduğundan, «vekil hamil» konumundaki bankanın üçüncü şahıs elindeki senedin iadesini talebe veya «zayi nedeniyle iptalini» istemeye hakkı vardır.
Ancak, dosya kapsamından, davacı bankanın iptali istenen bonoyu «tahsil cirosu» ile devraldığı ve «vekil hamil sıfatına» sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Dava, «zayi» nedeniyle «bono» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davacının «meşru hamil» olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14867 E. 2012/5309 K.
Ortak:meşru hamil · yetkili hamil · eş rızası · hamil · istirdat
İncelediğiniz kararda… di ödemeyince ben icra takibine başladım ve bu takip sebebiyle müşteki bana iddianameye konu suçlamaları yöneltti." şeklindeki ifadesinde açıkça mezkur senedin esas «lehtarının» ... ... kendisi olduğu iddia edildiği, oysa ki senette lehtar davalı gözüktüğünü, aynı senet ile ilgili bir biri ile çelişen beyanların söz konusu olduğunu, senedin tedavül amacı dışında doldurularak davacının «rızası» dışında davalıya geçtiğini, bu davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin «meşru hamil» olduğunu ispat bakımından «keşidecisi» ile kendisi arasındaki ilişkiye ilişkin yazılı ve diğer delillere ve ayrıca «tanık deliline» dayandığını, tanık listesi «ibrazı» ve tanık ismi bildirildiği taktirde davacının «aktif husumet» varlığı bakımından ibraz edilen diğer belgelerle birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekirken bu değerlendirmenin Mahkemece yapılmadığını belirterek …
… maddesi gereğince dava açmak için süre verildiğini ve bu davayı açtıklarını, müvekkilinin açık bonoyu aldığı dönemde bir süre evinde tuttuğunu sonrasında dava dışı «keşidecinin» ilgili «bononun» akıbetini kendisine sorması üzerine bonoyu aradığını ancak bulamadığını, bononun kaybolduğunu fark ettiğini, dava konusu bononun davalı tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurularak icra takibine konulduğunu, davalının «bedelsiz» senedi davacının «rızası» dışında ele geçirmiş olup, kötü niyetli olduğunu, davacı ile bono keşidecisinin eski karı-... olduğunu, senedin taraflar arasında «teminat» amacıyla verildiğini, davacının elinden rızası hilafına çıkmış olan senedin bedelinin bulunmadığı ve teminat amaçlı davacıya verildiğinin davalı tarafından bilindiğini ileri sürerek borçlusu (keşidecisi) ... ... ... olan ve 24.06.2012 tanzim, 24.06.2013 «vade» tarihli ve 85.000,00 TL bedelli ... muharrer bonoyu kötü niyetli olarak devralan davalıdan «istirdatına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin işbu senedi dava dışı ... ... ...'dan aldığını ve «meşru hamil» olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davaya konu çekin «yetkili hamilinin» davacı olduğu, çekin «rızası» dışında davacının elinden çıktığı davalı tarafın aksine beyan ve delil sunmadığı gerekçeleri ile davanın kabulü ile «çekin istirdadına» karar verilmiştir.
Dava konusu «çek "hamiline»" yazılı olup çeki elinde bulunduran davalı «meşru hamil» olduğuna göre TTK'nun 704. maddesine göre davacının, davalı hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ispat etmesi gerekirken «ispat yükü» yer değiştirilmek suretiyle davalının «iyiniyetli hamil» olduğuna dair delil sunulmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmişt …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyetli hamil · çekin istirdadı · kötü niyetli iktisap · çek hamili · iyiniyet · ispat yükü · çek
Benzer bu karardaDava konusu «çek "hamiline»" yazılı olup çeki elinde bulunduran davalı «meşru hamil» olduğuna göre TTK'nun 704. maddesine göre davacının, davalı hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ispat etmesi gerekirken «ispat yükü» yer değiştirilmek suretiyle davalının «iyiniyetli hamil» olduğuna dair delil sunulmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmişt …
Mahkemece, iddia, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davaya konu çekin «yetkili hamilinin» davacı olduğu, çekin «rızası» dışında davacının elinden çıktığı davalı tarafın aksine beyan ve delil sunmadığı gerekçeleri ile davanın kabulü ile «çekin istirdadına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2787 E. , 2024/644 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2023/12 Esas, 2023/106 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen bononun istirdatı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eski eşi ... ... ...’ın keşidecisi olduğu ve lehtar sıfatıyla kendisine verilmiş olan ve ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada davacıya senedi elinde bulunduran kişiye karşı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 758 ... maddesi gereğince dava açmak için süre verildiğini ve bu davayı açtıklarını, müvekkilinin açık bonoyu aldığı dönemde bir süre evinde tuttuğunu sonrasında dava dışı keşidecinin ilgili bononun akıbetini kendisine sorması üzerine bonoyu aradığını ancak bulamadığını, bononun kaybolduğunu fark ettiğini, dava konusu bononun davalı tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurularak icra takibine konulduğunu, davalının bedelsiz senedi davacının rızası dışında ele geçirmiş olup, kötü niyetli olduğunu, davacı ile bono keşidecisinin eski karı-... olduğunu, senedin taraflar arasında teminat amacıyla verildiğini, davacının elinden rızası hilafına çıkmış olan senedin bedelinin bulunmadığı ve teminat amaçlı davacıya verildiğinin davalı tarafından bilindiğini ileri sürerek borçlusu (keşidecisi) ...
... ... olan ve 24.06.2012 tanzim, 24.06.2013 vade tarihli ve 85.000,00 TL bedelli ... muharrer bonoyu kötü niyetli olarak devralan davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin işbu senedi dava dışı ... ... ...'dan aldığını ve meşru hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.01.2021 tarih, 2019/301 E. ve 2021/10 K. sayılı kararıyla; davacının yetkili hamil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.03.2021 tarih, 2021/432 E. ve 2021/585 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 20.10.2022 tarih, 2021/3674 E. ve 2022/7223 K. sayılı kararıyla davacı dava dışı eski eşi ... ... ... tarafından teminat olarak ve kendisine boş olarak verilen senedin davalı tarafından elinden alındığı ileri sürdüğü ve bu konuda davacı tarafça ...
1. Asliye Ceza dosyasına da dayandığı, Mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi hükümleri çerçevesinde ceza dosyası getirtilip bu davaya etkisi tartışılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı dava konusu bononun kendisine açık bono olarak verildiğini iddia ettiği, bononun incelenmesinden davacının yetkili hamil olmadığı anlaşıldığı, davacının yetkili hamil olduğunu tanıkla ispatı mümkün olmadığı, delil olarak bildirilen ceza dosyasında da davacının yetkili hamil olduğunu ispat etmeye elverişli bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçesinin aksine, ...
1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/10 E. sayılı dava dosyasında dosyasında dava konusu senedin akıbeti ve nasıl davalının eline geçtiğine dair vakıalar yargılamaya konu edildiğini, ilgili ceza davasının sanığı ... beyanında "...
80. 000 TL'sine karşılık olarak bana senet verdi .. Kendisinden ayrıldıktan sonra hissem karşılığında bana bir senet vermişti. Senedi ödemeyince ben icra takibine başladım ve bu takip sebebiyle müşteki bana iddianameye konu suçlamaları yöneltti." şeklindeki ifadesinde açıkça mezkur senedin esas lehtarının ... ... kendisi olduğu iddia edildiği, oysa ki senette lehtar davalı gözüktüğünü, aynı senet ile ilgili bir biri ile çelişen beyanların söz konusu olduğunu, senedin tedavül amacı dışında doldurularak davacının rızası dışında davalıya geçtiğini, bu davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin meşru hamil olduğunu ispat bakımından keşidecisi ile kendisi arasındaki ilişkiye ilişkin yazılı ve diğer delillere ve ayrıca tanık deliline dayandığını, tanık listesi ibrazı ve tanık ismi bildirildiği taktirde davacının aktif husumet varlığı bakımından ibraz edilen diğer belgelerle birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekirken bu değerlendirmenin Mahkemece yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bononun istirdatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu senedin keşidecisi ... ...'ın davalı lehdara karşı açtığı menfi tespit davasının da iddialarını ispat edemediğinden reddedildiği görülmüştür.
3.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021522400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz